Bu Blogda Ara

31 Mayıs 2013 Cuma

85.Oscar Torenlerindeki Kiyafetler ve Pirlantalar

85.Oscar Ödül Töreni ile başlamak isteriz...


OndaGördüm-İlk olarak kırmızı halıya ilk ayak basan Kristin Chenoweth‘un elbisesine bakalım. Kendisini ‘Pushing Daisies’ dizisinden hatırlayabilirsiniz. Dün gece, kırmızı halıda sunuculuk da yaptığı için daha törende kimsecikler yokken geldi sanırım : ) Elbisesi Tony Ward 2013 İlknahar/Yaz Haute Couture Koleksiyonu‘ndan. Prenses-vari eteği ve ışıtılarıyla klasik bir seçimdi, ama kötü değildi.
ondagordum_oscars2013_Kristin_Chenoweth_Tony_Ward1
ondagordum_oscars2013_Kristin_Chenoweth_Tony_Ward2
Hemen ardından kırmızı halıda gördüğümüz diğer isimlerden biriyse Kelly Osbourne‘du. Ne tesadüftür ki Osbourne’un seçimi de aynı Tony Ward 2013 İlknahar/Yaz Haute Couture Koleksiyonu‘ndandı. AMA (kocaman bir ama geliyor) seçimi ne saçıyla, ne de tarzıyla uyuşuyordu. Son dönemde ara ara iyi seçimler yapan Kelly’den daha farklı bir elbise beklerdim.
ondagordum_oscars2013_Kelly_Osbourne_Tony_Ward2
zİlk gördüğümde kalçası normalden çok daha büyük gözüken Reese Witherspoon‘un yakın zamanda doğum yaptığını hatırladım. Witherspoon şaşırtmayarak benzer tarzında, straplez, balık kesim bir elbise giymişti. Saks mavisi elbise Louis Vuitton‘dan. Mücevherleri de klasik LV detaylarını görebileceğiniz pırlantalar.
ondagordum_oscars2013_reese_witherspoon_louis_vuitton1
ondagordum_oscars2013_reese_witherspoon_louis_vuitton2
Gecenin herhalde ne giyeceği en çok merak edilen ismi Jennifer Lawrance‘dı. En İyi Kadın Oyuncu adayı Lawrance şaşırtmayarak yine Dior Couture giydi. Altın Küre ve BAFTA  tercihlerine göre daha ihtişamlı, Oscar’a yakışan bir elbise giymişti ve ortak karar bu kıza sadeliğin yakışmasıydı. Ben elbiseye aşırı bayılmasam da beğenmediğim diğer tercihlerine göre iyiydi ve ters taktığı pırlanta kolyesini ise çok beğendim.
ondagordum_oscars2013_Jennifer_Lawrance_Dior1
ondagordum_oscars2013_Jennifer_Lawrance_Dior2
En İyi Kadın Oyuncu dalında diğer adaylardan, Altın Küre ve BAFTA kıyafetini de incelediğimiz Jessica Chastain saçlarının renginde, bakır tonlarda kendisine özel hazırlanan bir Armani Prive giymişti. Tören sırasında izleyicilerden #BestDressed hashtag’iyle gönderilmesi istenen tweetlerde de Chastain ilk 3′teydi. Bana göre de Chastain’in havası eski Hollywood yıldızlarını anımsatıyordu. Hatta L.A. Confidential’daki Kim Besinger gözümde canlandı, fakat hala kendisinde bir star ışığı olduğunu düşünmüyorum. Sevemedim gitti seni Jessica.
ondagordum_oscars2013_Jessica_Chastain_armani_prive1
ondagordum_oscars2013_Jessica_Chastain_armani_prive2
ondagordum_oscars2013_Jessica_Chastain_armani_prive3
Madem ödül kategorilerine göre yazımı devam ettiriyorum, hemen gecenin ‘ender’ favori isimlerimden biri Naomi Watts ile devam etmek istiyorum. Watts’ın da seçimi Armani Prive. Rengi, metalik görünümü ve göğüs kısmındaki detayıyla bana göre ufak da olsa futuristik bir havası olan elbiseyi çok beğendim. Oscar’da böylesi cesur seçimleri daima sevmişimdir.
ondagordum_oscars2013_naomi_watts_armani_prive1

ondagordum_oscars2013_naomi_watts_armani_prive2
ondagordum_oscars2013_naomi_watts_armani_prive3
Gecenin iki çarpıcı kırmızısı ise Jennifer Aniston ve Lincoln’le ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ adayı olan Sally Field‘dan geldi. İkisinin de tercihi kırmızı deyince akla gelen isimValentino‘ydu. Jennifer Aniston’un elbisesi 2013 Spring Couture Koleksiyonu‘ndan.
ondagordum_oscars2013_Jennifer_Aniston_Valentino1
Uzun yıllardır Oscar’a katılmayan ve aday olmayan Sally Feild‘ın tercihi ise yaşına uygun bir elbiseydi. Onunkisi ise 2012 Fall Couture Koleksiyonu‘ndandı. Bu iki kıpkırmızı elbiseyi görünce bu senenin kırmızı halısının fuşyaya kaçan bir pembe olduğu açıkça görülüyor :)
ondagordum_oscars2013_Sally_Field_Valentino1
ondagordum_oscars2013_Sally_Field_Valentino2
Yardımcı Kadın Oyuncu adayı demişken, hemen Les Misérables ile aday olan Anne Hathaway‘e bakalım. Hathaway maalesef kırmızı halıda tam bir felaketti. Prada elbisesi, elbisesinin göğüsleri, kolyesi maalesef ekran başındaki kimseyi tatmin etmedi. Bunun yanında bir de Hollywood Kırmızı Halı dedikodusu Twitter’da dolaştı durdu…Hathaway’in önce bir Valentino giyeceği marka tarafından onaylanmasına rağmen törene 3 saat kala aldığı bir Prada’yla salınması akıllarda soru işareti oluşturdu. Dedikodu her ne olursa olsun, sonuç maalesef kötü. Bu arada notumu hemen eklemek isterim, bu yazıya devam ettiğim an itibariyle Anne Hathaway ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ Oscar’ını kazandı.
ondagordum_oscars2013_Anne_hathaway_prada1
Sefiller’deki rol arkadaşı Amanda Seyfried ise Alexander McQueen‘den beğenilen bir elbise giydi. Göğüs kupunda oturmayan bir detay dikkat çekse de, genel itibariyle zarifti. Elbiseye hakim renk gibi duran lilaya uygun göz mor/lila renk farıysa biraz demode geldi.
ondagordum_oscars2013_Amanda_Seyfried_Alexander_McQueen2
ondagordum_oscars2013_Amanda_Seyfried_Alexander_McQueen1
Gecenin en ilginç detaylarından biriyse The Sessions ile aday Helen Hunt‘un H&M‘denlacivert bir elbiseyle katılmasıydı. Evet yanlış duymadınız H&M :)
ondagordum_oscars2013_helen_hunt_H&M1
007 James Bond – Skyfall filminin aynı isimli orijinal şarkısı ‘Skyfall‘ ile Oscar kazanan Adeleise klasik siyah elbise seçiminden vazgeçmiyor. Bu sefer şaşırtarak Burberry yerine Jenny Peckham‘dan siyah bir elbise seçmiş. Ödül törenlerinde genelde aynı gözükse de, bu kadının makyajına ve eyeliner sürüşüne hayranım :)
ondagordum_oscars2013_Adele_jenny_peckham1
Sunuculardan biri olan Sandra Bullock ise geceye Elie Saab‘ın 2013 Spring Koleksiyonu‘ndan şık bir elbiseyle katıldı. Genele oranla sade bir şıklık içindeydi ama çantasını hiç beğenmedim. Forces of Nature‘daki rol arkadaşı ve En İyi Yönetmen adayı Ben Affleck‘le olan 2. fotoğrafı ise çok beğendiğim için sizlerle paylaşmak istedim :) Bu arada En İyi Yönetmen ödülünü Life of Pi ile Ang Lee kazandı.
ondagordum_oscars2013_sandra_bullock_elie_saab1
ondagordum_oscars2013_sandra_bullock_elie_saab2
Ben Affleck demişken son sırayı ise Jennifer Garner‘a bırakıyorum. Garner da bu gece en beğendiklerimden oldu. Altın Küre’deki kıyafetini beğenmemiştim, bir aday eşine yakışır giyinmeli demiştim. Sanki beni duymuşcasına fuşya rengi Gucci‘si ve 2.5 milyon dolar değerindeki Neil Jane kolyesiyle oldukça şıktı. Ben Affleck de yine Gucci olan smokiniyle törene katılmıştı. Şu dakikada (saat 06:56) yazımı şöyle noktalıyorum; boş yere Ben Affleck’in eşiyle kapanışı yapmamışım çünkü en iyi film: ARGO seçildi;)
ondagordum_oscars2013_Jennifer_garner_gucci1
ondagordum_oscars2013_Jennifer_garner_gucci2

"OndaGordum" Sitesinden alınmıştır.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Oscar törenlerinde o büyülü heykelcikler kadar, starların seksi tuvaletlerini süsleyen pırlantalarıda göz kamaştırır. 1996 yılında Oscar törenin sunucusu olan Salma Hayek‘ in sözleri bunu çok iyi yansıtır. Bu yıl ressam Frida Kahlo’ nun hayatını canlandırdığı ‘Frida’ filmiyle Oscar’ a aday olan Salma Hayek, başında pırlanta taçla gelmişti ve ‘Tacımı, Oscar‘ lara gelirken takmayayım da ne zaman takayım ki’ diyordu.

Oscar törenleri ışıltılı bir geçit töreni olarak ün kazandıkça, yıldızlar da kendilerini takılarla süsleyen ünlü kuyumcuların ellerine bıraktılar. Hangi yıldızın hangi pırlantayı taktığı konuşulur durur. Ödünç pırlantasıyla havuzun serin sularına atlayan Angelina Jolie‘ nin; pırlantalarınıkaybeden Liz Hurley‘ nin öyküleri magazin basınını günlerce meşgul eder. Starların Oscar törenine ödünç aldıkları pırlantalarla geldiğini biliyor muydunuz? ‘
Star Style At Academy Awards dergisine göre, Hollywood‘ lu starların ödünç pırlantayla törene gelmesi çok eski bir gelenek.
Bu gelenek 1944 yılında başlamış. Oscar adayı Jennifer Jones ünlü 5. Cadde’ nin kuyumcusu Harry Winston‘ dan ödünç aldığı pırlanta kolye ve küpe setiyle törene gelmiş; böylece ilk kez ünlü bir kuyumcu bir film yıldızına önemli bir gece için pırlanta takıyı ödünç vermiş ve bu gelenek yıllardır sürüyor. Ancak Oscar’ a kendi pırlantalarıyla da gelen yıldızlar da var. Joan Crawford düzenli olarak ödül törenine kendipırlantalarını takarak gelen ilk starlardan biri. Crawford 1940′ lı yıllarda takmış olduğu pırlantalarını, 1962 Akademi Ödülleri töreninde de taktı. Bu göz alıcı kolyenin sökülüp takılabilen bir broşu vardı ve yıldız bunu yıllar önce bir restoranda kaybetmişti. Bu kadar büyük bir takının gerçek olamayacağını düşünen bir komi tarafından çöpe atılmıştı. Daha sonra broş bulundu ve komi işten çıkartıldı.
Aynı şekilde Elizabeth Taylor‘ ın da şaşırtıcı bir pırlanta mücevher koleksiyonu vardı. Liz Taylor, eşi Richard Burton’ un hediyesi 69 karatlık armut şeklindeki Taylor-Burton pırlantasını, 1970 Oscar töreninde bir gerdanlığın ucunda takınca olay olmuştu. Edith Head’ın tasarladığı tuvaleti ise, bu mücevherini tamamlamak için hazırlanmıştı. Oprah Winfrey 1996′ da, göz kamaştırıcı bir riviera pırlanta gerdanlıkla Oscar törenine geldiğinde, ‘Ben sadece kendi pırlantalarımı takarım’ diyordu. Bu arada Hollywood‘ lu starların ödünç aldığıpırlantaları satın aldıkları da oldu. 2001 Oscar‘ ında En İyi Aktris Ödülü’ nü kazanan Julia Roberts, Van Cleef & Arpels‘ dan göz kamaştırıcı bir ödünç pırlanta bilezikle ilgi uyandırmıştı. Bu bilezik Latin şarkıcı Luis Miguel’ in o kadar ilgisini çekti ki daha sonra satın alıp o zamanki sevgilisi Mariah Carey‘ e hediye etti.
1999 yılında Gwyneth Paltrow, ‘Aşık Shakespeare’ filmiyle En İyi Aktrist Oscar’ ını kazandığı zaman aynı zamanda babası ve yapımcısı olan Bruce Paltrow, ona ödül törenlerinde takmış olduğu 160 bin dolar değerindeki 40 karatlık Harry Winston pırlanta gerdanlığı satın aldı. Nicolas Cage, 1996′ da ‘Las Vegas’a Veda’ filmindeki rolüyle, En İyi Aktör Oscar’ ı için aday olduğu zaman, karısı Patricia Arquette’ e o gece kazandığı takdirde takmış olduğu ödünç pırlanta küpeleri hediye olarak satın alacağına söz vermişti. O akşam Cage eve Oscar heykelciğiyle döndü ve Patricia da pırlantalara kavuştu. Siyahi komedyen Whoopi Goldberg ise, tüm zamanların en fazla pırlanta takan yıldızıydı. 1999 Oscar töreninde Whoopi Goldberg, Oscar’ ın ev sahibesi rolünü üstlendiğinde bu rekoru kırdı. Sahnede yıldızın üzerinde tahminen 71 milyon Dolar değerinde pırlanta vardı. Bunların arasına Harry Winston tarafından verilen 10 milyon Dolar’ lık bir pırlanta yüzük de dahildi.
Oscar törenlerinde yaşanan kayıp pırlantaların öyküleri de vardır. 2001 yılı Oscar töreni sonrasında Vanity Fair Dergisi’ nin düzenlediği partide Elizabeh Hurley bileğindeki 750.000 Dolar değerindeki Harry Winston pırlanta bileziğin yok olduğunu görünce, epeyce kargaşa yaratmıştı. Ancak Liz şanslıydı; neyse ki New York Observer muhabiri Frank DiGiacomo bileziği yerde bulmuş ve partide çalışan elemanlardan birine teslim etmiş; Liz de bileziğine kavuşmuştu. 1998′ de Altın Küre Ödülü kazanan Angelina Jolie, En İyi Aktrist Ödülü’ nü (Gia filmiyle) kazandığı için o kadar sevinçliydi ki üzerine Van Cleef & Arpels imzalı 130.000 Dolar değerindeki pırlanta mücevherleBeverly Hilton Oteli’ nin havuzuna atladı. Angelina geçen yıl da Akademi Ödülleri’ nden En İyi Yardımcı Aktrist Oscar’ ını kazandı; ama ona ödünç mücevher takımını veren kuyumcu Asprey & Garrard şanslıydı; çünkü yakında bir yüzme havuzu yoktu.
Ünlü Beverly Hills kuyumcusu Martin Katz, 1996′ da En İyi Aktris Oscar’ ını kazanan Emma Thompson’ a ödünç olarak 4 karatlık pırlanta küpeleri vermişti. Martin Katz Emma’ ya, ‘Pırlanta küpelerle heykelciği değiş tokuş edelim mi’ diye sorunca, tam bir star gibi konuşan Emma bunu reddetmişti. Kuyumcular için, pırlantalarının, ünlülerin üzerinde görülmesi çok şey ifade ediyor. ‘Binlerce bazen milyonlarca dolarlık reklama eş değer olabilir’ diyorlar.
1997 Oscar törenine Celine Dion’ un takmış olduğu 490.000 Dolar değerindeki pırlanta kolyeye gelince, Celine sahneye çıktıktan hemen sonra Chanel bu kolyenin satıldığını açıkladı. Fransız modaevi Chanel, Celin Dion’ un bu kolyeyle görülmesinin, 9 milyon dolarlık reklama bedel olduğunu belirtti. Hollywood’ un pırlantalarıyla ünlü starlarının başını, Elizabeth Taylor çeker. Liz’ in büyük bir pırlanta koleksiyonu vardır.
Bunların içinde en göze çarpanı 33.19 karatlık Krupp pırlantası ve 69.42 karatlık armut şeklindeki Taylor-Burton pırlantası idi. Liz, yüzük için aşırı büyük olduğunu görünce bu taşı pırlantalı bir kolyeye monte ettirmişti. Richard Burton ona, 1621 yılında Şah Cihan’ ın, eşi Mümtaz Mahal’ a armağan ettiği kalp şeklindeki sarı pırlantayı da vermişti. Sophia Loren 1957 Oscar töreninde pırıltılı bir taçla geldiğinde asaletini kanıtlamıştı; aynı görüntüyü Salma Hayek, 1996 töreninde sergiledi. Sophia Loren yıllarca Avrupalı şık görünüşünü Valentino, Armani gibi İtalyan modacılara olan sadakati ve pırlantalı aksesuarlarla tamamlayarak korumuştur. Sharon Stone 1998 Oscar töreninde kendine özgü tarzını unutulmaz bir şekilde ilan etti. Törene üzerinde beyaz bir erkek gömleği ile gelen Sharon, 37 karatlık pırlanta imparator sineği broşu (Fred Leighton) eteğine takmıştı; sektördeki bazı uzmanlar, Stone’ un bu kıyafetiyle, günlük giyimde devrim yaratacak bir yorum getirdiğini söylediler.
Bir sonraki yıl Cameron Diaz, Stone’ un bu ’sade şıklık’ kavramını tekrarlayarak, basit bir siyah elbisenin üzerindeki, muhteşem pırlanta bilezik ve küpeleriyle sergiledi. Jennifer Lopez 2001 Oscar’ ında herkesin dilinde dolaşan kıyafetinde, adeta pırlantaları toplamıştı. Jennifer Lopez’ in, Chanel dikimli elbisesinin her noktası pırlantalarla süslenmişti. Bunların arasında 1950′ lerin tarzında avize tipi küpelerEdward stili saç tokaları, petek şeklinde pırlanta bilezik, antika bir Art Deco pırlanta broş (elbisenin arka tarafında) ve her iki elinde pırlanta yüzük göze çarpıyordu ve tüm bu takılar Fred Leighton imzalıydı. Whoopi Goldberg hem beyaz perdede hem de dışında kesinlikle bir pırlanta divası oldu. Oscar töreninlerinde tarih boyunca en fazla pırlanta takma rekorunu (1999 yılında) elinde tutuyor. Goldberg ayrıca Disney’ in ‘Sindirella’ filminde Kraliçe Konstantin rolüyle sahnede 11 milyon değerinde pırlanta mücevher takmıştı.
Bunların arasında Harry Winston imzalı 70 karatlık bir pırlanta yüzük de vardı. Pırlantayı beyaz perdede de seviyor. Bu büyüyü Maura Spiegel şöyle anlatıyor: ‘Kamera, sanki pırlantalara bayılıyor; özellikle siyah beyaz filmlerde büyüyü artırmak için pırıltılar ve ışık parıltıları aranıyor. Bu ışıklandırma ortamında sıcak ve ışık saçan pırlantalar sihirli, neredeyse canlı bir görünüme sahipti. Pırlantalarla bezenmiş bir yıldızın yakın planda odaklanmasında, zaman neredeyse dururdu; sanki kamera bu parıltıyı içine almaktaydı…’Liz Taylor Pırlanta
‘Great Gatsby’ (Muhteşem Gatsby) filminde Mia Farrow, takmış oyduğu pırlantayla unutulmazlar arasına girdi. Onun karakteri, takmış olduğu gerdanlıkla anında tanımlanmıştı.
Pırlantadan bir anıt. Pırlanta filmelere de konu oldu. Elmas sanayiinin gizemli dünyasını konu alan ‘Place Vendome’ (Vendome Meydanı) filminin yıldızı Catherine Deneuve bu filminde, gizli kalmış bir nadide pırlanta koleksiyonu keşfedince yaşama hırsıyla yeniden ateşlenen bir alkolik ruhu canlandırıyordu. Filmlerde takılan bazı pırlantalar hemen moda oluyordu. Mia Farrrow’ un ‘Muhteşem Gatsby’ filminde Daisy Buchanan rolünde oynarken taktığı, markiz kesimli pırlanta, nişan yüzüğüne hayran kalan bir kadın, Cartier mağazasına giderek, ‘Ben Daisy’ nin yüzüğünüistiyorum’ demiş ve yüzüğü satın almıştı. Dönem filmleri Oscar törenlerinde her zaman eski tarz ve romantik pırlanta mücevherlerin ortaya çıkmasında esinlendirici bir rol oynamıştır.
Kate Winslet, ‘Sense And Sensibility’ filmindeki rolü için Oscar’ a aday olunca Edward stilidantelli bir gerdanlık takmıştı. İki yıl sonra Gloria Stuart, ‘Titanic’ filminden esinlenen bir kolye taktı. Bu filmdeki rolü için aday gösterilmesinin şerefine, bu takı özellikle üretilerek okyanus mavisi pırlantalarla bezenmişti. Audrey Hepburn ünlü ‘Tiffany’ de Kahvaltı’ filminde Tiffany marka pırlantalı mücevherleriyle unutulmaz olmuştu. Audrey, ‘Roma Tatili’ ve ‘My Fair Lady’ filmlerinde pırlantalı mücevherleriyle göz kamaştırdı. 2003 yılı Oscar töreninde yıldızları süsleyen pırlanta evleri Bvlgari, Cartier, Harry Winston, Tifany ve Van Cleef & Arpels başı çekiyordu.
www.galerigold.com - Sitesinden Alınmıştır

Altinlarinizin temiz ve parlak gorunmesini istiyorsaniz...

Tarih, insanların altına olan isteklerinin yol açtığı savaşların ve serüvenlerin öyküleri ile doludur. Altın zenginliğin, bolluğun bir simgesi olmuş zenginlik ise çoğu kez kişileri ve ulusları güçlü kılmıştır.





Büyük uygarlıkların yükseliş ve düşüşleri, sahip olduklarıaltın, miktarının artma veya azalması ile doğru orantılı olmuştur Ortaçağda kimyacılar başka metallerden altın elde etmek için yöntemler bulmağa çalışmışlar, fakat bu uğraşıları sonuçsuz kalmıştır, insanlar kendilerini zengin edecek altını bulabilmek umudu ile yeryüzünü dolaşmışlar, büyük güçlüklere göğüs germişlerdir, insanların uğrunda hayatlarını tehlikeye atmaktan kaçınmadıkları ve kendisine sahip olanları zengin eden bu madde nedir?
ALTIN BAKIMI
Altınlarınızın temiz ve parlak görünmesini istiyorsanız, önerilerimizi okuyun.

Altın Bakım İster

Altın, oldukça gösterişli bir aksesuardır. Ama bir o kadar da özen ve bakım gerektirir Madem ki takmayı bu kadar çok seviyoruz, o zaman bakımına da özen göstereceğiz.
Kadınların altın tutkusu, neredeyse dünyayla eşit. Altın, insanlar değerli taşın varlığını anladıkları andan bu yana en görkemli hediye, en pahalı aksesuar ve en ulaşılmaz istek oldu. Ulaşılmaz, çünkü bir tane alınca hep yeni bir tane istedik. O da yetmedi. Hep daha fazlasını arzuladık. Bu durumdan şikayeti olanlar ise erkekler oldu. Sevinenler ise kadınlar.
Seviyorsak, Koruyacağız da…
Bir de şu var ki, insan doğası gereği birşeye sahip olunca değerini yitirir gözünde, işte bu durum altın takılar böyle. Hep en pahalısını almak isteriz. Alınca da 2-3 gün kullandıktan sonra sıkılıp bir kenara atarız. Çünkü gözümüze mutlaka yeni bir tane kestirmişizdir. Ama bu durum, ne kadınları altın takı istemekten alıkoyar. Ne de erkekleri onları satın almaktan. Kadınların güzelliğini ve kıyafetini tamamlama aracı olarak görülen takılar, hiçbir zaman değerini yitirmez. Madem bu kadar revaçta, kuyumcu vitrinlerindeki takıların bir an önce boynumuzu, kulağımızı ve elimizi süslemesini istiyoruz, o zaman bakımına ve korunmasına da büyük bir özen göstermek gerekiyor.
Nelere dikkat etmeli?
Takılarınızı, evde rutubetsiz bir yerde özenle muhafaza edin.
Yüzerken takılarınızı çıkartın. Çünkü kaybolma riskinin yanında, klor ve tuz etkisiyle parlaklığı da etkilenir.
Ellerinizi kullanarak yemek ve pasta türü yiyecekler yaparken de takılarınızı takmayın. Çünkü sürtünme ve diğer temaslar, görüntüsüne zarar verebilir.
Günlük ev işlerinizi yaparken de altın takılarınızı çıkartmalısınız. Çünkü deterjan ve leke çıkartıcı maddeler, takıların parlaklığını etkiler.
Altın takıları, çıkarttıktan sonra mutlaka mücevher kutularında koruyun.
Altın takıların temizliği nasıl yapılır?
Bir litre suya 15 gr. sabun rendesi ve 100 gr. amonyak ilave edin. Temizlemek istediğiniz altın eşyalarınızı bu karışımın içinde yarım saat kadar bırakın. Sonra, soğuk suyla çalkalayın ve bir deri parçasıyla temizleyin.
Takılarınızı evde sabunlu ve sıcak suda 15-20 dakika bekletin. Sonra yumuşak, tüylü bir diş fırçası ile takının içini dışını dikkatle fırçalayın. Bu aşamada suya herhangi bir madde ilave etmeyin. Daha sonra takıyı, temiz su ile çok iyi durulayın ki, sabun artığı kalmasın. Durulama işleminden sonra temiz bir bezle kurulayıp, kullanabilirsiniz.
www.takvim.com.tr - Sitesinden Alınmıştır

Sustaslari Bilimi- Gemoloji Nedir?


Yerkürenin oluşumu 4,5 milyar yıl olarak tahmin edilmektedir. Bu zaman dilimin de çok yüksek ısı ve basınç altında oluşan minerallerin(taşların) doğada araştırılarak bulunması, incelenmesi, tanımlanması ve sınıflandırılması, konusun da çalışan bilim dalına gemoloji denir
Süstaşları bilimi olarak basitçe tanımlanabilen gemolojisüstaşı özelliği taşıyan her türlü malzemenin, yeryuvarında oluşumundan, tüketicinin beğeni ve kullanımına kadar geçen süreçteki her yöntem işlemi konu alan bir bilimsel ve ticari uğraşıdır.
Gemologsüstaşları üzerinde uzmanlaşmış kişidir ve temel görevi süstaşlarını tanımlamak, sentetik ve taklitlerini gerçeğinden ayırmak ve gerekirse taşın temel özelliklerine göre işlenmesini yönlendirmektir. Gemoloji, iyi bir mineraloji ve kristalografi temeli gerektirse de herkesin belli bir disiplinli çalışma ve tecrübe ile yapabileceği bir iştir.
Bazı Taşların Özellikleri ve Etkileri
Kuvars : Yüzyıllardır tedavi ve sihir alanlarında kullanılan Kuvars Kristali, dünya kabuğunun yüzde on ikiden fazlasını oluşturmaktadır. Oksijen ve silikonun bileşiminden oluşan Kuvars, bugün tedavi edici nitelikleri en fazla olan taşların başındadır. Duygusal dengeleyicidir. Beyin fonksiyonlarını uyarır. Kişinin çevresinde oluşan negatif enerjiyi yok ettiği gibi pozitif enerji toplar, aktive eder, biriktirir, geçirir ve kuvvetlendirir.
Akik : Bedensel ve zihinsel kuvvetlendirici bir taş olan Akik taşıyanı tehlikeden korur, uyumsuzluklarına son verir. Akik taşının bunların yanı sıra uykusuzluğa, korkaklığa, karabasana, nazara ve hatta metabolizmanın düzgün çalışmasına faydası olduğu da bilinen şeyler arasındadır.Akik taşına kimileri de Ateş Taşı ya da Gezgin Taşı derler.
Ametist : Ametist, kuvars ailesinden mor ya da mavi-mor renkli bir taştır. Asırlar boyunca değişik uygarlıklarda sevgi ve beğeniyle kullanılmış, Asya ve Mısır’ da mühür olarak değer kazanmıştır. Eski çağlarda “sarhoşluğu yok eden taş” olarak bilinirdi. O zamanlarda bir kısım kadeh, çanak, kap gibi şeylerin birçoğu ametistten yapılmaktaydı. Ametist, endoktrin ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, kanı temizler ve enerji verir.
Sitrin : Sarıdan açık kahveye doğru giden bir renk yelpazesi oluşturan sitrin, birçok hastalığın iyileştirilmesinde kullanılmaktadır. Böbrek, kolon, ciğerler, hazım organları ve kalp için yararlıdır. Tedavi edici enerjinin meydana çıkmasını sağlar. Kendine güveni güçlendirir, insanın kendine zarar verici eğilimlerini yok eder.
Lapis Lazuli :  Doğadaki taşların arasında saf olmayan taşlardan biri olan Lapis Lazuli, lazurit ve diğer mavi minerallerin bileşimidir. Bütün buna rağmen o dünyanın en değerli taşlarından biri olma özelliklerinden bir şey kaybetmez. Çok eski medeniyetlerce de bilinen Lapis Lazuli, bir zamanlar Mısır Kralı Tutankamon’ un mezarını süslerdi. Bu taş her zaman mavidir, ancak rengin yoğunluğu çıkarıldıkları bölgelere göre farklılıklar gösterir. Gece Taşı ya da Gerçek Taşı olarak da adlandırılan Lapis Lazuli, renginden dolayı göklerin sembolü olarak kabul edilir
Yeşim Taşı : Binlerce yıl öncesinde bu yana Çinliler Yeşim taşını en değerli taşlardan biri yapmışlardır. Efsaneye göre büyük Çin Ejderinin yeryüzüne boşalttığı tohumların donmuş hali Yeşim taşını oluşturmuştur. Günümüzde bile Çinli işadamları ellerinde Yeşimden tılsımlar taşırlar, bir işe başlamadan önce onu tutar, okşar ve ondan güç alırlar.
Hematit : Hematit, demirin başlıca kaynaklarından biridir. Narin bir kristal çeşididir ve işlenirken Mohs’ a göre 6,5 sertlikte olmasından dolayı çok titiz bir çalışma ister. Kan dolaşımı üzerinde pozitif etkisi vardır. Dalağın doğru çalışmasını sağlar. Enerji ve canlılık verir, stresi azaltıcı etkisi vardır.
Yakut : Güzelliği ve sertliği nedeniyle en değerli taşlardan biri olarak kabul edilir. Ona, Hindistan’ da “Değerli Taşların Efendisi” adını yakıştırmışlardır. Amerika, Avrupa’ da çıkarılmasına rağmen Hindistan ve Güneydoğu Asya Yakut’ un anavatanıdır. Elmas’ tan sonra en sertdeğerli taştır. Kan dolaşımına pozitif canlandırıcı etkisi vardır. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
Aquamarine : Gök Zümrüt de denilen Aquamarine, soluk mavi-yeşil renkli bir taş olmasından dolayı, Sakin Taş olarak da bilinir. Her ne kadar Sakin Taş denilse de, Cesaret taşı olarak adlandırılır ve onu taşıyana ya da takana özellikle ölüm karşısında cesaret verdiği söylenir. Bu taşı renginden dolayı, özellikle denizciler tılsım diye kullanırlar. Renginden dolayı kahinler tarafından geleceği görmek için de kullanıldığından Kahin Taşı olarak da anılır.
Obsidyen : Renginden dolayı kimileri ona Kara Kadife de derler. Obsidyen’ in en tutulan cinsi üzerinde beyaz lekeler olan Kar Taneli Obsidyendir. Bu tür aynı zamanda Saflık Taşı olarak da bilinir. Karın ve bağırsakları etkileyerek iyileştirir, zihin ve duyguyu birleştirir.
Aytaşı : Ay’ ın parıltısını yansıttığı söylentilerinden dolayı bu ismi alan Aytaşı, lenfotik sistemdeki bozuklukları ortadan kaldırır. Duygusal dengeleyici vasıflara sahiptir. Tutumlarda esneklik yaratır. Bu taş hakkında en çok rivayeti ortaya çıkartan yerlerden biri de Hindistan’ dır. Hindistan da kutsal bir taş olarak kabul gören Aytaşı’ nın sevgilileri daha ihtiraslı yaptığı da söylenir.
Turkuvaz : Bilinen taşların ve de tılsım olarak kullanılan taşların en popüleridir, çok sayıda da koruyucu özelliği bulunur. Bütün bedeni kuvvetlendirir, hücreleri yeniler, kan dolaşımı, ciğerler ve solunum sistemini canlandırır. Sakinlik verir ve yaratıcı ifadeye güç kazandırır. Duygusal denge, iletişim, sadakat ve dostluğu sembolize eder. Turkuvaz eski çağlarda hayvanları kötü etkilerden korumak için At Tılsımıolarak da kullanılırdı.
Topaz (Sarı Yakut) : Eski zamanların en kudretli taşlarından biri olan Topaz’ ın, göz hastalıklarını ve veba gibi salgın hastalıkları ortadan kaldırdığı söylenir. Bir adı da “Aşk Taşı” olan Topaz’ ın pek çok rengi mevcuttur. Bu taşın sağlıksız insanları sağlığına kavuşturduğu, onları korkaklıktan ve ahlaksızlıklardan koruduğu bilinir.
Lal : Dairesel veya oval biçimli bir taştırLal‘ in erkek türü koyu kırmızı, dişi türü ise açık kırmızıdır. Üzerinde taşıyanı, bedensel zayıflığa ve acımasızlıklara karşı koruduğu bilinir. “Hayal Kuran” ve ” Merhamet Taşı” olarak da bilinir. Cinsel enerjiyi ve duyarlılığı artırdığı, cinsel dengesizliğe karşı koruma taşı olarak bilindiğinden bazı yerlerde “Tutkuların Taşı” olarak da bilinir. Latince adı Garanatum‘ dan gelen Lal taşıGarnet olarak da adlandırılır.
Zirkon : Mücevher olarak kullanılan taşların en ünlüsü olan Zirkon, tamamen renksiz olabildiği gibi, kahverengi, yeşil, kırmızı ve sarı da olur.Zirkon aynı zamanda Zirkonyum elementinin de başlıca kaynağıdır. Mücevher olarak kullanılacak olan Zirkonların en değer göreni renksiz olanlarıdır. Elmasa benzetilmesine rağmen sertlik derecesi elmastan 2,5 Mohs daha azdır. Zihni kuvvetlendirici bir taş olan Zirkon, ince ve kalın bağırsak hareketlerine faydalı ve uyumayı kolaylaştırıcı özelliğe de sahiptir. Bunun yanında duygusal denge unsuru olarak da bilinmektedir.
Elmas : En sert ve kıymetli taş olan Elmas için “rüyaların taşı” da denilmektedir. Beyin fonksiyonlarını ve kişilikteki blokajı ortadan kaldırıcı özelliklere sahiptir ve aynı zamanda temel bir tedavi edici niteliktedir. Bedeni temizleyerek negatif kuvvetleri yok etmesinin yanı sıra zihin/ruh/beden üçlüsünü birleştirici ve bütünleştirici gücü de bulunur. Bolluk, saflık, masumluk ve sadakat simgesidir. Mücevher olarak dayüzükten tutun, kolye ve küpeye kadar bir çok çeşitte kullanılmakta olup kıymeti son derece yüksektir.
Zümrüt : Dünyanın en kıymetli taşlarından biri olan Zümrütler mitlerin ve efsanelerin taşıdır. Geçmişte Şeytanın Cennet’ den kovulurken alnından düşen taşın ve Kutsal Kadeh’ deki taşın da Zümrüt olduğu söylenir. Renginin yeşil olması nedeniyle bu taşın yağmur yağdırdığına inanılırdı. Bağışıklık sistemi, sinir sistemi, kalp, ciğer ve böbreği kuvvetlendirdiği bilinir. Beden-ruh-zihin için tonik vazifesi görür ve kuvvetli bir duygusal dengeleyicidir. Bolluk, sevgi, iyilik, sakinlik, denge ve sabır unsurlarını içerir. Zümrüt’ e kimi yerlerde “Koşulsuz Aşk Taşı” da denmektedir. Sevgililerin birbirlerine verebilecekleri en iyi armağan olarak görülür. Bazı İslam ülkelerinde Zümrüt’ ün var olan koruyucu tılsım gücünü bazı ayetler okunarak daha da güçlendirildiğine de rastlanmıştır.
Safir : Dünyanın en pahalı ve değerli taşları arasında bulunan safirler, sert ısılara dayanıklı ve muhteşem mavi renkte ve beyaz damarlı olurlar. Dünya yüzünde en değerli ve ünlü Safirler Hindistan’ dan çıkmışlardır. Mohs ölçeğine göre Safir Elmastan sonra gelen sertlik derecesine sahiptir. Safirler saf iken renksiz bir mineral olan Korondumun bir çeşididir. Çok değerli bir mücevher olması onları aranılır bir hale getirmiştir. Bugün bilinen en büyük Safir, 563 kıratlık Hindistan Yıldızı’ dır ve New York Doğal Tarih Müzesinde teşhir edilmektedir. 330 kıratlık olan bir diğer Safir ise Asyanın Yıldızı adlı taştır ve Washington DC’ de sergilenmektedir. Kalp ve böbrekleri kuvvetlendirir ve tüm salgı bezlerini harekete geçirici özelliği vardır. Psişik yetenekleri arttırır ve sezgi gücünü güçlendirir. Bundan dolayı yaratıcı ifadenin gelişmesinde büyük rol oynar
Mercan : Kireç karbonatı, magnezyum, silis karbonatı, magnezyum florüt ve kalsiyumdan oluşmaktadır. Pek çok kişi Mercanın, kalbi ve dalağı güçlendirdiğini söyler. Ayrıca Mercan, nazara iyi geldiği gibi, konsantrasyon eksikliğini de giderici özelliğe sahiptir. Başta sedef hastalığı olmak üzere, bir çok cilt hastalığının da iyileştirilmesinde kullanılabilir.
www.gemoloji.org - Sitesinden Alınmıştır

31 Mayıs 2013 Cuma

85.Oscar Torenlerindeki Kiyafetler ve Pirlantalar

85.Oscar Ödül Töreni ile başlamak isteriz...


OndaGördüm-İlk olarak kırmızı halıya ilk ayak basan Kristin Chenoweth‘un elbisesine bakalım. Kendisini ‘Pushing Daisies’ dizisinden hatırlayabilirsiniz. Dün gece, kırmızı halıda sunuculuk da yaptığı için daha törende kimsecikler yokken geldi sanırım : ) Elbisesi Tony Ward 2013 İlknahar/Yaz Haute Couture Koleksiyonu‘ndan. Prenses-vari eteği ve ışıtılarıyla klasik bir seçimdi, ama kötü değildi.
ondagordum_oscars2013_Kristin_Chenoweth_Tony_Ward1
ondagordum_oscars2013_Kristin_Chenoweth_Tony_Ward2
Hemen ardından kırmızı halıda gördüğümüz diğer isimlerden biriyse Kelly Osbourne‘du. Ne tesadüftür ki Osbourne’un seçimi de aynı Tony Ward 2013 İlknahar/Yaz Haute Couture Koleksiyonu‘ndandı. AMA (kocaman bir ama geliyor) seçimi ne saçıyla, ne de tarzıyla uyuşuyordu. Son dönemde ara ara iyi seçimler yapan Kelly’den daha farklı bir elbise beklerdim.
ondagordum_oscars2013_Kelly_Osbourne_Tony_Ward2
zİlk gördüğümde kalçası normalden çok daha büyük gözüken Reese Witherspoon‘un yakın zamanda doğum yaptığını hatırladım. Witherspoon şaşırtmayarak benzer tarzında, straplez, balık kesim bir elbise giymişti. Saks mavisi elbise Louis Vuitton‘dan. Mücevherleri de klasik LV detaylarını görebileceğiniz pırlantalar.
ondagordum_oscars2013_reese_witherspoon_louis_vuitton1
ondagordum_oscars2013_reese_witherspoon_louis_vuitton2
Gecenin herhalde ne giyeceği en çok merak edilen ismi Jennifer Lawrance‘dı. En İyi Kadın Oyuncu adayı Lawrance şaşırtmayarak yine Dior Couture giydi. Altın Küre ve BAFTA  tercihlerine göre daha ihtişamlı, Oscar’a yakışan bir elbise giymişti ve ortak karar bu kıza sadeliğin yakışmasıydı. Ben elbiseye aşırı bayılmasam da beğenmediğim diğer tercihlerine göre iyiydi ve ters taktığı pırlanta kolyesini ise çok beğendim.
ondagordum_oscars2013_Jennifer_Lawrance_Dior1
ondagordum_oscars2013_Jennifer_Lawrance_Dior2
En İyi Kadın Oyuncu dalında diğer adaylardan, Altın Küre ve BAFTA kıyafetini de incelediğimiz Jessica Chastain saçlarının renginde, bakır tonlarda kendisine özel hazırlanan bir Armani Prive giymişti. Tören sırasında izleyicilerden #BestDressed hashtag’iyle gönderilmesi istenen tweetlerde de Chastain ilk 3′teydi. Bana göre de Chastain’in havası eski Hollywood yıldızlarını anımsatıyordu. Hatta L.A. Confidential’daki Kim Besinger gözümde canlandı, fakat hala kendisinde bir star ışığı olduğunu düşünmüyorum. Sevemedim gitti seni Jessica.
ondagordum_oscars2013_Jessica_Chastain_armani_prive1
ondagordum_oscars2013_Jessica_Chastain_armani_prive2
ondagordum_oscars2013_Jessica_Chastain_armani_prive3
Madem ödül kategorilerine göre yazımı devam ettiriyorum, hemen gecenin ‘ender’ favori isimlerimden biri Naomi Watts ile devam etmek istiyorum. Watts’ın da seçimi Armani Prive. Rengi, metalik görünümü ve göğüs kısmındaki detayıyla bana göre ufak da olsa futuristik bir havası olan elbiseyi çok beğendim. Oscar’da böylesi cesur seçimleri daima sevmişimdir.
ondagordum_oscars2013_naomi_watts_armani_prive1

ondagordum_oscars2013_naomi_watts_armani_prive2
ondagordum_oscars2013_naomi_watts_armani_prive3
Gecenin iki çarpıcı kırmızısı ise Jennifer Aniston ve Lincoln’le ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ adayı olan Sally Field‘dan geldi. İkisinin de tercihi kırmızı deyince akla gelen isimValentino‘ydu. Jennifer Aniston’un elbisesi 2013 Spring Couture Koleksiyonu‘ndan.
ondagordum_oscars2013_Jennifer_Aniston_Valentino1
Uzun yıllardır Oscar’a katılmayan ve aday olmayan Sally Feild‘ın tercihi ise yaşına uygun bir elbiseydi. Onunkisi ise 2012 Fall Couture Koleksiyonu‘ndandı. Bu iki kıpkırmızı elbiseyi görünce bu senenin kırmızı halısının fuşyaya kaçan bir pembe olduğu açıkça görülüyor :)
ondagordum_oscars2013_Sally_Field_Valentino1
ondagordum_oscars2013_Sally_Field_Valentino2
Yardımcı Kadın Oyuncu adayı demişken, hemen Les Misérables ile aday olan Anne Hathaway‘e bakalım. Hathaway maalesef kırmızı halıda tam bir felaketti. Prada elbisesi, elbisesinin göğüsleri, kolyesi maalesef ekran başındaki kimseyi tatmin etmedi. Bunun yanında bir de Hollywood Kırmızı Halı dedikodusu Twitter’da dolaştı durdu…Hathaway’in önce bir Valentino giyeceği marka tarafından onaylanmasına rağmen törene 3 saat kala aldığı bir Prada’yla salınması akıllarda soru işareti oluşturdu. Dedikodu her ne olursa olsun, sonuç maalesef kötü. Bu arada notumu hemen eklemek isterim, bu yazıya devam ettiğim an itibariyle Anne Hathaway ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ Oscar’ını kazandı.
ondagordum_oscars2013_Anne_hathaway_prada1
Sefiller’deki rol arkadaşı Amanda Seyfried ise Alexander McQueen‘den beğenilen bir elbise giydi. Göğüs kupunda oturmayan bir detay dikkat çekse de, genel itibariyle zarifti. Elbiseye hakim renk gibi duran lilaya uygun göz mor/lila renk farıysa biraz demode geldi.
ondagordum_oscars2013_Amanda_Seyfried_Alexander_McQueen2
ondagordum_oscars2013_Amanda_Seyfried_Alexander_McQueen1
Gecenin en ilginç detaylarından biriyse The Sessions ile aday Helen Hunt‘un H&M‘denlacivert bir elbiseyle katılmasıydı. Evet yanlış duymadınız H&M :)
ondagordum_oscars2013_helen_hunt_H&M1
007 James Bond – Skyfall filminin aynı isimli orijinal şarkısı ‘Skyfall‘ ile Oscar kazanan Adeleise klasik siyah elbise seçiminden vazgeçmiyor. Bu sefer şaşırtarak Burberry yerine Jenny Peckham‘dan siyah bir elbise seçmiş. Ödül törenlerinde genelde aynı gözükse de, bu kadının makyajına ve eyeliner sürüşüne hayranım :)
ondagordum_oscars2013_Adele_jenny_peckham1
Sunuculardan biri olan Sandra Bullock ise geceye Elie Saab‘ın 2013 Spring Koleksiyonu‘ndan şık bir elbiseyle katıldı. Genele oranla sade bir şıklık içindeydi ama çantasını hiç beğenmedim. Forces of Nature‘daki rol arkadaşı ve En İyi Yönetmen adayı Ben Affleck‘le olan 2. fotoğrafı ise çok beğendiğim için sizlerle paylaşmak istedim :) Bu arada En İyi Yönetmen ödülünü Life of Pi ile Ang Lee kazandı.
ondagordum_oscars2013_sandra_bullock_elie_saab1
ondagordum_oscars2013_sandra_bullock_elie_saab2
Ben Affleck demişken son sırayı ise Jennifer Garner‘a bırakıyorum. Garner da bu gece en beğendiklerimden oldu. Altın Küre’deki kıyafetini beğenmemiştim, bir aday eşine yakışır giyinmeli demiştim. Sanki beni duymuşcasına fuşya rengi Gucci‘si ve 2.5 milyon dolar değerindeki Neil Jane kolyesiyle oldukça şıktı. Ben Affleck de yine Gucci olan smokiniyle törene katılmıştı. Şu dakikada (saat 06:56) yazımı şöyle noktalıyorum; boş yere Ben Affleck’in eşiyle kapanışı yapmamışım çünkü en iyi film: ARGO seçildi;)
ondagordum_oscars2013_Jennifer_garner_gucci1
ondagordum_oscars2013_Jennifer_garner_gucci2

"OndaGordum" Sitesinden alınmıştır.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Oscar törenlerinde o büyülü heykelcikler kadar, starların seksi tuvaletlerini süsleyen pırlantalarıda göz kamaştırır. 1996 yılında Oscar törenin sunucusu olan Salma Hayek‘ in sözleri bunu çok iyi yansıtır. Bu yıl ressam Frida Kahlo’ nun hayatını canlandırdığı ‘Frida’ filmiyle Oscar’ a aday olan Salma Hayek, başında pırlanta taçla gelmişti ve ‘Tacımı, Oscar‘ lara gelirken takmayayım da ne zaman takayım ki’ diyordu.

Oscar törenleri ışıltılı bir geçit töreni olarak ün kazandıkça, yıldızlar da kendilerini takılarla süsleyen ünlü kuyumcuların ellerine bıraktılar. Hangi yıldızın hangi pırlantayı taktığı konuşulur durur. Ödünç pırlantasıyla havuzun serin sularına atlayan Angelina Jolie‘ nin; pırlantalarınıkaybeden Liz Hurley‘ nin öyküleri magazin basınını günlerce meşgul eder. Starların Oscar törenine ödünç aldıkları pırlantalarla geldiğini biliyor muydunuz? ‘
Star Style At Academy Awards dergisine göre, Hollywood‘ lu starların ödünç pırlantayla törene gelmesi çok eski bir gelenek.
Bu gelenek 1944 yılında başlamış. Oscar adayı Jennifer Jones ünlü 5. Cadde’ nin kuyumcusu Harry Winston‘ dan ödünç aldığı pırlanta kolye ve küpe setiyle törene gelmiş; böylece ilk kez ünlü bir kuyumcu bir film yıldızına önemli bir gece için pırlanta takıyı ödünç vermiş ve bu gelenek yıllardır sürüyor. Ancak Oscar’ a kendi pırlantalarıyla da gelen yıldızlar da var. Joan Crawford düzenli olarak ödül törenine kendipırlantalarını takarak gelen ilk starlardan biri. Crawford 1940′ lı yıllarda takmış olduğu pırlantalarını, 1962 Akademi Ödülleri töreninde de taktı. Bu göz alıcı kolyenin sökülüp takılabilen bir broşu vardı ve yıldız bunu yıllar önce bir restoranda kaybetmişti. Bu kadar büyük bir takının gerçek olamayacağını düşünen bir komi tarafından çöpe atılmıştı. Daha sonra broş bulundu ve komi işten çıkartıldı.
Aynı şekilde Elizabeth Taylor‘ ın da şaşırtıcı bir pırlanta mücevher koleksiyonu vardı. Liz Taylor, eşi Richard Burton’ un hediyesi 69 karatlık armut şeklindeki Taylor-Burton pırlantasını, 1970 Oscar töreninde bir gerdanlığın ucunda takınca olay olmuştu. Edith Head’ın tasarladığı tuvaleti ise, bu mücevherini tamamlamak için hazırlanmıştı. Oprah Winfrey 1996′ da, göz kamaştırıcı bir riviera pırlanta gerdanlıkla Oscar törenine geldiğinde, ‘Ben sadece kendi pırlantalarımı takarım’ diyordu. Bu arada Hollywood‘ lu starların ödünç aldığıpırlantaları satın aldıkları da oldu. 2001 Oscar‘ ında En İyi Aktris Ödülü’ nü kazanan Julia Roberts, Van Cleef & Arpels‘ dan göz kamaştırıcı bir ödünç pırlanta bilezikle ilgi uyandırmıştı. Bu bilezik Latin şarkıcı Luis Miguel’ in o kadar ilgisini çekti ki daha sonra satın alıp o zamanki sevgilisi Mariah Carey‘ e hediye etti.
1999 yılında Gwyneth Paltrow, ‘Aşık Shakespeare’ filmiyle En İyi Aktrist Oscar’ ını kazandığı zaman aynı zamanda babası ve yapımcısı olan Bruce Paltrow, ona ödül törenlerinde takmış olduğu 160 bin dolar değerindeki 40 karatlık Harry Winston pırlanta gerdanlığı satın aldı. Nicolas Cage, 1996′ da ‘Las Vegas’a Veda’ filmindeki rolüyle, En İyi Aktör Oscar’ ı için aday olduğu zaman, karısı Patricia Arquette’ e o gece kazandığı takdirde takmış olduğu ödünç pırlanta küpeleri hediye olarak satın alacağına söz vermişti. O akşam Cage eve Oscar heykelciğiyle döndü ve Patricia da pırlantalara kavuştu. Siyahi komedyen Whoopi Goldberg ise, tüm zamanların en fazla pırlanta takan yıldızıydı. 1999 Oscar töreninde Whoopi Goldberg, Oscar’ ın ev sahibesi rolünü üstlendiğinde bu rekoru kırdı. Sahnede yıldızın üzerinde tahminen 71 milyon Dolar değerinde pırlanta vardı. Bunların arasına Harry Winston tarafından verilen 10 milyon Dolar’ lık bir pırlanta yüzük de dahildi.
Oscar törenlerinde yaşanan kayıp pırlantaların öyküleri de vardır. 2001 yılı Oscar töreni sonrasında Vanity Fair Dergisi’ nin düzenlediği partide Elizabeh Hurley bileğindeki 750.000 Dolar değerindeki Harry Winston pırlanta bileziğin yok olduğunu görünce, epeyce kargaşa yaratmıştı. Ancak Liz şanslıydı; neyse ki New York Observer muhabiri Frank DiGiacomo bileziği yerde bulmuş ve partide çalışan elemanlardan birine teslim etmiş; Liz de bileziğine kavuşmuştu. 1998′ de Altın Küre Ödülü kazanan Angelina Jolie, En İyi Aktrist Ödülü’ nü (Gia filmiyle) kazandığı için o kadar sevinçliydi ki üzerine Van Cleef & Arpels imzalı 130.000 Dolar değerindeki pırlanta mücevherleBeverly Hilton Oteli’ nin havuzuna atladı. Angelina geçen yıl da Akademi Ödülleri’ nden En İyi Yardımcı Aktrist Oscar’ ını kazandı; ama ona ödünç mücevher takımını veren kuyumcu Asprey & Garrard şanslıydı; çünkü yakında bir yüzme havuzu yoktu.
Ünlü Beverly Hills kuyumcusu Martin Katz, 1996′ da En İyi Aktris Oscar’ ını kazanan Emma Thompson’ a ödünç olarak 4 karatlık pırlanta küpeleri vermişti. Martin Katz Emma’ ya, ‘Pırlanta küpelerle heykelciği değiş tokuş edelim mi’ diye sorunca, tam bir star gibi konuşan Emma bunu reddetmişti. Kuyumcular için, pırlantalarının, ünlülerin üzerinde görülmesi çok şey ifade ediyor. ‘Binlerce bazen milyonlarca dolarlık reklama eş değer olabilir’ diyorlar.
1997 Oscar törenine Celine Dion’ un takmış olduğu 490.000 Dolar değerindeki pırlanta kolyeye gelince, Celine sahneye çıktıktan hemen sonra Chanel bu kolyenin satıldığını açıkladı. Fransız modaevi Chanel, Celin Dion’ un bu kolyeyle görülmesinin, 9 milyon dolarlık reklama bedel olduğunu belirtti. Hollywood’ un pırlantalarıyla ünlü starlarının başını, Elizabeth Taylor çeker. Liz’ in büyük bir pırlanta koleksiyonu vardır.
Bunların içinde en göze çarpanı 33.19 karatlık Krupp pırlantası ve 69.42 karatlık armut şeklindeki Taylor-Burton pırlantası idi. Liz, yüzük için aşırı büyük olduğunu görünce bu taşı pırlantalı bir kolyeye monte ettirmişti. Richard Burton ona, 1621 yılında Şah Cihan’ ın, eşi Mümtaz Mahal’ a armağan ettiği kalp şeklindeki sarı pırlantayı da vermişti. Sophia Loren 1957 Oscar töreninde pırıltılı bir taçla geldiğinde asaletini kanıtlamıştı; aynı görüntüyü Salma Hayek, 1996 töreninde sergiledi. Sophia Loren yıllarca Avrupalı şık görünüşünü Valentino, Armani gibi İtalyan modacılara olan sadakati ve pırlantalı aksesuarlarla tamamlayarak korumuştur. Sharon Stone 1998 Oscar töreninde kendine özgü tarzını unutulmaz bir şekilde ilan etti. Törene üzerinde beyaz bir erkek gömleği ile gelen Sharon, 37 karatlık pırlanta imparator sineği broşu (Fred Leighton) eteğine takmıştı; sektördeki bazı uzmanlar, Stone’ un bu kıyafetiyle, günlük giyimde devrim yaratacak bir yorum getirdiğini söylediler.
Bir sonraki yıl Cameron Diaz, Stone’ un bu ’sade şıklık’ kavramını tekrarlayarak, basit bir siyah elbisenin üzerindeki, muhteşem pırlanta bilezik ve küpeleriyle sergiledi. Jennifer Lopez 2001 Oscar’ ında herkesin dilinde dolaşan kıyafetinde, adeta pırlantaları toplamıştı. Jennifer Lopez’ in, Chanel dikimli elbisesinin her noktası pırlantalarla süslenmişti. Bunların arasında 1950′ lerin tarzında avize tipi küpelerEdward stili saç tokaları, petek şeklinde pırlanta bilezik, antika bir Art Deco pırlanta broş (elbisenin arka tarafında) ve her iki elinde pırlanta yüzük göze çarpıyordu ve tüm bu takılar Fred Leighton imzalıydı. Whoopi Goldberg hem beyaz perdede hem de dışında kesinlikle bir pırlanta divası oldu. Oscar töreninlerinde tarih boyunca en fazla pırlanta takma rekorunu (1999 yılında) elinde tutuyor. Goldberg ayrıca Disney’ in ‘Sindirella’ filminde Kraliçe Konstantin rolüyle sahnede 11 milyon değerinde pırlanta mücevher takmıştı.
Bunların arasında Harry Winston imzalı 70 karatlık bir pırlanta yüzük de vardı. Pırlantayı beyaz perdede de seviyor. Bu büyüyü Maura Spiegel şöyle anlatıyor: ‘Kamera, sanki pırlantalara bayılıyor; özellikle siyah beyaz filmlerde büyüyü artırmak için pırıltılar ve ışık parıltıları aranıyor. Bu ışıklandırma ortamında sıcak ve ışık saçan pırlantalar sihirli, neredeyse canlı bir görünüme sahipti. Pırlantalarla bezenmiş bir yıldızın yakın planda odaklanmasında, zaman neredeyse dururdu; sanki kamera bu parıltıyı içine almaktaydı…’Liz Taylor Pırlanta
‘Great Gatsby’ (Muhteşem Gatsby) filminde Mia Farrow, takmış oyduğu pırlantayla unutulmazlar arasına girdi. Onun karakteri, takmış olduğu gerdanlıkla anında tanımlanmıştı.
Pırlantadan bir anıt. Pırlanta filmelere de konu oldu. Elmas sanayiinin gizemli dünyasını konu alan ‘Place Vendome’ (Vendome Meydanı) filminin yıldızı Catherine Deneuve bu filminde, gizli kalmış bir nadide pırlanta koleksiyonu keşfedince yaşama hırsıyla yeniden ateşlenen bir alkolik ruhu canlandırıyordu. Filmlerde takılan bazı pırlantalar hemen moda oluyordu. Mia Farrrow’ un ‘Muhteşem Gatsby’ filminde Daisy Buchanan rolünde oynarken taktığı, markiz kesimli pırlanta, nişan yüzüğüne hayran kalan bir kadın, Cartier mağazasına giderek, ‘Ben Daisy’ nin yüzüğünüistiyorum’ demiş ve yüzüğü satın almıştı. Dönem filmleri Oscar törenlerinde her zaman eski tarz ve romantik pırlanta mücevherlerin ortaya çıkmasında esinlendirici bir rol oynamıştır.
Kate Winslet, ‘Sense And Sensibility’ filmindeki rolü için Oscar’ a aday olunca Edward stilidantelli bir gerdanlık takmıştı. İki yıl sonra Gloria Stuart, ‘Titanic’ filminden esinlenen bir kolye taktı. Bu filmdeki rolü için aday gösterilmesinin şerefine, bu takı özellikle üretilerek okyanus mavisi pırlantalarla bezenmişti. Audrey Hepburn ünlü ‘Tiffany’ de Kahvaltı’ filminde Tiffany marka pırlantalı mücevherleriyle unutulmaz olmuştu. Audrey, ‘Roma Tatili’ ve ‘My Fair Lady’ filmlerinde pırlantalı mücevherleriyle göz kamaştırdı. 2003 yılı Oscar töreninde yıldızları süsleyen pırlanta evleri Bvlgari, Cartier, Harry Winston, Tifany ve Van Cleef & Arpels başı çekiyordu.
www.galerigold.com - Sitesinden Alınmıştır

Altinlarinizin temiz ve parlak gorunmesini istiyorsaniz...

Tarih, insanların altına olan isteklerinin yol açtığı savaşların ve serüvenlerin öyküleri ile doludur. Altın zenginliğin, bolluğun bir simgesi olmuş zenginlik ise çoğu kez kişileri ve ulusları güçlü kılmıştır.





Büyük uygarlıkların yükseliş ve düşüşleri, sahip olduklarıaltın, miktarının artma veya azalması ile doğru orantılı olmuştur Ortaçağda kimyacılar başka metallerden altın elde etmek için yöntemler bulmağa çalışmışlar, fakat bu uğraşıları sonuçsuz kalmıştır, insanlar kendilerini zengin edecek altını bulabilmek umudu ile yeryüzünü dolaşmışlar, büyük güçlüklere göğüs germişlerdir, insanların uğrunda hayatlarını tehlikeye atmaktan kaçınmadıkları ve kendisine sahip olanları zengin eden bu madde nedir?
ALTIN BAKIMI
Altınlarınızın temiz ve parlak görünmesini istiyorsanız, önerilerimizi okuyun.

Altın Bakım İster

Altın, oldukça gösterişli bir aksesuardır. Ama bir o kadar da özen ve bakım gerektirir Madem ki takmayı bu kadar çok seviyoruz, o zaman bakımına da özen göstereceğiz.
Kadınların altın tutkusu, neredeyse dünyayla eşit. Altın, insanlar değerli taşın varlığını anladıkları andan bu yana en görkemli hediye, en pahalı aksesuar ve en ulaşılmaz istek oldu. Ulaşılmaz, çünkü bir tane alınca hep yeni bir tane istedik. O da yetmedi. Hep daha fazlasını arzuladık. Bu durumdan şikayeti olanlar ise erkekler oldu. Sevinenler ise kadınlar.
Seviyorsak, Koruyacağız da…
Bir de şu var ki, insan doğası gereği birşeye sahip olunca değerini yitirir gözünde, işte bu durum altın takılar böyle. Hep en pahalısını almak isteriz. Alınca da 2-3 gün kullandıktan sonra sıkılıp bir kenara atarız. Çünkü gözümüze mutlaka yeni bir tane kestirmişizdir. Ama bu durum, ne kadınları altın takı istemekten alıkoyar. Ne de erkekleri onları satın almaktan. Kadınların güzelliğini ve kıyafetini tamamlama aracı olarak görülen takılar, hiçbir zaman değerini yitirmez. Madem bu kadar revaçta, kuyumcu vitrinlerindeki takıların bir an önce boynumuzu, kulağımızı ve elimizi süslemesini istiyoruz, o zaman bakımına ve korunmasına da büyük bir özen göstermek gerekiyor.
Nelere dikkat etmeli?
Takılarınızı, evde rutubetsiz bir yerde özenle muhafaza edin.
Yüzerken takılarınızı çıkartın. Çünkü kaybolma riskinin yanında, klor ve tuz etkisiyle parlaklığı da etkilenir.
Ellerinizi kullanarak yemek ve pasta türü yiyecekler yaparken de takılarınızı takmayın. Çünkü sürtünme ve diğer temaslar, görüntüsüne zarar verebilir.
Günlük ev işlerinizi yaparken de altın takılarınızı çıkartmalısınız. Çünkü deterjan ve leke çıkartıcı maddeler, takıların parlaklığını etkiler.
Altın takıları, çıkarttıktan sonra mutlaka mücevher kutularında koruyun.
Altın takıların temizliği nasıl yapılır?
Bir litre suya 15 gr. sabun rendesi ve 100 gr. amonyak ilave edin. Temizlemek istediğiniz altın eşyalarınızı bu karışımın içinde yarım saat kadar bırakın. Sonra, soğuk suyla çalkalayın ve bir deri parçasıyla temizleyin.
Takılarınızı evde sabunlu ve sıcak suda 15-20 dakika bekletin. Sonra yumuşak, tüylü bir diş fırçası ile takının içini dışını dikkatle fırçalayın. Bu aşamada suya herhangi bir madde ilave etmeyin. Daha sonra takıyı, temiz su ile çok iyi durulayın ki, sabun artığı kalmasın. Durulama işleminden sonra temiz bir bezle kurulayıp, kullanabilirsiniz.
www.takvim.com.tr - Sitesinden Alınmıştır

Sustaslari Bilimi- Gemoloji Nedir?


Yerkürenin oluşumu 4,5 milyar yıl olarak tahmin edilmektedir. Bu zaman dilimin de çok yüksek ısı ve basınç altında oluşan minerallerin(taşların) doğada araştırılarak bulunması, incelenmesi, tanımlanması ve sınıflandırılması, konusun da çalışan bilim dalına gemoloji denir
Süstaşları bilimi olarak basitçe tanımlanabilen gemolojisüstaşı özelliği taşıyan her türlü malzemenin, yeryuvarında oluşumundan, tüketicinin beğeni ve kullanımına kadar geçen süreçteki her yöntem işlemi konu alan bir bilimsel ve ticari uğraşıdır.
Gemologsüstaşları üzerinde uzmanlaşmış kişidir ve temel görevi süstaşlarını tanımlamak, sentetik ve taklitlerini gerçeğinden ayırmak ve gerekirse taşın temel özelliklerine göre işlenmesini yönlendirmektir. Gemoloji, iyi bir mineraloji ve kristalografi temeli gerektirse de herkesin belli bir disiplinli çalışma ve tecrübe ile yapabileceği bir iştir.
Bazı Taşların Özellikleri ve Etkileri
Kuvars : Yüzyıllardır tedavi ve sihir alanlarında kullanılan Kuvars Kristali, dünya kabuğunun yüzde on ikiden fazlasını oluşturmaktadır. Oksijen ve silikonun bileşiminden oluşan Kuvars, bugün tedavi edici nitelikleri en fazla olan taşların başındadır. Duygusal dengeleyicidir. Beyin fonksiyonlarını uyarır. Kişinin çevresinde oluşan negatif enerjiyi yok ettiği gibi pozitif enerji toplar, aktive eder, biriktirir, geçirir ve kuvvetlendirir.
Akik : Bedensel ve zihinsel kuvvetlendirici bir taş olan Akik taşıyanı tehlikeden korur, uyumsuzluklarına son verir. Akik taşının bunların yanı sıra uykusuzluğa, korkaklığa, karabasana, nazara ve hatta metabolizmanın düzgün çalışmasına faydası olduğu da bilinen şeyler arasındadır.Akik taşına kimileri de Ateş Taşı ya da Gezgin Taşı derler.
Ametist : Ametist, kuvars ailesinden mor ya da mavi-mor renkli bir taştır. Asırlar boyunca değişik uygarlıklarda sevgi ve beğeniyle kullanılmış, Asya ve Mısır’ da mühür olarak değer kazanmıştır. Eski çağlarda “sarhoşluğu yok eden taş” olarak bilinirdi. O zamanlarda bir kısım kadeh, çanak, kap gibi şeylerin birçoğu ametistten yapılmaktaydı. Ametist, endoktrin ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, kanı temizler ve enerji verir.
Sitrin : Sarıdan açık kahveye doğru giden bir renk yelpazesi oluşturan sitrin, birçok hastalığın iyileştirilmesinde kullanılmaktadır. Böbrek, kolon, ciğerler, hazım organları ve kalp için yararlıdır. Tedavi edici enerjinin meydana çıkmasını sağlar. Kendine güveni güçlendirir, insanın kendine zarar verici eğilimlerini yok eder.
Lapis Lazuli :  Doğadaki taşların arasında saf olmayan taşlardan biri olan Lapis Lazuli, lazurit ve diğer mavi minerallerin bileşimidir. Bütün buna rağmen o dünyanın en değerli taşlarından biri olma özelliklerinden bir şey kaybetmez. Çok eski medeniyetlerce de bilinen Lapis Lazuli, bir zamanlar Mısır Kralı Tutankamon’ un mezarını süslerdi. Bu taş her zaman mavidir, ancak rengin yoğunluğu çıkarıldıkları bölgelere göre farklılıklar gösterir. Gece Taşı ya da Gerçek Taşı olarak da adlandırılan Lapis Lazuli, renginden dolayı göklerin sembolü olarak kabul edilir
Yeşim Taşı : Binlerce yıl öncesinde bu yana Çinliler Yeşim taşını en değerli taşlardan biri yapmışlardır. Efsaneye göre büyük Çin Ejderinin yeryüzüne boşalttığı tohumların donmuş hali Yeşim taşını oluşturmuştur. Günümüzde bile Çinli işadamları ellerinde Yeşimden tılsımlar taşırlar, bir işe başlamadan önce onu tutar, okşar ve ondan güç alırlar.
Hematit : Hematit, demirin başlıca kaynaklarından biridir. Narin bir kristal çeşididir ve işlenirken Mohs’ a göre 6,5 sertlikte olmasından dolayı çok titiz bir çalışma ister. Kan dolaşımı üzerinde pozitif etkisi vardır. Dalağın doğru çalışmasını sağlar. Enerji ve canlılık verir, stresi azaltıcı etkisi vardır.
Yakut : Güzelliği ve sertliği nedeniyle en değerli taşlardan biri olarak kabul edilir. Ona, Hindistan’ da “Değerli Taşların Efendisi” adını yakıştırmışlardır. Amerika, Avrupa’ da çıkarılmasına rağmen Hindistan ve Güneydoğu Asya Yakut’ un anavatanıdır. Elmas’ tan sonra en sertdeğerli taştır. Kan dolaşımına pozitif canlandırıcı etkisi vardır. Bağışıklık sistemini güçlendirir.
Aquamarine : Gök Zümrüt de denilen Aquamarine, soluk mavi-yeşil renkli bir taş olmasından dolayı, Sakin Taş olarak da bilinir. Her ne kadar Sakin Taş denilse de, Cesaret taşı olarak adlandırılır ve onu taşıyana ya da takana özellikle ölüm karşısında cesaret verdiği söylenir. Bu taşı renginden dolayı, özellikle denizciler tılsım diye kullanırlar. Renginden dolayı kahinler tarafından geleceği görmek için de kullanıldığından Kahin Taşı olarak da anılır.
Obsidyen : Renginden dolayı kimileri ona Kara Kadife de derler. Obsidyen’ in en tutulan cinsi üzerinde beyaz lekeler olan Kar Taneli Obsidyendir. Bu tür aynı zamanda Saflık Taşı olarak da bilinir. Karın ve bağırsakları etkileyerek iyileştirir, zihin ve duyguyu birleştirir.
Aytaşı : Ay’ ın parıltısını yansıttığı söylentilerinden dolayı bu ismi alan Aytaşı, lenfotik sistemdeki bozuklukları ortadan kaldırır. Duygusal dengeleyici vasıflara sahiptir. Tutumlarda esneklik yaratır. Bu taş hakkında en çok rivayeti ortaya çıkartan yerlerden biri de Hindistan’ dır. Hindistan da kutsal bir taş olarak kabul gören Aytaşı’ nın sevgilileri daha ihtiraslı yaptığı da söylenir.
Turkuvaz : Bilinen taşların ve de tılsım olarak kullanılan taşların en popüleridir, çok sayıda da koruyucu özelliği bulunur. Bütün bedeni kuvvetlendirir, hücreleri yeniler, kan dolaşımı, ciğerler ve solunum sistemini canlandırır. Sakinlik verir ve yaratıcı ifadeye güç kazandırır. Duygusal denge, iletişim, sadakat ve dostluğu sembolize eder. Turkuvaz eski çağlarda hayvanları kötü etkilerden korumak için At Tılsımıolarak da kullanılırdı.
Topaz (Sarı Yakut) : Eski zamanların en kudretli taşlarından biri olan Topaz’ ın, göz hastalıklarını ve veba gibi salgın hastalıkları ortadan kaldırdığı söylenir. Bir adı da “Aşk Taşı” olan Topaz’ ın pek çok rengi mevcuttur. Bu taşın sağlıksız insanları sağlığına kavuşturduğu, onları korkaklıktan ve ahlaksızlıklardan koruduğu bilinir.
Lal : Dairesel veya oval biçimli bir taştırLal‘ in erkek türü koyu kırmızı, dişi türü ise açık kırmızıdır. Üzerinde taşıyanı, bedensel zayıflığa ve acımasızlıklara karşı koruduğu bilinir. “Hayal Kuran” ve ” Merhamet Taşı” olarak da bilinir. Cinsel enerjiyi ve duyarlılığı artırdığı, cinsel dengesizliğe karşı koruma taşı olarak bilindiğinden bazı yerlerde “Tutkuların Taşı” olarak da bilinir. Latince adı Garanatum‘ dan gelen Lal taşıGarnet olarak da adlandırılır.
Zirkon : Mücevher olarak kullanılan taşların en ünlüsü olan Zirkon, tamamen renksiz olabildiği gibi, kahverengi, yeşil, kırmızı ve sarı da olur.Zirkon aynı zamanda Zirkonyum elementinin de başlıca kaynağıdır. Mücevher olarak kullanılacak olan Zirkonların en değer göreni renksiz olanlarıdır. Elmasa benzetilmesine rağmen sertlik derecesi elmastan 2,5 Mohs daha azdır. Zihni kuvvetlendirici bir taş olan Zirkon, ince ve kalın bağırsak hareketlerine faydalı ve uyumayı kolaylaştırıcı özelliğe de sahiptir. Bunun yanında duygusal denge unsuru olarak da bilinmektedir.
Elmas : En sert ve kıymetli taş olan Elmas için “rüyaların taşı” da denilmektedir. Beyin fonksiyonlarını ve kişilikteki blokajı ortadan kaldırıcı özelliklere sahiptir ve aynı zamanda temel bir tedavi edici niteliktedir. Bedeni temizleyerek negatif kuvvetleri yok etmesinin yanı sıra zihin/ruh/beden üçlüsünü birleştirici ve bütünleştirici gücü de bulunur. Bolluk, saflık, masumluk ve sadakat simgesidir. Mücevher olarak dayüzükten tutun, kolye ve küpeye kadar bir çok çeşitte kullanılmakta olup kıymeti son derece yüksektir.
Zümrüt : Dünyanın en kıymetli taşlarından biri olan Zümrütler mitlerin ve efsanelerin taşıdır. Geçmişte Şeytanın Cennet’ den kovulurken alnından düşen taşın ve Kutsal Kadeh’ deki taşın da Zümrüt olduğu söylenir. Renginin yeşil olması nedeniyle bu taşın yağmur yağdırdığına inanılırdı. Bağışıklık sistemi, sinir sistemi, kalp, ciğer ve böbreği kuvvetlendirdiği bilinir. Beden-ruh-zihin için tonik vazifesi görür ve kuvvetli bir duygusal dengeleyicidir. Bolluk, sevgi, iyilik, sakinlik, denge ve sabır unsurlarını içerir. Zümrüt’ e kimi yerlerde “Koşulsuz Aşk Taşı” da denmektedir. Sevgililerin birbirlerine verebilecekleri en iyi armağan olarak görülür. Bazı İslam ülkelerinde Zümrüt’ ün var olan koruyucu tılsım gücünü bazı ayetler okunarak daha da güçlendirildiğine de rastlanmıştır.
Safir : Dünyanın en pahalı ve değerli taşları arasında bulunan safirler, sert ısılara dayanıklı ve muhteşem mavi renkte ve beyaz damarlı olurlar. Dünya yüzünde en değerli ve ünlü Safirler Hindistan’ dan çıkmışlardır. Mohs ölçeğine göre Safir Elmastan sonra gelen sertlik derecesine sahiptir. Safirler saf iken renksiz bir mineral olan Korondumun bir çeşididir. Çok değerli bir mücevher olması onları aranılır bir hale getirmiştir. Bugün bilinen en büyük Safir, 563 kıratlık Hindistan Yıldızı’ dır ve New York Doğal Tarih Müzesinde teşhir edilmektedir. 330 kıratlık olan bir diğer Safir ise Asyanın Yıldızı adlı taştır ve Washington DC’ de sergilenmektedir. Kalp ve böbrekleri kuvvetlendirir ve tüm salgı bezlerini harekete geçirici özelliği vardır. Psişik yetenekleri arttırır ve sezgi gücünü güçlendirir. Bundan dolayı yaratıcı ifadenin gelişmesinde büyük rol oynar
Mercan : Kireç karbonatı, magnezyum, silis karbonatı, magnezyum florüt ve kalsiyumdan oluşmaktadır. Pek çok kişi Mercanın, kalbi ve dalağı güçlendirdiğini söyler. Ayrıca Mercan, nazara iyi geldiği gibi, konsantrasyon eksikliğini de giderici özelliğe sahiptir. Başta sedef hastalığı olmak üzere, bir çok cilt hastalığının da iyileştirilmesinde kullanılabilir.
www.gemoloji.org - Sitesinden Alınmıştır

Follow by Email

News

Latest News
Pırlanta Sarrafı Mücevherat Grubu. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Top Ad 728x90

Video

Visitors

Bu Blogda Ara

Archive

Vertical2

Pırlanta Hakkında Herşey

script type="text/javascript"> //form tags to omit in NS6+: var omitformtags=["input", "textarea", "select"] omitformtags=omitformtags.join("|") function disableselect(e){ if (omitformtags.indexOf(e.target.tagName.toLowerCase())==-1) return false } function reEnable(){ return true } if (typeof document.onselectstart!="undefined") document.onselectstart=new Function ("return false") else{ document.onmousedown=disableselect document.onmouseup=reEnable }

Slider

Recent Post

Games

Popüler Yayınlar

Tweetler