Bu Blogda Ara

24 Aralık 2013 Salı

2014 mücevher ve pırlanta modelleri

2014 mücevher trendleri













19 Aralık 2013 Perşembe

Tarihten izler tasiyan ama modern ve minimal tasarimli takilar

 TARİF KOKAN TASARIMLAR


 Tarihten izler taşıyan ama modern ve minimal tasarımlarıyla farklılaşan Urart, merceğimize son takılanlardan. Urart’ın felsefesi kısaca şöyle: Tarihi mirasımızı takılar aracılığıyla günümüz modasına uygun şekilde yansıtmak. Zaten tasarımları incelediğinizde ve hikayesini dinlediğinizde Hititlerin görkem ve soyluluk simgelerini, İslam sanatının desenlerini, Selçuklu çinilerini ince detaylarda hissediyorsunuz.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri başta olmak üzere pek çok kurumla işbirliği yapan, film festivallerinin de dahil olduğu sayısız projeye destek veren Urart, sanata ve kültüre verdiği değeri somut şekilde gösteren markalardan.

Tabii 'tarihten izler taşıyor' tanımı sizi yanıltmasın! Zira takıların günümüze uyarlanmış son derece modern bir çizgisi var. Favorilerimizden biri olan fotoğraftaki ‘Ajurlu Lav’ da, markanın bu çizgisini görebiliyoruz. Diğer parçaları da görmek ve yılbaşı ‘wish list’inize bir yenisini eklemek isterseniz markanın web sitesini ziyaret edebilirsiniz. www.urart.com tr

 Koleksiyon adı: Ajurlu lav.
 Kolye: 9 ayar altın, pırlanta ve morganit, kolyedeki küçük taş pembe turmalin.
Yüzük: 9 ayar altın, morganit, pırlanta.
Küpe: 9 ayar altın, turmalin , pırlanta. 


Elle Türkiye

18 Aralık 2013 Çarşamba

KUYUMCULAR ICIN KORUNMA ORNEGI- Vadeli ve Kredili Mucevher Satisi

VADELI ISLEMLER PIYASALARININ KULLANILMASIYLA KREDILI
MUCEVHER SATISLARININ YARATTIGI FIYAT RISKINDEN ARINMA
VE BUNUN SAGLAYACAGI YARARLAR
Anatolia Capital Global Investments Advisors
LLC
SENARYO:
1
-
15 Haziran tarihinde bir mucevher ureticisi musterisinden 100
kg lik bir altin siparisi alir. Musteri, altini 15 Temmuz tarihinde teslim almak ancak ucretini 15 Eylul tarihinde odenmek uzere teslimatin yapildigi tarih olan 15 Temmuz tarihindeki fiyati uzerinden kac kilo altin aldiysa o agirliktaki altin miktarini 15 Temmuz 2000 tarihindeki kilo basina fiyatiyla carpilarak odenmesi icin anlasma yapilmasini ister. Bu anlasmanin iki tarafi olarak kabulu uzerine mucevher ureticisi derhal 100 kg kulce altini alir ve 15 Temmuz 2000’de teslimatin yapilmasi icin mucevher uretimine baslar.
2
-
15 Temmuz geldiginde urun hazir olur ve teslimat gerceklestirilir. Teslimatin gerceklestigi
tarihte altinin onsu 280 dolardir ve bu fiyat uzerinden 15 Eylul 2000 tarihinde verilen altin
miktari kadar altini 15 Temmuz 2000 tarihindeki altin fiyatina gore ucreti odenmek uzere satis anlasmasi yapilir.
3
-
15 Eylul 2000 tarihi gelir ve musteri daha onceden Bir mucevher ureticisi’tan aldigi altinin
ucretini altin miktari ve 15 Temmuz 2000 tarihindeki fiyat olan 280 dolar uzerinden oder.
RISKLER ve RISKLERDEN ARINMA YOLLARI:
15 Haziran 2000 tarihi ile 15 Eylul tarihleri arasinda Bir mucevher ureticisi
iki turlu fiyat riski  almistir.
1
-
Birinci risk 15 Haziran tarihinde yaptigi altin alimindan kaynaklanir: Bir mucevher ureticisi
eger musterisiyle teslimat tarihindeki fiyat uzerinden satis anlasmasi yapacak olursa
Envanterine 15 Haziran 2000 tarihinde giren ancak satisi 15 Temmuz 2000 tarihindeki
fiyatina gore belli olacagi icin, aradaki zaman dilimi icerisinde altin fiyatlarinin dususune
karsi bir risk alms olur. Bu donem icinde kulce altin fiyati ons basina 280 dolardan 270
dolara duserse, 15 Temmuz 2000 tarihi geldiginde musterisine altini 270 dolar uzerinden
satis yapmak zorunda kalacaktir ki bu 10 dolarlik zarar 100 kg lik altinda yaklasik 35.000
dolar lik bir zarara es deger olur.
Bu riskten arinmak icin iki alternatif vardir: Birincisi vadeli islemler piyasasinda 15 Temmuz
2000’de satisi yapilacak altinin fiyatinin dususune karsi 15 Temmuz 2000’I kapsayan kabir
altin sozlesme satisi gerceklestirmek ve 15 Temmuz geldiginde de kulce altini aldigi gun
vadeli islem sozlesmesi pozisyonunu kapatmaktir. Bu islemi yaptigi taktirde, altin fiyatlari
duserse, bu islemden kar eder ve bu kar envanterine aldigi altinin degerinin deger kaybindan
kaynaklanan zarari kapatir. Ikinci bir alternatif ise altinin dususune karsi kendimizi korumak
icin satim opsiyonu almaktir. Satim opsiyonu, belli miktarda bir urunu, onceden belirlenmis
bir fiyattan satma hakkidir. Bir satim opsiyonu, fiyatlar ne kadar duserse dussun, satim
opsiyonu sozlesmesi uzerindeki fiyattan satma hakkini sagladigi icin fiyatlarin dususune
karsi korunma saglar.
Fiyatlarin yukari cikma durumunda korunma amacli yapilan vadeli sozlesme satisinin veya
alinan satim opsiyonunun yaratacagi kar/zarar su sekilde
aciklanabilir: 15 Haziran 2000 tarihinde gerceklestirilen kulce alim fiyatinin dususune karsi yapilan vadeli sozlesme satis, fiyatlar aldigimiz pozisyona ters gittigi icin bir miktar zarar getirir ancak envanterimizde bulunan altinin degeri artmis olduğun dan, envanterdeki altindan kaynaklanan kar’ vadeli sozlesme satisindan kaynaklanan zarari kapatir.
Ayni sekilde fiyatlarin dususune karsi kendimizi korumak icin aldigimiz satim opsiyonu
fiyatlarin cikisiyla bize zarar getirir ancak yine envanterdeki altin
in deger artisi alinan opsiyondan kaynaklanan zarari kapatir.
Yukarida iki turlu risk aldigimizi soylemistim. Ikinci risk, 15 Temmuz 2000 ve 15 Eylul
2000 arasindaki risk ile ilgilidir.
Bu tarihler arasinda, mucevher ureticisi fiyatlarin dusmesine karsi degil cikmasina karsi bir risk almistir. Bunun nedeni ise satisi 15 Temmuz 2000 tarihinde 280 dolar uzerinden
yaptigimiz satisin gelirini parasini 15 Eylul 2000’de 280 dolar olarak alacagimiz icindir.
Dolayisiyla eger bu tarihler arasinda fiyatlar 290 dolara cikarsa, 15 Eylul 2000 tarihinde biz
280 dolar alacagimizdan, 15 Temmuz 2000’de krediyle sattigimiz altini gelecekteki uretimler
icin tekrar hammadde seklinde yerine koymaya kalktigimizda daha az bir miktarda almak
zorunda kalacagiz. Bu riski bertaraf etmek icin ise yapilmasi gereken islem iki turludur:
Birincisi vadeli piyasada 15 Eylul tarihini kapsayan bir vadeli altin sozlesmesi almak, ikincisi
ise alim opsiyonu sozlesmesi almaktir.
15 Eylul 2000 tarihinde alicinin mucevher saticisina odeyecegi miktar, satisin gerçekleştiği tarih olan 15 Temmuz 2000 tarifindeki fiyata gore odeneceginden bu iki donem arasinda altin
fiyatlarinda yasana cikis mucevher ureticisine bir miktar zarar getirir. Cunku 15 Eylul 2000
tarihinde mucevher ureticisinin tahsil edecegi miktar 15 Temmuz 2000 tarihindeki daha
dusuk olan fiyata gore odenecektir. Bu riskle karsi karsiya kalmamak icin onceden vadeli
piyasada altin sozlesmesi alinir. Bu alimi takiben altin fiyatlari yukselirse alinan vadeli altin
sozlesmesi fiyatlarin cikis iyla bir miktar kar getirir ancak 15 Eylul 2000 tarihinde raic fiyati
yerine, 15 Temmuz 2000 tarihindeki daha dusuk fiyata gore tahsilat yapilacagindan bir
miktar zarar olur. Vadeli altin sozlesmesi aliminin getirdigi kar, altini raic fiyatindan daha
dusuk almadan kaynaklanan zarari kapatir.
Eger satin alma opsiyonu secenegini kullanirsak, artan altin fiyatlari, satin alinan alim
opsiyonunu karli hale getirir. Ancak onceden yailmis olan mucevher satisinin geliri piyasa
raicinden daha dusuk olacagindan bir miktar zarar edilecektir. Sonuc olarak soz kanusu kar
ve zarar birbirini kapatacak ve bu sekilde mucevher satisinin geliri 15 Temmuz tarihi
itibariyle sabitlenmis olacaktir. .
Bazi mucevher ureticilerimiz yaptigi kredili satislari kac kilo olarak yaptirsa
o kadar agirliktaki altini geri alma taahuduyle gerceklestirirler. Bu yuzden de korunmaya ihtiyaclari olmadiklarini dusunmektedirler. Ancak bu duruma 15 Temmuz 2000 tarihi ile 15 Eylul 2000
tarihleri arasinda bir onceki ornegin aksine fiyatlarin cikisina
karsi degil ancak dususune karsi riskle karsi karsiyadirlar. Bu durumda vadeli piyasalarda alim yaparak korunma yapmak yerine vadeli altin sozlesmesi satarak korunma saglanir. Opsiyonla korunma yapmayi tercik eden bir mucevher ureticisi ise bu korunmayi satim opsiyonu alarak
saglayabilir.
FIYAT SABITLEMESI ISLEMLERININ GETIRECEGI AVANTAJLAR:
1
-
Stoklarnizin degerini sabitlemis olursunuz. Boylece altin fiyatlarinin dususu yuzunden
olusan bilanconuzun buyuklugunun kuculme riskini ortadan kaldirmis olursunuz.
2
-
Musterilerinize uzun vadeli sabit fiyattan satis yapma kabiliyeti kazanabiliriz.
3
-
Musterilerinize kredili satis yapabilirsiniz.
4
-
Dusuk maliyetle etkin risk kontrolu yapabilirsiniz.
5
-
Alim
-
Satim maliyetlerinizi dusurursunuz.
6
-
Stoklarinizi en dusuk seviyeye ulast
irarak fonlama maliyetini azaltabilirsiniz.
7
-
Satislarinizi artirabilirsiniz.
8
-
Karliliginizi artirabilirsiniz.
9
-
Yukarida belirttigim vadeli islemler piyasalarin getirdigi avantajlar ile daha cabuk ve
saglikli buyuyebilirsiniz.
.
Okan Aybar
Anatolia Capital Global Investments Advisors
LLC
USA
-
NFA Sicil # 0381021

16 Aralık 2013 Pazartesi

Pirlanta mi, Inci mi ?


Pırlanta mı, inci mi?

Diamond da aynı sözcükten geliyor, ama Latince üzerinden dolaşarak batı dillerine girmiş. Daha eskiye doğru sözcüğün izini sürdüğümüzde ise “işlenemeyen, terbiye edilemeyen” anlamı çıkıyor karşımıza.

Belki sen “Altın mı, gümüş mü?” diye sormayı tercih edersin sevgili okur, ben de bu soruya duraksamadan “gümüş!” yanıtını veririm. Ama “elmasın parlayan özel bir kesimi” olan pırlanta sözcüğü günümüzde o kadar gündemde ki, şu sıralarda kafamdaki soru şu:  

“Pırlanta mı, inci mi?”


Pırlanta mı, ...

... inci mi?
İşe sözcüklerin kökenini araştırmakla başladım. Beni ilk şaşırtan, elmas sözcüğü ile bu sözcüğün Batı dillerindeki karşılığı olan diamond arasındaki akrabalık oldu. Arapça ve Farsça’daki elmas sözcüğünün atası eski Yunanca’de “sert, yenilmez” anlamına gelen adamant imiş. Diamond da aynı sözcükten geliyor, ama Latince üzerinden dolaşarak batı dillerine girmiş. Daha eskiye doğru sözcüğün izini sürdüğümüzde ise “işlenemeyen, terbiye edilemeyen” anlamı çıkıyor karşımıza.
Eninde sonunda karbon, yani kömür moleküllerinin özel ve güzel bir dizilişinden başka bir şey olmayan elması doğadan çıkarıyoruz, ustalara veriyoruz, onlar elması belli şekillerde keserek ışıl ışıl görünen bir taş haline getiriyorlar, böylece pırlanta ortaya çıkıyor, sonra da o taşı takılarda kullanıyoruz. Ustalar elması pırlanta haline getirirken öyle bir kesiyorlar ki, taşı oynattıkça içinden pırıl pırıl ışıklar çıkıyormuş gibi görünüyor. Ha, zaten Türkçedeki pırıl ve pırlanta sözcükleri kardeş sayılır, her ikisinin atası da (briyantin’e de kaynak olmuş olan) İtalyanca “brillant” sözcüğü. Berilyum elementinin adının da bu aileden olduğunu, geçerken söyleyelim. Eh, yukardaki açıklamalardan anlıyoruz ki, elmasın temel niteliği sert olması, zor işlenmesi, pırlantanın en önemli özelliği ise parlaması imiş.
Şimdi gelelim ‘inci’ye… Doğanın bu harikasıyla, henüz küçük bir çocukken, John Steinbeck‘in ‘İnci’ adlı romanını okuduğumda tanışmış ve dışardan bakınca beyaz bir taşa benziyor olsa da, incinin aslında organik kökenli olduğunu öğrenmiştim. İstiridye, kendini korumak için yabancı bir nesnenin çevresini kat kat sedefle örtüyor, o sevimli minik beyaz top, yıllar alan bu sürecin sonunda ortaya çıkıyordu. Gerçi sonradan, incinin yapısının hemen hemen bütünüyle kalsiyum karbonat, yani kireç, yani tebeşir olduğunu okuduğumda düş kırıklığına uğramadım diyemem, ama bu bilgiden de düzenlemenin, biçimlendirmenin bir nesnenin değerini ne kadar artırabildiği gerçeğini çıkarmıştım.

Çü, yünçü, inci
 
Aranızda Türkçedeki inci sözcüğünün kökenini soranların da olacağını varsayarak, Çince’de inci anlamındaki “çü” hecesinin, 8. yüzyıl Orta Asya Türkçesinde “yünçü” haline geldiğini, Anadolu Türkçesinde de bunun “inci”ye dönüştüğünü yazalım. Orta Asya Türklerinin, bu sözcüğü denizle içiçe olan komşularından almış olmaları hiç şaşırtıcı değil, kuşkusuz. Tabii ben incinin batı dillerindeki karşılığının (İngilizce’de pearl, Fransızca ve Almanca’da perla) kökenini de merak ettim. Bilenler, Sicilya’da eskiden deniz kabuğuna verilen ad olan perna sözcüğünü olası kaynak olarak gösteriyorlar.


Şimdiye kadar gördüğüm incilerin çoğu beyazın farklı tonlarındaydı, ara sıra ‘pembe inci’ye de raslıyordum, ama yakın zamana kadar siyah bir inci görmemiştim. Sevgili okur, eğer siyah inci tamlamasının yalnızca bir benzetme olduğunu, Johnny Depp‘in sevimli bir korsanı oynadığı filmlerden ya da Anna Sewell‘in yazdığı ve bir atı anlattığı öyküden başka bir yerde bulunmadığını düşünüyorsan, yanıldığını söylememe izin ver. Çünkü seyrek de olsa incinin siyah olanına rastlanıyor, üstelik siyah inci, az bulunduğu için olsa gerek, beyaz ve pembe renkteki kardeşlerinden daha değerli oluyor! (Meraklısına bir ek: Sewell’in romanının özgün adı ‘Kara Güzellik’ anlamına geliyor, Türkçe çeviride ‘Siyah İnci’ olmuş, güzel de olmuş.)


Siyah inci... İlle de!...

Şimdi baştaki soruya dönebiliriz: “Pırlanta mı, inci mi?” Cansız bir taş olan ve doğada ilk elde edildiğinde değil, ustaların elinde işlendikten sonra parlamaya başlayan pırlantayla karşılaştırıldığında, inci canlı doğanın bir parçasıdır, yaşayan bir güzelliktir…
Pırlanta kullanıldıkça (çok uzun sürede de olsa) aşınır, eskir. Oysa inci bir kolye çekmecede durmayı sevmez, takıldıkça güzelleşir, çünkü insan tenine değdikçe terdeki tuz ile daha da parlak hale gelir. Ben, işte bu gerekçelerle, paragrafın başındaki soruya “İlle de inci, hem de siyah inci!” yanıtını veriyorum.
Caner Fidaner
(Radikal gazetesinin pazar eki olan Radikal İki’nin 18 Şubat 2007 tarihli sayısında yayımlanmıştır.)
About these ads

14 Aralık 2013 Cumartesi

Altin mucevherat ithalati

 Altın mücevherat ithalatı




Altın mücevherat ithalatı 2009 yılında 211,6 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. İthalat
yapılan başlıca ülkeler, İtalya, B.A.E., A.B.D., Endonezya ve G. Kore’dir.

Tablo: Yıllar İtibarıyla İthalat
Kaynak: DTM
Tablo: İthalatın Ülkelere Göre Dağılımı (milyon $)
YIL DEĞER (milyon $)
1999 28,5
2000 55,4
2001 51,0
2002 67,8
2003 93,3
2004 135,2
2005 174,1
2006 235,3
2007 370,5
2008 430,8
2009 211,6

Tablo: İthalatın Ülkelere Göre Dağılımı (milyon $)
ÜLKELER 2007 2008 2009
İTALYA 225,2 253,2 112,6
B.A.E. 69,6 68,9 47,1
A.B.D. 13,0 21,2 11,6
ENDONEZYA 4,7 12,0 8,9
GÜNEY KORE 7,5 10,8 7,9
HONGKONG
10,6 20,4 5,9
FRANSA 4,3 4,1 2,3
ÇHC 11,2 11,9 2,1
ALMANYA 2,3 5,7 1,8
HİNDİSTAN 5,3 7,2 1,8
TAYLAND 6,1 5,6 1,7
İSVİÇRE 2,3 2,0 0,96
TOPLAM 370,5 430,8 211,6
Kaynak: DTM

DÜNYA TİCARETİ
Dünya değerli mücevherat ticaret hacmi 2008 yılında 85,5 milyar dolar seviyesinde
gerçekleşmiştir. 2008 yılı dünya değerli mücevherat ithalatı 37,9 milyar dolar, dünya
değerli mücevherat ihracatı ise 47,6 milyar dolardır.
aİHRACAT
Tablo: Dünya Mücevherat İhracatının Ülkelere Göre Dağılımı (000’ $)
İHRACATÇILAR 2004 2005 2006 2007 2008
DÜNYA 25,749,648 29,855,790 34,364,720 41,242,472 47,616,344
İTALYA 4,204,938 4,246,208 4,660,413 5,472,835 5,307,819
A.B.D. 2,571,022 3,160,893 4,196,672 4,106,956 5,064,660
İSVİÇRE 2,440,801 2,694,122 3,221,441 3,878,816 4,521,206
HİNDİSTAN 2,872,793 3,357,736 4,605,999 4,965,803 4,475,485
İNGİLTERE 1,702,293 2,336,704 3,109,567 3,648,165 3,930,959
Hong Kong (SARC) 2,192,329 2,640,035 3,009,196 3,564,293 3,859,782
B.A.E. 0 675,041 0 1,908,913 3,699,081
ÇHC 1,581,103 1,762,176 1,770,276 2,144,988 2,267,130
TAYLAND 811,381 1,176,127 1,155,062 1,318,544 1,964,035
FRANSA 753,606 939,983 1,207,931 1,542,365 1,762,487
TURKİYE 931,908 1,127,965 1,096,674 1,490,649 1,585,425
SİNGAPUR 518,765 523,415 564,898 829,588 1,567,804
MALEZYA 747,437 930,087 952,639 1,220,195 1,165,711
ALMANYA 652,909 659,736 691,673 780,964 884,389
JAPONYA 159,402 183,385 269,810 314,463 805,268
S. ARABİSTAN 263,298 65,773 146,897 230,433 468,507
MEKSİKA 402,876 367,464 470,943 475,237 364,049
LÜBNAN 73,274 74,455 84,776 304,436
DOMİNİK CUMHURİYETİ 232,233 248,661 264,416 294,934 299,273
İSPANYA 182,120 191,880 202,364 223,850 258,933
PAKİSTAN 24,368 13,860 18,429 108,527 231,210
KUVEYT 25,340 228,435
KANADA 197,421 191,007 226,216 240,542 213,976
İSRAİL 347,473 323,846 311,404 327,043 207,955
© İGEME İhracatı
Geliştirme Etüd Merkezi 7
VİETNAM 69,240 83,420 108,075 204,250 164,837
G. KORE 481,902 288,817 253,781 189,507 158,146
BAHREYN 1,735 5,348 2,270 6,007 132,108
ÜRDÜN 126,434 174,455 194,286 143,819 121,932
Kaynak: TrademapITC
Mücevher sektöründe dünyadaki en önemli pazarların özellikleri ise aşağıda belirtilmiştir.
Hindistan;
2008 yılında 211,1 tonluk perakende yatırımları ile birlikte toplam 712,6 tonluk talebi ile
Hindistan, dünyadaki en büyük altın mücevherat pazarı konumundadır. Geleneksel olarak
altın 22 karattır. Altın mücevher alımı, festivaller ve özellikle düğün mevsiminde
gerçekleşmektedir. Düğünlerde geline altın takı takılması önem taşımaktadır. Diwali
festivali de yine en çok altın satın alınan dönemlerden bir tanesidir. Talebin yarısından
fazlası kırsal alandan gelmektedir. Talep gelenekseldir. Gelir düzeyinden ve muson
yağmurları döneminden etkilenmektedir. Bu bölgelerde tasarruf anlamında da altın
mücevherat önem taşımaktadır.
Şehirlerde ise talep daha çok batı tarzının etkisindedir. Bu bölgelerde rekabet sadece diğer
mücevherlerden değil lüks ürünlerden de etkilenmektedir. Tanıtım pazarda önem
taşımaktadır. Hindistan’da kullanılan altının önemli kısmı ithal edilirken, ürünlerin çoğu
ülkede üretilmektedir. Hintlilerin kendilerine has tasarımları bulunmaktadır ve son yıllarda
dünyadaki önemli ihracatçılardan bir haline gelmişlerdir.
ABD;
Dünyadaki ikinci en büyük ithalatçı konumundadır. 2008 yılı talebi 267 tondur. Ülkemiz
ihracatında ise uzun yıllar ilk sırada yer almakla birlikte, 2009 yılında ise ikinci sırada yer
almıştır. Noel ve sene sonu festivalleri talep açısından en önemli dönem iken, Sevgililer
Günü ve Anneler Günü de yine satın alımlar açısından önemli sezonlardır. Altın 18, 14 ve
10 karat olarak kullanılabilmektedir. 90’ların ortasından bu yana beyaz altın pazarda
popülarite kazanmıştır.
Pazarın son dönemde yaşanan ekonomik krizden olumsuz etkilendiği düşünülmektedir.
Diğer taraftan yatırımları daha sağlam bir kaynağa bağlamak isteyenler açısından ise altın
mücevherat önemli bir araç haline gelmiştir. Bu durumda pazarda yeni fırsatlar
oluşturmaktadır. Ülkede üretim diğer bölgelerden gelen rekabet nedeniyle olumsuz
etkilenmiştir. Talep İtalya, Hindistan ve Türkiye gibi dünyadaki önemli üreticilerden
karşılanmaktadır.
Orta Doğu;
Orta Doğu pazarlarında altın her zaman çekiciliğini korumaktadır. Suudi Arabistan ve
Körfez Bölgesi’nde geleneksel olarak 21 karat altın kullanılmaktadır. Dubai, altın
ticaretinde önemli bir merkez haline gelmiştir. Dünyanın birçok yerinden alıcı Dubai’ye altın
mücevher satın almak için gelmektedir. Sektördeki firmalar açısından Dubai pazarında yer
almak oldukça önemlidir. Dünyanın her yerine bu pazar aracılığı ile ulaşılabilmektedir.
Dubai’de 18–21–22 ve 24 karat ile farklı tasarıma sahip birçok ürünü bir arada görmek
mümkündür. B.A.E. altın mücevherat ihracatımızda 2009 yılında ilk sırada yer almaktadır.
AB;
AB ülkelerini toplu halde göz önüne aldığımızda bu pazarın ABD’den sonra dünyadaki
ikinci büyük altın mücevher pazarı olduğunu görürüz. AB ülkeleri arasında satın alımlar ve
alışkanlıklar açısından farklılıklar bulunmaktadır. Ekonomik büyüme, çalışan kadın
sayısındaki artış, yapılan evliliklerin sayısındaki artış, modanın etkisi ve mücevher
tasarımlarında yaşanan farklılaşma gibi nedenlerden dolayı AB pazarı olumlu yönde
etkilenmiştir. Dünyada yaşanan durgunluk ve değerli metallerin fiyatlarında yaşanan artış
nedeniyle altının karat değerinden çok ürün tasarımı ve fiyatı daha önemli hale gelmiştir.
Önümüzdeki dönemde bu durumun devam etmesi ve tüketicilerin tasarım, moda, fiyat gibi
konulara satın alım kararlarında öncelik vermesi beklenebilir.

bİTHALAT
Tablo: Dünya Mücevherat İthalatının Ülkelere Göre Dağılımı (000’ $)
İTHALATÇILAR 2004 2005 2006 2007 2008
DÜNYA 20,543,328 26,249,292 26,520,566 34,984,708 37,901,868
B.A.E. 0 3,158,504 0 4,723,138 6,128,404
A.B.D. 6,312,931 7,000,973 7,919,135 7,722,867 5,484,790
İSVİÇRE 2,168,705 2,440,457 2,784,232 3,344,265 4,439,695
Hong Kong (SARC) 1,694,489 1,938,997 2,233,333 3,125,947 4,207,328
İNGİLTERE 2,577,275 3,061,697 3,778,658 4,080,459 3,224,509
SİNGAPUR 788,382 970,402 965,240 1,397,726 1,881,337
FRANSA 782,384 863,020 1,044,756 1,307,483 1,390,254
JAPONYA 1,077,750 1,168,858 1,281,117 1,220,169 1,296,669
İTALYA 408,060 469,153 582,810 842,841 827,855
KANADA 272,736 317,596 479,388 595,320 654,681
TAYLAND 139,115 160,961 176,284 180,407 588,716
ALMANYA 550,471 532,684 521,294 546,152 568,959
AVUSTRALYA 295,036 298,064 317,673 465,912 528,167
BAHREYN 18,659 32,300 28,296 37,415 440,639
TÜRKİYE 135,232 174,066 235,314 370,480 430,770
İSPANYA 286,913 302,546 324,676 396,376 381,526
KUVEYT 225,310 365,714
HOLLANDA ANTİLLERİ 243,717 204,774 255,190 253,650 289,788
MEKSİKA 229,872 270,398 335,774 350,293 266,639
S.ARABİSTAN 28,253 71,237 69,734 106,163 243,835
'Makao (SARC) 34,058 40,174 56,207 166,074 243,015
DOMİNİK CUMHURİYETİ 87,085 134,799 201,350 223,041 241,790
POLONYA 33,396 53,092 92,755 155,983 213,312
HİNDİSTAN 134,603 158,495 323,290 338,949 194,985
ÇHC 63,625 95,019 111,625 157,723 192,707
G. KORE 81,276 100,148 118,378 124,722 186,713
LÜBNAN 38,432 27,719 24,071 186,600
Kaynak: Trademap, ITC

© İGEME İhracatı
Geliştirme Etüd Merkezi

Hazırlayan
Deniz GÜREL (ÇAKIROĞLU)
2010
T.C.
Başbakanlık
Dış Ticaret Müsteşarlığı
İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

12 Aralık 2013 Perşembe

Nisan icin Pirlanta, Holywood yildizlarinin Nisan Yuzukleri

 Hayatlarında yeni başlangıçlar gerçekleşecek olan çiftlerin bu heyecanı doruğa çıkaran bir seçim de, ömür boyu evliliklerinin temsili nişanesi olarak parmaklarında taşıyacakları, nişan yüzüğü seçimi esnasında gerçekleşiyor.

 Genç kızların heyecanla beklediği söz ve isteme işlemleri sonrası, nişan hazırlıkları büyük bir heyecan ve mutlulukla geçiyor.

 2014 pırlanta yüzük modelleri koleksiyonunda derlenen birbirinden parıltılı pırlanta yüzük modelleri ile bu seçimi kafanızda belirlemeniz artık çok daha kolaylaşıyor. Oldukça zengin modeller ile göz kamaştıracak seçiminiz mutlaka pırlanta koleksiyonundan olmalıdır.

K:Hatunlara Dair 



























Holywood yıldızlarının Nişan Yüzükleri









P'S Sarraf

19 Aralık 2013 Perşembe

Tarihten izler tasiyan ama modern ve minimal tasarimli takilar

 TARİF KOKAN TASARIMLAR


 Tarihten izler taşıyan ama modern ve minimal tasarımlarıyla farklılaşan Urart, merceğimize son takılanlardan. Urart’ın felsefesi kısaca şöyle: Tarihi mirasımızı takılar aracılığıyla günümüz modasına uygun şekilde yansıtmak. Zaten tasarımları incelediğinizde ve hikayesini dinlediğinizde Hititlerin görkem ve soyluluk simgelerini, İslam sanatının desenlerini, Selçuklu çinilerini ince detaylarda hissediyorsunuz.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri başta olmak üzere pek çok kurumla işbirliği yapan, film festivallerinin de dahil olduğu sayısız projeye destek veren Urart, sanata ve kültüre verdiği değeri somut şekilde gösteren markalardan.

Tabii 'tarihten izler taşıyor' tanımı sizi yanıltmasın! Zira takıların günümüze uyarlanmış son derece modern bir çizgisi var. Favorilerimizden biri olan fotoğraftaki ‘Ajurlu Lav’ da, markanın bu çizgisini görebiliyoruz. Diğer parçaları da görmek ve yılbaşı ‘wish list’inize bir yenisini eklemek isterseniz markanın web sitesini ziyaret edebilirsiniz. www.urart.com tr

 Koleksiyon adı: Ajurlu lav.
 Kolye: 9 ayar altın, pırlanta ve morganit, kolyedeki küçük taş pembe turmalin.
Yüzük: 9 ayar altın, morganit, pırlanta.
Küpe: 9 ayar altın, turmalin , pırlanta. 


Elle Türkiye

18 Aralık 2013 Çarşamba

KUYUMCULAR ICIN KORUNMA ORNEGI- Vadeli ve Kredili Mucevher Satisi

VADELI ISLEMLER PIYASALARININ KULLANILMASIYLA KREDILI
MUCEVHER SATISLARININ YARATTIGI FIYAT RISKINDEN ARINMA
VE BUNUN SAGLAYACAGI YARARLAR
Anatolia Capital Global Investments Advisors
LLC
SENARYO:
1
-
15 Haziran tarihinde bir mucevher ureticisi musterisinden 100
kg lik bir altin siparisi alir. Musteri, altini 15 Temmuz tarihinde teslim almak ancak ucretini 15 Eylul tarihinde odenmek uzere teslimatin yapildigi tarih olan 15 Temmuz tarihindeki fiyati uzerinden kac kilo altin aldiysa o agirliktaki altin miktarini 15 Temmuz 2000 tarihindeki kilo basina fiyatiyla carpilarak odenmesi icin anlasma yapilmasini ister. Bu anlasmanin iki tarafi olarak kabulu uzerine mucevher ureticisi derhal 100 kg kulce altini alir ve 15 Temmuz 2000’de teslimatin yapilmasi icin mucevher uretimine baslar.
2
-
15 Temmuz geldiginde urun hazir olur ve teslimat gerceklestirilir. Teslimatin gerceklestigi
tarihte altinin onsu 280 dolardir ve bu fiyat uzerinden 15 Eylul 2000 tarihinde verilen altin
miktari kadar altini 15 Temmuz 2000 tarihindeki altin fiyatina gore ucreti odenmek uzere satis anlasmasi yapilir.
3
-
15 Eylul 2000 tarihi gelir ve musteri daha onceden Bir mucevher ureticisi’tan aldigi altinin
ucretini altin miktari ve 15 Temmuz 2000 tarihindeki fiyat olan 280 dolar uzerinden oder.
RISKLER ve RISKLERDEN ARINMA YOLLARI:
15 Haziran 2000 tarihi ile 15 Eylul tarihleri arasinda Bir mucevher ureticisi
iki turlu fiyat riski  almistir.
1
-
Birinci risk 15 Haziran tarihinde yaptigi altin alimindan kaynaklanir: Bir mucevher ureticisi
eger musterisiyle teslimat tarihindeki fiyat uzerinden satis anlasmasi yapacak olursa
Envanterine 15 Haziran 2000 tarihinde giren ancak satisi 15 Temmuz 2000 tarihindeki
fiyatina gore belli olacagi icin, aradaki zaman dilimi icerisinde altin fiyatlarinin dususune
karsi bir risk alms olur. Bu donem icinde kulce altin fiyati ons basina 280 dolardan 270
dolara duserse, 15 Temmuz 2000 tarihi geldiginde musterisine altini 270 dolar uzerinden
satis yapmak zorunda kalacaktir ki bu 10 dolarlik zarar 100 kg lik altinda yaklasik 35.000
dolar lik bir zarara es deger olur.
Bu riskten arinmak icin iki alternatif vardir: Birincisi vadeli islemler piyasasinda 15 Temmuz
2000’de satisi yapilacak altinin fiyatinin dususune karsi 15 Temmuz 2000’I kapsayan kabir
altin sozlesme satisi gerceklestirmek ve 15 Temmuz geldiginde de kulce altini aldigi gun
vadeli islem sozlesmesi pozisyonunu kapatmaktir. Bu islemi yaptigi taktirde, altin fiyatlari
duserse, bu islemden kar eder ve bu kar envanterine aldigi altinin degerinin deger kaybindan
kaynaklanan zarari kapatir. Ikinci bir alternatif ise altinin dususune karsi kendimizi korumak
icin satim opsiyonu almaktir. Satim opsiyonu, belli miktarda bir urunu, onceden belirlenmis
bir fiyattan satma hakkidir. Bir satim opsiyonu, fiyatlar ne kadar duserse dussun, satim
opsiyonu sozlesmesi uzerindeki fiyattan satma hakkini sagladigi icin fiyatlarin dususune
karsi korunma saglar.
Fiyatlarin yukari cikma durumunda korunma amacli yapilan vadeli sozlesme satisinin veya
alinan satim opsiyonunun yaratacagi kar/zarar su sekilde
aciklanabilir: 15 Haziran 2000 tarihinde gerceklestirilen kulce alim fiyatinin dususune karsi yapilan vadeli sozlesme satis, fiyatlar aldigimiz pozisyona ters gittigi icin bir miktar zarar getirir ancak envanterimizde bulunan altinin degeri artmis olduğun dan, envanterdeki altindan kaynaklanan kar’ vadeli sozlesme satisindan kaynaklanan zarari kapatir.
Ayni sekilde fiyatlarin dususune karsi kendimizi korumak icin aldigimiz satim opsiyonu
fiyatlarin cikisiyla bize zarar getirir ancak yine envanterdeki altin
in deger artisi alinan opsiyondan kaynaklanan zarari kapatir.
Yukarida iki turlu risk aldigimizi soylemistim. Ikinci risk, 15 Temmuz 2000 ve 15 Eylul
2000 arasindaki risk ile ilgilidir.
Bu tarihler arasinda, mucevher ureticisi fiyatlarin dusmesine karsi degil cikmasina karsi bir risk almistir. Bunun nedeni ise satisi 15 Temmuz 2000 tarihinde 280 dolar uzerinden
yaptigimiz satisin gelirini parasini 15 Eylul 2000’de 280 dolar olarak alacagimiz icindir.
Dolayisiyla eger bu tarihler arasinda fiyatlar 290 dolara cikarsa, 15 Eylul 2000 tarihinde biz
280 dolar alacagimizdan, 15 Temmuz 2000’de krediyle sattigimiz altini gelecekteki uretimler
icin tekrar hammadde seklinde yerine koymaya kalktigimizda daha az bir miktarda almak
zorunda kalacagiz. Bu riski bertaraf etmek icin ise yapilmasi gereken islem iki turludur:
Birincisi vadeli piyasada 15 Eylul tarihini kapsayan bir vadeli altin sozlesmesi almak, ikincisi
ise alim opsiyonu sozlesmesi almaktir.
15 Eylul 2000 tarihinde alicinin mucevher saticisina odeyecegi miktar, satisin gerçekleştiği tarih olan 15 Temmuz 2000 tarifindeki fiyata gore odeneceginden bu iki donem arasinda altin
fiyatlarinda yasana cikis mucevher ureticisine bir miktar zarar getirir. Cunku 15 Eylul 2000
tarihinde mucevher ureticisinin tahsil edecegi miktar 15 Temmuz 2000 tarihindeki daha
dusuk olan fiyata gore odenecektir. Bu riskle karsi karsiya kalmamak icin onceden vadeli
piyasada altin sozlesmesi alinir. Bu alimi takiben altin fiyatlari yukselirse alinan vadeli altin
sozlesmesi fiyatlarin cikis iyla bir miktar kar getirir ancak 15 Eylul 2000 tarihinde raic fiyati
yerine, 15 Temmuz 2000 tarihindeki daha dusuk fiyata gore tahsilat yapilacagindan bir
miktar zarar olur. Vadeli altin sozlesmesi aliminin getirdigi kar, altini raic fiyatindan daha
dusuk almadan kaynaklanan zarari kapatir.
Eger satin alma opsiyonu secenegini kullanirsak, artan altin fiyatlari, satin alinan alim
opsiyonunu karli hale getirir. Ancak onceden yailmis olan mucevher satisinin geliri piyasa
raicinden daha dusuk olacagindan bir miktar zarar edilecektir. Sonuc olarak soz kanusu kar
ve zarar birbirini kapatacak ve bu sekilde mucevher satisinin geliri 15 Temmuz tarihi
itibariyle sabitlenmis olacaktir. .
Bazi mucevher ureticilerimiz yaptigi kredili satislari kac kilo olarak yaptirsa
o kadar agirliktaki altini geri alma taahuduyle gerceklestirirler. Bu yuzden de korunmaya ihtiyaclari olmadiklarini dusunmektedirler. Ancak bu duruma 15 Temmuz 2000 tarihi ile 15 Eylul 2000
tarihleri arasinda bir onceki ornegin aksine fiyatlarin cikisina
karsi degil ancak dususune karsi riskle karsi karsiyadirlar. Bu durumda vadeli piyasalarda alim yaparak korunma yapmak yerine vadeli altin sozlesmesi satarak korunma saglanir. Opsiyonla korunma yapmayi tercik eden bir mucevher ureticisi ise bu korunmayi satim opsiyonu alarak
saglayabilir.
FIYAT SABITLEMESI ISLEMLERININ GETIRECEGI AVANTAJLAR:
1
-
Stoklarnizin degerini sabitlemis olursunuz. Boylece altin fiyatlarinin dususu yuzunden
olusan bilanconuzun buyuklugunun kuculme riskini ortadan kaldirmis olursunuz.
2
-
Musterilerinize uzun vadeli sabit fiyattan satis yapma kabiliyeti kazanabiliriz.
3
-
Musterilerinize kredili satis yapabilirsiniz.
4
-
Dusuk maliyetle etkin risk kontrolu yapabilirsiniz.
5
-
Alim
-
Satim maliyetlerinizi dusurursunuz.
6
-
Stoklarinizi en dusuk seviyeye ulast
irarak fonlama maliyetini azaltabilirsiniz.
7
-
Satislarinizi artirabilirsiniz.
8
-
Karliliginizi artirabilirsiniz.
9
-
Yukarida belirttigim vadeli islemler piyasalarin getirdigi avantajlar ile daha cabuk ve
saglikli buyuyebilirsiniz.
.
Okan Aybar
Anatolia Capital Global Investments Advisors
LLC
USA
-
NFA Sicil # 0381021

16 Aralık 2013 Pazartesi

Pirlanta mi, Inci mi ?


Pırlanta mı, inci mi?

Diamond da aynı sözcükten geliyor, ama Latince üzerinden dolaşarak batı dillerine girmiş. Daha eskiye doğru sözcüğün izini sürdüğümüzde ise “işlenemeyen, terbiye edilemeyen” anlamı çıkıyor karşımıza.

Belki sen “Altın mı, gümüş mü?” diye sormayı tercih edersin sevgili okur, ben de bu soruya duraksamadan “gümüş!” yanıtını veririm. Ama “elmasın parlayan özel bir kesimi” olan pırlanta sözcüğü günümüzde o kadar gündemde ki, şu sıralarda kafamdaki soru şu:  

“Pırlanta mı, inci mi?”


Pırlanta mı, ...

... inci mi?
İşe sözcüklerin kökenini araştırmakla başladım. Beni ilk şaşırtan, elmas sözcüğü ile bu sözcüğün Batı dillerindeki karşılığı olan diamond arasındaki akrabalık oldu. Arapça ve Farsça’daki elmas sözcüğünün atası eski Yunanca’de “sert, yenilmez” anlamına gelen adamant imiş. Diamond da aynı sözcükten geliyor, ama Latince üzerinden dolaşarak batı dillerine girmiş. Daha eskiye doğru sözcüğün izini sürdüğümüzde ise “işlenemeyen, terbiye edilemeyen” anlamı çıkıyor karşımıza.
Eninde sonunda karbon, yani kömür moleküllerinin özel ve güzel bir dizilişinden başka bir şey olmayan elması doğadan çıkarıyoruz, ustalara veriyoruz, onlar elması belli şekillerde keserek ışıl ışıl görünen bir taş haline getiriyorlar, böylece pırlanta ortaya çıkıyor, sonra da o taşı takılarda kullanıyoruz. Ustalar elması pırlanta haline getirirken öyle bir kesiyorlar ki, taşı oynattıkça içinden pırıl pırıl ışıklar çıkıyormuş gibi görünüyor. Ha, zaten Türkçedeki pırıl ve pırlanta sözcükleri kardeş sayılır, her ikisinin atası da (briyantin’e de kaynak olmuş olan) İtalyanca “brillant” sözcüğü. Berilyum elementinin adının da bu aileden olduğunu, geçerken söyleyelim. Eh, yukardaki açıklamalardan anlıyoruz ki, elmasın temel niteliği sert olması, zor işlenmesi, pırlantanın en önemli özelliği ise parlaması imiş.
Şimdi gelelim ‘inci’ye… Doğanın bu harikasıyla, henüz küçük bir çocukken, John Steinbeck‘in ‘İnci’ adlı romanını okuduğumda tanışmış ve dışardan bakınca beyaz bir taşa benziyor olsa da, incinin aslında organik kökenli olduğunu öğrenmiştim. İstiridye, kendini korumak için yabancı bir nesnenin çevresini kat kat sedefle örtüyor, o sevimli minik beyaz top, yıllar alan bu sürecin sonunda ortaya çıkıyordu. Gerçi sonradan, incinin yapısının hemen hemen bütünüyle kalsiyum karbonat, yani kireç, yani tebeşir olduğunu okuduğumda düş kırıklığına uğramadım diyemem, ama bu bilgiden de düzenlemenin, biçimlendirmenin bir nesnenin değerini ne kadar artırabildiği gerçeğini çıkarmıştım.

Çü, yünçü, inci
 
Aranızda Türkçedeki inci sözcüğünün kökenini soranların da olacağını varsayarak, Çince’de inci anlamındaki “çü” hecesinin, 8. yüzyıl Orta Asya Türkçesinde “yünçü” haline geldiğini, Anadolu Türkçesinde de bunun “inci”ye dönüştüğünü yazalım. Orta Asya Türklerinin, bu sözcüğü denizle içiçe olan komşularından almış olmaları hiç şaşırtıcı değil, kuşkusuz. Tabii ben incinin batı dillerindeki karşılığının (İngilizce’de pearl, Fransızca ve Almanca’da perla) kökenini de merak ettim. Bilenler, Sicilya’da eskiden deniz kabuğuna verilen ad olan perna sözcüğünü olası kaynak olarak gösteriyorlar.


Şimdiye kadar gördüğüm incilerin çoğu beyazın farklı tonlarındaydı, ara sıra ‘pembe inci’ye de raslıyordum, ama yakın zamana kadar siyah bir inci görmemiştim. Sevgili okur, eğer siyah inci tamlamasının yalnızca bir benzetme olduğunu, Johnny Depp‘in sevimli bir korsanı oynadığı filmlerden ya da Anna Sewell‘in yazdığı ve bir atı anlattığı öyküden başka bir yerde bulunmadığını düşünüyorsan, yanıldığını söylememe izin ver. Çünkü seyrek de olsa incinin siyah olanına rastlanıyor, üstelik siyah inci, az bulunduğu için olsa gerek, beyaz ve pembe renkteki kardeşlerinden daha değerli oluyor! (Meraklısına bir ek: Sewell’in romanının özgün adı ‘Kara Güzellik’ anlamına geliyor, Türkçe çeviride ‘Siyah İnci’ olmuş, güzel de olmuş.)


Siyah inci... İlle de!...

Şimdi baştaki soruya dönebiliriz: “Pırlanta mı, inci mi?” Cansız bir taş olan ve doğada ilk elde edildiğinde değil, ustaların elinde işlendikten sonra parlamaya başlayan pırlantayla karşılaştırıldığında, inci canlı doğanın bir parçasıdır, yaşayan bir güzelliktir…
Pırlanta kullanıldıkça (çok uzun sürede de olsa) aşınır, eskir. Oysa inci bir kolye çekmecede durmayı sevmez, takıldıkça güzelleşir, çünkü insan tenine değdikçe terdeki tuz ile daha da parlak hale gelir. Ben, işte bu gerekçelerle, paragrafın başındaki soruya “İlle de inci, hem de siyah inci!” yanıtını veriyorum.
Caner Fidaner
(Radikal gazetesinin pazar eki olan Radikal İki’nin 18 Şubat 2007 tarihli sayısında yayımlanmıştır.)
About these ads

14 Aralık 2013 Cumartesi

Altin mucevherat ithalati

 Altın mücevherat ithalatı




Altın mücevherat ithalatı 2009 yılında 211,6 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. İthalat
yapılan başlıca ülkeler, İtalya, B.A.E., A.B.D., Endonezya ve G. Kore’dir.

Tablo: Yıllar İtibarıyla İthalat
Kaynak: DTM
Tablo: İthalatın Ülkelere Göre Dağılımı (milyon $)
YIL DEĞER (milyon $)
1999 28,5
2000 55,4
2001 51,0
2002 67,8
2003 93,3
2004 135,2
2005 174,1
2006 235,3
2007 370,5
2008 430,8
2009 211,6

Tablo: İthalatın Ülkelere Göre Dağılımı (milyon $)
ÜLKELER 2007 2008 2009
İTALYA 225,2 253,2 112,6
B.A.E. 69,6 68,9 47,1
A.B.D. 13,0 21,2 11,6
ENDONEZYA 4,7 12,0 8,9
GÜNEY KORE 7,5 10,8 7,9
HONGKONG
10,6 20,4 5,9
FRANSA 4,3 4,1 2,3
ÇHC 11,2 11,9 2,1
ALMANYA 2,3 5,7 1,8
HİNDİSTAN 5,3 7,2 1,8
TAYLAND 6,1 5,6 1,7
İSVİÇRE 2,3 2,0 0,96
TOPLAM 370,5 430,8 211,6
Kaynak: DTM

DÜNYA TİCARETİ
Dünya değerli mücevherat ticaret hacmi 2008 yılında 85,5 milyar dolar seviyesinde
gerçekleşmiştir. 2008 yılı dünya değerli mücevherat ithalatı 37,9 milyar dolar, dünya
değerli mücevherat ihracatı ise 47,6 milyar dolardır.
aİHRACAT
Tablo: Dünya Mücevherat İhracatının Ülkelere Göre Dağılımı (000’ $)
İHRACATÇILAR 2004 2005 2006 2007 2008
DÜNYA 25,749,648 29,855,790 34,364,720 41,242,472 47,616,344
İTALYA 4,204,938 4,246,208 4,660,413 5,472,835 5,307,819
A.B.D. 2,571,022 3,160,893 4,196,672 4,106,956 5,064,660
İSVİÇRE 2,440,801 2,694,122 3,221,441 3,878,816 4,521,206
HİNDİSTAN 2,872,793 3,357,736 4,605,999 4,965,803 4,475,485
İNGİLTERE 1,702,293 2,336,704 3,109,567 3,648,165 3,930,959
Hong Kong (SARC) 2,192,329 2,640,035 3,009,196 3,564,293 3,859,782
B.A.E. 0 675,041 0 1,908,913 3,699,081
ÇHC 1,581,103 1,762,176 1,770,276 2,144,988 2,267,130
TAYLAND 811,381 1,176,127 1,155,062 1,318,544 1,964,035
FRANSA 753,606 939,983 1,207,931 1,542,365 1,762,487
TURKİYE 931,908 1,127,965 1,096,674 1,490,649 1,585,425
SİNGAPUR 518,765 523,415 564,898 829,588 1,567,804
MALEZYA 747,437 930,087 952,639 1,220,195 1,165,711
ALMANYA 652,909 659,736 691,673 780,964 884,389
JAPONYA 159,402 183,385 269,810 314,463 805,268
S. ARABİSTAN 263,298 65,773 146,897 230,433 468,507
MEKSİKA 402,876 367,464 470,943 475,237 364,049
LÜBNAN 73,274 74,455 84,776 304,436
DOMİNİK CUMHURİYETİ 232,233 248,661 264,416 294,934 299,273
İSPANYA 182,120 191,880 202,364 223,850 258,933
PAKİSTAN 24,368 13,860 18,429 108,527 231,210
KUVEYT 25,340 228,435
KANADA 197,421 191,007 226,216 240,542 213,976
İSRAİL 347,473 323,846 311,404 327,043 207,955
© İGEME İhracatı
Geliştirme Etüd Merkezi 7
VİETNAM 69,240 83,420 108,075 204,250 164,837
G. KORE 481,902 288,817 253,781 189,507 158,146
BAHREYN 1,735 5,348 2,270 6,007 132,108
ÜRDÜN 126,434 174,455 194,286 143,819 121,932
Kaynak: TrademapITC
Mücevher sektöründe dünyadaki en önemli pazarların özellikleri ise aşağıda belirtilmiştir.
Hindistan;
2008 yılında 211,1 tonluk perakende yatırımları ile birlikte toplam 712,6 tonluk talebi ile
Hindistan, dünyadaki en büyük altın mücevherat pazarı konumundadır. Geleneksel olarak
altın 22 karattır. Altın mücevher alımı, festivaller ve özellikle düğün mevsiminde
gerçekleşmektedir. Düğünlerde geline altın takı takılması önem taşımaktadır. Diwali
festivali de yine en çok altın satın alınan dönemlerden bir tanesidir. Talebin yarısından
fazlası kırsal alandan gelmektedir. Talep gelenekseldir. Gelir düzeyinden ve muson
yağmurları döneminden etkilenmektedir. Bu bölgelerde tasarruf anlamında da altın
mücevherat önem taşımaktadır.
Şehirlerde ise talep daha çok batı tarzının etkisindedir. Bu bölgelerde rekabet sadece diğer
mücevherlerden değil lüks ürünlerden de etkilenmektedir. Tanıtım pazarda önem
taşımaktadır. Hindistan’da kullanılan altının önemli kısmı ithal edilirken, ürünlerin çoğu
ülkede üretilmektedir. Hintlilerin kendilerine has tasarımları bulunmaktadır ve son yıllarda
dünyadaki önemli ihracatçılardan bir haline gelmişlerdir.
ABD;
Dünyadaki ikinci en büyük ithalatçı konumundadır. 2008 yılı talebi 267 tondur. Ülkemiz
ihracatında ise uzun yıllar ilk sırada yer almakla birlikte, 2009 yılında ise ikinci sırada yer
almıştır. Noel ve sene sonu festivalleri talep açısından en önemli dönem iken, Sevgililer
Günü ve Anneler Günü de yine satın alımlar açısından önemli sezonlardır. Altın 18, 14 ve
10 karat olarak kullanılabilmektedir. 90’ların ortasından bu yana beyaz altın pazarda
popülarite kazanmıştır.
Pazarın son dönemde yaşanan ekonomik krizden olumsuz etkilendiği düşünülmektedir.
Diğer taraftan yatırımları daha sağlam bir kaynağa bağlamak isteyenler açısından ise altın
mücevherat önemli bir araç haline gelmiştir. Bu durumda pazarda yeni fırsatlar
oluşturmaktadır. Ülkede üretim diğer bölgelerden gelen rekabet nedeniyle olumsuz
etkilenmiştir. Talep İtalya, Hindistan ve Türkiye gibi dünyadaki önemli üreticilerden
karşılanmaktadır.
Orta Doğu;
Orta Doğu pazarlarında altın her zaman çekiciliğini korumaktadır. Suudi Arabistan ve
Körfez Bölgesi’nde geleneksel olarak 21 karat altın kullanılmaktadır. Dubai, altın
ticaretinde önemli bir merkez haline gelmiştir. Dünyanın birçok yerinden alıcı Dubai’ye altın
mücevher satın almak için gelmektedir. Sektördeki firmalar açısından Dubai pazarında yer
almak oldukça önemlidir. Dünyanın her yerine bu pazar aracılığı ile ulaşılabilmektedir.
Dubai’de 18–21–22 ve 24 karat ile farklı tasarıma sahip birçok ürünü bir arada görmek
mümkündür. B.A.E. altın mücevherat ihracatımızda 2009 yılında ilk sırada yer almaktadır.
AB;
AB ülkelerini toplu halde göz önüne aldığımızda bu pazarın ABD’den sonra dünyadaki
ikinci büyük altın mücevher pazarı olduğunu görürüz. AB ülkeleri arasında satın alımlar ve
alışkanlıklar açısından farklılıklar bulunmaktadır. Ekonomik büyüme, çalışan kadın
sayısındaki artış, yapılan evliliklerin sayısındaki artış, modanın etkisi ve mücevher
tasarımlarında yaşanan farklılaşma gibi nedenlerden dolayı AB pazarı olumlu yönde
etkilenmiştir. Dünyada yaşanan durgunluk ve değerli metallerin fiyatlarında yaşanan artış
nedeniyle altının karat değerinden çok ürün tasarımı ve fiyatı daha önemli hale gelmiştir.
Önümüzdeki dönemde bu durumun devam etmesi ve tüketicilerin tasarım, moda, fiyat gibi
konulara satın alım kararlarında öncelik vermesi beklenebilir.

bİTHALAT
Tablo: Dünya Mücevherat İthalatının Ülkelere Göre Dağılımı (000’ $)
İTHALATÇILAR 2004 2005 2006 2007 2008
DÜNYA 20,543,328 26,249,292 26,520,566 34,984,708 37,901,868
B.A.E. 0 3,158,504 0 4,723,138 6,128,404
A.B.D. 6,312,931 7,000,973 7,919,135 7,722,867 5,484,790
İSVİÇRE 2,168,705 2,440,457 2,784,232 3,344,265 4,439,695
Hong Kong (SARC) 1,694,489 1,938,997 2,233,333 3,125,947 4,207,328
İNGİLTERE 2,577,275 3,061,697 3,778,658 4,080,459 3,224,509
SİNGAPUR 788,382 970,402 965,240 1,397,726 1,881,337
FRANSA 782,384 863,020 1,044,756 1,307,483 1,390,254
JAPONYA 1,077,750 1,168,858 1,281,117 1,220,169 1,296,669
İTALYA 408,060 469,153 582,810 842,841 827,855
KANADA 272,736 317,596 479,388 595,320 654,681
TAYLAND 139,115 160,961 176,284 180,407 588,716
ALMANYA 550,471 532,684 521,294 546,152 568,959
AVUSTRALYA 295,036 298,064 317,673 465,912 528,167
BAHREYN 18,659 32,300 28,296 37,415 440,639
TÜRKİYE 135,232 174,066 235,314 370,480 430,770
İSPANYA 286,913 302,546 324,676 396,376 381,526
KUVEYT 225,310 365,714
HOLLANDA ANTİLLERİ 243,717 204,774 255,190 253,650 289,788
MEKSİKA 229,872 270,398 335,774 350,293 266,639
S.ARABİSTAN 28,253 71,237 69,734 106,163 243,835
'Makao (SARC) 34,058 40,174 56,207 166,074 243,015
DOMİNİK CUMHURİYETİ 87,085 134,799 201,350 223,041 241,790
POLONYA 33,396 53,092 92,755 155,983 213,312
HİNDİSTAN 134,603 158,495 323,290 338,949 194,985
ÇHC 63,625 95,019 111,625 157,723 192,707
G. KORE 81,276 100,148 118,378 124,722 186,713
LÜBNAN 38,432 27,719 24,071 186,600
Kaynak: Trademap, ITC

© İGEME İhracatı
Geliştirme Etüd Merkezi

Hazırlayan
Deniz GÜREL (ÇAKIROĞLU)
2010
T.C.
Başbakanlık
Dış Ticaret Müsteşarlığı
İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

12 Aralık 2013 Perşembe

Nisan icin Pirlanta, Holywood yildizlarinin Nisan Yuzukleri

 Hayatlarında yeni başlangıçlar gerçekleşecek olan çiftlerin bu heyecanı doruğa çıkaran bir seçim de, ömür boyu evliliklerinin temsili nişanesi olarak parmaklarında taşıyacakları, nişan yüzüğü seçimi esnasında gerçekleşiyor.

 Genç kızların heyecanla beklediği söz ve isteme işlemleri sonrası, nişan hazırlıkları büyük bir heyecan ve mutlulukla geçiyor.

 2014 pırlanta yüzük modelleri koleksiyonunda derlenen birbirinden parıltılı pırlanta yüzük modelleri ile bu seçimi kafanızda belirlemeniz artık çok daha kolaylaşıyor. Oldukça zengin modeller ile göz kamaştıracak seçiminiz mutlaka pırlanta koleksiyonundan olmalıdır.

K:Hatunlara Dair 



























Holywood yıldızlarının Nişan Yüzükleri









P'S Sarraf

Follow by Email

News

Latest News
Pırlanta Sarrafı Mücevherat Grubu. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Top Ad 728x90

Video

Visitors

Bu Blogda Ara

Vertical2

Pırlanta Hakkında Herşey

script type="text/javascript"> //form tags to omit in NS6+: var omitformtags=["input", "textarea", "select"] omitformtags=omitformtags.join("|") function disableselect(e){ if (omitformtags.indexOf(e.target.tagName.toLowerCase())==-1) return false } function reEnable(){ return true } if (typeof document.onselectstart!="undefined") document.onselectstart=new Function ("return false") else{ document.onmousedown=disableselect document.onmouseup=reEnable }

Slider

Recent Post

Games

Popüler Yayınlar

Tweetler