Bu Blogda Ara

31 Mart 2013 Pazar

Muhteşem Yüzyıl’da kullanılan takılar


MUHTEŞEM YÜZYIL DİZİSİ MODA TAKILARI
Osmanlı Padişahlarından Sultan Sülayman’ı ve Hürrem Sultan’ı anlatan ekranların yeni dizisi Muhteşem Yüzyıl dizisi birbirinden güzel takıları ile gündeme geliyor. Çok beğenilen dizi takıları yeni bir takı modası yarattı. Aşk-ı Memnu dizisi modasından sonra Muhteşem Yüzyıl dizisi kıyafetleri ve takıları da çok moda olacak gibi görünüyor. Dizi oyuncularının taktığı birbirinden şık takılar 2011 yılı ile beraber en çok aranan takılar oldu.Emitasyon olmayan gerçek değerinde takıların kullanıldığı dizide takılan takılar bir o kadar da pahalı. Fakat yinede takı severlerin gözdesi…
Hürrem Sultan'ın Kolyesi
Dizinin en ilgi çeken takısı olan Hürrem Sultan’ın incili kolyesi. Kolyenin incileri gerçek oknayus incisi vealtın bezeli…
Valide sultan takıları
Dizide Sultan Sülayman rolünü sevilen oyuncu Halit Ergenç canlandırıyor. Hürrem Sultan rolünde Meryem Uzerli oynuyor.
Aşk-ı memnu dizisindeki Firdevs rolüyle çok gündeme gelen Nebahat Çehre bu dizide Valide Sultan rolü ile yine çok gündemde. Yine çok alımlı ve ilgi çeken kişiliği ile ön planda.
Ayrıca dizide İbrahim rolünde Okan Yalabık, Hatice Sultan rolünde Selma Ergeç, Mahidevran rolünde Nur Aysan rol alıyorlar.
Muhteşem yüzyıl dizisi yüzükleri
Muhteşem yüzyıl dizisinin moda yüzüklerinden biri olan Sultan Sülayman’ın taktığı bu yüzük özel bir oksitlenme ile yapılmış harika bir gümüş takı…
muhteşem yüzyıl yüzükleri
Dizinin en gözde takılarından olan zümrüt yüzük harika bir takı. Gerçek zümrüt olan yüzük 98.000 TL fiyatı ile çok değerli bir takı olmanın yanı sıra bu yılın moda takıları arasında olacak gibi görünüyor…
Muhteşem yüzyıl takıları,muhteşem yüzyıl takı modelleri,muhteşem yüzyıl takı,muhteşem yüzyıl takıları nerede yapılıyor
Saray kadınlarının güzellik tutkusuyla yoğrulmuş dillere destan mücevherlerinden yola çıkan Boybeyi, yeni başlayan Muhteşem Yüzyıl dizisi için birbirinden görkemli takılar tasarlamış. Dizinin çekimlerinde kullanılan bu göz alıcı takılar, Boybeyi(İstanbul Kapalıçarşı) tarafından dizideki tüm oyuncuların canlandırdığı karakterler için, karakterin ruhunu yansıtacak şekilde ayrı ayrı üretilmıiş.
Kaynak: kadinlariz.com

İyi bir pırlanta nasıl olmalı?


İyi bir pırlanta nasıl olmalı?
Sevgililer gününde ya da evlilik teklifinizde hediye ettiğiniz pırlanta ya sahteyse?Uzmanlar piyasada çok sayıda sahte pırlanta olduğu konusunda uyarıyor. Böyle bir durumla karşılaşmamak için yapılacak en iyi şey tanınmış firmaların sertifikalı ürünlerini tercih etmek.
Kadınların değerli taşlara olan düşkünlüğü, neredeyse tarih kadar eski. Hemen her kadının parmağında görmek istediği, küçük bir parçası bile hatırı sayılır fiyatlara satılan pırlanta yüzüklerde sahtecilik çok yaygın. Türkiye'nin tek Gemoloji (süstaşı bilimi) ve Mücevher Uzmanı Doç. Dr. Murat Hatipoğlu, pırlantanın mutlaka sertifikalı olması gerektiğine dikkat çekerek, elmas yerine antrasit veya grafitten kesilen 'dönme' pırlantaya karşı vatandaşları uyardı.
ÇIPLAK GÖZLE ANLAŞILMAZ
Türkiye'deki tek resmi, değerli taş analiz laboratuvarının bulunduğu Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Gemoloji ve Mücevher Uzmanı Doç. Dr. Murat Hatipoğlu, piyasada grafit ve antrasit gibi taşlardan kesilen sahte pırlantaların çok yaygın olduğunu söyledi.
Pırlanta olarak satılan bir mücevherin, gerçek mi yoksa sahte mi olduğunun çıplak gözle uzmanlar tarafından bile anlaşılamayacağını anlatan Doç. Dr. Hatipoğlu,
"Mücevheri alırken yapılması gereken, firmanın ciddi bir marka olmasına dikkat etmektir. Çünkü aldığınız pırlantada bir sorun çıkarsa karşınızda kurumsal bir firmayı görmeniz, sorunun çözümünü kolaylaştırır. Ayrıca, mutlaka aldığınız pırlantanın sertifikası olmalı. Bu sertifika o pırlantanın kimliği gibidir" diye konuştu.
İyi bir pırlanta nasıl olmalı?
Vatandaşların da pırlantanın iyi ya da kötü olduğu konusunda fikir sahibi olabileceğini söyleyen Doç. Dr. Hatipoğlu, "Pırlantayı cımbız gibi bir aletle tuttuktan sonra büyüteçle tabla kısmına bakın. İç içe geçmiş iki kare görmeniz gerekiyor.
Pırlantanın en önemli özelliği bu iki karenin düzgün olup olmadığıdır. Bu bize kesimi hakkında bilgi verir. Eğer her ikisi de tam kareyse kesim mükemmeldir" dedi.

Rusya Büyük Elmas Rezervlerine Sahip



Uzmanlara göre Çin ve Hindistan, 2020 yılına doğru dünyanın başlıca elmas tüketicileri duruma gelecekler. Bu iki ülke, bu alanda mevcut lider ABD’yi geride bırakacak. Nedeni ise Amerikalıların pırlantalı süs eşya takma geleneğinin taklit edilmesi. Elmas üretiminde dünyanın önde gelen ülkelerden biri olan Rusya ise bu eğilimden etkilenmedi.

ABD, geleneksek olarak, en büyük elmas tüketimi pazarı olarak kabul ediliyor. Amerikalılar arasında geline pırlantalı yüzük hediye etme ve sosyete toplantılarında herkesin karşısına pırlantalı süs eşyalarla çıkma geleneği var. Fakat ülkede yaşanan mali kriz, mücevher satışının azalmasına sebep oldu.
Çin ve Hindistan’da ise pırlantalı süs eşyaya talebin artışı kaydediliyor. İnvestkafe Ajansı analisti Andrey Şenk, bu iki ülkedeki pırlantaya talebin artışını, halkın yaşam düzeyinin yükselmesine ve Batı kültürüne olan ilginin artmasına bağlıyor. Uzman bu konuda şöyle dedi:
“Çin ve Hindistan, gerçekten de bu alanda hızlı büyüyecek. Çünkü ekonomilerinin büyüme temposu yüksek. En önemlisi de halkın gelirlerinin ve satın alma gücünün artıyor olması. Bu ülkelerde süs eşyalara olan talep hep yüksekti, bu nedenle 2020 yılına doğru elmas tüketiminde ABD’yi geride bırakmaları tahmini çok doğal karşılanmalı. En doğal nedeni ise bu ülkelerin daha büyük nüfusa sahip olması, yani elmas satın alabilecek kişi sayısı da daha fazla.”
Ham elmas üretiminde dünya liderlerinden biri olan Rusya, piyasadaki bu mevzilerini kimseye bırakmak niyetinde değil. Örneğin, Rus “Alrosa” şirketinin elmas rezervleri, 970 milyon kırattan fazla olduğu biliniyor. Üretimin şimdiki düzeyde kalması durumunda şirketin hammadde kaynakları 25-30 yıla yetecek. Şirketin ürettiği elmasların yüzde 25’i iç, geriye kalanı dış piyasaya sürülüyor. Cartier, Tiffany ve önde gelen diğer ünlü şirketler, lüks mücevherat üretimi için Rusya yapımı pırlanta kullanıyor.
Rusya’nın iç piyasasında pırlanta üzerine talep az. ABD, Hindistan ve Çin’den farklı olarak Rusya’da pırlantalı süs geleneği yaygın değil.
Rusya piyasasında pırlantalı süse olan düşük talep, Rusyalıların Avrupa kültürüne olan bağlılığıyla izah ediliyor. Avrupa’da pırlantalı süs eşyaları, yalnızca gece saatlerinde yapılan törenler sırasında kullanılıyor. Rusya’da basit altın ve gümüş süsler daha büyük rağbet görüyor. Rusyalı bayanların diğer değerli taşları, bazılarının da bijuteriyi tercih ettiğini kaydeden modacı Natalya Melnikova, konuyla ilgili şunu söyledi:
“Bijuteri kadına güzellik kazandırır. Zevkle yapılmış güzel bijuterinin, bazı durumlarda, değerli süs eşyalarından daha çok kadınlara yakıştığı oluyor. Gördüğüm gibi safirli süs eşyaları, diğerlerinden daha sıkça kullanılıyor. Nedeni bilmiyorum; daha fazla satıldığı, ya da birçokları tarafından beğenildiği için olabilir. Ancak bu tür süs eşyalarını kullanan bayanlara daha sık rastlıyorum. Mavi topaz kapsayan süs eşyaları kullananların sayısı daha da çok.”
Buna rağmen, Rusyalı bayanların yüzde 90’ının pırlantalı süs eşyaya sahip olduğu tahmin ediliyor. Mücevherlerin çoğu yaş günü, düğün töreni, evlilik yıldönümü ya da önemi büyük olan diğer tarihlerde hediye olarak alınıyor. Yani pırlantalar, Rusyalı bayanların da en iyi dostu olarak kabul edilebilir.
Döviz Dergisi

Kocabıyık'ın Küpesi Gerçek Pırlanta


Kocabıyık'ın Küpesi Gerçek Pırlanta

Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kocabıyık, uzun bir aradan sonra tekrar basının karşısına çıktı. Swissotel'de yapılan basın toplantısında, geçenlerde hayır için Borusan Oda Orkestrası'na şeflik yapmasını hatırlatarak, yeni bir hayırsever işadamı bulup bulamadığını sorduk. Kocabıyık, araştırmalar yaptıklarını söyleyerek, "Rahmi (Koç) Bey'e teklif götürdük. Ancak kabul etmedi. Bir de Güler Sabancı'ya söyleyeceğiz. Umarım o kabul eder" cevabını verdi. Toplantı sonunda bayan gazeteciler Ahmet Kocabıyık'ın sol kulağına taktığı küpesini merak ederek, gerçek pırlanta olup olmadığını sordular. Kocabıyık, "Biz sahte küpe takar mıyız" diyerek, "Gerçek pırlanta" cevabını verdi.

Kaynak :Para Dergisi

Türkiye Tek Taşı Çok Sevdi


Türkiye'de pırlanta pazarı 420, pırlantalı mücevherler pazarı da 810 milyon dolara ulaştı. Markalı ürünler, sertifika ve 'tek taş'ın Türk kadınında tutku olmaya başlaması, satışların artışındaki en büyük nedenler arasında... 

PARA DERGİSİ-PIRLANTA takılara önceden sadece zengin aileler sahip olabilir, o da aile yadigarı olarak saklanırdı. Şimdiyse faizsiz 12 taksitle alınabilen, günlük kullanılan bir takı haline geldi. Özellikle klasik altın alyansın yerini, tek taş pırlanta aldı. Yani ünlü şarkıda söylendiği gibi artık tek taş almak çok kolaylaştı. Sektördeki markalaşma tüketicilerin pırlantaya ilgisini artırdı ve Türkiye, hızlı büyüyen bir pazar olarak pırlanta üreticilerinin gözdesi haline geldi. Son 5 yılda Türkiye pırlanta pazarı yüzde 25 büyüme kaydetti. Bu yıl ise yüzde 10'luk bir büyüme bekleniyor.
Aslında Türkiye'de pırlanta satışlarıyla ilgili net veriler yok. Ancak, şirketlerin satışlarından yola çıkıldığında, Türkiye'de 420 milyon dolarlık (sadece taş satış cirosu) bir pırlanta pazarının olduğu tahmin ediliyor. Perakende satış değeri olarak bakıldığında ise bu rakam 810 milyon dolar civarına çıkıyor.
TÜRKİYE ÜÇÜNCÜ BÜYÜK ÜRETİCİ
Halen piyasada tek taş pırlanta fiyatları 500 YTL'den başlıyor. Sektördeki üreticilerden Atasay, geçen hafta ilginç bir kampanya başlatarak piyasayı biraz daha hareketlendirdi. Atasay Kuyumculuk'un CEO'su Cihan Kamer, "Günde 1 YTL'ye pırlanta" kampanyası ile 50 bin adet tek taş satmayı hedeflediklerini söylüyor. Türkiye pırlanta pazarının neredeyse yarısını, De Beers Grubu elinde bulunduruyor. De Beers Grubu'nun pazarlama ve satış şirketi DTC'nin (Diamond Trading Company) Türkiye Direktörü Zeynep Başaran, Türkiye'de satılan pırlantaların yarısının kendilerine ait olduğunu söylüyor. Bu da De Beers'in yaklaşık 210 milyon dolarlık pırlanta satışı yaptığını gösteriyor.
Başaran'ın belirttiğine göre Türkiye, DTC'nin faaliyette olduğu 11 ülke arasında 10'uncu sırada yer alıyor. Tüketici olarak dünyanın gerisinde kalsak da, mücevher ihracatı açısından Türkiye, İtalya'dan sonra 2'nci sırada yer alıyor. Çin ve Hindistan'dan sonra ise 3'üncü büyük mücevher üreticisiyiz.
Dünyadaki ham elmasların neredeyse yarısını da işleten De Beers Grubu dünyanın en büyük ham elmas tedarikçisi.
DTC, 1996 yılından beri de düzenlediği pırlantalı mücevher tasarım yarışmalarıyla, sektörde tasarımın önemine dikkat çekiyor. Bugünlerde her yerde karşımıza çıkan Lava kampanyası da, bu çalışmaların bir ürünü. Her şeyiyle Türkiye'de hazırlanan ve "Aşkın enerjisi" sloganını kullanan Lava koleksiyonunun yılbaşında satışları artmış. İlginin sevgililer gününde daha da artması bekleniyor. Türkiye'de Lava kampanyasına altı büyük firma katıldı. Bunlar; Altınbaş, Ariş, Efe, Ekol, On ve Zen Kuyumculuk.
KUYUMCULAR PIRLANTAYLA VAR OLUYORLAR
Goldaş'ın CEO'su Sedat Yalınkaya pırlantanın dünya genelinde yükselen bir trend olduğunu, özellikle kampanya ve reklamların satışları oldukça artırdığını belirtiyor. Ariş yetkilileri, 2006 yılındaki pırlanta satışlarının ihracat ve iç piyasa toplam cirosunun 200300 milyon dolar olduğunu açıklıyor. 70 yıldır altın işinde olan Atasay ise, gelişen pırlanta sektöründen faydalanmak için 2002 yılında üretimlerine pırlantayı da dahil etti. Ayrıca Goldaş ve Atasay, pırlanta için ayrı birer departman yaratanlardan. Atasay'ın Pırlanta ve Mücevher Bölümünden Sorumlu Genel Müdür Yardımcı Haldun Ulutürk, "Dünya kuyum sektöründe marka olabilmenin yolu pırlantada da varolmaktan geçiyor. Dünyaya baktığınızda birinci sınıf markalar altın değil, pırlantadaki varoluşlarıyla öne çıkıyorlar" diyor. Ulutürk, pırlantalı mücevher sektörüne geçişlerindeki en önemli nedenin de, "uluslararası alanda bir marka olma hedefi" olduğunu belirtiyor.
GÜVENİLİR KUYUMCU ÖNEMLİ
Haldun Ulutürk satışlardaki artışta, pırlantaya güvenin artmasının da etkisi olduğunu vurguluyor. Geçmişte tüketicilerin satın aldıkları ürünleri bozdurmak istediklerinde yaşadıkları kötü tecrübelerin bu sektöre olan güvenlerini yitirmelerine sebep olduğunu ilave ediyor. Ulutürk, özellikle 2000 yılından sonra markalı mücevherlerin piyasaya girmesi, Dünya Pırlanta Konseyi'nin faaliyetleri ve tüketiciye verilen geri alım garantilerinin tüketicide pırlantaya olan güvenin oluşmasında ve satışların artmasında çok önemli olduğunu söylüyor. Firma değersizkayıpsız değiştirme ve bakım hizmeti garantisi veriyor.
Tüm ürünlerini sertifika ve garantili satan Ariş de tüketiciyi bilinçlendirmek için www.earis.com sitesinden "Ariş Pırlanta Okulu" başlığı altında çalışmalar yürütüyor.
Sektörün bir diğer büyük firması olan Altınbaş, 1999 yılından beri pırlantasını kendi fabrikasında üretiyor. Şirket 2006 yılında 50 trilyonluk cirosunun yüzde 40'ını pırlantadan elde etmiş. Altınbaş'ın pırlantadan sorumlu genel müdür yardımcısı Serdar Nerezoğlu, Türkiye'deki pırlanta pazarının son 45 yılda yüzde 25 büyüme kaydettiğini doğruluyor. Altınbaş'ın pırlanta cirosu ise son 4 yılda yüzde 100'ün üzerinde artmış. 100 ayrı kosept mağazası olan firma, en çok ciroyu başta İstanbul olmak üzere Marmara Bölgesi'nden kazanıyor.
Türk kadınının pırlantada, renkten çok berraklığa önem verdiği söyleniyor. Tektaş yüzük de, pırlanta satışlarında birinci sırada yer alıyor. Ardından tek taş küpe geliyor. Tektaş yüzüğün çok satılma nedeni olarak, alyans olarak da kullanılabilmesi gösteriliyor. Pırlanta takı olarak Türk kadını en çok yüzük takmayı ve almayı seviyor.
Pırlanta alırken nelere dikkat etmek gerekir? Bu sorunun cevabını uzmanlar şöyle veriyor: "Tüm dünyada pırlantaların değeri, 4C dediğimiz kesim, karat ağırlığı, renk ve berraklık özelliklerine göre belirlenir. Tüketiciye verilen bu sertifikalarda da alınan pırlantanın 4C özellikleri belirtilmelidir. Güven duyulan bir kuyumcudan yapılan alışverişte sertifikanın üzerinde 4C özelliklerinin tümünün, fiyatın ve geri alış bedelinin yazılması istenmeli. 


Para Dergisi

28 Mart 2013 Perşembe

UFO konseptli gökyüzü mücevherler


Sihirli Dokunuşlar




Delfina Delettrez'den yeni koleksiyon

Mücevher tasarımcısı Delfina Delettrez 2013-14 Sonbahar/Kış koleksiyonu için UFO’lardan ve gökyüzü cisimlerinden ilham aldı. İlk defa topaz kullanan tasarımcı, büyük ve renkli taşları görünmez yuvaların içine oturtarak, doğaüstü bir şekilde havada duruyorlarmış izlenimi yaratmış.
Videoyu izlemek için tıklayın.


VOGUE TÜRKİYE

Oscar mücevherleri


Oscar mücevherleri

Yıldızların parıltısını Hollywood’a yansıtmanın en iyi yolu mücevherlerden geçiyor.

VOGUE- Oscar gecesinde yıldızların parıltısını Hollywood’a yansıtmanın en iyi yolu mücevherlerden geçiyor. Ne ünlü yıldızlar ne de büyük mücevher markaları bu fırsatı kaçırmıyor. Herkesin en çok merak ettiği konuların başında ise şu geliyor; ünlü yıldızlar o gece taktıkları mücevherlere sahip oluyorlar mı? Yanıt veriyoruz, hayır! Çünkü ünlülere Oscar gecesinde takmaları için verilen o büyülü aksesuarlar, bir anlaşmanın parçası.
Yıllardır ünlü yıldızlara mücevher veren markaların başında Harry Winston geliyor. Markanın CEO’su Frédéric de Narp, bu anlaşmayı “Amacımız müşterilerimizle kurduğumuz derin ve devamlı diyalogun kalıcı olması. Kırmızı Halı bizim DNA’ımızın bir parçası. Çünkü ünlüleri giydirmek kesinlikle insanların size duyduğu saygı olarak dönüyor,” diye özetliyor aslında.

Tüm mevzu ünlü mücevharatçının Oscar ödül gecesi için 1943’te Jennifer Jones’a yolladığı mücevherlerle başlamış. Yakın tarihten aklımızda kalan en çarpıcı Harry Winston takıları ise Gwyneth Paltrow’un 1999’da taktığı 40 karatlık kolye, Halle Berry’nin 2002’de taktığı küpeler ve Jennifer Lopez’in 2003’teki küpeleri. Kırmızı Halı’da en çok gördüğümüz diğer mücevher markalarının başında ise Tiffany&Co, Chopard, Cartier ve Van Cleef & Arpels geliyor.
Söz konusu mücevherler olunca, Elizabeth Taylor’ı anmadan geçmek yakışık almaz elbette. Taylor’un 1966 yılında Güney Afrika’da maden ocağından çıkarılan ve mücevher literatürüne Taylor-Burton Modeli olarak geçen 69,42 karatlık meşhur elmas yüzüğü müzayedeye çıktığında ilk alıcısı Cartier olmuş desek, şaşırmazsınız muhtemelen. Liz Taylor, bu yüzüğü 1970 Oscar töreninde bir gerdanlığın ucuna takarak olay yaratmıştı.

Oscar gecesinde taktığı mücevherlerle trendleri belirleyen isimlerden biri de Angeline Jolie. Güzel yıldız kırmızı halıda elbise seçimlerini çoğunlukla sade olanlardan yana kullanıyor ama aksesuarlarının çarpıcılığı konusunda oldukça cömert. Jolie’nin özellikle 2009’da siyah Elie Saab elbisesiyle taktığı yeşil Lorraine Schwartz mücevherleri hafızalardan silinmiyor. Üstelik, o yıldan sonra kırmızı halıda yeşil mücevher modasının başladığını söylemek de yanlış olmaz. Reese Witherspoon da geçtiğimiz yıl taktığı yeşil Neil Lane küpeleriyle çok konuşulmuştu.
Unutulmayan Oscar mücevherleri
Cher’in 1998’de taktığı küpeleri ve saç aksesuarı.
Keira Knightley’nin 2006’da taktığı Bulgari kolye.
Nicole Kidman’ın 1400 karatlık L'Wren Scott kolyesi.
Heidi Klum’un 2009’da taktığı Lorraine Schwartz tasarımı mücevherler.

vogue.com.tr









Rakamlarla Türkiye’de pırlanta



Elmas üreticisi bir ülke olmamasına karşın Türkiye’de pırlanta pazarı son 10 yılda büyük gelişme göstermiş, dünyaya oranla daha hızlı bir büyüme trendi göstermiştir.
Elmas üreticisi bir ülke olmamasına karşın Türkiye’de pırlanta pazarı son 10 yılda büyük gelişme göstermiş, dünyaya oranla daha hızlı bir büyüme trendi göstermiştir. Türk mücevher üreticileri, kendine has işçiliği ve yapmış olduğu yatırımlarla öne çıkmış, dünya markalarının arasına girmeyi başarmıştır. Türkiye pırlantalı mücevher pazarının perakende satış değerinin 1.5 milyar dolara yaklaştığı tahmin edilmektedir.

Türkiye’nin bu gelişimi göstermesindeki en önemli unsur markalaşmadır. Üretici pek çok firma kendi markalarını oluşturma ve mağazalaşma yolu ile dünyaya açılmakta, lüks tüketimin önemli merkezlerinde mağazalar açmaktadır. Bu noktada kültürel mirasımız, tasarım gücü ve Türk el işçiliğinin farkı da önem kazanmaktadır. Marka yatırımı ve mağazalaşma ile birlikte tasarım gücünün ortaya koyduğu koleksiyonlar, Türkiye’nin pırlanta alanında hızlı büyümesinin önemli etkenleridir. Reklam ve tanıtım çalışmalarının son yıllarda oldukça artması ve etkin hale gelmesi Türk halkının alışkanlıklarında da değişiklikler yaratarak talep artışını sağlamıştır. Özellikle 2008 yılına kadar Türkiye’de faaliyet gösteren, dünyanın en büyük ham elmas tedarikçisi De Beers’in pazarlama kolu Diamond Trading Company’nin (DTC, Pırlanta Bilgi Merkezi), Işık Seli Bilezik, 2000 Damgalı Pırlantalı Mücevher, Uğurlu Pırlantam, Tria ve Lava konseptleriyle Türk reklam pazarında ağırlığını hissettirmesi sektörü oldukça hareketlendirmiştir. Pırlantaya duygusal anlamlar yükleyen bu kampanyalarla birlikte birçok firma kendi ölçülerinde çeşitli çalışmalarla pırlanta pazarından pay alma yarışında “ben de varım” demiştir.


Kuşkusuz elmas üreticisi olmayan bir ülkede pırlanta sektörünün rekabet koşulları da ağırdır.
Dünya mücevher sektörünün en büyük oyuncusu De Beers, dünya ham elmas madenlerinin yüzde 90’ına yakın bir kısmını elinde bulundurmaktadır. Bu anlamda dışa bağımlı olan sektörün sıkıntıları bununla da sınırlı değildir. Mücevher üzerinden uygulanan yüksek ÖTV oranı, üreticiyi oldukça zor durumda bırakmaktadır. Dünyanın birçok ülkesi pırlantayı, bir tüketim maddesi olarak değil, likiditesi olan bir tasarruf yöntemi olarak değerlendirmektedir. Türkiye’de ise pırlantaya lüks tüketim uygulaması yapılmakta ve yüksek oranda ÖTV alınmaktadır.

Türkiye, altın takı ve mücevher ihracatında dünyanın sayılı ülkeleri arasında yerini almıştır. Türkiye, dünya sıralamasında İtalya ve Hindistan’dan sonra üçüncü sırada yer almaktadır.

Rakamlarla Pırlanta Sektörü
• Dünya üzerinde yıllık 13 milyar dolar civarında ham elmas üretmekte.
• Dünya pırlanta mücevher pazarı 68 milyar dolarlık bir bakiyede.
• Türkiye’de pırlanta pazar büyüklüğü 1 milyar doların üzerinde
• Pırlanta pazarının %35’i iç satış, %65’i ihracattan oluşmakta.
• Türkiye’de pırlanta satışları 4 yıl içinde 2 kat artış gösterdi.
• 2006’da Türkiye 10 milyon dolarlık elmas ithal etmiş.
• Alınan kayıtlara göre; ithalatın %99’u kayıtdışı.

De Beers`i alt eden Özbek milyarder

BİGPARA15.09.2003De Beers`i alt eden Özbek milyarder
Özbek asıllı Lev Leviev, politik dostluklarını kullanarak 5 yılda mücevher devi De Beers'in pazar payını yüzde 80'den yüzde 60'a indirdi

Lev Leviev...

O, Özbek asıllı İsrail'li milyarder bir işadamı. Adı aslında pek bilinmiyor, ancak kurduğu elmas imparatorluğu, dünyaca ünlü mücevherat firması De Beers'in korkulu rüyası olmaya yetti. Leviev, De Beers'in yontulmamış sert elmaslarının en büyük alıcısı. De Beers'in korkusunun nedeni ise, Leviev'in dünyanın en değerli taşlarının vernik ve kesme işlemlerini elinde bulundurması.

Leviev, en büyük atılımını Rusya ve Angola'da yaptı ve De Beers'in dünya elmas pazarındaki payını 5 yılda yüzde 80'den yüzde 60'a çekti. Leviev, elmas üreten bütün ülkelerle işbirliği yaparak De Beers'in tekelini kırdı ve piyasayı rekabete açtı.

Leviev aynı zamanda elmas üretimin her evresinde söz sahibi olan dünyadaki ilk elmas tüccarı. Ve bu sayede son 5 yılda kârına kâr katı. De Beers'i alt eden bu milyarder işadamının kurduğu Lev Leviev Group, İsrail'in en büyük şirketi Africa-Israel Investment'ın da sahibi. Grup, emlaktan turizme, alışveriş merkezlerinden enerjiye ve imalat sanayiine kadar birçok alanda faaliyet gösteriyor.

SERVETİ 2 MİLYAR DOLAR
Örneğin mayo firması Gottex, güneybatı Amerika'da 1.700 adet Fina benzin istasyonu, New Meksiko ve Texas'ta 173 adet 7-Elevens, Cross Israel Highway'de yüzde 33'lük hisse, İsrailliler'in Rusça yayın yapan Vash Telecanal'ın yüzde 85'lik bölümü Leviev'in imparatorluğunun elinde. Moskova'da 3 ofis binası, New York, Dallas ve Teksas'ta ofis binaları, Kazakistan ve Angola'da da birer altın madenine sahip Leviev'in, şahsi malvarlığı 2 milyar dolar.

POLİTİK DOSTLUKLARI SERVETİNİ BÜYÜTTÜ
Leviev'in yükselmesinde daha önce kurduğu güçlü politik bağlarının büyük etkisi olduğu biliniyor. Özellikle Rusya Başbakanı Vladimir Putin, İsrail Başbakanı Moshe Katsav ve Ariel Sharon'a olan yakınlığı aşikar. Leviev'in bu politik dostları sayesinde birçok işi kaptığı ve işlerine yolsuzluk soktuğu, De Beers'in de tekelini bu şekilde yıktığı söyleniyor. 1977'de ilk elmas cilalama fabrikasını kurmasından bu yana Leviev Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika, Angola, Ukrayna, Ermenistan'da birçok fabrika açtı. Leviev Group'un cirosu 2 milyar doları buldu. Grup, 524 milyon dolarlık ihracatla İsrail'in toplam elmas ihracatının yüzde 10'unu elinde bulunduruyor

De Beers Yeni Elmas Madenleri Arıyor



De Beers Yeni Elmas Madenleri Arıyor

       Elmas sektöründe 15 yıldır yapılmamış araştırmayı De Beers başlattı. Elmas madeni aramak. Mining Weekly adlı derginin yayınladığına göre De Beers CEO’su Phillippe Mellier başka bir Jwaneng Madeni bulmayı ümit ettiklerini belirtmiş. Jwaneng Madeni, De Beers’in sahibi olduğu Botswana’da Kalahari Çölünde bulunan dünyanın değer olarak en zengin madeni.
       Alüvyonlu elmas madenlerinin verimliliği yıllar geçtikçe azaldığı için yeni araştırmalara ihtiyaç duyuldu. Bu araştırmalar olmasa bile mevcut madenlerin gelecekte çalışabilmesi için altyapı çalışmalarının yapılması ve bunun için de nakit ihtiyacı doğmaktadır. Güney Afrika’da bulunan Venetia Projesi buna bir örnek teşkil etmektedir. Limpopo bölgesinde bulunan Güney Afrika’nın en büyük elmas  üretim merkezi olan maden, 2021 yılına kadar üretim yapabilmesi için De Beers’ın 2,1 milyar$ yatırım yapması gerekiyor.

25 Mart 2013 Pazartesi

Pırlanta Üretimi:Kuyumculuk Sektöründe Atölyenin Bölümleri

Kuyumculuk Sektöründe Atölyenin Bölümleri* Dizayn
       
Bu bölümde istenilen model konusunda deneyimli kadro yardımı ile şekil olarak ortaya çıkarılır.Daha sonra atölye yöneticisinin yönlendirmesi ile kullanılacak değerli metalin teknik detayları ve oluşturulma aşamaları tartışılır. Örnek olarak aklımızda dizayn ettiğimiz köprüyü, iki yakayı bir araya getirmek için aklımızdaki her tarzda inşa edemeyeceğimiz gerçeği var olduğundan, dizaynın kaliteli ve uzun ömürlü bir yapıya sahip olması da burada alınan kararı belirleyen ana faktördür.
       
Dizayn bölümü tarafından ortaya çıkarılan modeller tamamıyla insan ürünü olduğu için çeşitli detaylara sahiptir. Bu yüzden işlenmesi düşünülen bir modelin de çizimi alınabilir. Buradaki avantaj; istendiğinde mevcut olan bir modele başka bir özellik verilir ya da modelin hoşa gitmeyen yanları, gerçeği yapılmadan ortadan kaldırılabilir.
Döküm
İki farklı tarzda üretime hizmet verir.Birinci tarz, hazırda var olan bir dizaynın seri üretim ile üretilmesini sağlamak için ya da daha önceden yapılmış bir modelin aynısını yapmak için kullanılan “KALIP ALMA” metodudur.İkinci tarz, hazırda var olmayan bir modeli ortaya çıkarmak için ana formunu oluşturacak şeklin kalıptan elde edilmesi yolu ile üretime geçilen metodudur.
a-Kalıp Alma Yada Seri Üretim
Örnek olarak, elimizde çok fazla detaya sahip olmayan bir yüzük modeli var olsun.Bu model önce kauçuk tabakalar üst üste konularak arada bırakılacak şekilde 200-300 derecelik ısıda prese alınır.
       
       
Isının etkisi ile eriyen kauçuk kısa bir süre sonra modelin formunu alır. Ortaya,içinde yerleştirilmiş model olan, ortalama yüksekliği 3 cm, genişliği 10 cm, uzunluğu 15 cm. bir plaka şekli çıkar.Kesici bir aletle plaka, boyuna doğru içerideki modele zarar vermeden dikkatle ikiye kesilir.
       
Dikkatli bir şekilde ikiye ayrılan kauçuk kalıbın içinde modelin formu oluşturulmuştur. Model kalıba zarar vermeden özenle çıkartılır.
       
Hazır olan formun içine balmumu pompalanarak içindeki şekli alması sağlanır.Elde edilen balmumu kopyalar, içine alçı doldurabilecek bir kaba sabitlenir.
       
Alçı kaba boşaltıldıktan sonra basınç tüpüne alınarak alçının hava kabarcıkları alınır.Daha sonra kurumaya bırakılır.Kuruyan alçı kalıp, içindeki balmumunun erimesi için fırına verilir.Fırından çıkarılan alçı kalıp döküm makinesinde içine yerleştirilir.İçine erimiş altın koyulan döküm makinesi balmumunun bıraktığı formun şeklini alması sağlanır.
       
İçine erimiş altın dökülen alçı kalıp içeride balmumu formun verdiği şeklin yerini alır, daha sonra makineden çıkarılarak soğumaya bırakılır.Daha sonra suyun içine bırakılarak alçı kalıbın kırılması sağlanır.
Soğuyan kalıbın içindeki altın modeller özenle çıkarılarak soğumaya bırakılır ve daha sonra sade bölümüne gönderilir, kalıbı çıkmış modellerin birbirinden ayrılması sağlanır ve ilgili modeller oluşturulmak üzere işlenmesine başlanır.
b- Ana Formu Oluşturacak Şeklin Elde Edilmesi
Ortaya çıkarılacak modele göre ilk ana form hazırlanmalıdır.Dökümhanedeki ocakta eritilmiş altın ilk ana form olan yaklaşık 1 cm genişliğinde, 1 cm derinliğinde ve istenilen uzluğuna sahip kalıbın içine dökülür.
Daha sonra silindirler yardımı ile ikinci ana formuna dönüştürülerek sırasıyla sade bölümüne gönderilerek model formunu oluşturmaya hazır hale getirilir.
       
Sade
Bu departmanında modelin sahip olacağı detaylarla, cila öncesindeki şekline hazır hale getirilir.Örnek olarak pandantif montürü yapılsın;
Dizayn bölümünde detayları çizilen pandantifin resmi sade bölümünde incelenir.Daha sonra ana parçalar çalışılmaya başlanır. Pandantifin ön yüzüne gerekli eğimi verilir.
Ön yüzeyin ana formu tamamlanır.
Daha sonra pandantifin astar ve arka yüzey çalışmalarına başlanır. İki yüzün aynı ölçülerde olması ve astar yada çerçeve ile uyuşması gerekmektedir. Aşağıda görüldüğü gibi astar, arka ve ön yüzleri birbirine birleştirir ve ana formu ortaya çıkartır.
Taş astarı da yapıldıktan sonra modelin ana form parçaları tamamlanmıştır.
Sonra taş astarının oturtulacağı zemin hazırlanır.Bu aşama bittikten sonra model ana formunu alır.
Son olarak zincir halkası yapılır ve taşla beraber mıhlamaya gönderilir.
elitcilarodaj.com/pirlanta-uretim-asamalari/

31 Mart 2013 Pazar

Muhteşem Yüzyıl’da kullanılan takılar


MUHTEŞEM YÜZYIL DİZİSİ MODA TAKILARI
Osmanlı Padişahlarından Sultan Sülayman’ı ve Hürrem Sultan’ı anlatan ekranların yeni dizisi Muhteşem Yüzyıl dizisi birbirinden güzel takıları ile gündeme geliyor. Çok beğenilen dizi takıları yeni bir takı modası yarattı. Aşk-ı Memnu dizisi modasından sonra Muhteşem Yüzyıl dizisi kıyafetleri ve takıları da çok moda olacak gibi görünüyor. Dizi oyuncularının taktığı birbirinden şık takılar 2011 yılı ile beraber en çok aranan takılar oldu.Emitasyon olmayan gerçek değerinde takıların kullanıldığı dizide takılan takılar bir o kadar da pahalı. Fakat yinede takı severlerin gözdesi…
Hürrem Sultan'ın Kolyesi
Dizinin en ilgi çeken takısı olan Hürrem Sultan’ın incili kolyesi. Kolyenin incileri gerçek oknayus incisi vealtın bezeli…
Valide sultan takıları
Dizide Sultan Sülayman rolünü sevilen oyuncu Halit Ergenç canlandırıyor. Hürrem Sultan rolünde Meryem Uzerli oynuyor.
Aşk-ı memnu dizisindeki Firdevs rolüyle çok gündeme gelen Nebahat Çehre bu dizide Valide Sultan rolü ile yine çok gündemde. Yine çok alımlı ve ilgi çeken kişiliği ile ön planda.
Ayrıca dizide İbrahim rolünde Okan Yalabık, Hatice Sultan rolünde Selma Ergeç, Mahidevran rolünde Nur Aysan rol alıyorlar.
Muhteşem yüzyıl dizisi yüzükleri
Muhteşem yüzyıl dizisinin moda yüzüklerinden biri olan Sultan Sülayman’ın taktığı bu yüzük özel bir oksitlenme ile yapılmış harika bir gümüş takı…
muhteşem yüzyıl yüzükleri
Dizinin en gözde takılarından olan zümrüt yüzük harika bir takı. Gerçek zümrüt olan yüzük 98.000 TL fiyatı ile çok değerli bir takı olmanın yanı sıra bu yılın moda takıları arasında olacak gibi görünüyor…
Muhteşem yüzyıl takıları,muhteşem yüzyıl takı modelleri,muhteşem yüzyıl takı,muhteşem yüzyıl takıları nerede yapılıyor
Saray kadınlarının güzellik tutkusuyla yoğrulmuş dillere destan mücevherlerinden yola çıkan Boybeyi, yeni başlayan Muhteşem Yüzyıl dizisi için birbirinden görkemli takılar tasarlamış. Dizinin çekimlerinde kullanılan bu göz alıcı takılar, Boybeyi(İstanbul Kapalıçarşı) tarafından dizideki tüm oyuncuların canlandırdığı karakterler için, karakterin ruhunu yansıtacak şekilde ayrı ayrı üretilmıiş.
Kaynak: kadinlariz.com

İyi bir pırlanta nasıl olmalı?


İyi bir pırlanta nasıl olmalı?
Sevgililer gününde ya da evlilik teklifinizde hediye ettiğiniz pırlanta ya sahteyse?Uzmanlar piyasada çok sayıda sahte pırlanta olduğu konusunda uyarıyor. Böyle bir durumla karşılaşmamak için yapılacak en iyi şey tanınmış firmaların sertifikalı ürünlerini tercih etmek.
Kadınların değerli taşlara olan düşkünlüğü, neredeyse tarih kadar eski. Hemen her kadının parmağında görmek istediği, küçük bir parçası bile hatırı sayılır fiyatlara satılan pırlanta yüzüklerde sahtecilik çok yaygın. Türkiye'nin tek Gemoloji (süstaşı bilimi) ve Mücevher Uzmanı Doç. Dr. Murat Hatipoğlu, pırlantanın mutlaka sertifikalı olması gerektiğine dikkat çekerek, elmas yerine antrasit veya grafitten kesilen 'dönme' pırlantaya karşı vatandaşları uyardı.
ÇIPLAK GÖZLE ANLAŞILMAZ
Türkiye'deki tek resmi, değerli taş analiz laboratuvarının bulunduğu Dokuz Eylül Üniversitesi'nden Gemoloji ve Mücevher Uzmanı Doç. Dr. Murat Hatipoğlu, piyasada grafit ve antrasit gibi taşlardan kesilen sahte pırlantaların çok yaygın olduğunu söyledi.
Pırlanta olarak satılan bir mücevherin, gerçek mi yoksa sahte mi olduğunun çıplak gözle uzmanlar tarafından bile anlaşılamayacağını anlatan Doç. Dr. Hatipoğlu,
"Mücevheri alırken yapılması gereken, firmanın ciddi bir marka olmasına dikkat etmektir. Çünkü aldığınız pırlantada bir sorun çıkarsa karşınızda kurumsal bir firmayı görmeniz, sorunun çözümünü kolaylaştırır. Ayrıca, mutlaka aldığınız pırlantanın sertifikası olmalı. Bu sertifika o pırlantanın kimliği gibidir" diye konuştu.
İyi bir pırlanta nasıl olmalı?
Vatandaşların da pırlantanın iyi ya da kötü olduğu konusunda fikir sahibi olabileceğini söyleyen Doç. Dr. Hatipoğlu, "Pırlantayı cımbız gibi bir aletle tuttuktan sonra büyüteçle tabla kısmına bakın. İç içe geçmiş iki kare görmeniz gerekiyor.
Pırlantanın en önemli özelliği bu iki karenin düzgün olup olmadığıdır. Bu bize kesimi hakkında bilgi verir. Eğer her ikisi de tam kareyse kesim mükemmeldir" dedi.

Rusya Büyük Elmas Rezervlerine Sahip



Uzmanlara göre Çin ve Hindistan, 2020 yılına doğru dünyanın başlıca elmas tüketicileri duruma gelecekler. Bu iki ülke, bu alanda mevcut lider ABD’yi geride bırakacak. Nedeni ise Amerikalıların pırlantalı süs eşya takma geleneğinin taklit edilmesi. Elmas üretiminde dünyanın önde gelen ülkelerden biri olan Rusya ise bu eğilimden etkilenmedi.

ABD, geleneksek olarak, en büyük elmas tüketimi pazarı olarak kabul ediliyor. Amerikalılar arasında geline pırlantalı yüzük hediye etme ve sosyete toplantılarında herkesin karşısına pırlantalı süs eşyalarla çıkma geleneği var. Fakat ülkede yaşanan mali kriz, mücevher satışının azalmasına sebep oldu.
Çin ve Hindistan’da ise pırlantalı süs eşyaya talebin artışı kaydediliyor. İnvestkafe Ajansı analisti Andrey Şenk, bu iki ülkedeki pırlantaya talebin artışını, halkın yaşam düzeyinin yükselmesine ve Batı kültürüne olan ilginin artmasına bağlıyor. Uzman bu konuda şöyle dedi:
“Çin ve Hindistan, gerçekten de bu alanda hızlı büyüyecek. Çünkü ekonomilerinin büyüme temposu yüksek. En önemlisi de halkın gelirlerinin ve satın alma gücünün artıyor olması. Bu ülkelerde süs eşyalara olan talep hep yüksekti, bu nedenle 2020 yılına doğru elmas tüketiminde ABD’yi geride bırakmaları tahmini çok doğal karşılanmalı. En doğal nedeni ise bu ülkelerin daha büyük nüfusa sahip olması, yani elmas satın alabilecek kişi sayısı da daha fazla.”
Ham elmas üretiminde dünya liderlerinden biri olan Rusya, piyasadaki bu mevzilerini kimseye bırakmak niyetinde değil. Örneğin, Rus “Alrosa” şirketinin elmas rezervleri, 970 milyon kırattan fazla olduğu biliniyor. Üretimin şimdiki düzeyde kalması durumunda şirketin hammadde kaynakları 25-30 yıla yetecek. Şirketin ürettiği elmasların yüzde 25’i iç, geriye kalanı dış piyasaya sürülüyor. Cartier, Tiffany ve önde gelen diğer ünlü şirketler, lüks mücevherat üretimi için Rusya yapımı pırlanta kullanıyor.
Rusya’nın iç piyasasında pırlanta üzerine talep az. ABD, Hindistan ve Çin’den farklı olarak Rusya’da pırlantalı süs geleneği yaygın değil.
Rusya piyasasında pırlantalı süse olan düşük talep, Rusyalıların Avrupa kültürüne olan bağlılığıyla izah ediliyor. Avrupa’da pırlantalı süs eşyaları, yalnızca gece saatlerinde yapılan törenler sırasında kullanılıyor. Rusya’da basit altın ve gümüş süsler daha büyük rağbet görüyor. Rusyalı bayanların diğer değerli taşları, bazılarının da bijuteriyi tercih ettiğini kaydeden modacı Natalya Melnikova, konuyla ilgili şunu söyledi:
“Bijuteri kadına güzellik kazandırır. Zevkle yapılmış güzel bijuterinin, bazı durumlarda, değerli süs eşyalarından daha çok kadınlara yakıştığı oluyor. Gördüğüm gibi safirli süs eşyaları, diğerlerinden daha sıkça kullanılıyor. Nedeni bilmiyorum; daha fazla satıldığı, ya da birçokları tarafından beğenildiği için olabilir. Ancak bu tür süs eşyalarını kullanan bayanlara daha sık rastlıyorum. Mavi topaz kapsayan süs eşyaları kullananların sayısı daha da çok.”
Buna rağmen, Rusyalı bayanların yüzde 90’ının pırlantalı süs eşyaya sahip olduğu tahmin ediliyor. Mücevherlerin çoğu yaş günü, düğün töreni, evlilik yıldönümü ya da önemi büyük olan diğer tarihlerde hediye olarak alınıyor. Yani pırlantalar, Rusyalı bayanların da en iyi dostu olarak kabul edilebilir.
Döviz Dergisi

Kocabıyık'ın Küpesi Gerçek Pırlanta


Kocabıyık'ın Küpesi Gerçek Pırlanta

Borusan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kocabıyık, uzun bir aradan sonra tekrar basının karşısına çıktı. Swissotel'de yapılan basın toplantısında, geçenlerde hayır için Borusan Oda Orkestrası'na şeflik yapmasını hatırlatarak, yeni bir hayırsever işadamı bulup bulamadığını sorduk. Kocabıyık, araştırmalar yaptıklarını söyleyerek, "Rahmi (Koç) Bey'e teklif götürdük. Ancak kabul etmedi. Bir de Güler Sabancı'ya söyleyeceğiz. Umarım o kabul eder" cevabını verdi. Toplantı sonunda bayan gazeteciler Ahmet Kocabıyık'ın sol kulağına taktığı küpesini merak ederek, gerçek pırlanta olup olmadığını sordular. Kocabıyık, "Biz sahte küpe takar mıyız" diyerek, "Gerçek pırlanta" cevabını verdi.

Kaynak :Para Dergisi

Türkiye Tek Taşı Çok Sevdi


Türkiye'de pırlanta pazarı 420, pırlantalı mücevherler pazarı da 810 milyon dolara ulaştı. Markalı ürünler, sertifika ve 'tek taş'ın Türk kadınında tutku olmaya başlaması, satışların artışındaki en büyük nedenler arasında... 

PARA DERGİSİ-PIRLANTA takılara önceden sadece zengin aileler sahip olabilir, o da aile yadigarı olarak saklanırdı. Şimdiyse faizsiz 12 taksitle alınabilen, günlük kullanılan bir takı haline geldi. Özellikle klasik altın alyansın yerini, tek taş pırlanta aldı. Yani ünlü şarkıda söylendiği gibi artık tek taş almak çok kolaylaştı. Sektördeki markalaşma tüketicilerin pırlantaya ilgisini artırdı ve Türkiye, hızlı büyüyen bir pazar olarak pırlanta üreticilerinin gözdesi haline geldi. Son 5 yılda Türkiye pırlanta pazarı yüzde 25 büyüme kaydetti. Bu yıl ise yüzde 10'luk bir büyüme bekleniyor.
Aslında Türkiye'de pırlanta satışlarıyla ilgili net veriler yok. Ancak, şirketlerin satışlarından yola çıkıldığında, Türkiye'de 420 milyon dolarlık (sadece taş satış cirosu) bir pırlanta pazarının olduğu tahmin ediliyor. Perakende satış değeri olarak bakıldığında ise bu rakam 810 milyon dolar civarına çıkıyor.
TÜRKİYE ÜÇÜNCÜ BÜYÜK ÜRETİCİ
Halen piyasada tek taş pırlanta fiyatları 500 YTL'den başlıyor. Sektördeki üreticilerden Atasay, geçen hafta ilginç bir kampanya başlatarak piyasayı biraz daha hareketlendirdi. Atasay Kuyumculuk'un CEO'su Cihan Kamer, "Günde 1 YTL'ye pırlanta" kampanyası ile 50 bin adet tek taş satmayı hedeflediklerini söylüyor. Türkiye pırlanta pazarının neredeyse yarısını, De Beers Grubu elinde bulunduruyor. De Beers Grubu'nun pazarlama ve satış şirketi DTC'nin (Diamond Trading Company) Türkiye Direktörü Zeynep Başaran, Türkiye'de satılan pırlantaların yarısının kendilerine ait olduğunu söylüyor. Bu da De Beers'in yaklaşık 210 milyon dolarlık pırlanta satışı yaptığını gösteriyor.
Başaran'ın belirttiğine göre Türkiye, DTC'nin faaliyette olduğu 11 ülke arasında 10'uncu sırada yer alıyor. Tüketici olarak dünyanın gerisinde kalsak da, mücevher ihracatı açısından Türkiye, İtalya'dan sonra 2'nci sırada yer alıyor. Çin ve Hindistan'dan sonra ise 3'üncü büyük mücevher üreticisiyiz.
Dünyadaki ham elmasların neredeyse yarısını da işleten De Beers Grubu dünyanın en büyük ham elmas tedarikçisi.
DTC, 1996 yılından beri de düzenlediği pırlantalı mücevher tasarım yarışmalarıyla, sektörde tasarımın önemine dikkat çekiyor. Bugünlerde her yerde karşımıza çıkan Lava kampanyası da, bu çalışmaların bir ürünü. Her şeyiyle Türkiye'de hazırlanan ve "Aşkın enerjisi" sloganını kullanan Lava koleksiyonunun yılbaşında satışları artmış. İlginin sevgililer gününde daha da artması bekleniyor. Türkiye'de Lava kampanyasına altı büyük firma katıldı. Bunlar; Altınbaş, Ariş, Efe, Ekol, On ve Zen Kuyumculuk.
KUYUMCULAR PIRLANTAYLA VAR OLUYORLAR
Goldaş'ın CEO'su Sedat Yalınkaya pırlantanın dünya genelinde yükselen bir trend olduğunu, özellikle kampanya ve reklamların satışları oldukça artırdığını belirtiyor. Ariş yetkilileri, 2006 yılındaki pırlanta satışlarının ihracat ve iç piyasa toplam cirosunun 200300 milyon dolar olduğunu açıklıyor. 70 yıldır altın işinde olan Atasay ise, gelişen pırlanta sektöründen faydalanmak için 2002 yılında üretimlerine pırlantayı da dahil etti. Ayrıca Goldaş ve Atasay, pırlanta için ayrı birer departman yaratanlardan. Atasay'ın Pırlanta ve Mücevher Bölümünden Sorumlu Genel Müdür Yardımcı Haldun Ulutürk, "Dünya kuyum sektöründe marka olabilmenin yolu pırlantada da varolmaktan geçiyor. Dünyaya baktığınızda birinci sınıf markalar altın değil, pırlantadaki varoluşlarıyla öne çıkıyorlar" diyor. Ulutürk, pırlantalı mücevher sektörüne geçişlerindeki en önemli nedenin de, "uluslararası alanda bir marka olma hedefi" olduğunu belirtiyor.
GÜVENİLİR KUYUMCU ÖNEMLİ
Haldun Ulutürk satışlardaki artışta, pırlantaya güvenin artmasının da etkisi olduğunu vurguluyor. Geçmişte tüketicilerin satın aldıkları ürünleri bozdurmak istediklerinde yaşadıkları kötü tecrübelerin bu sektöre olan güvenlerini yitirmelerine sebep olduğunu ilave ediyor. Ulutürk, özellikle 2000 yılından sonra markalı mücevherlerin piyasaya girmesi, Dünya Pırlanta Konseyi'nin faaliyetleri ve tüketiciye verilen geri alım garantilerinin tüketicide pırlantaya olan güvenin oluşmasında ve satışların artmasında çok önemli olduğunu söylüyor. Firma değersizkayıpsız değiştirme ve bakım hizmeti garantisi veriyor.
Tüm ürünlerini sertifika ve garantili satan Ariş de tüketiciyi bilinçlendirmek için www.earis.com sitesinden "Ariş Pırlanta Okulu" başlığı altında çalışmalar yürütüyor.
Sektörün bir diğer büyük firması olan Altınbaş, 1999 yılından beri pırlantasını kendi fabrikasında üretiyor. Şirket 2006 yılında 50 trilyonluk cirosunun yüzde 40'ını pırlantadan elde etmiş. Altınbaş'ın pırlantadan sorumlu genel müdür yardımcısı Serdar Nerezoğlu, Türkiye'deki pırlanta pazarının son 45 yılda yüzde 25 büyüme kaydettiğini doğruluyor. Altınbaş'ın pırlanta cirosu ise son 4 yılda yüzde 100'ün üzerinde artmış. 100 ayrı kosept mağazası olan firma, en çok ciroyu başta İstanbul olmak üzere Marmara Bölgesi'nden kazanıyor.
Türk kadınının pırlantada, renkten çok berraklığa önem verdiği söyleniyor. Tektaş yüzük de, pırlanta satışlarında birinci sırada yer alıyor. Ardından tek taş küpe geliyor. Tektaş yüzüğün çok satılma nedeni olarak, alyans olarak da kullanılabilmesi gösteriliyor. Pırlanta takı olarak Türk kadını en çok yüzük takmayı ve almayı seviyor.
Pırlanta alırken nelere dikkat etmek gerekir? Bu sorunun cevabını uzmanlar şöyle veriyor: "Tüm dünyada pırlantaların değeri, 4C dediğimiz kesim, karat ağırlığı, renk ve berraklık özelliklerine göre belirlenir. Tüketiciye verilen bu sertifikalarda da alınan pırlantanın 4C özellikleri belirtilmelidir. Güven duyulan bir kuyumcudan yapılan alışverişte sertifikanın üzerinde 4C özelliklerinin tümünün, fiyatın ve geri alış bedelinin yazılması istenmeli. 


Para Dergisi

28 Mart 2013 Perşembe

UFO konseptli gökyüzü mücevherler


Sihirli Dokunuşlar




Delfina Delettrez'den yeni koleksiyon

Mücevher tasarımcısı Delfina Delettrez 2013-14 Sonbahar/Kış koleksiyonu için UFO’lardan ve gökyüzü cisimlerinden ilham aldı. İlk defa topaz kullanan tasarımcı, büyük ve renkli taşları görünmez yuvaların içine oturtarak, doğaüstü bir şekilde havada duruyorlarmış izlenimi yaratmış.
Videoyu izlemek için tıklayın.


VOGUE TÜRKİYE

Oscar mücevherleri


Oscar mücevherleri

Yıldızların parıltısını Hollywood’a yansıtmanın en iyi yolu mücevherlerden geçiyor.

VOGUE- Oscar gecesinde yıldızların parıltısını Hollywood’a yansıtmanın en iyi yolu mücevherlerden geçiyor. Ne ünlü yıldızlar ne de büyük mücevher markaları bu fırsatı kaçırmıyor. Herkesin en çok merak ettiği konuların başında ise şu geliyor; ünlü yıldızlar o gece taktıkları mücevherlere sahip oluyorlar mı? Yanıt veriyoruz, hayır! Çünkü ünlülere Oscar gecesinde takmaları için verilen o büyülü aksesuarlar, bir anlaşmanın parçası.
Yıllardır ünlü yıldızlara mücevher veren markaların başında Harry Winston geliyor. Markanın CEO’su Frédéric de Narp, bu anlaşmayı “Amacımız müşterilerimizle kurduğumuz derin ve devamlı diyalogun kalıcı olması. Kırmızı Halı bizim DNA’ımızın bir parçası. Çünkü ünlüleri giydirmek kesinlikle insanların size duyduğu saygı olarak dönüyor,” diye özetliyor aslında.

Tüm mevzu ünlü mücevharatçının Oscar ödül gecesi için 1943’te Jennifer Jones’a yolladığı mücevherlerle başlamış. Yakın tarihten aklımızda kalan en çarpıcı Harry Winston takıları ise Gwyneth Paltrow’un 1999’da taktığı 40 karatlık kolye, Halle Berry’nin 2002’de taktığı küpeler ve Jennifer Lopez’in 2003’teki küpeleri. Kırmızı Halı’da en çok gördüğümüz diğer mücevher markalarının başında ise Tiffany&Co, Chopard, Cartier ve Van Cleef & Arpels geliyor.
Söz konusu mücevherler olunca, Elizabeth Taylor’ı anmadan geçmek yakışık almaz elbette. Taylor’un 1966 yılında Güney Afrika’da maden ocağından çıkarılan ve mücevher literatürüne Taylor-Burton Modeli olarak geçen 69,42 karatlık meşhur elmas yüzüğü müzayedeye çıktığında ilk alıcısı Cartier olmuş desek, şaşırmazsınız muhtemelen. Liz Taylor, bu yüzüğü 1970 Oscar töreninde bir gerdanlığın ucuna takarak olay yaratmıştı.

Oscar gecesinde taktığı mücevherlerle trendleri belirleyen isimlerden biri de Angeline Jolie. Güzel yıldız kırmızı halıda elbise seçimlerini çoğunlukla sade olanlardan yana kullanıyor ama aksesuarlarının çarpıcılığı konusunda oldukça cömert. Jolie’nin özellikle 2009’da siyah Elie Saab elbisesiyle taktığı yeşil Lorraine Schwartz mücevherleri hafızalardan silinmiyor. Üstelik, o yıldan sonra kırmızı halıda yeşil mücevher modasının başladığını söylemek de yanlış olmaz. Reese Witherspoon da geçtiğimiz yıl taktığı yeşil Neil Lane küpeleriyle çok konuşulmuştu.
Unutulmayan Oscar mücevherleri
Cher’in 1998’de taktığı küpeleri ve saç aksesuarı.
Keira Knightley’nin 2006’da taktığı Bulgari kolye.
Nicole Kidman’ın 1400 karatlık L'Wren Scott kolyesi.
Heidi Klum’un 2009’da taktığı Lorraine Schwartz tasarımı mücevherler.

vogue.com.tr









Rakamlarla Türkiye’de pırlanta



Elmas üreticisi bir ülke olmamasına karşın Türkiye’de pırlanta pazarı son 10 yılda büyük gelişme göstermiş, dünyaya oranla daha hızlı bir büyüme trendi göstermiştir.
Elmas üreticisi bir ülke olmamasına karşın Türkiye’de pırlanta pazarı son 10 yılda büyük gelişme göstermiş, dünyaya oranla daha hızlı bir büyüme trendi göstermiştir. Türk mücevher üreticileri, kendine has işçiliği ve yapmış olduğu yatırımlarla öne çıkmış, dünya markalarının arasına girmeyi başarmıştır. Türkiye pırlantalı mücevher pazarının perakende satış değerinin 1.5 milyar dolara yaklaştığı tahmin edilmektedir.

Türkiye’nin bu gelişimi göstermesindeki en önemli unsur markalaşmadır. Üretici pek çok firma kendi markalarını oluşturma ve mağazalaşma yolu ile dünyaya açılmakta, lüks tüketimin önemli merkezlerinde mağazalar açmaktadır. Bu noktada kültürel mirasımız, tasarım gücü ve Türk el işçiliğinin farkı da önem kazanmaktadır. Marka yatırımı ve mağazalaşma ile birlikte tasarım gücünün ortaya koyduğu koleksiyonlar, Türkiye’nin pırlanta alanında hızlı büyümesinin önemli etkenleridir. Reklam ve tanıtım çalışmalarının son yıllarda oldukça artması ve etkin hale gelmesi Türk halkının alışkanlıklarında da değişiklikler yaratarak talep artışını sağlamıştır. Özellikle 2008 yılına kadar Türkiye’de faaliyet gösteren, dünyanın en büyük ham elmas tedarikçisi De Beers’in pazarlama kolu Diamond Trading Company’nin (DTC, Pırlanta Bilgi Merkezi), Işık Seli Bilezik, 2000 Damgalı Pırlantalı Mücevher, Uğurlu Pırlantam, Tria ve Lava konseptleriyle Türk reklam pazarında ağırlığını hissettirmesi sektörü oldukça hareketlendirmiştir. Pırlantaya duygusal anlamlar yükleyen bu kampanyalarla birlikte birçok firma kendi ölçülerinde çeşitli çalışmalarla pırlanta pazarından pay alma yarışında “ben de varım” demiştir.


Kuşkusuz elmas üreticisi olmayan bir ülkede pırlanta sektörünün rekabet koşulları da ağırdır.
Dünya mücevher sektörünün en büyük oyuncusu De Beers, dünya ham elmas madenlerinin yüzde 90’ına yakın bir kısmını elinde bulundurmaktadır. Bu anlamda dışa bağımlı olan sektörün sıkıntıları bununla da sınırlı değildir. Mücevher üzerinden uygulanan yüksek ÖTV oranı, üreticiyi oldukça zor durumda bırakmaktadır. Dünyanın birçok ülkesi pırlantayı, bir tüketim maddesi olarak değil, likiditesi olan bir tasarruf yöntemi olarak değerlendirmektedir. Türkiye’de ise pırlantaya lüks tüketim uygulaması yapılmakta ve yüksek oranda ÖTV alınmaktadır.

Türkiye, altın takı ve mücevher ihracatında dünyanın sayılı ülkeleri arasında yerini almıştır. Türkiye, dünya sıralamasında İtalya ve Hindistan’dan sonra üçüncü sırada yer almaktadır.

Rakamlarla Pırlanta Sektörü
• Dünya üzerinde yıllık 13 milyar dolar civarında ham elmas üretmekte.
• Dünya pırlanta mücevher pazarı 68 milyar dolarlık bir bakiyede.
• Türkiye’de pırlanta pazar büyüklüğü 1 milyar doların üzerinde
• Pırlanta pazarının %35’i iç satış, %65’i ihracattan oluşmakta.
• Türkiye’de pırlanta satışları 4 yıl içinde 2 kat artış gösterdi.
• 2006’da Türkiye 10 milyon dolarlık elmas ithal etmiş.
• Alınan kayıtlara göre; ithalatın %99’u kayıtdışı.

De Beers`i alt eden Özbek milyarder

BİGPARA15.09.2003De Beers`i alt eden Özbek milyarder
Özbek asıllı Lev Leviev, politik dostluklarını kullanarak 5 yılda mücevher devi De Beers'in pazar payını yüzde 80'den yüzde 60'a indirdi

Lev Leviev...

O, Özbek asıllı İsrail'li milyarder bir işadamı. Adı aslında pek bilinmiyor, ancak kurduğu elmas imparatorluğu, dünyaca ünlü mücevherat firması De Beers'in korkulu rüyası olmaya yetti. Leviev, De Beers'in yontulmamış sert elmaslarının en büyük alıcısı. De Beers'in korkusunun nedeni ise, Leviev'in dünyanın en değerli taşlarının vernik ve kesme işlemlerini elinde bulundurması.

Leviev, en büyük atılımını Rusya ve Angola'da yaptı ve De Beers'in dünya elmas pazarındaki payını 5 yılda yüzde 80'den yüzde 60'a çekti. Leviev, elmas üreten bütün ülkelerle işbirliği yaparak De Beers'in tekelini kırdı ve piyasayı rekabete açtı.

Leviev aynı zamanda elmas üretimin her evresinde söz sahibi olan dünyadaki ilk elmas tüccarı. Ve bu sayede son 5 yılda kârına kâr katı. De Beers'i alt eden bu milyarder işadamının kurduğu Lev Leviev Group, İsrail'in en büyük şirketi Africa-Israel Investment'ın da sahibi. Grup, emlaktan turizme, alışveriş merkezlerinden enerjiye ve imalat sanayiine kadar birçok alanda faaliyet gösteriyor.

SERVETİ 2 MİLYAR DOLAR
Örneğin mayo firması Gottex, güneybatı Amerika'da 1.700 adet Fina benzin istasyonu, New Meksiko ve Texas'ta 173 adet 7-Elevens, Cross Israel Highway'de yüzde 33'lük hisse, İsrailliler'in Rusça yayın yapan Vash Telecanal'ın yüzde 85'lik bölümü Leviev'in imparatorluğunun elinde. Moskova'da 3 ofis binası, New York, Dallas ve Teksas'ta ofis binaları, Kazakistan ve Angola'da da birer altın madenine sahip Leviev'in, şahsi malvarlığı 2 milyar dolar.

POLİTİK DOSTLUKLARI SERVETİNİ BÜYÜTTÜ
Leviev'in yükselmesinde daha önce kurduğu güçlü politik bağlarının büyük etkisi olduğu biliniyor. Özellikle Rusya Başbakanı Vladimir Putin, İsrail Başbakanı Moshe Katsav ve Ariel Sharon'a olan yakınlığı aşikar. Leviev'in bu politik dostları sayesinde birçok işi kaptığı ve işlerine yolsuzluk soktuğu, De Beers'in de tekelini bu şekilde yıktığı söyleniyor. 1977'de ilk elmas cilalama fabrikasını kurmasından bu yana Leviev Rusya, Hindistan, Çin, Güney Afrika, Angola, Ukrayna, Ermenistan'da birçok fabrika açtı. Leviev Group'un cirosu 2 milyar doları buldu. Grup, 524 milyon dolarlık ihracatla İsrail'in toplam elmas ihracatının yüzde 10'unu elinde bulunduruyor

De Beers Yeni Elmas Madenleri Arıyor



De Beers Yeni Elmas Madenleri Arıyor

       Elmas sektöründe 15 yıldır yapılmamış araştırmayı De Beers başlattı. Elmas madeni aramak. Mining Weekly adlı derginin yayınladığına göre De Beers CEO’su Phillippe Mellier başka bir Jwaneng Madeni bulmayı ümit ettiklerini belirtmiş. Jwaneng Madeni, De Beers’in sahibi olduğu Botswana’da Kalahari Çölünde bulunan dünyanın değer olarak en zengin madeni.
       Alüvyonlu elmas madenlerinin verimliliği yıllar geçtikçe azaldığı için yeni araştırmalara ihtiyaç duyuldu. Bu araştırmalar olmasa bile mevcut madenlerin gelecekte çalışabilmesi için altyapı çalışmalarının yapılması ve bunun için de nakit ihtiyacı doğmaktadır. Güney Afrika’da bulunan Venetia Projesi buna bir örnek teşkil etmektedir. Limpopo bölgesinde bulunan Güney Afrika’nın en büyük elmas  üretim merkezi olan maden, 2021 yılına kadar üretim yapabilmesi için De Beers’ın 2,1 milyar$ yatırım yapması gerekiyor.

25 Mart 2013 Pazartesi

Pırlanta Üretimi:Kuyumculuk Sektöründe Atölyenin Bölümleri

Kuyumculuk Sektöründe Atölyenin Bölümleri* Dizayn
       
Bu bölümde istenilen model konusunda deneyimli kadro yardımı ile şekil olarak ortaya çıkarılır.Daha sonra atölye yöneticisinin yönlendirmesi ile kullanılacak değerli metalin teknik detayları ve oluşturulma aşamaları tartışılır. Örnek olarak aklımızda dizayn ettiğimiz köprüyü, iki yakayı bir araya getirmek için aklımızdaki her tarzda inşa edemeyeceğimiz gerçeği var olduğundan, dizaynın kaliteli ve uzun ömürlü bir yapıya sahip olması da burada alınan kararı belirleyen ana faktördür.
       
Dizayn bölümü tarafından ortaya çıkarılan modeller tamamıyla insan ürünü olduğu için çeşitli detaylara sahiptir. Bu yüzden işlenmesi düşünülen bir modelin de çizimi alınabilir. Buradaki avantaj; istendiğinde mevcut olan bir modele başka bir özellik verilir ya da modelin hoşa gitmeyen yanları, gerçeği yapılmadan ortadan kaldırılabilir.
Döküm
İki farklı tarzda üretime hizmet verir.Birinci tarz, hazırda var olan bir dizaynın seri üretim ile üretilmesini sağlamak için ya da daha önceden yapılmış bir modelin aynısını yapmak için kullanılan “KALIP ALMA” metodudur.İkinci tarz, hazırda var olmayan bir modeli ortaya çıkarmak için ana formunu oluşturacak şeklin kalıptan elde edilmesi yolu ile üretime geçilen metodudur.
a-Kalıp Alma Yada Seri Üretim
Örnek olarak, elimizde çok fazla detaya sahip olmayan bir yüzük modeli var olsun.Bu model önce kauçuk tabakalar üst üste konularak arada bırakılacak şekilde 200-300 derecelik ısıda prese alınır.
       
       
Isının etkisi ile eriyen kauçuk kısa bir süre sonra modelin formunu alır. Ortaya,içinde yerleştirilmiş model olan, ortalama yüksekliği 3 cm, genişliği 10 cm, uzunluğu 15 cm. bir plaka şekli çıkar.Kesici bir aletle plaka, boyuna doğru içerideki modele zarar vermeden dikkatle ikiye kesilir.
       
Dikkatli bir şekilde ikiye ayrılan kauçuk kalıbın içinde modelin formu oluşturulmuştur. Model kalıba zarar vermeden özenle çıkartılır.
       
Hazır olan formun içine balmumu pompalanarak içindeki şekli alması sağlanır.Elde edilen balmumu kopyalar, içine alçı doldurabilecek bir kaba sabitlenir.
       
Alçı kaba boşaltıldıktan sonra basınç tüpüne alınarak alçının hava kabarcıkları alınır.Daha sonra kurumaya bırakılır.Kuruyan alçı kalıp, içindeki balmumunun erimesi için fırına verilir.Fırından çıkarılan alçı kalıp döküm makinesinde içine yerleştirilir.İçine erimiş altın koyulan döküm makinesi balmumunun bıraktığı formun şeklini alması sağlanır.
       
İçine erimiş altın dökülen alçı kalıp içeride balmumu formun verdiği şeklin yerini alır, daha sonra makineden çıkarılarak soğumaya bırakılır.Daha sonra suyun içine bırakılarak alçı kalıbın kırılması sağlanır.
Soğuyan kalıbın içindeki altın modeller özenle çıkarılarak soğumaya bırakılır ve daha sonra sade bölümüne gönderilir, kalıbı çıkmış modellerin birbirinden ayrılması sağlanır ve ilgili modeller oluşturulmak üzere işlenmesine başlanır.
b- Ana Formu Oluşturacak Şeklin Elde Edilmesi
Ortaya çıkarılacak modele göre ilk ana form hazırlanmalıdır.Dökümhanedeki ocakta eritilmiş altın ilk ana form olan yaklaşık 1 cm genişliğinde, 1 cm derinliğinde ve istenilen uzluğuna sahip kalıbın içine dökülür.
Daha sonra silindirler yardımı ile ikinci ana formuna dönüştürülerek sırasıyla sade bölümüne gönderilerek model formunu oluşturmaya hazır hale getirilir.
       
Sade
Bu departmanında modelin sahip olacağı detaylarla, cila öncesindeki şekline hazır hale getirilir.Örnek olarak pandantif montürü yapılsın;
Dizayn bölümünde detayları çizilen pandantifin resmi sade bölümünde incelenir.Daha sonra ana parçalar çalışılmaya başlanır. Pandantifin ön yüzüne gerekli eğimi verilir.
Ön yüzeyin ana formu tamamlanır.
Daha sonra pandantifin astar ve arka yüzey çalışmalarına başlanır. İki yüzün aynı ölçülerde olması ve astar yada çerçeve ile uyuşması gerekmektedir. Aşağıda görüldüğü gibi astar, arka ve ön yüzleri birbirine birleştirir ve ana formu ortaya çıkartır.
Taş astarı da yapıldıktan sonra modelin ana form parçaları tamamlanmıştır.
Sonra taş astarının oturtulacağı zemin hazırlanır.Bu aşama bittikten sonra model ana formunu alır.
Son olarak zincir halkası yapılır ve taşla beraber mıhlamaya gönderilir.
elitcilarodaj.com/pirlanta-uretim-asamalari/

Follow by Email

News

Latest News
Pırlanta Sarrafı Mücevherat Grubu. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Top Ad 728x90

Video

Visitors

Bu Blogda Ara

Archive

Vertical2

Pırlanta Hakkında Herşey

script type="text/javascript"> //form tags to omit in NS6+: var omitformtags=["input", "textarea", "select"] omitformtags=omitformtags.join("|") function disableselect(e){ if (omitformtags.indexOf(e.target.tagName.toLowerCase())==-1) return false } function reEnable(){ return true } if (typeof document.onselectstart!="undefined") document.onselectstart=new Function ("return false") else{ document.onmousedown=disableselect document.onmouseup=reEnable }

Slider

Recent Post

Games

Popüler Yayınlar

Tweetler