Bu Blogda Ara

22 Ocak 2013 Salı

İstanbul pırlanta başkenti


SABAH- Istanbul pırlanta başkenti

Pırlantaya olan aşkından soyadını bile değiştiren Atilla Karat, İstanbul'u pırlanta başkenti yapmak için yoğun bir çalışma içinde. Pırlanta borsasının kurulmasını sağlayanlardan Karat, "Pırlanta borsaları ile rekabete girecek stratejik konuma sahibiz" diyor
1970'te İstanbul'da ufak bir atölye ile işe başladı... 1973'te Kuyumcular Odası'nı kurdu... 1984'te Turgut Özal'ın izniyle Türkiye'ye ilk resmi pırlanta ithalatını gerçekleştiren kişi oldu... Yıllardır Türkiye'nin önde gelen elmas tüccarlarından, dünya pırlanta borsalarının saygın isimlerinden... İşe değerli taş ticaretiyle başlamış, ancak geçen yıl "Biz neden değerli taşlarla mücevher yapmıyoruz?" diye düşündü ve Only One By Atilla Karat adıyla kendi markasını yarattı... Adı Attila Karat. Sektörün "Ağabeylerinden" olan Atilla Karat, Türkiye'ye gelen Kevin Costner gibi dünya starlarına alacakları mücevher konusunda eksperlik hizmeti de veriyor. İş dünyasından tanınmış zengin aileler önemli taşlar alacakları zaman onun kapısını çalıyor. Atilla Karat ile pırlantayı ve mücevher sektörünün sorunlarını konuştuk. 
 Özellikle son yıllarda, 'pırlanta' kelimesi, bütün kadınların dilinde. Reklamlarda mücevher markalarını fazlasıyla görmeye başladık. Mücevher sektörünün geldiği nokta nedir? Daha 10 yıl öncesine kadar Türkiye'yi kimse tanımak istemiyordu. Bütün kapılar kapalıydı. Mücevherde 2003'ten sonra dünyada saygı duyulan bir ülke olduk. Türkiye'de altyapı var, tesis var. Sesimiz artık çıkmalı, çıkıyor... Eskiden bankadan ufak bir tutarla altın alabilir miydik? Şimdi 1 ton altın kullanıyoruz. Bir kalemde 50 kilo altın alabiliyoruz. Eskiden altınlar masaların altında saklanırdı. 

KDV-ÖTV inmeli 

 İstanbul'da elmas borsası var. Ancak elmas borsası aktif değil, neden? Size şöyle izah edeyim; pırlanta dünyada borsaları olan bir maden. Dünya Borsalar Birliği'ne (WFDB) üye 28 adet elmas borsası var. İstanbul Altın ve Elmas Borsası da buna dahil. Gerekli vergi düzenlemeleri yapılmadığı için elmas borsası aktif değil. Bu bizi dünya standartlarının altına çekiyor. Oysa dünyanın en iyi pırlanta borsaları ile rekabete girecek stratejik konuma sahip bir ülkeyiz. 
 Nasıl bir düzenleme bekliyorsunuz? Pırlantadaki ÖTV çok, adil bir seviyeye getirilirse, çok önemli bir mesafe kat edilmiş olur. İşin tabii ki hem KDV'si hem de ÖTV'si olsun! Ancak vergisi % 21. Lüks tüketimden çıkarılması gerekiyor. Hammaddenin % 21'i olmaz. Pırlanta hammaddedir, bu oran % 6- 8'lere inmeli. Dünyada rakamlar bu değerlerde. Yeni bir uygulama ile borsa satışlarında, inanın bana, dünyanın gözbebeği oluruz. 
SABAH.COM.TR

Elmas ve Pırlanta Hakkında Bilgiler


Elmas ve Pırlanta Hakkında Bilgiler

* Pırlanta’nın İngilizcesi olan “diamond” kelimesi Yunanca’da "fethedilemez" anlamına gelen “adamas” kelimesinden türetilmiştir.

* “Karat” kelimesi, eski çağlarda kıymetli taşları tartmak için ağırlık ölçüsü olarak kullanılan “carob”dan (keçiboynuzu tohumu) gelmektedir.

* Her elmas çok ama çok yaşlıdır. Dinozorlar gibi tarih öncesi canlılar dahi var olmadan önceki dönemlerde oluşmuştur. En genç elmas 900 milyon yaşında, en yaşlısı da 3,2 milyar yaşındadır.

* Elmas insanoğlunun tanıdığı en sert doğal maddedir. Yeryüzündeki en sert madenden 58 misli daha serttir. Bir elması yalnızca başka bir elmas kesebilir.

* Kesme ve cilalama sırasında her taş ortalama olarak orijinal ağırlığının yarısından fazlasını kaybetmektedir. Mücevher haline getirilen pırlantaların %5’inden daha az bir bölümü 1 karat ve daha büyüktür.

* Zamanın başlangıcından beri kesilmiş olan tüm pırlantalar toplanmış olsaydı, sadece bir adet çift katlı otobüs doldurulabilirdi.

* Dünyanın mücevher kalitesinde en büyük elması olan Cullinan, 1905 yılında Güney Afrika’da bulundu. Kesilmeden önce 3106 karat ağırlığındaydı. (Yaklaşık bir devekuşu yumurtası büyüklüğünde)

* Elmas müzayedelerinde karat başına verilen en yüksek fiyat; morumsu kırmızı renkte ve 0,95 karat ağırlığında bir elmas için ödenen 1 milyon dolardır.

* Pırlanta yüzük hediye etme geleneği; 15. yüzyılda Avusturya Arşidükü Maximillian’ın, nişanı sırasında Burgonya Düşesi Mary’e elmas bir yüzük hediye etmesiyle başlamıştır.

* Sol elin dördüncü parmağına yüzük takma geleneği ise, Eski Mısırlıların “vena amoris”in (aşk damarı) bu parmaktan doğrudan kalbe ulaştığına olan inançlarından gelmektedir.


Elmas ile Pırlanta Arasındaki Fark

Pırlantanın işlenmeden önceki ham haline elmas denir. Elmas kıymetli taşlar arasında en eski olanıdır. Ülkemizde pek çok kimse, elmas ve pırlantanın iki farklı taş olduğunu zanneder, oysa ikisi de aynı taştır, yalnızca kesim şekilleri farklıdır. Bilinenin aksine, aynı kalite standartlarına sahip olan pırlanta ve elmastan; pırlanta, elmasa göre daha değerli ve pahalıdır.

Pırlanta, 1919'da Marcel Tolkowsky tarafından yaratılan kesime verilen isimdir. Bu kesimde ışık, taşın içinde kırılır ve olağanüstü bir ateş ve parlaklık vererek geri yansır. Bu brillant kesiminde, pek çok değişik biçim elde etmek mümkündür. Ancak, 57 yüzeyli yuvarlak kesim, en çok kullanılan kesimdir. Fantazi kesim olarak adlandırılan diğer kesimler; oval, damla, prenses, markiz, oktagon, kalp ve baget gibi kesimlerdir.

Ülkemizde elmas kesim olarak bilinen kesim, dünyada gül kesim diye bilinir. Bu kesim, Türkiye'de yaygın olarak kullanılmış ve nesilden nesile aktarılmıştır. Antik tasarımlı mücevherlerde görülen gül kesimin altı düzdür. Bu kesimin 12 ile 37 arasında değişen cilalı yüzeyi (faset) vardır. Elmasa çarpan ışık sadece yüzeyden yansıdığı için, pırlantadan fışkıran ateş ve parlaklık gül kesimde bulunmaz.

Pırlanta Eğitimi

Elmas pırlantanın ham yani işlenmemiş maden halidir. Elmasın tarihi, yaşı, simgeselliği ve göz kamaştıran ışıltısı, pırlantayı mücevherlerin en değerlisi ve anlamlısı haline getirmiştir.

Her pırlanta eşsizdir ve hiçbir pırlanta bir diğerinin aynısı değildir. Zamanın başlangıcından beri var olan, doğanın hediyesi olan pırlantayı satın almak çok özel bir alışveriştir.

Elmasın Oluşumu

Elmaslar milyarlarca yıl önce, neredeyse zamanın başlangıcında oluşmuştur. Her elmas son derece yaşlıdır, hatta dinozorların var olduğu dönemlerden bile çok daha önce oluşmuştur. Gökyüzündeki bazı yıldızlardan bile daha yaşlı olan pırlantanın geçmişi, hayret verici bir yolculuğa dayanmaktadır. Bu yolculuk çok eski bir elementi, dünyanın ölümsüz mücevherlerinden biri haline getirmiştir.

Son derece yüksek ısı ve basınç altında yer kabuğunun derinliklerinde kristalleşen elmas, çok değerli sırlarını, yanardağlardaki volkanik lavların yardımıyla dünyanın yüzeyine taşıyana kadar korudu. Daha sonra da binlerce yıl boyunca doğanın yıpratıcı etkileriyle karşı karşıya kaldı. İnsanoğlunu şaşırtan bu zorlu yolculuğa, sadece az bir kısmı sabırla dayanarak bulunmayı başardı. Bunların da çok az bir miktarı mücevherde kullanılabilecek büyüklük ve kaliteye sahiptir.

Elmas madenciliği, Hindistan’da 2800 yıldan daha uzun bir süre önce başlamıştır. Günümüzde birçok yeni ve modern yöntem kullanılsa da elmas bulmak hala çok zorlu bir uğraştır. Jeologlar doğanın en değerli taşlarını Sibirya’nın ve Kanada’nın donmuş tundralarından, Afrika’nın sıcaktan yanan çöllerine ve okyanus diplerine kadar her yerde arıyorlar. Tek bir elması bulmak için bir evi dolduracak kadar toprağı elenmeleri gerekiyor.

Elmasın Kesilmesi

Elmas kesimi; hayal gücü, beceri, eğitim ve sabır gerektiren, çok hassas bir iştir. Eski zamanlarda elmaslar kesilmeden bırakılırlardı. Montürlerinin derinliklerine yerleştirilip sadece üst yüzeylerinin yumuşak parlaklığı dışarıda kalır, karanlık ve gizemli gözükürlerdi. 14. yüzyıla gelindiğinde sanatkarlar taşların ışık saçması için gerekli olan karmaşık kesme ve cilalama tekniklerini araştırmaya başladılar. Bütün bu teknikler günümüzde de geliştiriliyor ve yenileri bulunuyor.

Günümüzde, kesim ustalarının geleneksel yöntemleri yerini, gelişmiş bilgisayar teknolojilerine bırakmıştır.

Pırlantaya Yüklenen Anlamlar

Hiçbir alet elması kesemiyor, en sıcak ateş bile üzerinde en ufak bir iz dahi bırakamıyordu. Bu yüzden birçok insan, elmasın doğaüstü özelliklere sahip olduğuna inandı.

Yunanlar için tanrıların gözyaşları, Romalılar için göre yıldızlardan kopan parçalardı. Hintliler de elmasa hastalık, hırsızlık ve kötülükleri uzakta tutan bir şans tılsımı olarak bakıyordu. Başka kültürlerde bu taşların iyileştirme ve bilgelik güçlerine sahip olduğuna inanılırdı. Elmas etrafında dönen efsaneler, onu çok istenen bir taş haline getirdi. Eski krallar savaşlarda elmas takarlardı; kraliçeler ve cariyeler güç ve ihtiras simgesi olarak elmasa sahip olmak isterlerdi.

Eşsiz, değerli ve yok edilemez olan bu taş, yüzyıllarca aşkı simgelemek için kullanılmıştır. Aşk ve bağlılığın simgesi olarak pırlanta yüzük hediye etme geleneği günümüzde dünyanın tüm kültürlerine yayılmıştır. Hiçbir mücevher, duyguları ve yaşamın önemli anlarını bir pırlanta kadar mükemmel yakalayamaz ve simgeleyemez. Pırlanta armağan etmek ya da almak yaşamın özel anlarının değerini arttırır. Evlilik yıldönümü, doğum günü, sevgililer günü, anneler günü, yılbaşı, kişisel bir amaca ulaşılmasındaki kutlama ya da sadece kendini ödüllendirme isteği… Nasıl olursa olsun, özel bir gün pırlanta ile kutlanınca unutulmaz hale gelir. Ne de olsa, pırlanta sonsuzluktan bir parçadır.

Pırlantanın Temizliği ve Bakımı

Pırlantalarınızın ışıldamaya devam etmesi için düzenli olarak temizlemek önemlidir. Bu konuda size birkaç öneride bulunmak isteriz:

* Profesyonel Temizlik: En sağlıklı yöntem budur. Ayrıca mücevheriniz üzerindeki tırnakların eğilmediğinden veya gevşemediğinden emin olmak için zaman zaman kontrol ettirmeniz sağlıklı olacaktır.

* Mücevher Temizleme Sıvısıyla: Herhangi marka bir mücevher temizlik sıvısının üzerinde yazan talimatları takip ederek mücevherinize eski ışıltısını kazandırabilirsiniz.

* Yumuşak Sıvı Deterjanla: Mücevherinizi küçük bir kap dolusu herhangi yumuşak bir sıvı deterjanla köpürtülmüş ılık suyun içine daldırın. Yumuşak bir diş fırçası ile köpüğün içinde nazikçe fırçalayın. Mücevherinizi, bir süzgeç üzerine koyarak ılık su ile durulayınız. Kağıt havlu veya benzer bir malzemeyle kurulayın.

* Ev Tipi Amonyakla: Mücevherinizi 30 dakika soğuk su ve ev tipi amonyakla yarı yarıya dolu küçük bir kabın içine bırakın. Çıkardıktan sonra montürün çevresini küçük ve yumuşak bir fırçayla hafif vuruşlarla, nazikçe temizleyin. Mücevherinizi aynı karışıma bir kez daha daldırarak durulayın. Kağıt havlu ile kurulayın.

Pırlanta Kullanımı ve Koruma

Mücevherinizin bir ömür boyu kullanılmasını sağlamak için, dikkat ve itina ile korunması gerekir. Mücevherinizi kullanırken aşağıdaki uyarıları dikkate almanızda yarar vardır:

* Kaba işlerle uğraşırken mücevherinizi kullanmayınız ya da takmayınız.

* Mücevherlerinizin güçlü klorlu çamaşır suyu ile temas etmesine izin vermeyiniz. Bu, pırlantaya zarar vermez ama metal renginin matlaşmasına ya da bozulmasına neden olabilir.

* Mücevherlerinizi karışık bir şekilde bir mücevher kutusuna koymayınız. Birbirlerini çizmeleri olasıdır.

* Mücevherlerinizi tek tek kağıt mendile sararak küçük bir plastik torbada ya da kese içinde saklayınız.

* İnci, zümrüt gibi değerli taşların canlılığını kaybetmemesi için hava alması ve ten teması gerektiğinden uzun süre kapalı bırakmayınız.

Pırlanta 4C

Bir pırlantanın değeri doğada ne kadar nadir bulunduğuna, fiyatı ise dört özelliğine bağlıdır. Çıplak gözle bakıldığında aynı görünse de hiçbir pırlanta diğerinin aynısı değildir. Aynı karat ağırlığındaki iki pırlantanın fiyatının neden farklı olduğu 4C bilgilerine bağlıdır.

Pırlanta seçerken göz önünde bulundurulması gereken 4 ana özellikten oluşaan 4C Özelliği şunlardır:

* Renk (Colour)
* Berraklık (Clarity)
* Karat (Carat)
* Kesim (Cut)

Renk

Renk Pırlantaların çoğu renksiz gibi gözükür. Fakat aralarında mutlaka belli belirsiz ton farkları vardır. Genel olarak bir pırlanta ne kadar renksiz ise o kadar değerlidir. Renksiz pırlanta yok denecek kadar azdır. Ayrıca çok belirgin renge sahip pırlanta da az bulunur. Diğer yandan "Fancy Diamond" (Fantezi Pırlanta) adı verilen pembe, kırmızı, sarı ve mavi gibi belirgin renklerde nadide pırlantalar bulunmaktadır. Pırlantada renk "diamond" kelimesinin baş harfi olan D'den başlayaak Z'ye kadar uzanacak şekilde sınıflandırılmıştır. J rengi ve üzeri pırlantalar, makul ve yeterli beyazlıktadırlar.


Berraklık

Doğada her elmasın yalnızca kendine özgü bir karakteri vardır. Onu özgün kılan, kristalleşme sürecinde içine karışan diğer minerallerdir. Doğanın parmak izleri olarak nitelendirilen bu maddeciklerin sayısı, rengi, yapısı, konumu ve büyüklüğü, elmasın doğallığını gösterir. Doğal izler ne kadar az olursa, pırlanta o kadar çok ışık yansıtır ve bu nedenle daha çok değer kazanır. Doğal iz taşımayan pırlanta bulmak çok zor olduğundan, içinde en az iz barındıranlar kusursuza yakın sayılır. Mümkünse SI ve üzeri berraklıktaki pırlantalar tercih edilmelidir.


Karat

Pırlantanın ağırlığı karat ile ölçülür. Karat ağırlığı, pırlantanın en kolay ölçülebilir özelliğidir. "Karat" sözcüğü, eski mücevher tüccarlarının pırlantalarını tartmak için kullandıkları "carob" adı verilen keçiboynuzu tohumundan gelmektedir. Bu tohumların ağırlığı, şaşılacak derecede birbirine benzerlik gösterir. Eskiden 1 karatlık pırlanta 1 keçiboynuzu tohumunun ağırlığına eşitti. Günümüzde ise karat 0,2 gramlık standart bir ölçüdür. Yani karat, gramın 5’te 1’ine eşittir. Her karat 100 eşit puana bölünür. Örneğin; çeyrek karat 25 puandır ve “0,25 ct” şeklinde yazılır. Türkçe’de bu puanlara “santim” denilmektedir. Büyüklük tercihi, tamamen ayırılan bütçe ile ilişkilidir.


Kesim

Pırlanta üzerinde insan eliyle yaratılan tek özellik kesimdir. Pırlantanın göz kamaştırıcı ışıltısı, kesimin ustalığına ve kullanılan teknolojiye bağlıdır. Kesimin hassasiyeti ve inceliği, pırlantanın ışığı yansıtma ve kırma oranlarını belirler. Kesim ne kadar iyiyse, pırlantanın parlaklığı, ışıltısı ve kıvılcımı o kadar artar. Doğru oranlarda kesilmiş pırlantanın bir yüzeyinden giren ışık diğer yüzeyinden yansır ve dağılarak "taç" denilen üst kısmından yayılır. Kesim çok derinse, ışığın bir kısmı pırlantanın "külah" olarak adlandırılan alt kısmından kaçar. Kesimin yeterince derin olmaması da ışığın külahtan kaçmasına yol açar ve pırlantanın yeterince parlamamasına neden olur. Bununla birlikte pırlantanın şekli ve kesim tekniği birbirinden farklı konulardır. Pırlantanın şekli ise zevke göre farklılık gösterir.

KAYNAK: PIRLANTICILAR

MÜCEVHER BAKIMI :Mücevherinizi Kullanırken Dikkat Etmeniz Gerekenler ;

LUCIS PIRLANTA WEBSİTESİNDEN:

MÜCEVHER BAKIMI
Mücevherinizi Kullanırken Dikkat Etmeniz Gerekenler ;
  • Mücevherlerinizi günlük hayatınızda kullanırken sert darbeler ve çizilmeler yüzeyinde kalıcı izler bırakabilir. Bu tür hasarların meydana gelmemesi için ev, bahçe vs. işlerle uğraşırken veya spor yaparken mümkün olduğunca takılarınızı üzerinizde bulundurmayınız.
     

  • Kullanmadığınız zamanlarda mücevherlerinizi özel mücevher kutularında, kendi orijinal kutularında veya kağıt mendil gibi yumuşak malzemelerle ayrı ayrı sararak saklayınız.
  • Takılarınızı mücevher kutusu gibi yerlerde saklarken birbirine temas etmemesine dikkat ediniz. Değişik sertliklerde olan takılar birbirini çizebilir veya ezebilir. Pırlantalar dünyanın en sert maddesidir ancak sürtündükleri takdirde birbirlerini çizerek zedelerler, bu da onların değer kaybetmesine yol açar.
  • Takılarınıza klor, aseton veya çamaşır suyu gibi kimyasal maddelerin temas etmesi, renklerinin değişmesine ve matlaşmasına neden olmaktadır. Günlük kullanımda bulaşık yıkarken kullandığınız sabunların artıkları veya el kremleri bile takınızın üzerinde kalarak ışıltısını etkileyebilir.
  • İnci, mercan gibi değerli taşlar tozdan, terden ve kozmetiklerden hoşlanmazlar. Özellikler su ve kızgın güneşe karşı çok hassaslardır. Kullanım sonrasında tozları alınarak ısı ve ışık almayan özel kutularında saklamak gerekir. Bununla beraber incilerin canlılığını kaybetmemesi için hava alması gerekmektedir, dolayısı ile uzun süre kapalı bırakmamak gerekir. Asitli maddeler içeren parfüm ve kozmetikler iplerini çürütebileceği için zaman zaman yeniden dizilmeye ihtiyaç duyarlar.
  • Elmaslı takılar su ile tema etmemelidir. Elmaslı ürünlerde parlaklık sağlaması için kullanılan foya kısmı, elmasın altının kapalı olmasına rağmen su alır ve zarar görür. Sarımsı veya kahverengi bir renge dönüşen foya, elmasın da renginin değişmesine neden olur. Böyle durumlarda taşın sökülerek foyasının değiştirilmesi gerekir.
  • Takınızın üzerinde bulunan taşların düşüp kaybolma ihtimaline karşı düzenli olarak (yılda en az bir kez) kontrol edilmesi gerekir. Bu tür kontroller için mücevherinizi satın almış olduğunuz kuyumcuya başvurunuz.
Takınızın bakımı için;
Küçük bir kaba bir miktar sıcak su doldurarak içine yumuşak sıvı sabundan ekleyiniz. Takılarınızı (elmaslı, incili ve mercanlı ürünler hariç) üç-beş dakika bu karışımda bekletiniz. Daha sonra kılları yumuşak olan bir fırça ile (diş fırçası olabilir) nazikçe takınızın yüzeyini ve kir birikebilecek yerleri fırçalayınız. Üzerindeki deterjanın gitmesi için takıyı akan suyun altında tuttuktan sonra kuruması için ağıt havlu üzerine bırakınız veya nazikçe siliniz.
Pırlantalar temas halinde vücuttaki yağı kolayca üzerlerine alır ve parlaklığını etkileyecek şekilde yağ tabakası ile kaplı olabilir. Pırlantaları temizlerken alkol kullanılabilir, bulunmaması durumunda alkol ihtiva etmesi sebebi ile kolonya da kullanılabilirsiniz.
Satın almış olduğunuz ürünlere profesyonel bakımın yapılabilmesi için kuyumcunuza veya mücevhercinize başvurunuz. 

Değerli Taşların Büyülü Dünyası, Burçlar ve özellikleri


ZÜMRÜT

Ünvanı                   : 
Taşların Kraliçesi   
Sertliği                    : 7,5 – 8 mohs
Genel Rengi             : Yeşil
Genel Kesim Şekli     : Zümrüt Kesim
Fiziki Yapısı             : Prizma
Rengi                     : Yeşil-açık yeşil-sarı yeşil-koyu yeşil-saydam ve cam ışıltısında…
 
Vasıfları: Beril gurubunun en çok değer verilen taşıdır. En kaliteli olanları şeffaftır. Sıvı yada gaz baloncukları, çatlak izleri yapısına karışmış kristaller nedeniyle genellikle bulutlu bir görünümü vardır. Bu durum kusur olarak değerlendirilmemekle birlikte taklitleri ile gerçekleri arasında etkileyici bir faktör kabul edilir. Koyu renkli olanları daha üstün olarak değerlendirilir. Bütün Zümrütler hassas ve kolay kırılabilir yapıda olduklarından işlem yapılırken dikkatli olmak gerekir.
 
İmitasyonlarından Ayıran Özelliği: Yapay Zümrütler has Zümrütlere oranla ültraviyole ışınlarını daha çok geçirirler. Genellikle tüm Zümrütlerin içinde bulunan bulut tabakası, yapayları yoktur.
 
Çıkarıldığı Ülkeler: Kolombiya, Brezilya, ABD, Avustralya, Rusya, Pakistan, Tanzanya, G.Afrika ve Hindistan
 
Sağlık: Baş ağrısı, grip, yüksek ateşe iyi gelip, kalp hastalıkları, göz ağrılarını önlediği söylenir. Sahibine yaşama sevinci katıp, teninin genç kalmasını sağlar. Gerçekliğin sembolü, kararsızlığın çözümü, kariyer, yumuşaklık, açıklığın sembolü, negatif düşüncenin sonudur.
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Mayıs
 
Hangi Burçların Uğur Taşıdır? : Boğa, Yengeç



YAKUT
 
Ünvanı                 : Toprağın Kanı
Sertliği                : 9
Genel Rengi         : Kırmızı
Genel Kesim Şekli : Oval
Fiziki Yapısı          : Prizma
Rengi                  : Kırmızının açıktan koyuya tüm tonları,saydam ve cam parlaklığında…
 
Vasıfları : Elmas’tan 140 kat daha yumuşak olup değerli taşlar arasında  en sert ikinci taştır. Sert olmasına karşılık kolay kırılan bir taştır işlem esnasında dikkat edilmesi gerekir. Sıkça rastlanan lekeleri kusur olarak kabul edilmez. Yakut renginin taş içindeki dağılımı noktalı ve dalgalıdır. Ham halde iken ışık geçirmez.Kesime uğradıktan sonra elmas kadar parlaktır.
 
İmitasyonalarından Ayırt Edilen Özelliği : Taşın Kabişon Kesimde ışık yıldızı gösterilir. İçindeki bulutlanma yapaylarında görülmez.
 
Çıkarıldığı Ülkeler : Burma, Tayland, Sri Lanka ve Tanzanya’dan önemli ölçüde çıkarılmaktadır. Afganistan, Avustralya, Brezilya ,Kolombiya , Madagaskar Cumhuriyeti, Malawi , Pakistan, Rodos, Amerika ve İsviçre’de de Yakut Madenleri bulunmaktadır.
 
Sağlık : Veba’dan koruduğu söylenir.Kan dolaşımına olumlu etkide bulunur.
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Temmuz
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Aslan, Akrep, Yengeç, Oğlak.


SAFİR
 
Ünvanı                 : Mavilerin Efendisi   
Sertliği                : 9
Genel Rengi         : Mavi
Genel Kesim Şekli :Oval
Fiziki Yapısı          : 6 Yüzlü Prizma
Rengi                  : Pembe,turuncu,sarı,yeşil,mor,siyah,beyaz,renksiz ve açık maviden koyu siyah maviye uzanan tonlarda , saydam , cam parlaklığında…(en değerli rengi mavi su zambağı rengidir.)
 
Vasıfları : Mavi korund’dur.Taşdaşı Yakut’ta olduğu gibi Elmas’tan 140 daha yumuşaktır ve Yakutla birlikte en sert ikinci taştır.Bu sertlikte olmasına rağmen hassas ve kırılgan olup işlenişi esnasında dikkat gerektirir.Işığı geçirir.Açık renkli olanlarına Dişi Safir, koyu renkli olanlarına Erkek Safir denir. Demir , krom ve korund ile girdiği farklı kimyasal reaksiyonları sonucu oluşan kırmızının dışındaki renkte Yakutlar , Safir olarak tanımlanırlar , bu nedenle farklı renkleride mevcuttur. İçindeki sıklıkla bulunan Pike yoğunlukları , bulutlanma kusur olarak kabul edilmez ve yapaylarından ayıran en önemli unsur olarak gösterilir.
 
İmitasyonlarından Ayırt Edici Özelliği : İmitasyonlar yarı safir olarak yapılır.İnce bir tabaka mavi kobalt taşın camın üzerine yeşil Safir yada Safir tacı eklenerek yapılır.Yıldız Safir’in imitasyonu,yıldız gücü Kuvarsı kullanılarak yapılır.
 
Çıkarıldığı Ülkeler : A.B.D. , Nijerya , Kenya , Tanzanya, SriLanka, Hindistan, Tayland, Burma, Avustralya , Çin’dir.
 
Sağlık : Tırnakları ve saç tellerini güçlendirir,baş dönmeleri,uykusuzluğu engelleyici olup insan vü-
cudunun zehirlerden arındırılmasına yardımcı olur.Sahibine sakinlik verir.Değerli taşların arasında şifa verici enerjisinin en yüksek olduğu taş olarak tabir edilir.Tüm salgı bezlerini harekete geçirici bir özelliğe sahiptir.
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Eylül
 
Hangi Burçların Uğurlu Taşıdır? : Yay , Terazi , Boğa , Balık.



OPAL
 
Ünvanı                     : Renk Taşı
Sertliği                     : 5-6.5
Genel Rengi              : Zengin renk oyunları
Genel Kesim Şekilleri : Kabişon
Fiziki Yapısı               : Doğal Volkanik Kaya
Rengi                       : Renksiz , beyaz , kırmızı , kahve , siyah , genellikle renk oyunları halinde , saydamlıktan saydamsızlığa cam parlaklığında…
 
Vasıfları : Opal’ler % 30’a varan oranlarda su içerirler bu su miktarı azalır veya kaybolursa çatlar ve renk oyunları kaybolur.Nemli pamuklu kumaş içerisinde muhafaza edilmeleri zarar görmelerini önler.İşlenişinde , ısı teması içindeki suyu buharlaştıracağından dikkatli olunması gerekir. Basınç ve darbelere de hassaslık gösterir.
 
Ayırıcı Özelliği : Opal oldukça hassas taştır.Opal ışığa ve mekanik reaksiyonlara karşı oldukça
hassastır.Yağ ve temizlik maddeleriyle temas ettirilmemelidirler.Değerli taşlar arasında kullanımı esnasında en dikkat edilecek taştır diyebiliriz.
 
Çıkarıldığı Ülkeler : Avustralya , Çekoslavakya , Brezilya , Guetemala , Honduras , Japonya , A.B.D. , Türkiye(Simav Opal) , Uşak.
 
Sağlık : Arzuları olumlu duyguların oluşumunu destekler , serbest , olgun sexuel duyguları ifade eder.
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Ekim
 
Hangi Burçların Uğurlu Taşıdır? : Kova , Terazi



AMETİST
 
Sertliği          : 7
Genel Rengi   : Mor
Rengi            : Mavimsi mor , mor  , kırmızımsı mor , değişik ışıklandırma altında tonları hafif değişebilir.
 
İşlenişi : Tüm Ametist türleri saydam olarak fasetler içeren kesim türleri ile işlenir. Radyasyon ve demirin renk merkezlerini kuşatması ile oluşur. Kabişon , dizi , oyma ve tamburlama kesimle işlenirler.
 
Çıkarıldığı Ülkeler : Brezilya , Uruguay , Namibya , Madagaskar , Meksika , Seylan , Güney Afrika , Amerika , Rusya
 



AKUAMARİN
 
Ünvanı                 : Su Mavisi
Sertliği                : 7.5-8
Genel Rengi         : Mavi
Genel Kesim Şekli : Zümrüt Kesim
Fiziki Yapısı          : Prizma
Rengi                  : Açık maviden koyu maviye saydam ve cam parlaklığında.
 
Ayırıcı Özelliği : Güneş,yoğun ısı ve ışığı altında solma yapabilir..
 
Çıkarıldığı Ülkeler : Avustralya,Sri Lanka , Burma , Hindistan , Kenya , Mozambik , G.Afrika , Tanzanya , Rodos , A.B.D.
 
Sağlık : Alerjik reaksiyonları uzaklaştırır.Karar verme sevincini sağlar. Önemli sağlık taşlardan olup koruyucu ve sakinleştiricidir.
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Mart
 
Hangi Burçların Uğurlu Taşıdır? : Akrep


 
SİTRİN
 
Sertliği         : 7
Genel Rengi  : Turuncu
Rengi           : Sarı,Turuncu,Kahverengimsi Turuncu
 
İşleniş: Tüm Sitrin türleri saydam olarak fasetler içeren kesim türleri ile işlenir. Kabişon dizi,oyma ve tamburlama kesimle işlenirler.
 
Çıkarıldığı Ülkeler : Brezilya , Bolivya , Namibya , Madagaskar ve Seylan
 


 
GARNET
 
Sertliği                : 6.5-7.5
Özgül Ağırlığı       : 3.4-4.6
Genel Rengi         : Siyah Kırmızı
Genel Kesim Şekli : Oval
Fiziki Yapısı          : Rhombık
 
Rengi : Renksiz , beyaz rose , sarı , mavi , kırmızı , yeşil , siyah , saydamlıktan yarı saydamlığa , cam parlaklığında…
 
Vasıfları : Isıtılmada renk değiştirilebilir.
 
Garnet İsmi Nereden Geliyor? : Garnet Latince tane anlamına gelir yuvarlanmış kristale benzediği için bu ad verilir.
 
Çıkarılışı ve Bulunduğu Ülkeler : Çekoslavakya , Güney Afrika ve Avustralya , A.B.D. , Sri Lanka , Brezilya , Zambiya , Tanzanya , Hindistan , Afganistan , Brezilya. 
 
Sağlık : Dünyanın sağlıkla ilgili kullanılan en eski taşlardan biridir.Zor zamanlarda güç verir.
Umutsuzluğu giderip umut kaynağı olur.
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Ocak
 
Hangi Burçların Uğurlu Taşıdır? : Akrep , Kova


 
TANZANİT
 
Sertliği        : 6 – 7
Genel Rengi : Saydam Mavi
 
Renkleri : Saydam maviden menekşe moru ve mavimsi mora kadar çeşitlilik gösterir.Isıtılmadan önce yeşil , sarı , ve çok nadir olarak pembe renklerde de bulunur.
 
İşlenişi : Tüm Tanzanit türleri saydam olarak fasetler içeren kesim türleri ile işlenir. Fasetli  kabişon , dizi ve oyma kesimle işlenirler.
 
Çıkarıldığı Ülkeler : Tanzanya
 

 
PERİDOT
 
Ünvanı                 : Altın Taşı
Sertliği                : 6.5
Genel Rengi         : Saydam Yarı Yeşil
Genel Kesim Şekli : Oval
Fiziki Yapısı          : Prizma               
Renkleri               : Saydam yeşil içinde belirgin sarı yeşil,saydam cam parlaklığında hafif yağlı görünüm. 
 
Vasıfları : Kaygan yüzeyi olup,basınca karşı hassastır,patlayabilir.Isı uygulamalarıyla rengi değiştirilebilir.

Çıkarıldığı Ülkeler : En önemli kazanım bölgesi Kızıl Deniz’in St. John adasından 3000 yıldan fazla zamandır en iyi kazanımlar bu bölgeden olmuştur. Avustralya , Brzilya , Güney Afrika , A.B.D. , Hawai , New Mexico , Zaire’den çıkarılır.
 
Sağlık : Peridot , kuruntu , suçluluk duygusu gibi üretimlere karşı pozitif etki gösterip kızgınlığı ve asabiyeti önler.Melankolikliğe karşı etkilidir.
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Ağustos
 
Hangi Burçların Taşıdır? : Aslan , Terazi.
 



TURKUAZ
 
Ünvanı                 : Türk Taşı
Sertliği                : 6
Genel Rengi         : Mavi
Genel Kesim Şekli : Kabişon
Fiziki Yapısı          : Doğal Volkanik Kaya
Rengi                  : Turkuaz mavisi , nadiren yeşilimsi ve siyah damarlı ; saydam olmayan doğal parlaklıkta - mat.
 
Ayırıcı Özelliği : Turkuaz dış etkenlere özellikle yağa karşı oldukça hassastır. Güneş Yağları
Cilt kremleri taşa zarar verip güzel yeşilimsi mavi rengin bozulmasına neden olabilir.
 
Turkuaz İsmi Nereden Geliyor? : Avrupa’ya Anadolu üzerindeki ticaret yolları üzerinden taşınması ile zamanla Türk taşı olarak ifade edilmeye başlanmıştır.
 
Çıkarıldığı Ülkeler : En değerlisi İran’dan çıkarılır .Afganistan , Avustralya , Çin , Tibet , İsrail , Tanzanya , A.B.D.
 
Sağlık : Denizlerde gökleri birleştiren taş olarak kötü olan her enerjiyi uzaklaştırıcı yapıdadır.Mide ve göz rahatsızlıklarını giderir.
 



ALEKSANDİRİT
 
Ünvanı                 : Aleksanderin Taşı
Sertliği                : 8.5
Genel Rengi         : Yeşil Kırmızı
Genel Kesim Şekli : Oval
Fiziki Yapısı          : Prizma
Rengi                   : Sarı , kahve , yeşil , saydamlıktan yarı saydamlığa cam parlaklığında.
 
Ayırıcı Özelliği : Işığa göre renk tipi ve tonu değişikliği.
 
Aleksandirit İsmi Nereden Geliyor? : Dönemin Rus Çarı Aleksandered’den adını almıştır.
 
Çıkarıldığı Yerler : En zengin renk kartelası ile Rusya
 
Sağlık : Pahalı olmasından dolayı varlıklığın ifadesidir.Zor durumların kurtarıcısı , kendine güven aşılayan güçlü bir konsantrasyon sağlayıcısıdır.
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Haziran
 
 
İNCİ
 
Ünvanı                 : Denizlerin Elması
Sertliği                : 3 - 4
Genel Rengi         : Beyaz
Genel Kesim Şekli : Boncuk
Fiziki Yapısı          : Midye İçi Oluşumu
 
İnciler mineral grubunda yer almayıp hayvansal bir oluşumdur. Binlerce yıldır değerli taş olarak insanlar tarafından değer görürler.Nadide ışıltısı ve oluşumu inci’yi diğer taşlardan farklı kılan özelliklerdir. İnci’ler , midyenin içine girmiş yabancı  maddelerin zamanla sedeflenmesi ile üretilen oluşumlardır.Çeşitli maliyetler ve kazanım zorluklarından dolayı günümüzdeki inciler % 90’ın üzerinde kültür  incisi  olarak doğadaki oluşumları sağlanarak insanların organizasyonuyla elde edilirler.Bu inciler sahte yada yapay inci’ler değillerdir.Kültür İnci’si gerekli ortam ve şartların oluşturulduğu havuzlarda bir midyeden 3 - 4 yıl gibi bir sürede 0,8 - 1,2 mm. ebatlalarında oluşur.Bir midyenin sedeflenme yeteneğini koruması ancak 7 yıldır.Bu da demek oluyor ki bir midyeden ancak maksimum iki inci elde edilebilir. 9 mm’in üzerindeki inci oluşumları midyeleri süratli ve hızlı bir ölüme sürüklerler.Bu durumda ancak bir inci bir kabuktan oluşabilir.
 
İncilerin birçok türleri oluşur.Bunlar;
 
Akoya İncileri : Japonya’nın Orta ve Güney deniz bölgelerinde oluşan klasik kültür incileridir.
Simetrik,Yuvarlak formlu beyaz,pembe,krem ve gümüş grisine varan renklerde 2 mm.-11 mm. arasındaki boyutlarda yetiştirilirler.9 mm üzeri oldukça değerlidir.
 
Tahiti İncileri :  Kültür İncileri içinde en değerli olanlarıdır.Hint okyanusu ve Pasifik okyanusu
gibi sıcak denizlerde yetiştirilirler.10-18 mm. ebatlarında Beyaz,Krem,Altın ve Gümüş mavisi
renklerinde bulunur.   Koyu Tahiti İnci’leri,yeşil gri,kahve siyah,siyah yeşil,metalik tonlarında
bulunur.
 
Tatlı Su Kültür İncileri : Günümüzde Çin’de yetiştirilmektedirler.İçlerinde en çok tanınan Biwa
Denizinde yetiştirilen Biwa İnci’leridir. Japonya’nın Kyoto şehrinin yakınlarındadır.    Beyaz,
Rose,Açık Orange renklerinde bulunur.Büyük Tatlı Su İncileri 8 mm. üzeri oldukça değerlidir
Mabe Kültür İncileri   : Yarım inci olarak tabi edilen oval,damla,yuvarlak,kalp formlu içi boş
İncilerdir.10 mm. ile 20 mm. arasına kadar uzanan ebatlarda bulunurlar.
 
İncilerin Bakımı : İnciler yumuşak kumaş torbacıklarında yada yumuşak zemin içinde kutularda barındırılmalı , diğer mücevherlerle çizilmemeleri için aynı ortamda bulundurulmamalıdırlar.Parfüm saç spreyi gibi kozmetik ürünleri ile direkt temas ettirilmemelidir. Bu durum ışıltısının kaybolmasına neden olur.Güneş altında yoğun tutulmamalı ve denize girerken çıkarılmalıdır.

LUCIS PIRLANTA'dan alıntıdır. 

20 Ocak 2013 Pazar

En çok hangi pırlanta şekilleri rağbet görüyor?

Alyansın nende sol ele takıldığını, Kral VIII. Edward’ın sevgilisine verdiği yüzüğe ne yazdığını veya pırlantaya nasıl şekil verildiğini hiç merak ettiniz mi? Yüzüklerle ilgili rehberimiz tüm bu soruları yanıtlıyor.
 
Bugün kullanılan evlilik yüzüğünü ilk kim icat etti?
 
Klasik nişan yüzüğü denince akla yüz yılı aşkın süredir var olan, altı tırnaklı montüre yerleştirilmiş tek taş pırlanta geliyor. Avrupalı elitler 1700’lerin başında nişanlılarına pırlanta evlilik yüzükleri vermeye başlamıştı ama bu yüzüğün asıl hikayesi 1886’da Charles Lewis Tiffany’nin ikonik bir tek taş yüzük tasarlamasıyla başladı.
 
Yüzük hangi gelenekte hangi parmağa takılıyor?
 
Sol elin dördüncü parmağından geçen vena amoris’in (aşk damarı) doğruca kalbe gittiğine inanan eski Romalılar’dan bu yana nişan ve evlilik yüzükleri genellikle bu parmağa takılıyor.
 
Başparmağına yüzük takma geleneği uzun süre Meryem Ana ile özdeşleşmiş. 1600’lü yıllarda İngiliz gelinleri, bu önemli geleneğin önde gelen temsilcilerinden olmuşlar.
 
16. yüzyıl Yahudi düğün törenlerinde gelinin sağ işaret parmağına geniş bir yüzük takılırmış. Ancak yüzük tören sonrasında kasaya saklanmak üzere çıkarılırmış.
 
Fransız kadınları 11-15. yüzyıl arası alyanslarını sağ elin üçüncü veya dördüncü parmağına takarlarmış. Buradan geçen damarların kalple ilişkisi olduğuna inanılırmış.
 
Yunan geleneklerinde, rahip, düğünde gelinin sol el dördüncü parmağındaki yüzüğü, sağ el dördüncü parmağına takar, yüzük orada kalırmış.
 
Yüzük metalleri arasındaki fark
 
Platinyum, beyaz altın ve sarı altın, evlilik ve nişan yüzüklerinde en çok kullanılan üç metaldir. Bunlardan platinyum en değerli metal olarak kabul edilir. Çünkü nadir bulunur, daha serttir, daha dayanıklı ve altının her türünden daha pahalıdır. Beyaz altın platinyuma benzer. Bu sebeple platinyum benzeri bir görüntü isteyenler için fiyat olarak daha makuldür. Sarı altın ise en çok tercih edilendir ve klasiktir.
 
Beyaz pırlantalar neden renklidir?
 
Kıymetli taşların atomik yapısı değiştiğinde ortaya eşsiz renk ve tonlarda (toz pembeden opak siyaha kadar) taşlar çıkar. Mücevherciler beyaz olmayan tüm pırlantaları “renkli” pırlanta olarak adlandırır. Bunlar en pahalı pırlantalardır. Daha az bulundukları için yeşil ve pembe pırlantalar en pahalı olanlardır. Sarı pırlanta (kanarya) ise pastel tonlarındaki en revaçta pırlantadır. Siyah ve kahverengi pırlanta klasikleşmiş beyaz pırlantadan daha kolay bulunuyor ve popülaritesi gittikçe artıyor.
 
Mesajda ne yazıyor?
 
En çok tercih edilen yüzük içi yazıları arasında baş harfler, isimler, tarihler ve şiir satırları yer alıyor. Tüm bunlar, Kral VIII. Edward’ın karısı Wallis Simpson’a verdiği yüzükteki mesajın yanında masum kalıyor. Kral, mesajında, “Artık birbirimize aitiz 27x36” yazıyor. 27x36, 27 Ekim 1936’yı simgeliyor. Yani Simpson’ın kocasından boşanmak için açtığı davanın başladığı tarih. 18. yüzyılda İrlanda’da evlilik yüzüklerinin içine çiftin isimleri tersten iç içe geçmiş şekilde yazılırmış: George + Sophia = GaEiOhRpGoEs
 
En popüler montürler arasında neler var?
 
Tırnaklar: Tek taş için tırnaklı (üç-altı arasında) montürler kullanılabiliyor.
 
Üç taş: Yan yana üç pırlanta; geçmiş, bugün ve geleceği temsil ediyor.
Yedi taş: Çiçek şeklinde birleştirilmiş yedi adet pırlanta, tek taş görüntüsü veriyor.
 
Boxter: Ortadaki tek taşı, zarif küçük taşlar çevreliyor.
 
En çok hangi pırlanta şekilleri rağbet görüyor?
 
En çok rağbet gören kesimler; yuvarlak (parlaklığı n iyi yansıtan kesim) ve prenses kesimin dahil olduğu kare kesim (klasik kesim) ile zümrüt kesimidir (Köşeleri konik kare veya dikdörtgen kesim). Tüm bunlar, ABD’de yıllık evlilik yüzüğü satışlarının neredeyse yüzde 75’ine denk geliyor. Bunu yüzde 13’le markiz kesim (alt ve üst ucu sivri oval şekil) ve yüzde 12’yle kalp, oval ve diğerleri takip ediyor. Satılan tek taş yüzüklerin neredeyse yarısında yuvarlak kesimli pırlanta var. Kare kesimli pırlantalar ise yıllık satışın dörtte birini oluşturuyor.
 
Kıymetli taşlar
 
Safir ve aquamarin gibi mavi taşlar, pırlantanın en bilindik alternatifi.
 
Pırlanta evlilik yüzüğü nasıl yapılıyor?
 
Kristalizasyon: Pırlanta, dünya yüzeyinin üst katmanlarında, yeryüzünün en az 100 km aşağısında, bazen 1000 derecede kristalize olan karbon olarak hayata gelir.
 
Ekshümasyon: Pırlantaya dönüştüğü bilinen iki tip volkanik taş vardır: Kimberlit ve lamproit. Ancak çoğu pırlanta, kimberlit kayalarından oluşur.
 
Tetkik ve çıkarma: Pırlanta yatakları belirlendikten sonra (toprakta, nehir yataklarında veya okyanus kıyılarında), taşlar çıkarılır, büyüklüğüne ve kalitesine göre sınıflandırılır.
 
Kesim: Ham taşların, kusurları ve renkleri onları dikkatlice inceleyen şirketlerce tespit edilir. Taşlar bıçkı ve lazer gibi çeşitli yöntemlerle şekillendirilir.
 
Ayar: Kesilen taşlar mücevhercilere satılır. Onlar da satıştan önce karat verir.
 
Kaynak: InStyle WeddingsAlyansın nende sol ele takıldığını, Kral VIII. Edward’ın sevgilisine verdiği yüzüğe ne yazdığını veya pırlantaya nasıl şekil verildiğini hiç merak ettiniz mi? Yüzüklerle ilgili rehberimiz tüm bu soruları yanıtlıyor.

  Bugün kullanılan evlilik yüzüğünü ilk kim icat etti?

 Klasik nişan yüzüğü denince akla yüz yılı aşkın süredir var olan, altı tırnaklı montüre yerleştirilmiş tek taş pırlanta geliyor. Avrupalı elitler 1700’lerin başında nişanlılarına pırlanta evlilik yüzükleri vermeye başlamıştı ama bu yüzüğün asıl hikayesi 1886’da Charles Lewis Tiffany’nin ikonik bir tek taş yüzük tasarlamasıyla başladı.

  Yüzük hangi gelenekte hangi parmağa takılıyor?

Sol elin dördüncü parmağından geçen vena amoris’in (aşk damarı) doğruca kalbe gittiğine inanan eski Romalılar’dan bu yana nişan ve evlilik yüzükleri genellikle bu parmağa takılıyor. Başparmağına yüzük takma geleneği uzun süre Meryem Ana ile özdeşleşmiş. 1600’lü yıllarda İngiliz gelinleri, bu önemli geleneğin önde gelen temsilcilerinden olmuşlar. 16. yüzyıl Yahudi düğün törenlerinde gelinin sağ işaret parmağına geniş bir yüzük takılırmış. Ancak yüzük tören sonrasında kasaya saklanmak üzere çıkarılırmış. Fransız kadınları 11-15. yüzyıl arası alyanslarını sağ elin üçüncü veya dördüncü parmağına takarlarmış. Buradan geçen damarların kalple ilişkisi olduğuna inanılırmış. Yunan geleneklerinde, rahip, düğünde gelinin sol el dördüncü parmağındaki yüzüğü, sağ el dördüncü parmağına takar, yüzük orada kalırmış.

 Yüzük metalleri arasındaki fark

 Platinyum, beyaz altın ve sarı altın, evlilik ve nişan yüzüklerinde en çok kullanılan üç metaldir. Bunlardan platinyum en değerli metal olarak kabul edilir. Çünkü nadir bulunur, daha serttir, daha dayanıklı ve altının her türünden daha pahalıdır. Beyaz altın platinyuma benzer. Bu sebeple platinyum benzeri bir görüntü isteyenler için fiyat olarak daha makuldür. Sarı altın ise en çok tercih edilendir ve klasiktir.

 Beyaz pırlantalar neden renklidir? 

 Kıymetli taşların atomik yapısı değiştiğinde ortaya eşsiz renk ve tonlarda (toz pembeden opak siyaha kadar) taşlar çıkar. Mücevherciler beyaz olmayan tüm pırlantaları “renkli” pırlanta olarak adlandırır. Bunlar en pahalı pırlantalardır. Daha az bulundukları için yeşil ve pembe pırlantalar en pahalı olanlardır. Sarı pırlanta (kanarya) ise pastel tonlarındaki en revaçta pırlantadır. Siyah ve kahverengi pırlanta klasikleşmiş beyaz pırlantadan daha kolay bulunuyor ve popülaritesi gittikçe artıyor.

 Mesajda ne yazıyor?

 En çok tercih edilen yüzük içi yazıları arasında baş harfler, isimler, tarihler ve şiir satırları yer alıyor. Tüm bunlar, Kral VIII. Edward’ın karısı Wallis Simpson’a verdiği yüzükteki mesajın yanında masum kalıyor. Kral, mesajında, “Artık birbirimize aitiz 27x36” yazıyor. 27x36, 27 Ekim 1936’yı simgeliyor. Yani Simpson’ın kocasından boşanmak için açtığı davanın başladığı tarih. 18. yüzyılda İrlanda’da evlilik yüzüklerinin içine çiftin isimleri tersten iç içe geçmiş şekilde yazılırmış: George + Sophia = GaEiOhRpGoEs En popüler montürler arasında neler var?

 Tırnaklar:
 Tek taş için tırnaklı (üç-altı arasında) montürler kullanılabiliyor.

 Üç taş: Yan yana üç pırlanta; geçmiş, bugün ve geleceği temsil ediyor. Yedi taş: Çiçek şeklinde birleştirilmiş yedi adet pırlanta, tek taş görüntüsü veriyor.

 Boxter: Ortadaki tek taşı, zarif küçük taşlar çevreliyor.

 En çok hangi pırlanta şekilleri rağbet görüyor?

 En çok rağbet gören kesimler; yuvarlak (parlaklığı n iyi yansıtan kesim) ve prenses kesimin dahil olduğu kare kesim (klasik kesim) ile zümrüt kesimidir (Köşeleri konik kare veya dikdörtgen kesim). Tüm bunlar, ABD’de yıllık evlilik yüzüğü satışlarının neredeyse yüzde 75’ine denk geliyor. Bunu yüzde 13’le markiz kesim (alt ve üst ucu sivri oval şekil) ve yüzde 12’yle kalp, oval ve diğerleri takip ediyor. Satılan tek taş yüzüklerin neredeyse yarısında yuvarlak kesimli pırlanta var. Kare kesimli pırlantalar ise yıllık satışın dörtte birini oluşturuyor.

 Kıymetli taşlar

 Safir ve aquamarin gibi mavi taşlar, pırlantanın en bilindik alternatifi.

 Pırlanta evlilik yüzüğü nasıl yapılıyor?

 Kristalizasyon: Pırlanta, dünya yüzeyinin üst katmanlarında, yeryüzünün en az 100 km aşağısında, bazen 1000 derecede kristalize olan karbon olarak hayata gelir
. Ekshümasyon: Pırlantaya dönüştüğü bilinen iki tip volkanik taş vardır: Kimberlit ve lamproit. Ancak çoğu pırlanta, kimberlit kayalarından oluşur.
 Tetkik ve çıkarma: Pırlanta yatakları belirlendikten sonra (toprakta, nehir yataklarında veya okyanus kıyılarında), taşlar çıkarılır, büyüklüğüne ve kalitesine göre sınıflandırılır.
 Kesim: Ham taşların, kusurları ve renkleri onları dikkatlice inceleyen şirketlerce tespit edilir. Taşlar bıçkı ve lazer gibi çeşitli yöntemlerle şekillendirilir.
 Ayar: Kesilen taşlar mücevhercilere satılır. Onlar da satıştan önce karat verir. Kaynak: InStyle Weddings

22 Ocak 2013 Salı

İstanbul pırlanta başkenti


SABAH- Istanbul pırlanta başkenti

Pırlantaya olan aşkından soyadını bile değiştiren Atilla Karat, İstanbul'u pırlanta başkenti yapmak için yoğun bir çalışma içinde. Pırlanta borsasının kurulmasını sağlayanlardan Karat, "Pırlanta borsaları ile rekabete girecek stratejik konuma sahibiz" diyor
1970'te İstanbul'da ufak bir atölye ile işe başladı... 1973'te Kuyumcular Odası'nı kurdu... 1984'te Turgut Özal'ın izniyle Türkiye'ye ilk resmi pırlanta ithalatını gerçekleştiren kişi oldu... Yıllardır Türkiye'nin önde gelen elmas tüccarlarından, dünya pırlanta borsalarının saygın isimlerinden... İşe değerli taş ticaretiyle başlamış, ancak geçen yıl "Biz neden değerli taşlarla mücevher yapmıyoruz?" diye düşündü ve Only One By Atilla Karat adıyla kendi markasını yarattı... Adı Attila Karat. Sektörün "Ağabeylerinden" olan Atilla Karat, Türkiye'ye gelen Kevin Costner gibi dünya starlarına alacakları mücevher konusunda eksperlik hizmeti de veriyor. İş dünyasından tanınmış zengin aileler önemli taşlar alacakları zaman onun kapısını çalıyor. Atilla Karat ile pırlantayı ve mücevher sektörünün sorunlarını konuştuk. 
 Özellikle son yıllarda, 'pırlanta' kelimesi, bütün kadınların dilinde. Reklamlarda mücevher markalarını fazlasıyla görmeye başladık. Mücevher sektörünün geldiği nokta nedir? Daha 10 yıl öncesine kadar Türkiye'yi kimse tanımak istemiyordu. Bütün kapılar kapalıydı. Mücevherde 2003'ten sonra dünyada saygı duyulan bir ülke olduk. Türkiye'de altyapı var, tesis var. Sesimiz artık çıkmalı, çıkıyor... Eskiden bankadan ufak bir tutarla altın alabilir miydik? Şimdi 1 ton altın kullanıyoruz. Bir kalemde 50 kilo altın alabiliyoruz. Eskiden altınlar masaların altında saklanırdı. 

KDV-ÖTV inmeli 

 İstanbul'da elmas borsası var. Ancak elmas borsası aktif değil, neden? Size şöyle izah edeyim; pırlanta dünyada borsaları olan bir maden. Dünya Borsalar Birliği'ne (WFDB) üye 28 adet elmas borsası var. İstanbul Altın ve Elmas Borsası da buna dahil. Gerekli vergi düzenlemeleri yapılmadığı için elmas borsası aktif değil. Bu bizi dünya standartlarının altına çekiyor. Oysa dünyanın en iyi pırlanta borsaları ile rekabete girecek stratejik konuma sahip bir ülkeyiz. 
 Nasıl bir düzenleme bekliyorsunuz? Pırlantadaki ÖTV çok, adil bir seviyeye getirilirse, çok önemli bir mesafe kat edilmiş olur. İşin tabii ki hem KDV'si hem de ÖTV'si olsun! Ancak vergisi % 21. Lüks tüketimden çıkarılması gerekiyor. Hammaddenin % 21'i olmaz. Pırlanta hammaddedir, bu oran % 6- 8'lere inmeli. Dünyada rakamlar bu değerlerde. Yeni bir uygulama ile borsa satışlarında, inanın bana, dünyanın gözbebeği oluruz. 
SABAH.COM.TR

Elmas ve Pırlanta Hakkında Bilgiler


Elmas ve Pırlanta Hakkında Bilgiler

* Pırlanta’nın İngilizcesi olan “diamond” kelimesi Yunanca’da "fethedilemez" anlamına gelen “adamas” kelimesinden türetilmiştir.

* “Karat” kelimesi, eski çağlarda kıymetli taşları tartmak için ağırlık ölçüsü olarak kullanılan “carob”dan (keçiboynuzu tohumu) gelmektedir.

* Her elmas çok ama çok yaşlıdır. Dinozorlar gibi tarih öncesi canlılar dahi var olmadan önceki dönemlerde oluşmuştur. En genç elmas 900 milyon yaşında, en yaşlısı da 3,2 milyar yaşındadır.

* Elmas insanoğlunun tanıdığı en sert doğal maddedir. Yeryüzündeki en sert madenden 58 misli daha serttir. Bir elması yalnızca başka bir elmas kesebilir.

* Kesme ve cilalama sırasında her taş ortalama olarak orijinal ağırlığının yarısından fazlasını kaybetmektedir. Mücevher haline getirilen pırlantaların %5’inden daha az bir bölümü 1 karat ve daha büyüktür.

* Zamanın başlangıcından beri kesilmiş olan tüm pırlantalar toplanmış olsaydı, sadece bir adet çift katlı otobüs doldurulabilirdi.

* Dünyanın mücevher kalitesinde en büyük elması olan Cullinan, 1905 yılında Güney Afrika’da bulundu. Kesilmeden önce 3106 karat ağırlığındaydı. (Yaklaşık bir devekuşu yumurtası büyüklüğünde)

* Elmas müzayedelerinde karat başına verilen en yüksek fiyat; morumsu kırmızı renkte ve 0,95 karat ağırlığında bir elmas için ödenen 1 milyon dolardır.

* Pırlanta yüzük hediye etme geleneği; 15. yüzyılda Avusturya Arşidükü Maximillian’ın, nişanı sırasında Burgonya Düşesi Mary’e elmas bir yüzük hediye etmesiyle başlamıştır.

* Sol elin dördüncü parmağına yüzük takma geleneği ise, Eski Mısırlıların “vena amoris”in (aşk damarı) bu parmaktan doğrudan kalbe ulaştığına olan inançlarından gelmektedir.


Elmas ile Pırlanta Arasındaki Fark

Pırlantanın işlenmeden önceki ham haline elmas denir. Elmas kıymetli taşlar arasında en eski olanıdır. Ülkemizde pek çok kimse, elmas ve pırlantanın iki farklı taş olduğunu zanneder, oysa ikisi de aynı taştır, yalnızca kesim şekilleri farklıdır. Bilinenin aksine, aynı kalite standartlarına sahip olan pırlanta ve elmastan; pırlanta, elmasa göre daha değerli ve pahalıdır.

Pırlanta, 1919'da Marcel Tolkowsky tarafından yaratılan kesime verilen isimdir. Bu kesimde ışık, taşın içinde kırılır ve olağanüstü bir ateş ve parlaklık vererek geri yansır. Bu brillant kesiminde, pek çok değişik biçim elde etmek mümkündür. Ancak, 57 yüzeyli yuvarlak kesim, en çok kullanılan kesimdir. Fantazi kesim olarak adlandırılan diğer kesimler; oval, damla, prenses, markiz, oktagon, kalp ve baget gibi kesimlerdir.

Ülkemizde elmas kesim olarak bilinen kesim, dünyada gül kesim diye bilinir. Bu kesim, Türkiye'de yaygın olarak kullanılmış ve nesilden nesile aktarılmıştır. Antik tasarımlı mücevherlerde görülen gül kesimin altı düzdür. Bu kesimin 12 ile 37 arasında değişen cilalı yüzeyi (faset) vardır. Elmasa çarpan ışık sadece yüzeyden yansıdığı için, pırlantadan fışkıran ateş ve parlaklık gül kesimde bulunmaz.

Pırlanta Eğitimi

Elmas pırlantanın ham yani işlenmemiş maden halidir. Elmasın tarihi, yaşı, simgeselliği ve göz kamaştıran ışıltısı, pırlantayı mücevherlerin en değerlisi ve anlamlısı haline getirmiştir.

Her pırlanta eşsizdir ve hiçbir pırlanta bir diğerinin aynısı değildir. Zamanın başlangıcından beri var olan, doğanın hediyesi olan pırlantayı satın almak çok özel bir alışveriştir.

Elmasın Oluşumu

Elmaslar milyarlarca yıl önce, neredeyse zamanın başlangıcında oluşmuştur. Her elmas son derece yaşlıdır, hatta dinozorların var olduğu dönemlerden bile çok daha önce oluşmuştur. Gökyüzündeki bazı yıldızlardan bile daha yaşlı olan pırlantanın geçmişi, hayret verici bir yolculuğa dayanmaktadır. Bu yolculuk çok eski bir elementi, dünyanın ölümsüz mücevherlerinden biri haline getirmiştir.

Son derece yüksek ısı ve basınç altında yer kabuğunun derinliklerinde kristalleşen elmas, çok değerli sırlarını, yanardağlardaki volkanik lavların yardımıyla dünyanın yüzeyine taşıyana kadar korudu. Daha sonra da binlerce yıl boyunca doğanın yıpratıcı etkileriyle karşı karşıya kaldı. İnsanoğlunu şaşırtan bu zorlu yolculuğa, sadece az bir kısmı sabırla dayanarak bulunmayı başardı. Bunların da çok az bir miktarı mücevherde kullanılabilecek büyüklük ve kaliteye sahiptir.

Elmas madenciliği, Hindistan’da 2800 yıldan daha uzun bir süre önce başlamıştır. Günümüzde birçok yeni ve modern yöntem kullanılsa da elmas bulmak hala çok zorlu bir uğraştır. Jeologlar doğanın en değerli taşlarını Sibirya’nın ve Kanada’nın donmuş tundralarından, Afrika’nın sıcaktan yanan çöllerine ve okyanus diplerine kadar her yerde arıyorlar. Tek bir elması bulmak için bir evi dolduracak kadar toprağı elenmeleri gerekiyor.

Elmasın Kesilmesi

Elmas kesimi; hayal gücü, beceri, eğitim ve sabır gerektiren, çok hassas bir iştir. Eski zamanlarda elmaslar kesilmeden bırakılırlardı. Montürlerinin derinliklerine yerleştirilip sadece üst yüzeylerinin yumuşak parlaklığı dışarıda kalır, karanlık ve gizemli gözükürlerdi. 14. yüzyıla gelindiğinde sanatkarlar taşların ışık saçması için gerekli olan karmaşık kesme ve cilalama tekniklerini araştırmaya başladılar. Bütün bu teknikler günümüzde de geliştiriliyor ve yenileri bulunuyor.

Günümüzde, kesim ustalarının geleneksel yöntemleri yerini, gelişmiş bilgisayar teknolojilerine bırakmıştır.

Pırlantaya Yüklenen Anlamlar

Hiçbir alet elması kesemiyor, en sıcak ateş bile üzerinde en ufak bir iz dahi bırakamıyordu. Bu yüzden birçok insan, elmasın doğaüstü özelliklere sahip olduğuna inandı.

Yunanlar için tanrıların gözyaşları, Romalılar için göre yıldızlardan kopan parçalardı. Hintliler de elmasa hastalık, hırsızlık ve kötülükleri uzakta tutan bir şans tılsımı olarak bakıyordu. Başka kültürlerde bu taşların iyileştirme ve bilgelik güçlerine sahip olduğuna inanılırdı. Elmas etrafında dönen efsaneler, onu çok istenen bir taş haline getirdi. Eski krallar savaşlarda elmas takarlardı; kraliçeler ve cariyeler güç ve ihtiras simgesi olarak elmasa sahip olmak isterlerdi.

Eşsiz, değerli ve yok edilemez olan bu taş, yüzyıllarca aşkı simgelemek için kullanılmıştır. Aşk ve bağlılığın simgesi olarak pırlanta yüzük hediye etme geleneği günümüzde dünyanın tüm kültürlerine yayılmıştır. Hiçbir mücevher, duyguları ve yaşamın önemli anlarını bir pırlanta kadar mükemmel yakalayamaz ve simgeleyemez. Pırlanta armağan etmek ya da almak yaşamın özel anlarının değerini arttırır. Evlilik yıldönümü, doğum günü, sevgililer günü, anneler günü, yılbaşı, kişisel bir amaca ulaşılmasındaki kutlama ya da sadece kendini ödüllendirme isteği… Nasıl olursa olsun, özel bir gün pırlanta ile kutlanınca unutulmaz hale gelir. Ne de olsa, pırlanta sonsuzluktan bir parçadır.

Pırlantanın Temizliği ve Bakımı

Pırlantalarınızın ışıldamaya devam etmesi için düzenli olarak temizlemek önemlidir. Bu konuda size birkaç öneride bulunmak isteriz:

* Profesyonel Temizlik: En sağlıklı yöntem budur. Ayrıca mücevheriniz üzerindeki tırnakların eğilmediğinden veya gevşemediğinden emin olmak için zaman zaman kontrol ettirmeniz sağlıklı olacaktır.

* Mücevher Temizleme Sıvısıyla: Herhangi marka bir mücevher temizlik sıvısının üzerinde yazan talimatları takip ederek mücevherinize eski ışıltısını kazandırabilirsiniz.

* Yumuşak Sıvı Deterjanla: Mücevherinizi küçük bir kap dolusu herhangi yumuşak bir sıvı deterjanla köpürtülmüş ılık suyun içine daldırın. Yumuşak bir diş fırçası ile köpüğün içinde nazikçe fırçalayın. Mücevherinizi, bir süzgeç üzerine koyarak ılık su ile durulayınız. Kağıt havlu veya benzer bir malzemeyle kurulayın.

* Ev Tipi Amonyakla: Mücevherinizi 30 dakika soğuk su ve ev tipi amonyakla yarı yarıya dolu küçük bir kabın içine bırakın. Çıkardıktan sonra montürün çevresini küçük ve yumuşak bir fırçayla hafif vuruşlarla, nazikçe temizleyin. Mücevherinizi aynı karışıma bir kez daha daldırarak durulayın. Kağıt havlu ile kurulayın.

Pırlanta Kullanımı ve Koruma

Mücevherinizin bir ömür boyu kullanılmasını sağlamak için, dikkat ve itina ile korunması gerekir. Mücevherinizi kullanırken aşağıdaki uyarıları dikkate almanızda yarar vardır:

* Kaba işlerle uğraşırken mücevherinizi kullanmayınız ya da takmayınız.

* Mücevherlerinizin güçlü klorlu çamaşır suyu ile temas etmesine izin vermeyiniz. Bu, pırlantaya zarar vermez ama metal renginin matlaşmasına ya da bozulmasına neden olabilir.

* Mücevherlerinizi karışık bir şekilde bir mücevher kutusuna koymayınız. Birbirlerini çizmeleri olasıdır.

* Mücevherlerinizi tek tek kağıt mendile sararak küçük bir plastik torbada ya da kese içinde saklayınız.

* İnci, zümrüt gibi değerli taşların canlılığını kaybetmemesi için hava alması ve ten teması gerektiğinden uzun süre kapalı bırakmayınız.

Pırlanta 4C

Bir pırlantanın değeri doğada ne kadar nadir bulunduğuna, fiyatı ise dört özelliğine bağlıdır. Çıplak gözle bakıldığında aynı görünse de hiçbir pırlanta diğerinin aynısı değildir. Aynı karat ağırlığındaki iki pırlantanın fiyatının neden farklı olduğu 4C bilgilerine bağlıdır.

Pırlanta seçerken göz önünde bulundurulması gereken 4 ana özellikten oluşaan 4C Özelliği şunlardır:

* Renk (Colour)
* Berraklık (Clarity)
* Karat (Carat)
* Kesim (Cut)

Renk

Renk Pırlantaların çoğu renksiz gibi gözükür. Fakat aralarında mutlaka belli belirsiz ton farkları vardır. Genel olarak bir pırlanta ne kadar renksiz ise o kadar değerlidir. Renksiz pırlanta yok denecek kadar azdır. Ayrıca çok belirgin renge sahip pırlanta da az bulunur. Diğer yandan "Fancy Diamond" (Fantezi Pırlanta) adı verilen pembe, kırmızı, sarı ve mavi gibi belirgin renklerde nadide pırlantalar bulunmaktadır. Pırlantada renk "diamond" kelimesinin baş harfi olan D'den başlayaak Z'ye kadar uzanacak şekilde sınıflandırılmıştır. J rengi ve üzeri pırlantalar, makul ve yeterli beyazlıktadırlar.


Berraklık

Doğada her elmasın yalnızca kendine özgü bir karakteri vardır. Onu özgün kılan, kristalleşme sürecinde içine karışan diğer minerallerdir. Doğanın parmak izleri olarak nitelendirilen bu maddeciklerin sayısı, rengi, yapısı, konumu ve büyüklüğü, elmasın doğallığını gösterir. Doğal izler ne kadar az olursa, pırlanta o kadar çok ışık yansıtır ve bu nedenle daha çok değer kazanır. Doğal iz taşımayan pırlanta bulmak çok zor olduğundan, içinde en az iz barındıranlar kusursuza yakın sayılır. Mümkünse SI ve üzeri berraklıktaki pırlantalar tercih edilmelidir.


Karat

Pırlantanın ağırlığı karat ile ölçülür. Karat ağırlığı, pırlantanın en kolay ölçülebilir özelliğidir. "Karat" sözcüğü, eski mücevher tüccarlarının pırlantalarını tartmak için kullandıkları "carob" adı verilen keçiboynuzu tohumundan gelmektedir. Bu tohumların ağırlığı, şaşılacak derecede birbirine benzerlik gösterir. Eskiden 1 karatlık pırlanta 1 keçiboynuzu tohumunun ağırlığına eşitti. Günümüzde ise karat 0,2 gramlık standart bir ölçüdür. Yani karat, gramın 5’te 1’ine eşittir. Her karat 100 eşit puana bölünür. Örneğin; çeyrek karat 25 puandır ve “0,25 ct” şeklinde yazılır. Türkçe’de bu puanlara “santim” denilmektedir. Büyüklük tercihi, tamamen ayırılan bütçe ile ilişkilidir.


Kesim

Pırlanta üzerinde insan eliyle yaratılan tek özellik kesimdir. Pırlantanın göz kamaştırıcı ışıltısı, kesimin ustalığına ve kullanılan teknolojiye bağlıdır. Kesimin hassasiyeti ve inceliği, pırlantanın ışığı yansıtma ve kırma oranlarını belirler. Kesim ne kadar iyiyse, pırlantanın parlaklığı, ışıltısı ve kıvılcımı o kadar artar. Doğru oranlarda kesilmiş pırlantanın bir yüzeyinden giren ışık diğer yüzeyinden yansır ve dağılarak "taç" denilen üst kısmından yayılır. Kesim çok derinse, ışığın bir kısmı pırlantanın "külah" olarak adlandırılan alt kısmından kaçar. Kesimin yeterince derin olmaması da ışığın külahtan kaçmasına yol açar ve pırlantanın yeterince parlamamasına neden olur. Bununla birlikte pırlantanın şekli ve kesim tekniği birbirinden farklı konulardır. Pırlantanın şekli ise zevke göre farklılık gösterir.

KAYNAK: PIRLANTICILAR

MÜCEVHER BAKIMI :Mücevherinizi Kullanırken Dikkat Etmeniz Gerekenler ;

LUCIS PIRLANTA WEBSİTESİNDEN:

MÜCEVHER BAKIMI
Mücevherinizi Kullanırken Dikkat Etmeniz Gerekenler ;
  • Mücevherlerinizi günlük hayatınızda kullanırken sert darbeler ve çizilmeler yüzeyinde kalıcı izler bırakabilir. Bu tür hasarların meydana gelmemesi için ev, bahçe vs. işlerle uğraşırken veya spor yaparken mümkün olduğunca takılarınızı üzerinizde bulundurmayınız.
     

  • Kullanmadığınız zamanlarda mücevherlerinizi özel mücevher kutularında, kendi orijinal kutularında veya kağıt mendil gibi yumuşak malzemelerle ayrı ayrı sararak saklayınız.
  • Takılarınızı mücevher kutusu gibi yerlerde saklarken birbirine temas etmemesine dikkat ediniz. Değişik sertliklerde olan takılar birbirini çizebilir veya ezebilir. Pırlantalar dünyanın en sert maddesidir ancak sürtündükleri takdirde birbirlerini çizerek zedelerler, bu da onların değer kaybetmesine yol açar.
  • Takılarınıza klor, aseton veya çamaşır suyu gibi kimyasal maddelerin temas etmesi, renklerinin değişmesine ve matlaşmasına neden olmaktadır. Günlük kullanımda bulaşık yıkarken kullandığınız sabunların artıkları veya el kremleri bile takınızın üzerinde kalarak ışıltısını etkileyebilir.
  • İnci, mercan gibi değerli taşlar tozdan, terden ve kozmetiklerden hoşlanmazlar. Özellikler su ve kızgın güneşe karşı çok hassaslardır. Kullanım sonrasında tozları alınarak ısı ve ışık almayan özel kutularında saklamak gerekir. Bununla beraber incilerin canlılığını kaybetmemesi için hava alması gerekmektedir, dolayısı ile uzun süre kapalı bırakmamak gerekir. Asitli maddeler içeren parfüm ve kozmetikler iplerini çürütebileceği için zaman zaman yeniden dizilmeye ihtiyaç duyarlar.
  • Elmaslı takılar su ile tema etmemelidir. Elmaslı ürünlerde parlaklık sağlaması için kullanılan foya kısmı, elmasın altının kapalı olmasına rağmen su alır ve zarar görür. Sarımsı veya kahverengi bir renge dönüşen foya, elmasın da renginin değişmesine neden olur. Böyle durumlarda taşın sökülerek foyasının değiştirilmesi gerekir.
  • Takınızın üzerinde bulunan taşların düşüp kaybolma ihtimaline karşı düzenli olarak (yılda en az bir kez) kontrol edilmesi gerekir. Bu tür kontroller için mücevherinizi satın almış olduğunuz kuyumcuya başvurunuz.
Takınızın bakımı için;
Küçük bir kaba bir miktar sıcak su doldurarak içine yumuşak sıvı sabundan ekleyiniz. Takılarınızı (elmaslı, incili ve mercanlı ürünler hariç) üç-beş dakika bu karışımda bekletiniz. Daha sonra kılları yumuşak olan bir fırça ile (diş fırçası olabilir) nazikçe takınızın yüzeyini ve kir birikebilecek yerleri fırçalayınız. Üzerindeki deterjanın gitmesi için takıyı akan suyun altında tuttuktan sonra kuruması için ağıt havlu üzerine bırakınız veya nazikçe siliniz.
Pırlantalar temas halinde vücuttaki yağı kolayca üzerlerine alır ve parlaklığını etkileyecek şekilde yağ tabakası ile kaplı olabilir. Pırlantaları temizlerken alkol kullanılabilir, bulunmaması durumunda alkol ihtiva etmesi sebebi ile kolonya da kullanılabilirsiniz.
Satın almış olduğunuz ürünlere profesyonel bakımın yapılabilmesi için kuyumcunuza veya mücevhercinize başvurunuz. 

Değerli Taşların Büyülü Dünyası, Burçlar ve özellikleri


ZÜMRÜT

Ünvanı                   : 
Taşların Kraliçesi   
Sertliği                    : 7,5 – 8 mohs
Genel Rengi             : Yeşil
Genel Kesim Şekli     : Zümrüt Kesim
Fiziki Yapısı             : Prizma
Rengi                     : Yeşil-açık yeşil-sarı yeşil-koyu yeşil-saydam ve cam ışıltısında…
 
Vasıfları: Beril gurubunun en çok değer verilen taşıdır. En kaliteli olanları şeffaftır. Sıvı yada gaz baloncukları, çatlak izleri yapısına karışmış kristaller nedeniyle genellikle bulutlu bir görünümü vardır. Bu durum kusur olarak değerlendirilmemekle birlikte taklitleri ile gerçekleri arasında etkileyici bir faktör kabul edilir. Koyu renkli olanları daha üstün olarak değerlendirilir. Bütün Zümrütler hassas ve kolay kırılabilir yapıda olduklarından işlem yapılırken dikkatli olmak gerekir.
 
İmitasyonlarından Ayıran Özelliği: Yapay Zümrütler has Zümrütlere oranla ültraviyole ışınlarını daha çok geçirirler. Genellikle tüm Zümrütlerin içinde bulunan bulut tabakası, yapayları yoktur.
 
Çıkarıldığı Ülkeler: Kolombiya, Brezilya, ABD, Avustralya, Rusya, Pakistan, Tanzanya, G.Afrika ve Hindistan
 
Sağlık: Baş ağrısı, grip, yüksek ateşe iyi gelip, kalp hastalıkları, göz ağrılarını önlediği söylenir. Sahibine yaşama sevinci katıp, teninin genç kalmasını sağlar. Gerçekliğin sembolü, kararsızlığın çözümü, kariyer, yumuşaklık, açıklığın sembolü, negatif düşüncenin sonudur.
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Mayıs
 
Hangi Burçların Uğur Taşıdır? : Boğa, Yengeç



YAKUT
 
Ünvanı                 : Toprağın Kanı
Sertliği                : 9
Genel Rengi         : Kırmızı
Genel Kesim Şekli : Oval
Fiziki Yapısı          : Prizma
Rengi                  : Kırmızının açıktan koyuya tüm tonları,saydam ve cam parlaklığında…
 
Vasıfları : Elmas’tan 140 kat daha yumuşak olup değerli taşlar arasında  en sert ikinci taştır. Sert olmasına karşılık kolay kırılan bir taştır işlem esnasında dikkat edilmesi gerekir. Sıkça rastlanan lekeleri kusur olarak kabul edilmez. Yakut renginin taş içindeki dağılımı noktalı ve dalgalıdır. Ham halde iken ışık geçirmez.Kesime uğradıktan sonra elmas kadar parlaktır.
 
İmitasyonalarından Ayırt Edilen Özelliği : Taşın Kabişon Kesimde ışık yıldızı gösterilir. İçindeki bulutlanma yapaylarında görülmez.
 
Çıkarıldığı Ülkeler : Burma, Tayland, Sri Lanka ve Tanzanya’dan önemli ölçüde çıkarılmaktadır. Afganistan, Avustralya, Brezilya ,Kolombiya , Madagaskar Cumhuriyeti, Malawi , Pakistan, Rodos, Amerika ve İsviçre’de de Yakut Madenleri bulunmaktadır.
 
Sağlık : Veba’dan koruduğu söylenir.Kan dolaşımına olumlu etkide bulunur.
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Temmuz
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Aslan, Akrep, Yengeç, Oğlak.


SAFİR
 
Ünvanı                 : Mavilerin Efendisi   
Sertliği                : 9
Genel Rengi         : Mavi
Genel Kesim Şekli :Oval
Fiziki Yapısı          : 6 Yüzlü Prizma
Rengi                  : Pembe,turuncu,sarı,yeşil,mor,siyah,beyaz,renksiz ve açık maviden koyu siyah maviye uzanan tonlarda , saydam , cam parlaklığında…(en değerli rengi mavi su zambağı rengidir.)
 
Vasıfları : Mavi korund’dur.Taşdaşı Yakut’ta olduğu gibi Elmas’tan 140 daha yumuşaktır ve Yakutla birlikte en sert ikinci taştır.Bu sertlikte olmasına rağmen hassas ve kırılgan olup işlenişi esnasında dikkat gerektirir.Işığı geçirir.Açık renkli olanlarına Dişi Safir, koyu renkli olanlarına Erkek Safir denir. Demir , krom ve korund ile girdiği farklı kimyasal reaksiyonları sonucu oluşan kırmızının dışındaki renkte Yakutlar , Safir olarak tanımlanırlar , bu nedenle farklı renkleride mevcuttur. İçindeki sıklıkla bulunan Pike yoğunlukları , bulutlanma kusur olarak kabul edilmez ve yapaylarından ayıran en önemli unsur olarak gösterilir.
 
İmitasyonlarından Ayırt Edici Özelliği : İmitasyonlar yarı safir olarak yapılır.İnce bir tabaka mavi kobalt taşın camın üzerine yeşil Safir yada Safir tacı eklenerek yapılır.Yıldız Safir’in imitasyonu,yıldız gücü Kuvarsı kullanılarak yapılır.
 
Çıkarıldığı Ülkeler : A.B.D. , Nijerya , Kenya , Tanzanya, SriLanka, Hindistan, Tayland, Burma, Avustralya , Çin’dir.
 
Sağlık : Tırnakları ve saç tellerini güçlendirir,baş dönmeleri,uykusuzluğu engelleyici olup insan vü-
cudunun zehirlerden arındırılmasına yardımcı olur.Sahibine sakinlik verir.Değerli taşların arasında şifa verici enerjisinin en yüksek olduğu taş olarak tabir edilir.Tüm salgı bezlerini harekete geçirici bir özelliğe sahiptir.
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Eylül
 
Hangi Burçların Uğurlu Taşıdır? : Yay , Terazi , Boğa , Balık.



OPAL
 
Ünvanı                     : Renk Taşı
Sertliği                     : 5-6.5
Genel Rengi              : Zengin renk oyunları
Genel Kesim Şekilleri : Kabişon
Fiziki Yapısı               : Doğal Volkanik Kaya
Rengi                       : Renksiz , beyaz , kırmızı , kahve , siyah , genellikle renk oyunları halinde , saydamlıktan saydamsızlığa cam parlaklığında…
 
Vasıfları : Opal’ler % 30’a varan oranlarda su içerirler bu su miktarı azalır veya kaybolursa çatlar ve renk oyunları kaybolur.Nemli pamuklu kumaş içerisinde muhafaza edilmeleri zarar görmelerini önler.İşlenişinde , ısı teması içindeki suyu buharlaştıracağından dikkatli olunması gerekir. Basınç ve darbelere de hassaslık gösterir.
 
Ayırıcı Özelliği : Opal oldukça hassas taştır.Opal ışığa ve mekanik reaksiyonlara karşı oldukça
hassastır.Yağ ve temizlik maddeleriyle temas ettirilmemelidirler.Değerli taşlar arasında kullanımı esnasında en dikkat edilecek taştır diyebiliriz.
 
Çıkarıldığı Ülkeler : Avustralya , Çekoslavakya , Brezilya , Guetemala , Honduras , Japonya , A.B.D. , Türkiye(Simav Opal) , Uşak.
 
Sağlık : Arzuları olumlu duyguların oluşumunu destekler , serbest , olgun sexuel duyguları ifade eder.
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Ekim
 
Hangi Burçların Uğurlu Taşıdır? : Kova , Terazi



AMETİST
 
Sertliği          : 7
Genel Rengi   : Mor
Rengi            : Mavimsi mor , mor  , kırmızımsı mor , değişik ışıklandırma altında tonları hafif değişebilir.
 
İşlenişi : Tüm Ametist türleri saydam olarak fasetler içeren kesim türleri ile işlenir. Radyasyon ve demirin renk merkezlerini kuşatması ile oluşur. Kabişon , dizi , oyma ve tamburlama kesimle işlenirler.
 
Çıkarıldığı Ülkeler : Brezilya , Uruguay , Namibya , Madagaskar , Meksika , Seylan , Güney Afrika , Amerika , Rusya
 



AKUAMARİN
 
Ünvanı                 : Su Mavisi
Sertliği                : 7.5-8
Genel Rengi         : Mavi
Genel Kesim Şekli : Zümrüt Kesim
Fiziki Yapısı          : Prizma
Rengi                  : Açık maviden koyu maviye saydam ve cam parlaklığında.
 
Ayırıcı Özelliği : Güneş,yoğun ısı ve ışığı altında solma yapabilir..
 
Çıkarıldığı Ülkeler : Avustralya,Sri Lanka , Burma , Hindistan , Kenya , Mozambik , G.Afrika , Tanzanya , Rodos , A.B.D.
 
Sağlık : Alerjik reaksiyonları uzaklaştırır.Karar verme sevincini sağlar. Önemli sağlık taşlardan olup koruyucu ve sakinleştiricidir.
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Mart
 
Hangi Burçların Uğurlu Taşıdır? : Akrep


 
SİTRİN
 
Sertliği         : 7
Genel Rengi  : Turuncu
Rengi           : Sarı,Turuncu,Kahverengimsi Turuncu
 
İşleniş: Tüm Sitrin türleri saydam olarak fasetler içeren kesim türleri ile işlenir. Kabişon dizi,oyma ve tamburlama kesimle işlenirler.
 
Çıkarıldığı Ülkeler : Brezilya , Bolivya , Namibya , Madagaskar ve Seylan
 


 
GARNET
 
Sertliği                : 6.5-7.5
Özgül Ağırlığı       : 3.4-4.6
Genel Rengi         : Siyah Kırmızı
Genel Kesim Şekli : Oval
Fiziki Yapısı          : Rhombık
 
Rengi : Renksiz , beyaz rose , sarı , mavi , kırmızı , yeşil , siyah , saydamlıktan yarı saydamlığa , cam parlaklığında…
 
Vasıfları : Isıtılmada renk değiştirilebilir.
 
Garnet İsmi Nereden Geliyor? : Garnet Latince tane anlamına gelir yuvarlanmış kristale benzediği için bu ad verilir.
 
Çıkarılışı ve Bulunduğu Ülkeler : Çekoslavakya , Güney Afrika ve Avustralya , A.B.D. , Sri Lanka , Brezilya , Zambiya , Tanzanya , Hindistan , Afganistan , Brezilya. 
 
Sağlık : Dünyanın sağlıkla ilgili kullanılan en eski taşlardan biridir.Zor zamanlarda güç verir.
Umutsuzluğu giderip umut kaynağı olur.
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Ocak
 
Hangi Burçların Uğurlu Taşıdır? : Akrep , Kova


 
TANZANİT
 
Sertliği        : 6 – 7
Genel Rengi : Saydam Mavi
 
Renkleri : Saydam maviden menekşe moru ve mavimsi mora kadar çeşitlilik gösterir.Isıtılmadan önce yeşil , sarı , ve çok nadir olarak pembe renklerde de bulunur.
 
İşlenişi : Tüm Tanzanit türleri saydam olarak fasetler içeren kesim türleri ile işlenir. Fasetli  kabişon , dizi ve oyma kesimle işlenirler.
 
Çıkarıldığı Ülkeler : Tanzanya
 

 
PERİDOT
 
Ünvanı                 : Altın Taşı
Sertliği                : 6.5
Genel Rengi         : Saydam Yarı Yeşil
Genel Kesim Şekli : Oval
Fiziki Yapısı          : Prizma               
Renkleri               : Saydam yeşil içinde belirgin sarı yeşil,saydam cam parlaklığında hafif yağlı görünüm. 
 
Vasıfları : Kaygan yüzeyi olup,basınca karşı hassastır,patlayabilir.Isı uygulamalarıyla rengi değiştirilebilir.

Çıkarıldığı Ülkeler : En önemli kazanım bölgesi Kızıl Deniz’in St. John adasından 3000 yıldan fazla zamandır en iyi kazanımlar bu bölgeden olmuştur. Avustralya , Brzilya , Güney Afrika , A.B.D. , Hawai , New Mexico , Zaire’den çıkarılır.
 
Sağlık : Peridot , kuruntu , suçluluk duygusu gibi üretimlere karşı pozitif etki gösterip kızgınlığı ve asabiyeti önler.Melankolikliğe karşı etkilidir.
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Ağustos
 
Hangi Burçların Taşıdır? : Aslan , Terazi.
 



TURKUAZ
 
Ünvanı                 : Türk Taşı
Sertliği                : 6
Genel Rengi         : Mavi
Genel Kesim Şekli : Kabişon
Fiziki Yapısı          : Doğal Volkanik Kaya
Rengi                  : Turkuaz mavisi , nadiren yeşilimsi ve siyah damarlı ; saydam olmayan doğal parlaklıkta - mat.
 
Ayırıcı Özelliği : Turkuaz dış etkenlere özellikle yağa karşı oldukça hassastır. Güneş Yağları
Cilt kremleri taşa zarar verip güzel yeşilimsi mavi rengin bozulmasına neden olabilir.
 
Turkuaz İsmi Nereden Geliyor? : Avrupa’ya Anadolu üzerindeki ticaret yolları üzerinden taşınması ile zamanla Türk taşı olarak ifade edilmeye başlanmıştır.
 
Çıkarıldığı Ülkeler : En değerlisi İran’dan çıkarılır .Afganistan , Avustralya , Çin , Tibet , İsrail , Tanzanya , A.B.D.
 
Sağlık : Denizlerde gökleri birleştiren taş olarak kötü olan her enerjiyi uzaklaştırıcı yapıdadır.Mide ve göz rahatsızlıklarını giderir.
 



ALEKSANDİRİT
 
Ünvanı                 : Aleksanderin Taşı
Sertliği                : 8.5
Genel Rengi         : Yeşil Kırmızı
Genel Kesim Şekli : Oval
Fiziki Yapısı          : Prizma
Rengi                   : Sarı , kahve , yeşil , saydamlıktan yarı saydamlığa cam parlaklığında.
 
Ayırıcı Özelliği : Işığa göre renk tipi ve tonu değişikliği.
 
Aleksandirit İsmi Nereden Geliyor? : Dönemin Rus Çarı Aleksandered’den adını almıştır.
 
Çıkarıldığı Yerler : En zengin renk kartelası ile Rusya
 
Sağlık : Pahalı olmasından dolayı varlıklığın ifadesidir.Zor durumların kurtarıcısı , kendine güven aşılayan güçlü bir konsantrasyon sağlayıcısıdır.
 
Hangi Ayın Taşıdır? : Haziran
 
 
İNCİ
 
Ünvanı                 : Denizlerin Elması
Sertliği                : 3 - 4
Genel Rengi         : Beyaz
Genel Kesim Şekli : Boncuk
Fiziki Yapısı          : Midye İçi Oluşumu
 
İnciler mineral grubunda yer almayıp hayvansal bir oluşumdur. Binlerce yıldır değerli taş olarak insanlar tarafından değer görürler.Nadide ışıltısı ve oluşumu inci’yi diğer taşlardan farklı kılan özelliklerdir. İnci’ler , midyenin içine girmiş yabancı  maddelerin zamanla sedeflenmesi ile üretilen oluşumlardır.Çeşitli maliyetler ve kazanım zorluklarından dolayı günümüzdeki inciler % 90’ın üzerinde kültür  incisi  olarak doğadaki oluşumları sağlanarak insanların organizasyonuyla elde edilirler.Bu inciler sahte yada yapay inci’ler değillerdir.Kültür İnci’si gerekli ortam ve şartların oluşturulduğu havuzlarda bir midyeden 3 - 4 yıl gibi bir sürede 0,8 - 1,2 mm. ebatlalarında oluşur.Bir midyenin sedeflenme yeteneğini koruması ancak 7 yıldır.Bu da demek oluyor ki bir midyeden ancak maksimum iki inci elde edilebilir. 9 mm’in üzerindeki inci oluşumları midyeleri süratli ve hızlı bir ölüme sürüklerler.Bu durumda ancak bir inci bir kabuktan oluşabilir.
 
İncilerin birçok türleri oluşur.Bunlar;
 
Akoya İncileri : Japonya’nın Orta ve Güney deniz bölgelerinde oluşan klasik kültür incileridir.
Simetrik,Yuvarlak formlu beyaz,pembe,krem ve gümüş grisine varan renklerde 2 mm.-11 mm. arasındaki boyutlarda yetiştirilirler.9 mm üzeri oldukça değerlidir.
 
Tahiti İncileri :  Kültür İncileri içinde en değerli olanlarıdır.Hint okyanusu ve Pasifik okyanusu
gibi sıcak denizlerde yetiştirilirler.10-18 mm. ebatlarında Beyaz,Krem,Altın ve Gümüş mavisi
renklerinde bulunur.   Koyu Tahiti İnci’leri,yeşil gri,kahve siyah,siyah yeşil,metalik tonlarında
bulunur.
 
Tatlı Su Kültür İncileri : Günümüzde Çin’de yetiştirilmektedirler.İçlerinde en çok tanınan Biwa
Denizinde yetiştirilen Biwa İnci’leridir. Japonya’nın Kyoto şehrinin yakınlarındadır.    Beyaz,
Rose,Açık Orange renklerinde bulunur.Büyük Tatlı Su İncileri 8 mm. üzeri oldukça değerlidir
Mabe Kültür İncileri   : Yarım inci olarak tabi edilen oval,damla,yuvarlak,kalp formlu içi boş
İncilerdir.10 mm. ile 20 mm. arasına kadar uzanan ebatlarda bulunurlar.
 
İncilerin Bakımı : İnciler yumuşak kumaş torbacıklarında yada yumuşak zemin içinde kutularda barındırılmalı , diğer mücevherlerle çizilmemeleri için aynı ortamda bulundurulmamalıdırlar.Parfüm saç spreyi gibi kozmetik ürünleri ile direkt temas ettirilmemelidir. Bu durum ışıltısının kaybolmasına neden olur.Güneş altında yoğun tutulmamalı ve denize girerken çıkarılmalıdır.

LUCIS PIRLANTA'dan alıntıdır. 

20 Ocak 2013 Pazar

En çok hangi pırlanta şekilleri rağbet görüyor?

Alyansın nende sol ele takıldığını, Kral VIII. Edward’ın sevgilisine verdiği yüzüğe ne yazdığını veya pırlantaya nasıl şekil verildiğini hiç merak ettiniz mi? Yüzüklerle ilgili rehberimiz tüm bu soruları yanıtlıyor.
 
Bugün kullanılan evlilik yüzüğünü ilk kim icat etti?
 
Klasik nişan yüzüğü denince akla yüz yılı aşkın süredir var olan, altı tırnaklı montüre yerleştirilmiş tek taş pırlanta geliyor. Avrupalı elitler 1700’lerin başında nişanlılarına pırlanta evlilik yüzükleri vermeye başlamıştı ama bu yüzüğün asıl hikayesi 1886’da Charles Lewis Tiffany’nin ikonik bir tek taş yüzük tasarlamasıyla başladı.
 
Yüzük hangi gelenekte hangi parmağa takılıyor?
 
Sol elin dördüncü parmağından geçen vena amoris’in (aşk damarı) doğruca kalbe gittiğine inanan eski Romalılar’dan bu yana nişan ve evlilik yüzükleri genellikle bu parmağa takılıyor.
 
Başparmağına yüzük takma geleneği uzun süre Meryem Ana ile özdeşleşmiş. 1600’lü yıllarda İngiliz gelinleri, bu önemli geleneğin önde gelen temsilcilerinden olmuşlar.
 
16. yüzyıl Yahudi düğün törenlerinde gelinin sağ işaret parmağına geniş bir yüzük takılırmış. Ancak yüzük tören sonrasında kasaya saklanmak üzere çıkarılırmış.
 
Fransız kadınları 11-15. yüzyıl arası alyanslarını sağ elin üçüncü veya dördüncü parmağına takarlarmış. Buradan geçen damarların kalple ilişkisi olduğuna inanılırmış.
 
Yunan geleneklerinde, rahip, düğünde gelinin sol el dördüncü parmağındaki yüzüğü, sağ el dördüncü parmağına takar, yüzük orada kalırmış.
 
Yüzük metalleri arasındaki fark
 
Platinyum, beyaz altın ve sarı altın, evlilik ve nişan yüzüklerinde en çok kullanılan üç metaldir. Bunlardan platinyum en değerli metal olarak kabul edilir. Çünkü nadir bulunur, daha serttir, daha dayanıklı ve altının her türünden daha pahalıdır. Beyaz altın platinyuma benzer. Bu sebeple platinyum benzeri bir görüntü isteyenler için fiyat olarak daha makuldür. Sarı altın ise en çok tercih edilendir ve klasiktir.
 
Beyaz pırlantalar neden renklidir?
 
Kıymetli taşların atomik yapısı değiştiğinde ortaya eşsiz renk ve tonlarda (toz pembeden opak siyaha kadar) taşlar çıkar. Mücevherciler beyaz olmayan tüm pırlantaları “renkli” pırlanta olarak adlandırır. Bunlar en pahalı pırlantalardır. Daha az bulundukları için yeşil ve pembe pırlantalar en pahalı olanlardır. Sarı pırlanta (kanarya) ise pastel tonlarındaki en revaçta pırlantadır. Siyah ve kahverengi pırlanta klasikleşmiş beyaz pırlantadan daha kolay bulunuyor ve popülaritesi gittikçe artıyor.
 
Mesajda ne yazıyor?
 
En çok tercih edilen yüzük içi yazıları arasında baş harfler, isimler, tarihler ve şiir satırları yer alıyor. Tüm bunlar, Kral VIII. Edward’ın karısı Wallis Simpson’a verdiği yüzükteki mesajın yanında masum kalıyor. Kral, mesajında, “Artık birbirimize aitiz 27x36” yazıyor. 27x36, 27 Ekim 1936’yı simgeliyor. Yani Simpson’ın kocasından boşanmak için açtığı davanın başladığı tarih. 18. yüzyılda İrlanda’da evlilik yüzüklerinin içine çiftin isimleri tersten iç içe geçmiş şekilde yazılırmış: George + Sophia = GaEiOhRpGoEs
 
En popüler montürler arasında neler var?
 
Tırnaklar: Tek taş için tırnaklı (üç-altı arasında) montürler kullanılabiliyor.
 
Üç taş: Yan yana üç pırlanta; geçmiş, bugün ve geleceği temsil ediyor.
Yedi taş: Çiçek şeklinde birleştirilmiş yedi adet pırlanta, tek taş görüntüsü veriyor.
 
Boxter: Ortadaki tek taşı, zarif küçük taşlar çevreliyor.
 
En çok hangi pırlanta şekilleri rağbet görüyor?
 
En çok rağbet gören kesimler; yuvarlak (parlaklığı n iyi yansıtan kesim) ve prenses kesimin dahil olduğu kare kesim (klasik kesim) ile zümrüt kesimidir (Köşeleri konik kare veya dikdörtgen kesim). Tüm bunlar, ABD’de yıllık evlilik yüzüğü satışlarının neredeyse yüzde 75’ine denk geliyor. Bunu yüzde 13’le markiz kesim (alt ve üst ucu sivri oval şekil) ve yüzde 12’yle kalp, oval ve diğerleri takip ediyor. Satılan tek taş yüzüklerin neredeyse yarısında yuvarlak kesimli pırlanta var. Kare kesimli pırlantalar ise yıllık satışın dörtte birini oluşturuyor.
 
Kıymetli taşlar
 
Safir ve aquamarin gibi mavi taşlar, pırlantanın en bilindik alternatifi.
 
Pırlanta evlilik yüzüğü nasıl yapılıyor?
 
Kristalizasyon: Pırlanta, dünya yüzeyinin üst katmanlarında, yeryüzünün en az 100 km aşağısında, bazen 1000 derecede kristalize olan karbon olarak hayata gelir.
 
Ekshümasyon: Pırlantaya dönüştüğü bilinen iki tip volkanik taş vardır: Kimberlit ve lamproit. Ancak çoğu pırlanta, kimberlit kayalarından oluşur.
 
Tetkik ve çıkarma: Pırlanta yatakları belirlendikten sonra (toprakta, nehir yataklarında veya okyanus kıyılarında), taşlar çıkarılır, büyüklüğüne ve kalitesine göre sınıflandırılır.
 
Kesim: Ham taşların, kusurları ve renkleri onları dikkatlice inceleyen şirketlerce tespit edilir. Taşlar bıçkı ve lazer gibi çeşitli yöntemlerle şekillendirilir.
 
Ayar: Kesilen taşlar mücevhercilere satılır. Onlar da satıştan önce karat verir.
 
Kaynak: InStyle WeddingsAlyansın nende sol ele takıldığını, Kral VIII. Edward’ın sevgilisine verdiği yüzüğe ne yazdığını veya pırlantaya nasıl şekil verildiğini hiç merak ettiniz mi? Yüzüklerle ilgili rehberimiz tüm bu soruları yanıtlıyor.

  Bugün kullanılan evlilik yüzüğünü ilk kim icat etti?

 Klasik nişan yüzüğü denince akla yüz yılı aşkın süredir var olan, altı tırnaklı montüre yerleştirilmiş tek taş pırlanta geliyor. Avrupalı elitler 1700’lerin başında nişanlılarına pırlanta evlilik yüzükleri vermeye başlamıştı ama bu yüzüğün asıl hikayesi 1886’da Charles Lewis Tiffany’nin ikonik bir tek taş yüzük tasarlamasıyla başladı.

  Yüzük hangi gelenekte hangi parmağa takılıyor?

Sol elin dördüncü parmağından geçen vena amoris’in (aşk damarı) doğruca kalbe gittiğine inanan eski Romalılar’dan bu yana nişan ve evlilik yüzükleri genellikle bu parmağa takılıyor. Başparmağına yüzük takma geleneği uzun süre Meryem Ana ile özdeşleşmiş. 1600’lü yıllarda İngiliz gelinleri, bu önemli geleneğin önde gelen temsilcilerinden olmuşlar. 16. yüzyıl Yahudi düğün törenlerinde gelinin sağ işaret parmağına geniş bir yüzük takılırmış. Ancak yüzük tören sonrasında kasaya saklanmak üzere çıkarılırmış. Fransız kadınları 11-15. yüzyıl arası alyanslarını sağ elin üçüncü veya dördüncü parmağına takarlarmış. Buradan geçen damarların kalple ilişkisi olduğuna inanılırmış. Yunan geleneklerinde, rahip, düğünde gelinin sol el dördüncü parmağındaki yüzüğü, sağ el dördüncü parmağına takar, yüzük orada kalırmış.

 Yüzük metalleri arasındaki fark

 Platinyum, beyaz altın ve sarı altın, evlilik ve nişan yüzüklerinde en çok kullanılan üç metaldir. Bunlardan platinyum en değerli metal olarak kabul edilir. Çünkü nadir bulunur, daha serttir, daha dayanıklı ve altının her türünden daha pahalıdır. Beyaz altın platinyuma benzer. Bu sebeple platinyum benzeri bir görüntü isteyenler için fiyat olarak daha makuldür. Sarı altın ise en çok tercih edilendir ve klasiktir.

 Beyaz pırlantalar neden renklidir? 

 Kıymetli taşların atomik yapısı değiştiğinde ortaya eşsiz renk ve tonlarda (toz pembeden opak siyaha kadar) taşlar çıkar. Mücevherciler beyaz olmayan tüm pırlantaları “renkli” pırlanta olarak adlandırır. Bunlar en pahalı pırlantalardır. Daha az bulundukları için yeşil ve pembe pırlantalar en pahalı olanlardır. Sarı pırlanta (kanarya) ise pastel tonlarındaki en revaçta pırlantadır. Siyah ve kahverengi pırlanta klasikleşmiş beyaz pırlantadan daha kolay bulunuyor ve popülaritesi gittikçe artıyor.

 Mesajda ne yazıyor?

 En çok tercih edilen yüzük içi yazıları arasında baş harfler, isimler, tarihler ve şiir satırları yer alıyor. Tüm bunlar, Kral VIII. Edward’ın karısı Wallis Simpson’a verdiği yüzükteki mesajın yanında masum kalıyor. Kral, mesajında, “Artık birbirimize aitiz 27x36” yazıyor. 27x36, 27 Ekim 1936’yı simgeliyor. Yani Simpson’ın kocasından boşanmak için açtığı davanın başladığı tarih. 18. yüzyılda İrlanda’da evlilik yüzüklerinin içine çiftin isimleri tersten iç içe geçmiş şekilde yazılırmış: George + Sophia = GaEiOhRpGoEs En popüler montürler arasında neler var?

 Tırnaklar:
 Tek taş için tırnaklı (üç-altı arasında) montürler kullanılabiliyor.

 Üç taş: Yan yana üç pırlanta; geçmiş, bugün ve geleceği temsil ediyor. Yedi taş: Çiçek şeklinde birleştirilmiş yedi adet pırlanta, tek taş görüntüsü veriyor.

 Boxter: Ortadaki tek taşı, zarif küçük taşlar çevreliyor.

 En çok hangi pırlanta şekilleri rağbet görüyor?

 En çok rağbet gören kesimler; yuvarlak (parlaklığı n iyi yansıtan kesim) ve prenses kesimin dahil olduğu kare kesim (klasik kesim) ile zümrüt kesimidir (Köşeleri konik kare veya dikdörtgen kesim). Tüm bunlar, ABD’de yıllık evlilik yüzüğü satışlarının neredeyse yüzde 75’ine denk geliyor. Bunu yüzde 13’le markiz kesim (alt ve üst ucu sivri oval şekil) ve yüzde 12’yle kalp, oval ve diğerleri takip ediyor. Satılan tek taş yüzüklerin neredeyse yarısında yuvarlak kesimli pırlanta var. Kare kesimli pırlantalar ise yıllık satışın dörtte birini oluşturuyor.

 Kıymetli taşlar

 Safir ve aquamarin gibi mavi taşlar, pırlantanın en bilindik alternatifi.

 Pırlanta evlilik yüzüğü nasıl yapılıyor?

 Kristalizasyon: Pırlanta, dünya yüzeyinin üst katmanlarında, yeryüzünün en az 100 km aşağısında, bazen 1000 derecede kristalize olan karbon olarak hayata gelir
. Ekshümasyon: Pırlantaya dönüştüğü bilinen iki tip volkanik taş vardır: Kimberlit ve lamproit. Ancak çoğu pırlanta, kimberlit kayalarından oluşur.
 Tetkik ve çıkarma: Pırlanta yatakları belirlendikten sonra (toprakta, nehir yataklarında veya okyanus kıyılarında), taşlar çıkarılır, büyüklüğüne ve kalitesine göre sınıflandırılır.
 Kesim: Ham taşların, kusurları ve renkleri onları dikkatlice inceleyen şirketlerce tespit edilir. Taşlar bıçkı ve lazer gibi çeşitli yöntemlerle şekillendirilir.
 Ayar: Kesilen taşlar mücevhercilere satılır. Onlar da satıştan önce karat verir. Kaynak: InStyle Weddings

Follow by Email

News

Latest News
Pırlanta Sarrafı Mücevherat Grubu. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Top Ad 728x90

Video

Visitors

Bu Blogda Ara

Vertical2

Pırlanta Hakkında Herşey

script type="text/javascript"> //form tags to omit in NS6+: var omitformtags=["input", "textarea", "select"] omitformtags=omitformtags.join("|") function disableselect(e){ if (omitformtags.indexOf(e.target.tagName.toLowerCase())==-1) return false } function reEnable(){ return true } if (typeof document.onselectstart!="undefined") document.onselectstart=new Function ("return false") else{ document.onmousedown=disableselect document.onmouseup=reEnable }

Slider

Recent Post

Games

Popüler Yayınlar

Tweetler