Bu Blogda Ara

mücevher etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mücevher etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2014 Salı

Pirlanta’da ihracat patlamasi baska bahara kaldi!


T24- 10 Ocak’ta sizlerle paylaşmış olduğumuz yazımızda, TBMM’nin gündeminde kıymetli taşların vergilendirilmesine ilişkin önemli hükümler de içeren bir Tasarı olduğundan bahsetmiş ve Tasarı’nın kuyumculuk sektörünün mevcut ve potansiyel dinamikleri bakımından önemine işaret etmiştik. Plan Bütçe Komisyonu tarafından kabul edilip Genel Kurul’a indirilen Tasarı’nın son halinde bu hükümlere yer verilmediği görülüyor. Tasarı’dan çıkarılan bu düzenleme neydi kısaca tekrar değinelim.
 
T24 Blog Yazarı Emrah Akın

Sektördeki vergi sıkıntısı…

Kuyumcuk sektörünün gelişiminin önünde bulunan en önemli engel Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) uygulaması olarak karşımıza çıkıyor. Mevcut ÖTV uygulamasına göre elmaslar, tabii inci veya kültür incileri ve diğer kıymetli taşlar %20 ÖTV’ye tabi tutuluyor ve Bakanlar Kurulu’nun belirlenen bu oranları sıfıra kadar indirmeye ve % 25'e kadar da artırmaya yetkisi var. Hemen belirelim, Türkiye’de “ham haldeki taşa” uygulanan bu ÖTV’nin Dünya’da örneğini bulmak da oldukça zor.
Katma Değer Vergisi Kanunu (KDV) uygulamasına göre ise kıymetli taşlardan elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci, kübik virkonia teslimleri vergiden istisna edilmiş durumda. Yani bu taşların “oldukları gibi teslim ve ithalinde” KDV uygulanmıyorken %20’lik bir ÖTV söz konusu.
Mevcut vergi yapısı;
  • Elmas ve kıymetli taşlardan imal edilen mücevher üretimini olumsuz etkiliyor ve dolayısıyla bu alandaki ihracat da gelişemiyor.
  • Kıymetli taşların kaçak olarak yurda sokulmasına ve kaçak olarak yurttan çıkarılmasına neden oluyor.    

TBMM’deki Tasarı’da ne değişti?

TBMM gündeminde olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile bu alanda önemli adımlar atılacak gibi görünüyordu; ancak son Tasarı metninde bu yoldan sapıldığı anlaşılıyor. Şöyle ki;
  • Tasarı’nın önceki halinde k­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­ıymetli taşlara ilişkin KDV istisnası daraltılıyor ve istisna için yeni bir çerçeve konuluyordu. Yani külçe altın, külçe gümüş teslimleri ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda tanımlanan kıymetli taşlar (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci) ve kıymetli madenlerin Sermaye Piyasası Kanununa göre Türkiye’de kurulu borsalarda işlem görmek üzere ithali, borsaya teslimi ve borsada el değiştirmesi vergiden istisna ediliyordu. Mevcut KDV uygulamasında kıymetli taşların teslimi sınırlama olmaksızın istisnadan yararlanabiliyorken; Tasarı bu haliyle yasalaşsaydı kıymetli taşlar, borsalarda işlem görmek üzere ithal edilirlerse, borsalara teslim edilirlerse ve yine borsada işlem görürlerse KDV istisnasından yararlanabileceklerdi. Özetle, Tasarı’dan bu hüküm çıkarıldı ve kıymetli taşların doğrudan KDV istisnası şemsiyesi altından kalması uygulaması devam ettirilmiş oldu.
  • Asıl önemli etki ÖTV tarafında görülüyor. Tasarı’nın önceki halinde, Bakanlar Kurulu’na kıymetli taşların da yer aldığı (IV) sayılı listedeki mallardan Borsa İstanbul A.Ş. Elmas ve Kıymetli Taş Piyasasında işlem görecek olanların ÖTV’sini (0 ila %25 arasında olmak üzere) farklı oranlarda belirleme yetkisi veriliyordu. Diğer bir anlatımla, mevcut sistemde istisna olmaksızın %20 ÖTV’ye tabi tutulan kıymetli taşlar –Tasarı’nın eski hali yasalaşsaydı- Borsa İstanbul A.Ş’de işlem görüp görmeme durumuna göre farklı ve büyük ihtimalle de düşük oranlı hatta “0”  ÖTV’ye tabi tutulabilecekti; ki bu durum kuyumculuk sektörü bakımından oldukça önemli bir adım olacaktı.   

İhracat patlaması başka bahara…

6500-7000 civarında kuyumcu atölyesi, 20 civarında büyük mücevher üretim merkezi, 100 civarında toptan mücevher satış mağazası ve 40 bin civarında kuyumcu mağazası ile önemli bir ihracat potansiyeli olan Kuyumculuk sektörü; “elmas, pırlanta ve taşlı takı” gibi katma değeri yüksek ürünler başta olmak üzere, 2023’te 12 milyar dolar ihracat hedefini tutturmak için başka düzenlemeleri beklemek zorunda kalacak gibi görünüyor.

Twitter: @AKIN_EMRAH
E-mail: eakin@KPMG.com

5 Ağustos 2013 Pazartesi

Pirlantada butik tasarim revacta



HT-Geçmişte zenginlik simgesi sayılan pırlanta takıların, zincir mağazaların seri üretimi sonucu her bütçeye uygun hale gelmesiyle üst gelir grubu alıcılar, kişiye özel butik tasarımlara yöneldi.

İzmir'de 70 yıllık baba mesleğini sürdüren mücevherci Erhan Özusta, Türk kadınının, yıllar boyunca elmas ağırlıklı takılar tercih ettiğini, elde yapılan tek üretim mücevherlere ilgi gösterildiğini belirtti.


Yıllar içinde kuyumculukta önemli değişimler yaşandığına işaret eden Özusta, ''Kuyumculuk geniş bir alana yayıldı. Zincir mağazalarla birlikte seri ve fabrikasyon üretimler yapılmaya başlandı. Bununla birlikte pırlanta daha kolay ulaşılır hale geldi'' dedi.


Özusta, pırlanta takılara kolay ulaşılmasının, üst gelir grubu alıcıları mücevherde farklı arayışlara yönelttiğini belirten Özusta, şöyle devam etti.


''Eskiden meslek grubumuzda sarraflar ve kuyumcular vardı. Sarraf, 22 ayar altın, Reşat altın, bilezik, kuyumcu ise pırlantalı takı satardı. Bugün baktığımızda ise sarraf, kuyumcu ve mücevherci olduğunu görüyoruz. Gerçek mücevher, tek olan, elde yapılan, evlatlarınıza kalan takılardır. Kuyumculukta ise çok büyük cirolu büyük firmalar söz konusu.
Takının butik olması ürüne özellik kazandırıyor. 1 karatlık bir pırlantanın, 100 ayrı fiyatı var. Aynı taşı, 500 dolara da 50 bin dolara da alabilirsiniz. Üst gelir grubu, butik, özel üretilmiş mücevher alarak, kendini bu şekilde ayırıyor.''

AA

7 Temmuz 2013 Pazar

Bottega 2013 Koleksiyonu: Italyan ve Alman mucevher ustalarindan

"Takıp takıştırmadan sokağa adımımı atmam" diyenler, "takısız" kendisini çıplak hissedenler Bottega Veneta'nın 2012-13 Kış koleksiyonuna hayran kalacaklar! Hatta sadece kadınlar için değil erkekler için de parçaların yer aldığı kreasyon büyük ve göz alıcı parçalarıyla dikkatleri üzerinze çekecek! Markanın yılbaşı için hazırladığı mücevher koleksiyonu reklam kampanyasıyla adını duyuruyor!

Bottega 2013 Koleksiyonu

MODAZON 
Patrick Demarchelier'in fotoğrafladığı reklam kampanyasının modelleri de oldukça dikkat çekiyor. Bilinen isimleri ve yüzleri kullanmayı tercih eden marka, kampanyada blogger Garance Doré, model / dj Alexandra Richards ve Barneys New York'un eski moda direktörü Amanda Brooks gibi isimleri barındırıyor! Koleksiyonda gerdanlık, saat, bileklik / bilezik, kol düğmesi, kolye gibi parçalardan oluşurken unisex bir formla yaratılan parçalar herkese hitap edebilecek cinsten.
İtalyan ve Alman mücevher ustaları tarafından hazırlanmış olan bu parçalar tam anlamıyla el emeği göz nuru! Özellikle "zincir" konseptiyle dikkat çeken bu büyük hacimli takılar kimsenin gözünden kaçamayacak kadar büyükler! Zincir detayının yanı sıra örgü ve kabartma dokunun fazlalığıyl; gümüş, metal rengi ve yarattığı maskülen hava ile da gözlerinizi doldururken, tercih edeceğiniz sade kıyafetlerinizle oldukça uyum sağlayacak!













17 Haziran 2013 Pazartesi

Swarovski

Swarovski






Vizyoner bir mucit olan Daniel Swarovski, 1895 senesinde kristal mücevher taşlarını kesmek
ve parlatmak için daha yeni geliştirdiği makinesiyle birlikte Avusturya, Tyrol’daki Wattens
kasabasına taşınmıştır. Moda dünyasında devrim yaratan bu başlangıç noktasından sonra
Swarovski, moda, mücevher ve yakın zamanlarda da aydınlatma, mimari ve iç dekorasyon
alanlarında kullanılan hassas-kesim kristal üretiminde dünya lideri konumuna ulaşmıştır.
Bugün şirket hala beşinci nesil aile üyeleri tarafından yönetilmekte olup dünya çapında
yaklaşık 26,100 çalışana, 120’den fazla ülkede ofise ve 2011 yılındaki 2,22 milyar Euro ciroya
ulaşmıştır. Swarovski’nin iki temel faaliyet alanı vardır: Birincisi, endüstriye komponent
üretmek ve satmak, ikincisi de tasarım-temelli bitmiş ürünler yaratmaktır. Swarovski kristalleri,
uluslararası tasarımın vazgeçilmez bir bileşeni haline gelmiştir. Şirket, 1965 senesinden beri
gerçek ve imitasyon hassas-kesim yüksek kalitedeki ürünleriyle mücevher endüstrisine hizmet
etmektedir. Swarovski’nin şirketin özündeki yaratıcılığı sergileyen, kendi markalarıyla pazara
sunduğu, aksesuar, mücevher ve ev dekorasyon ürünleri, önemli tüm moda merkezindeki
2,200’den fazla perakende satış dükkanında satılmaktadır. Swarovski Crystal Society
(SCS)’nin ünlü kristal heykellerine meraklı koleksiyoncularının dünyadaki üye sayısı
300.000’e yaklaşmıştır. Wattens’teki multimedya kristal müzesi Swarovski Kristallwelten,
Swarovski’nin yenilik ve ilham dolu evreni şerefine 1995 senesinde açılmıştır.

10 Haziran 2013 Pazartesi

Dunya'nin en degerli mucevher koleksiyonu

DÜNYANIN EN DEĞERLİ MÜCEVHER KOLEKSİYONU

ModaveSosyate-Elizabeth Taylor 'ın mücevher koleksiyonu en az kendisi kadar ünlüdür. Menekşe gözlü aramızdan ayrıldı ama mücevherleri konuşulmaya devam ediyor. Hala bir kişinin sahip olduğu en değerli mücevher koleksiyonu olarak anılmakta. Ve bu değerli koleksiyon geçtiğimiz günlerde Christie's 'de açıkartırmaya sunuldu. Böylelikle benim gibi mücevher aşıkları da bütün koleksiyonu görebilmiş oldu.Tüm koleksiyonun toplam değeri yaklaşık 100 milyon pound.

Koleksiyonda neler yok ki ?



33 karatlık tek taş elmas yüzük (değeri 3.3 milyon dolar), Cartier marka dünyanın en nadide incilerinden La Peregrina ile bezeli gerdanlık (3 milyon dolar), Van Cleef & Arpels marka yakut yüzük, Bulgari marka zümrüt yüzük, Cartier marka yakut gerdanlık,Bulgari marka 800 bin dolar değerindeki safir kolye ve yine Bulgari marka 200 bin dolar değerindeki safir yüzük,



Cartier 'in kalp formlu Taj Mahal elmas kolyesi, Prince of Wales broş ve çok renkli safir top küpeler,



Richard Burton 'un hediyesi Bulgari marka yakut gerdanlık.




Ve Elizabeth Taylor 'ı bu nadide mücevherlerini giyerken görüyoruz. Hepsini ne kadar da güzel ve ihtişamlı bir şekilde taşımış. O gerçek bir stardı. Dönemini en gözalıcı ve gösterişli şekilde yaşadı ve yansıttı. Ne yazık ki artık bu tarz starlar yok. Yerine sponsorlu mücevherler var. Satın almak yerine artık özel geceler için mücevherler kiralanıyor ve reklamı yapılıyor o kadar. Nadide mücevherlerin yerini kimin hangi marka giydiği aldı. Artık kıyafetler bile satın alınmıyor. Bunda bile marka müşterisini giydiriyor ve giydirdiğini hediye ediyor.
modavesosyete Blog

8 Haziran 2013 Cumartesi

İnternetten Pirlanta Satin Almak Ne Kadar Dogrudur?


Günümüzde internetten alışveriş yapma işi oldukça yoğunlaştı. Aklınıza ne gelirse internetten sipariş edebiliyorsunuz. Günümüz Türkiye’sinde neredeyse her evde internet var. Buradan yola çıkarak internetin yoğun bir şekilde kullanıldığını söyleyebiliriz. İnternet yoğun bir şekilde alışverişlere de kullanılıyor. O kadar çok işlev görüyor ki aklınıza ne gelirse. Alışverişi de kusursuz bir biçimde yapıyor. Ancak pırlanta alışverişleri için de aynı şeyi söyleyemeyiz.

İnternetten pırlanta  alışverişleri yapılması doğru değildir. Çünkü pırlanta çok değerli bir eşyadır. Toplumumuzda herkesin alamayacağı bir eşyadır. Lüks bir takıdır. Bu nedenle bu tür pahalı takıların internet üzerinden alınması doğru değildir. Pırlanta zaten lükse giriyor. Herkesin alamayacağı bir takı olduğu için insanların gözü hep onun üzerinde oluyor. Bu nedenle bu tür değerli bir taşı başkalarına emanet etmek doğru değildir. İnternetten kredi kartı ya da banka hesabınızdan havale ederek ödeme yapıyorsunuz. Yani parasını vermiş oluyorsunuz. Parasını verdikten sonra gelmesini bekliyorsunuz. Ancak milyarlarca lirayı internet üzerinden sadece resimlerini gördüğünüz bir nesneye vermek biraz da saçma olur.
Pırlantalar çok çeşitli oldukları için herkes sevdiği pırlantayı almak ister. Bazı pırlantaların renkleri, kesim şekiller farklıdır. Bazı kesim şekiller birinin hoşuna gitmezken diğeri tarafından sevilebiliyor. Bu nedenle pırlanta alırken resimlerden değil pırlantayı yerinde görelim. Bu nedenle internetten almayı pek uygun bulmuyoruz.
Pırlanta sahteciliği yapıldığı için internetten yapılan pırlanta alışverişlerine pek güvenemiyoruz. Bu nedenle size kendinizin gidip görmesi gerektiğini söylüyoruz. Pırlantaların sahte olduğu çok zor anlaşılıyor. Bu işin uzmanları ancak pırlantanın sahte olup olmadığını anlar. Ayrıca yine uzmanları pırlantada herhangi bir hasar olup olmadığını özel yöntemlerle anlayabiliyorlar. Bu nedenle diyebiliyoruz ki pırlanta alışverişlerinizi uzmanlarla beraber yapın. Maddi açıdan yara almak istemiyorsanız buna uymalısınız.
Pırlanta alışverişlerinde güvenmediğiniz kişilere gitmeyin. Her zaman gündemde olan ve daima bu işi yapmış kişileri tercih edin. Bir miktar daha pahalı olmasına aldırmayın. Sizin için en güvenlisi odur.

BÜŞRA

19 Mayıs 2013 Pazar

Zirkon


Zirkon
Zirkonyum metali ilk olarak 1789 yılında Martin Heinrich Klaproth
keşfedilmiştir.




1824 yılında ise Jons Jakob Berzelius tarafından keşfedilmiştir. 1824
yılında ise Jons Jakob Berzelius tarafından izole edilmiştir. Bilinen mineralleri zirkon
(ZrSiO) ve baddeleyit (ZrO2)tir. Baddeleyit'in (1892'de Sri Lanka'da keşfedilen
Josephe Baddeley'in isminden) eşanlamlıları zirkonyum oksit, zirkonyum dioksit ve
zirkonyadır. Dolayısı ile kelime yapısı itibarı ile benzeşen, ancak farklı kimyasal
kompozisyonlar olan zirkon ve zirkonya birbirlerine karıştırılmamalıdır. Zirkonyumun
başlıca elde edildiği kaynak zirkon maddeleri olup, bunlar Avustralya, Brezilya,
Hindistan, Rusya ve ABD'dir.



Mücevher olarak kullanılan taşların en ünlüsü olan zirkon, tamamen renksiz
olabildiği gib, kahverengi, yeşil, kırmızı ve sarı da olur. Zirkon aynı zamanda
Zirkonyum elementinin de başlıca kaynağıdır. Mücevher olarak kullanılacak olan
Zirkonların en değer göreni renksiz olanlarıdır. Elmasa benzetilmesine rağmen sertlik
derecesi elmastan 2,5 Mohs daha azdır

17 Mayıs 2013 Cuma

Elizabeth Taylor'in Mucevher Koleksiyonu


Elizabeth Taylor'ın Mücevher Koleksiyonu

Christie New York, Aralık ayında yüzyılın en önemli mücevher satış ihalesini gerçekleşti. Tatil sezonu sırasında düzenlenen ihalede, boş koltuk bulmak oldukça zor oldu. Gece kıyafetleri giyen bazı katılımcılar, yüz yılın en göz alıcı film yıldızına saygı göstermek istedi ve aynı zamanda onun efsanevi mücevherlere sahip olma mücadelesini sabırsızlıkla bekledi. Elizabeth Taylor'ın mücevher koleksiyonu toplam 137.235.675 Dolara satıldı ve yeni bir dünya müzayede rekoruna imza attı. Bugüne kadar 1987 den beri birinciliği koruyan, 50 milyon Dolar değerinde Sotheby Cenevre’de satılan Windsor Düşesi koleksiyonu, ikinci sıraya yerleşti...

None
Elizabeth Taylor koleksiyonu aynı zamanda diğer yedi müzayede rekoru kırdı.  Birinci rekor LA PEREGRİNA  incisinin satışı ile başladı ve  11.842.500 Dolar fiyatı ile dünyanın en yüksek değerde satılan inci unvanı aldı. 50,56 karatlık doğal inci, Richard Burton tarafından 1969 yılında  37.000 Dolardan satın alındı. Panama körfezinde 1500 yıllarda keşfedilen LA PEREGRİNA  incisi imrenilecek bir soyağacına sahip. Sekiz İspanyol kralı, Fransa prensi Luis Napoleon, Joseph Bonapart, Dük ve Düşes Abercorn ünlü sahiplerden  sadece bazıları. Taylor dünyanın en mükemmel incisine gerdanlık oluşturmak için Cartier tasarımcılarıyla bizzat kendisi çalıştı.

None
İkinci sırada yer almak için çok önemli iki parça yarıştı. Birinci parça 1627-1628 tarihlere ait Taj Mahal elması. Kalp şeklindeki elmasın altın zinciri Cartier  tarafından tasarlandı. Elmasın üzerinde Babür imparatoru Şah Cihangirin eşinin adı Nur Cihan kazılı. Daha sonra Şah Cihangir elması oğlu Şah Cihanaya düğün hediyesi olarak verdi, Şah Cihanın güzeller güzeli eşi dört yıl sonra öldü ve onun şerefine  Taj Mahal inşa edildi. Richard Burton bu tarihi mücevher parçasını Elizabeth Taylor’a kırkıncı doğum günü hediyesi olarak verdi. Taj Mahal elması 8.815.500 Dolara satıldı.

None
52,72 karat Bulgari tasarımı Burma safirli kolye 5.906.500 Dolara satıldı.
33.19 karat D-VS1  Elizabeth Taylor pırlanta yüzüğü, Taj Mahal elması gibi 8.815.500 Dolara satıldı. Bu dikdörtgen kesimli pırlanta, Krupp elması olarak biliniyor. Cömert Burton bu yüzüğü 1968 yılında  açık artırmada 300.000 Dolara satın aldı. Bu yüzük Elizabeth Taylor’un en sevdiği yüzüklerden biriydi, onu otuz yıl boyunca her gün taktı.
Elizabeth Taylor’un muhteşem zümrüt koleksiyonu olağanüstü ilgi gördü. Bulgari tasarımlı broş, gerdanlık ve bilezik seti dünyada eşi değeri olmayan Kolombiya Muzo zümrütlerden oluşuyor. 23.46 karat Bulgari tasarımı zümrüt kolye broş 6.578.500 $ satıldı.
Bulgari zümrüt gerdanlık 6.130.500 Dolara satıldı.
VanCleef & Arpel’s tasarımı 8.24 karat Burma yakut yüzük 4.226.500 Dolara satıldı.
Üçüncü eşi Mike Todd tarafından hediye edilen ve 1957 Oscar töreninde takılan elmaslı taç 4.226.500 Dolara satıldı.
Bulgari zümrüt bilezik 4.002.500 $ fiyatı ile dokuzuncu sırada yer aldı.
Ve ilk “ON”  listesini tamamlayan 3.778.500 $ fiyatı ile Cartier tasarımı yakut kolye oldu. Seans sırasında birçok teklif telefon ve internet üzerinden alındı,birinci gününde 115.932.000 $ satış değerinde 80 lot satışa sunuldu. Kalan 190 lot satışı ikinci gün devam etti. İkinci gününde salonda ünlü müşteri portföyü ile bilinen tasarımcı Lorrain Schwartz bulunuyordu. Elizabeth Taylor koleksiyonunda Lorrain Schwartz’a ait bazı eserleri vardı ve Schwartz onları yeniden almak için büyük çaba gösterdi. Kendi tasarımı yeşim taşlı ve pırlantalı bilezik seti geri almak için, dakikalar boyunca telefonda teklifini sunan bilinmeyen kişi ile savaştı, ama sonunda  kaybetti. Telefondaki gizemli alıcı ünlü televizyon yıldızı Kim Kardashian olduğunu ortaya çıktı. Açık artırmadan elde edilen tüm gelir ELIZABETH  TAYLOR  TRUST şirketine geçti ve bir kısmı Elizabeth Taylor’un kurduğu AIDS  VAKFI’na bağışlanacak.
KAYNAK: womenist.net

4 Mayıs 2013 Cumartesi

ANNELER GÜNÜ- “Uğurum Sensin” kolyesi pirlanta

                                                                                               ww.tiffany.com.au
ANNELER GÜNÜ
( Mayıs ayının ikinci Pazar günü )
Mayıs ayının ikinci pazar günü Anneler Günü'dür. Anneler Günü evrensel bir gündür. Dünyada milyonlarca ana bugün çocukları tarafından sevgi ve saygı ile anılır.
Anneler Günü ülkemizde 1955 yılından bu yana kutlanıyor. Türk Kadınlar Birliği ülkemizde her yıl çocukları için büyük fedakarlığa katla­nan annelerden birini yılın annesi seçer. Yılın annesinin kişiliğinde tüm annelere iyi dilekler sunulur.
Amerika'nın Filedelfiya eyaletinde 9 Mayıs 1966 günü Jarvis isimli bir kızın annesi öldü. Annesini çok seven Jarvis'in üzüntüsü aylarca sürdü. Hayatla kimsesi kalmayan Jarvis ölüm olayına bir türlü alışamadı. Yaşama küstü. Canlılığını, yaşama sevincini yitirdi. Yemedi, içmedi bir ara ölmeyi bile düşündü. Jarvis'in bu durumunu yakından izleyen komşusu Jarvis'le arkadaş oldu. Bir gün yaşlı komşu söyleşi sırasında Jarvis'e «İnsanlar doğar, yaşar, ölür. Bu bir doğa kanunudur.» dedi. Bu iki cümle, Jarvis'i çok etkile­di. Ölümün de doğmak, yaşamak gibi bir doğa olayı olduğunu düşündü. Ancak bu doğruyu bulmak Jarvis'in annesine olan sevgisini azaltmadı. Aradan geçen süre içinde ölüm sözcüğünün soğukluğu gitti. Yerine anne sevgisinin sıcaklığı geldi. Artık Jarvis annesini gözyaşları ile değil severek. anmaya başladı. Acıları azaldı. İçinde arı, duru bir sevgi oluştu.
Aradan bir yıl geçti. Bu süre içinde Jarvis, hemen her gün annesinin mezarına çiçekler götürdü. Jarvis'in annesinin ölüm yıldönümünde bütün arkadaşları eve geldi. O gün Jarvis arkadaşlarına :
— Geçen bir yıl içinde çektiğim acılar bana şunu öğretti «Dünyada anne sevgisinin yerini dolduracak hiçbir sevgi yoktur. Yılın bir gününü annelere ayıralım. O günü annelerimizle ilgili anılarla dolduralım. Böylece annelerimize olan sevgi borcumuzu ödeyelim.» dedi.
Arkadaşları Jarvis'in önerisini çok beğendiler. Birlikte hemen kentin Belediye Başkanına gittiler. Başkan onları dinledi. Öneriyi içtenlikle benimsedi. Daha sonra bu öneri gazetelere, yazarlara anlatıldı. Jarvis ve arkadaşlarının çalışmaları kısa sürede sonuç verdi. Amerika Birleşik Devletleri Kongresi mayıs ayının ikinci pazar gününün Anneler Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.

Anneler günü ilk kez 1908 yılında kutlandı. Daha sonra bütün uygar ülkelerde kutlanmaya başlandı.
Her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü gazetelerde annelerle ilgili yazılar, anılar, şiirler yayınlanır. Radyo ve televizyonda ana sevgisini konu eden konuşmalar yapılır. Türk Kadınlar Birliği'nin şubesi olan illerde yılın anneleri seçilir. Okullarımızda ayrıca Anneler Günü nedeniyle toplantılar düzenlenir. Bu toplantılarda okunan şiirler, söylenen türküler, şarkılar, annelere armağan edilir. Filimler gösterilir. Sergiler düzenlenir.
Anneler Gününde annemize bir demet kır çiçeği armağan ederek, bir güzel sözcükle yanağından öperek onu çok mutlu ederiz.



Storks’un anneler gününe özel tasarladığı pırlantalı “Uğurum Sensin” kolyesi, bu anlamlı güne değer katmak isteyenler için zarif bir alternatif olacak. Siz Storks Mağazalarından hediyenizi seçin, annenizi mutlu edecek ikinci mücevher Storks’tan hediye!
Anneler günü yaklaştı…  Büyük ya da küçük tüm çocukları hediye telaşı sardı. Storks Mücevherat anneler günü sebebiyle Mayıs ayında pırlantalı mücevher alan herkese anneler günü için hazırlanan “Uğurum Sensin” kolyesi hediye edecek! Sevgiyle birbirine bağlılığı ifade eden çiçekler, pırlanta taneleri ile tomurcuklanıyor. Sevginiz, Storks uğuru ile annenizin boynundan çıkarmayacağı bir mücevhere dönüşüyor. 

“Uğurum Sensin” sloganı ile anne sevgisinin mücevherle buluştuğu bu çok özel tasarım, yalnızca Mayıs ayına özel tüm Storks Mağazalarında…

Storks’un anneler gününe özel tasarladığı pırlantalı “Uğurum Sensin” kolyesi, bu anlamlı güne değer katmak isteyenler için zarif bir alternatif olacak. Siz Storks Mağazalarından hediyenizi seçin, annenizi mutlu edecek ikinci mücevher Storks’tan hediye!

3 Mayıs 2013 Cuma

3 dolarlık camı yakut, zümrüt diye satıyorlar. pirlanta



3 dolarlık camı yakut, zümrüt diye satıyorlar

Mücevherde pırlantadan sonra renkli değerli taşlar da moda olmaya başladı. Sektörün deneyimli ismi, Zela’nın sahibi Norayr İşler uyarıyor: “Maliyeti 3 dolar bile olmayan camları zümrüt, yakut, safir diye binlerce dolara satıyorlar. Renkli taşlı mücevher alırken uluslararası sertifikası sorulmalı”


SONGÜL HATISARU / SON BİR EKİP
Zela Mücevher, mücevher sektöründe hızla yükselen bir marka... Sahibi Kapalıçarşı’da işe çıraklıktan başlayan birçok Ermeni erkek çocuğu gibi ustalıktan geliyor. Norayr İşler, markalaşmaya tersten başlamış. Dubai başta olmak üzere özellikle zengin Ortadoğu ülkelerinde markasıyla tanındıktan sonra Amerika pazarına uzanmış. Zümrüt, safir, yakut gibi renkli taşlar ondan soruluyor. Versace’nin, Abu Dabi şeyhinin, şeyhaların, Monakolu zenginlerin evinde istek üzerine mücevher servisi yapıyor.
Zamanında arazi toplar gibi değerli taşlar toplamış. Artık madenlerin tükenip taş fiyatlarının çok yükseldiği bu günlerde Nişantaşı ve Kanyon mağazalarıyla boy gösteriyor.
Zela’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Kuyumcular Odası Başkan Vekili olan Norayr İşler’le sohbetimize marka için ‘Siren Ertan ISTANBUL for Zela’ koleksiyonunu hazırlayan ve 8 aydır markanın tasarım danışmanlığını da üstlenen modacı Siren Ertan Çarmıklı da katıldı.
Hürrem out, Çariçe in
Böylece sektörel rakamlar ve sorunlarla başlayan sohbetimiz bu yılın trendlerine, vizyondaki filmlerin estirdiği akımlara yönlendi. Sohbetten anladığım mücevherde Hürrem Sultan’la esen Osmanlı trendi hafifliyor. Geçenlerde vizyona giren ve mücevherlerini Chanel’in hazırladığı Anna Karenina filminin ardından bir çariçe modası esiyor; taçlar, değerli taşlar...
Şimdi beklenen ise Mayıs’da vizyona girecek Muhteşem Gatsby filmi ile esmesi beklenen art deco akımı... 1920’lerin o ışıltılı trendi geri dönüyor. Mücevher dünyasında altının geri çekildiği, 1920’lerin art-deco akımının öne çıktığı yeni dönemi Norayr İşler ve Siren Ertan ile konuştum...
Kuyumculuk dediğimizde ne kadarlık bir sektörden bahsediyoruz?

Türkiye’de kuyumculuk geleneksel bir sanat olmasının yanı sıra çok önemli bir sanayi dalı veihracat kalemi. 2012’de yaklaşık 2 milyar dolarlık ihracat yapıldı.
 Ama değerli taş ithalinde devlet yüzde 20 ÖTV alıyor. Hiçbir ülkede  olmayan bu vergi sektörün mücevher branşında uluslararası rekabette geriye düşmesine neden oluyor.
 Yolculuğunuz nasıl başladı?

Birçok erkek Ermeni çocuğu gibi mesleğe çırak olarak başladım. Dubai’ye ilk mücevher ihracatını yapan firmalardanız. Basel ve Doha gibi dünyanın en prestijli mücevher fuarlarına uzun yıllardır katılıyoruz. Dubai ve Newyork-Manhattan’da satış ofislerimiz var. Türkiye mücevherciliğinin dünyada tanınmasında büyük katkımız oldu.

25 yıl taş topladı
 Mücevherlerinizde farklılığı nerede yakalıyorsunuz?

Kendine değer veren kadınlar için zamansız mücevherler tasarlıyoruz. Tümüyle kendi ürettiklerini satan tek firmayız. Üstün kalitedeki hammadde ve işçiliğimizle fark yaratıyoruz.  Mücevherlerimizi mikro mıhlama tekniğiyle yapıyoruz.  
 Kilolarca tanzanitiniz varmış, doğru mu?

Dünya’da Burma’dan çıkan büyük boy yakutlar tükenmek üzere. Kaliteli zümrüt, safir ve tanzanitler de zor bulunuyor. Türkiye’deki mücevherciler renkli taşa önem vermezken, arazi toplar gibi 25 yıldan bu yana değerli taş topladım.  
 Renkli taşlı mücevherler mi almalıyız bu sezon?

Halen alınabilir fiyatlardayken evet. Ama alırken dikkat edin.
 Neye? Niye?

Türkiye’de renkli taşı tanıyan kuyumcu sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Ben bunlardan biriyim. Renkli taşta çok büyük oyunlar da vardır. Türkiye’deki renkli taşın yüzde 80’i sentetiktir. Adam karatını 3 dolardan aldığı camı, sentetik taşı allıyor, pulluyor, natürel diye satıyor. Ürünü oradan daha ucuza alan müşteri ise size gelip ‘Ben bu fiyata aldım, siz pahalısınız’ diyor. Biz daha az kârla gerçek mücevher satarken, işini sadece maddiyat için yapanlar ise uyduruk bir üründen çok daha yüksek kâr sağlıyor.
 Tüketici olarak neye dikkat etmeliyiz?

Mücevherlerinizi HRD, GIA, GRS, Gubelin gibi uluslararası geçerliliği olan en iyi taş sertifikaları ile almaya özen göstermelisiniz.
 Aldığım taşın natürel olmadığını öğrendiğimde ne yapmalıyım?

Kuyumcular Odası’na başvurup ekspertiz yaptırmanızı öneririm.
Türk kadını alırken satmayı düşünüyor
 Türk kadını ile Avrupalı kadının mücevher alışkanlıkları desem...

Avrupalı mücevher kadını bir şeyi beğenir ve alır. Türk kadını ise kendine takı alırken ‘geri getirirsem kaç para eder’ diye düşünür. Mücevher alıyorsunuz, kendinize katacağınız değer birinci, kaça satacağınız ikinci planda olmalıdır.
 Sezonun popüler taşları ve takıları arasında neler var?

Renkli mücevher daha da önem kazanıyor. Pırlanta, yakut ve zümrütün fiyatının gittikçe artması sonucu tanzanit, peridot, spinel, garnet gibi taşlar gittikçe popülerleşiyor. Beyaz taşlardan opalinin krallığının yanında ay taşı ve agat da yükseliyor. Küpe ve bilezik ise mücevherlerin lokomotifi bu dönem.
Plastik fuarı gibi güvenlik!
 2011’deki İstanbul Mücevher Fuarı’nda bir gerdanlığınız çalınmıştı.

O günden sonra Türkiye’de fuara katılmıyorum. Bir mücevher fuarını plastik fuarıymış gibi düzenleyemezsiniz. Çok ciddi bir güvenlik zafiyeti vardı. Bugünkü fiyatlarla 2 milyon dolara yakın bir kolyeydi. Sigortası da yoktu.
 Mücevher hırsızlığı ne boyutta?

Bugün Kapalıçarşı’da ikinci el ürün alan firmalar var. İkinci el ürün tabii ki alınır ama menşei belli olmayan ürünlerin alınmasını doğru bulmuyorum.
 Türkiye dünya çapında mücevherler çıkarabilir mi?

Olağanüstü mücevherler yaratabilmek için işçilik açısından çok iyiyiz. Ancak ülkemizin tasarım, pazarlama ve tanıtım konusunda eksiği olur. Biz Zela olarak inandığımız tasarımcılarla risk alıyor ve ortak tasarımlara imza atıyoruz. Siren Ertan Çarmıklı bunların başında yer alıyor. Çok zevklidir, dünyayı takip eder. Bizim görmediğimiz noktaları görerek bizi her zaman şaşırtır.
Mücevhere çariçelerin ihtişamı geliyor
Siren Hanım, işbirliği nasıl başladı?

Bir tasarımcı olarak mesleğim olan tekstilin dışındaki alanlarda da tasarımlar yapar, bunun keyfini ve başarısını yaşarım. Zela’dan teklif geldiğinde firmayı ve ürünlerini inceledim. Doğru bir birliktelik olacağına inandım. Yaklaşık sekiz aydır Zela’ya tasarım danışmanlığı yapıyor, kadınların mücevher tercihleri ve beklentileri konusunda bilgilendiriyorum. Haftanın bir gününü Zela’nın Nuruosmaniye’deki merkezinde geçiriyorum. Çalışmamızı ‘Siren Ertan ISTANBUL for ZELA’ özel mücevher koleksiyonuyla da taçlandırdık.
 2013 mücevher trendlerini bize anlatır mısınız?

Taş kalitesi, işçiliği ve tasarımı ile yüksek mücevher dönemindeyiz. Tasarımlarda doğa mücevher dünyasını ele geçirmiş durumda. Yeni popüler olan taşlar tasarımcıların gösterişli mücevherler yaratmasına izin verirken fiyatların da ulaşılabilir olmasını sağlıyor. 19. yüzyılın gözdesi çok kullanımlı mücevherler öne çıkıyor. Bir kolyenin ucu, broş olarak kullanılabiliyor ya da iki bilezik birleştirilerek  bir gerdanlığa dönüşebiliyor.
Küpelerde de bir eskiye dönüş görülüyor. Fiyonklar, kurdeleler, püsküller yeniden gözde. Viktorya dönemine ait kolyeler geleceğin trendi denilebilir. Film ve dizi endüstrisi mücevher dünyasını etkilemeye devam ediyor. Hürrem Sultan yüzüklerinin ardından, Anna Karenina filminde yer alan çariçe tarzı ihtişamlı mücevherlere talep çok. Art-deco mücevherler ise zamansız tasarımlar. Özellikle önümüzdeki ay vizyona girecek Muhteşem Gatsby filminin etkisiyle 1920’lerin mücevherleri geri gelecek, uzun kolyeler, püsküller, saç bantları ve bilezikler daha da popüler olacak.
Norayr İşler, bana ve Siren Ertan Çarmıklı’ya, zümrüt kolye üzerinde, değerli renkli taşları sahtesinden ayırt etmenin inceliklerini gösterdi. 
Gelinler taçlanacak

Düğün mevsimi başlamışken gelin takısı konusunda neler önerirsiniz?

Gösterişli ve bol nakışlı gelinliklerde aşırı mücevher kullanımını önermiyorum. Hem taç, hem kolye, hem küpe, hem bilezik, hem yüzük takmak, karmaşık ve iddialı olmaktan öte zorlama bir görüntü veriyor. Artık tam takım mücevher kullanmanın modası da yok zaten. Taç ise çok ama çok moda. Eğer taç takılmak istenmiyorsa, saça pırlanta ya da elmas bir broş yerleştirilebilir. Çok da güzel görüntü verir.

28 Nisan 2013 Pazar

Prada 2012 mücevher koleksiyonununda çiçek..


Prada 2012 mücevher koleksiyonununda çiçek sembolleri ve geometrik çizgilerin yarattığı ilgi çekici şekiller mücevherlerin stillerini belirlemiş.
Prada 2012 mücevher koleksiyonununda çiçek sembolleri ve geometrik çizgilerin yarattığı ilgi çekici şekiller mücevherlerin stillerini belirlemiş.
Vogue Türkiye

Mücevherde de 60’lara dönüş


Mücevherde de 60’lara dönüyoruz..

60’ları kucakladığımız sezonda mücevher trendleri ışığımızı değiştirmeye hazırlanıyor. İtalyan Vogue Gioiello dönemin en çok tercih edilen modellerini ve taşlarını dönemin ikonları ile beraber gün ışığına çıkarıyor.

Noneİnci
Audrey Hepburn’un Tiffany’de Kahvaltı filminde canlandırdığı karakter Holly Golightly, Tiffany vitrinleri önündeki efsanevi sahnede sırtını süsleyen incilerle görünür. Jackie Kennedy., inciyi gece gündüz kullanan isimlerden biri olarak anılır. İncilerini gece kıyafetlerinin yaka biçimlerine göre seçmesi ile ünlüdür. Grace Kelly plajda bile incileriyle görüntülenmiştir. İnci klasiktir kimi zaman muhafazakarlığı temsil ettiği düşünülür ama zamansızdır, şıktır.

NoneCharms
Özgürlük ve barış temaları ile özdeşleştirilen 60’lı yılların must-have uğurlu bilezikleri, anlattıkları yaşam öyküleri ile içimizdeki duygusal yolculukları nesiller boyu devam ettiriyor. Mücevheri benzerlerinden ayıran özel kılan detaylar(uğur-charm)kişiye anlam ifade eden sembolleri bir araya topluyor, koruyor, şans getiriyor. Marlene Dietrich’in, charm bilezikleri olmadan yolculuk etmediği biliniyor. Jackie Kennedy ve Sophia Loren uğurlarını değerli taşlarla birlikte kullananlardan tıpkı Coco Chanel gibi. Coco Chanel Rus Dükü Dimitri Pavlovich’in kendisine hediye ettiği mermi, antik altın para, mühür gibi uğurları kendi yarattığı kostüm mücevherleri ile karıştırmayı tercih ederdi.

NoneÇiçek gücü
Mücevherde Art Nouveau yapraklarla başladı, ardından çiçekler geldi. Tasarım dünyasında bir çeşit meydan okuma olarak görülen üç boyutlu çiçekler Oliver Weber’den bouton de rose(gonca gül) ve Victoire de Castellane imzalı Dior koleksiyonu ile geri döndü. 60’ların çiçek gücü ilhamını bahçelerden alan parçalarla devam ediyor.

WOMENIST.NET


Mücevher Dergisi Vogue Gioiello

4 Nisan 2013 Perşembe

İnternetten Pırlanta almanın avantajları kolaylıkları


1. Fiyatlar çok daha düşüktür . Internetten pırlanta ve mücevher satan kuruluşların sabit giderleri, dükkanlardan satış yapan kuruluşların yanında çok düşük olduğundan ve ağır envanter taşımadıklarından dolayı çok daha düşüktür. Bu da doğrudan sizlere uygun fiyatlar olarak yansır.

2. Seçecek çok daha fazla ürün bulursunuz . Internet satıcıları genellikle belli ürünleri satıp o ürünlerle ilgili geniş bir yelpaze tutarlar. Dükkanlar ise çok daha fazla çeşit tutmak zorunda kaldıklarında ağır finansman yükü altına gireceklerinden mümkün olan optimum stok seviyesi ile dönmeye çalışırlar. Sonuç olarak daha az envanter masrafı ve daha düşük fiyatları internet satıcılarından bulursunuz.

3. Rahatlık . Neredeyse pijamalarınızla pırlanta mücevher alışverişi yapabilirsiniz. Satıcı baskısı olmadan rahatlıkla inceleme ve karşılaştırma yapar konu hakkında çok detaylı bilgi sahibi olursunuz. Dükkanlara gitmek, yolda, trafikte zaman harcamak gibi olumsuzluklardan kurtulursunuz.

4. Satıcı baskısında uzak Internette her türlü zaman ve satıcı baskısından uzak alışverişinizi tamamlarsınız.

21 Mart 2013 Perşembe

Doğanın hediyesi: Angola'da 131.5 karatlık elmas bulundu!


Doğanın armağanları: Angola'da 131.5 karatlık elmas bulundu!

Doğanın armağanları: Angola'da 131.5 karatlık elmas bulundu!
İşte aynı gün çıkartılan diğer elmaslar...

Feyza Ketenci-Milliyet Blog
Merhaba,
Zaman zaman dünyanın çeşitli yerlerindeki madenlerden şimdi paylaşacağım tarzda haberler gelir, ben de hep heyecanlanırım:) Bu sefer de sizinle paylaşayım istedim:)
20.08.2012 günü İnsanoğlu doğanın kendisine armağanlarından birini daha keşfetti...
'Angola'da 131.5 karatlık mücevher kalite bir elmas bulundu.
Elmas, Angola'nın Lulo bölgesinde, Avusturalya'lı Lonrho Mining Limited adlı maden şirketinin ruhsat sahasında bulundu.
Şirket 2008 yılından beri aynı bölgede çalışıyor ancak bulunan elmas, şimdiye kadar bulunanlar arasında en büyük olan...
131.5 karatlık elmas Cacuilo nehrinin aktığı vadideki çakıllar arasında bulunmuş.
Yapılan açıklamada taşın rengine ve berrraklığına ilişkin bir bilgi yok...Ancak beyaz ve mücevher kalite olduğu aşikar...Bu taştan nasıl mücevher taşları kesilecek çok merak ediyorum:))Yuvarlak olmaz sanırım (burdan görünen o) ama yine de taşı incelemeden birşey tahmin etmek zor...
Bu elmas belki dünya sıralaması için çok büyük değil ancak bilimsel olarak çok şey ifade ediyor o bölge için...
Hep güzel heyecanlar yaşamak dileğiyle...
mücevher etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mücevher etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2014 Salı

Pirlanta’da ihracat patlamasi baska bahara kaldi!


T24- 10 Ocak’ta sizlerle paylaşmış olduğumuz yazımızda, TBMM’nin gündeminde kıymetli taşların vergilendirilmesine ilişkin önemli hükümler de içeren bir Tasarı olduğundan bahsetmiş ve Tasarı’nın kuyumculuk sektörünün mevcut ve potansiyel dinamikleri bakımından önemine işaret etmiştik. Plan Bütçe Komisyonu tarafından kabul edilip Genel Kurul’a indirilen Tasarı’nın son halinde bu hükümlere yer verilmediği görülüyor. Tasarı’dan çıkarılan bu düzenleme neydi kısaca tekrar değinelim.
 
T24 Blog Yazarı Emrah Akın

Sektördeki vergi sıkıntısı…

Kuyumcuk sektörünün gelişiminin önünde bulunan en önemli engel Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) uygulaması olarak karşımıza çıkıyor. Mevcut ÖTV uygulamasına göre elmaslar, tabii inci veya kültür incileri ve diğer kıymetli taşlar %20 ÖTV’ye tabi tutuluyor ve Bakanlar Kurulu’nun belirlenen bu oranları sıfıra kadar indirmeye ve % 25'e kadar da artırmaya yetkisi var. Hemen belirelim, Türkiye’de “ham haldeki taşa” uygulanan bu ÖTV’nin Dünya’da örneğini bulmak da oldukça zor.
Katma Değer Vergisi Kanunu (KDV) uygulamasına göre ise kıymetli taşlardan elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci, kübik virkonia teslimleri vergiden istisna edilmiş durumda. Yani bu taşların “oldukları gibi teslim ve ithalinde” KDV uygulanmıyorken %20’lik bir ÖTV söz konusu.
Mevcut vergi yapısı;
  • Elmas ve kıymetli taşlardan imal edilen mücevher üretimini olumsuz etkiliyor ve dolayısıyla bu alandaki ihracat da gelişemiyor.
  • Kıymetli taşların kaçak olarak yurda sokulmasına ve kaçak olarak yurttan çıkarılmasına neden oluyor.    

TBMM’deki Tasarı’da ne değişti?

TBMM gündeminde olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile bu alanda önemli adımlar atılacak gibi görünüyordu; ancak son Tasarı metninde bu yoldan sapıldığı anlaşılıyor. Şöyle ki;
  • Tasarı’nın önceki halinde k­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­ıymetli taşlara ilişkin KDV istisnası daraltılıyor ve istisna için yeni bir çerçeve konuluyordu. Yani külçe altın, külçe gümüş teslimleri ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda tanımlanan kıymetli taşlar (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci) ve kıymetli madenlerin Sermaye Piyasası Kanununa göre Türkiye’de kurulu borsalarda işlem görmek üzere ithali, borsaya teslimi ve borsada el değiştirmesi vergiden istisna ediliyordu. Mevcut KDV uygulamasında kıymetli taşların teslimi sınırlama olmaksızın istisnadan yararlanabiliyorken; Tasarı bu haliyle yasalaşsaydı kıymetli taşlar, borsalarda işlem görmek üzere ithal edilirlerse, borsalara teslim edilirlerse ve yine borsada işlem görürlerse KDV istisnasından yararlanabileceklerdi. Özetle, Tasarı’dan bu hüküm çıkarıldı ve kıymetli taşların doğrudan KDV istisnası şemsiyesi altından kalması uygulaması devam ettirilmiş oldu.
  • Asıl önemli etki ÖTV tarafında görülüyor. Tasarı’nın önceki halinde, Bakanlar Kurulu’na kıymetli taşların da yer aldığı (IV) sayılı listedeki mallardan Borsa İstanbul A.Ş. Elmas ve Kıymetli Taş Piyasasında işlem görecek olanların ÖTV’sini (0 ila %25 arasında olmak üzere) farklı oranlarda belirleme yetkisi veriliyordu. Diğer bir anlatımla, mevcut sistemde istisna olmaksızın %20 ÖTV’ye tabi tutulan kıymetli taşlar –Tasarı’nın eski hali yasalaşsaydı- Borsa İstanbul A.Ş’de işlem görüp görmeme durumuna göre farklı ve büyük ihtimalle de düşük oranlı hatta “0”  ÖTV’ye tabi tutulabilecekti; ki bu durum kuyumculuk sektörü bakımından oldukça önemli bir adım olacaktı.   

İhracat patlaması başka bahara…

6500-7000 civarında kuyumcu atölyesi, 20 civarında büyük mücevher üretim merkezi, 100 civarında toptan mücevher satış mağazası ve 40 bin civarında kuyumcu mağazası ile önemli bir ihracat potansiyeli olan Kuyumculuk sektörü; “elmas, pırlanta ve taşlı takı” gibi katma değeri yüksek ürünler başta olmak üzere, 2023’te 12 milyar dolar ihracat hedefini tutturmak için başka düzenlemeleri beklemek zorunda kalacak gibi görünüyor.

Twitter: @AKIN_EMRAH
E-mail: eakin@KPMG.com

5 Ağustos 2013 Pazartesi

Pirlantada butik tasarim revacta



HT-Geçmişte zenginlik simgesi sayılan pırlanta takıların, zincir mağazaların seri üretimi sonucu her bütçeye uygun hale gelmesiyle üst gelir grubu alıcılar, kişiye özel butik tasarımlara yöneldi.

İzmir'de 70 yıllık baba mesleğini sürdüren mücevherci Erhan Özusta, Türk kadınının, yıllar boyunca elmas ağırlıklı takılar tercih ettiğini, elde yapılan tek üretim mücevherlere ilgi gösterildiğini belirtti.


Yıllar içinde kuyumculukta önemli değişimler yaşandığına işaret eden Özusta, ''Kuyumculuk geniş bir alana yayıldı. Zincir mağazalarla birlikte seri ve fabrikasyon üretimler yapılmaya başlandı. Bununla birlikte pırlanta daha kolay ulaşılır hale geldi'' dedi.


Özusta, pırlanta takılara kolay ulaşılmasının, üst gelir grubu alıcıları mücevherde farklı arayışlara yönelttiğini belirten Özusta, şöyle devam etti.


''Eskiden meslek grubumuzda sarraflar ve kuyumcular vardı. Sarraf, 22 ayar altın, Reşat altın, bilezik, kuyumcu ise pırlantalı takı satardı. Bugün baktığımızda ise sarraf, kuyumcu ve mücevherci olduğunu görüyoruz. Gerçek mücevher, tek olan, elde yapılan, evlatlarınıza kalan takılardır. Kuyumculukta ise çok büyük cirolu büyük firmalar söz konusu.
Takının butik olması ürüne özellik kazandırıyor. 1 karatlık bir pırlantanın, 100 ayrı fiyatı var. Aynı taşı, 500 dolara da 50 bin dolara da alabilirsiniz. Üst gelir grubu, butik, özel üretilmiş mücevher alarak, kendini bu şekilde ayırıyor.''

AA

7 Temmuz 2013 Pazar

Bottega 2013 Koleksiyonu: Italyan ve Alman mucevher ustalarindan

"Takıp takıştırmadan sokağa adımımı atmam" diyenler, "takısız" kendisini çıplak hissedenler Bottega Veneta'nın 2012-13 Kış koleksiyonuna hayran kalacaklar! Hatta sadece kadınlar için değil erkekler için de parçaların yer aldığı kreasyon büyük ve göz alıcı parçalarıyla dikkatleri üzerinze çekecek! Markanın yılbaşı için hazırladığı mücevher koleksiyonu reklam kampanyasıyla adını duyuruyor!

Bottega 2013 Koleksiyonu

MODAZON 
Patrick Demarchelier'in fotoğrafladığı reklam kampanyasının modelleri de oldukça dikkat çekiyor. Bilinen isimleri ve yüzleri kullanmayı tercih eden marka, kampanyada blogger Garance Doré, model / dj Alexandra Richards ve Barneys New York'un eski moda direktörü Amanda Brooks gibi isimleri barındırıyor! Koleksiyonda gerdanlık, saat, bileklik / bilezik, kol düğmesi, kolye gibi parçalardan oluşurken unisex bir formla yaratılan parçalar herkese hitap edebilecek cinsten.
İtalyan ve Alman mücevher ustaları tarafından hazırlanmış olan bu parçalar tam anlamıyla el emeği göz nuru! Özellikle "zincir" konseptiyle dikkat çeken bu büyük hacimli takılar kimsenin gözünden kaçamayacak kadar büyükler! Zincir detayının yanı sıra örgü ve kabartma dokunun fazlalığıyl; gümüş, metal rengi ve yarattığı maskülen hava ile da gözlerinizi doldururken, tercih edeceğiniz sade kıyafetlerinizle oldukça uyum sağlayacak!













17 Haziran 2013 Pazartesi

Swarovski

Swarovski






Vizyoner bir mucit olan Daniel Swarovski, 1895 senesinde kristal mücevher taşlarını kesmek
ve parlatmak için daha yeni geliştirdiği makinesiyle birlikte Avusturya, Tyrol’daki Wattens
kasabasına taşınmıştır. Moda dünyasında devrim yaratan bu başlangıç noktasından sonra
Swarovski, moda, mücevher ve yakın zamanlarda da aydınlatma, mimari ve iç dekorasyon
alanlarında kullanılan hassas-kesim kristal üretiminde dünya lideri konumuna ulaşmıştır.
Bugün şirket hala beşinci nesil aile üyeleri tarafından yönetilmekte olup dünya çapında
yaklaşık 26,100 çalışana, 120’den fazla ülkede ofise ve 2011 yılındaki 2,22 milyar Euro ciroya
ulaşmıştır. Swarovski’nin iki temel faaliyet alanı vardır: Birincisi, endüstriye komponent
üretmek ve satmak, ikincisi de tasarım-temelli bitmiş ürünler yaratmaktır. Swarovski kristalleri,
uluslararası tasarımın vazgeçilmez bir bileşeni haline gelmiştir. Şirket, 1965 senesinden beri
gerçek ve imitasyon hassas-kesim yüksek kalitedeki ürünleriyle mücevher endüstrisine hizmet
etmektedir. Swarovski’nin şirketin özündeki yaratıcılığı sergileyen, kendi markalarıyla pazara
sunduğu, aksesuar, mücevher ve ev dekorasyon ürünleri, önemli tüm moda merkezindeki
2,200’den fazla perakende satış dükkanında satılmaktadır. Swarovski Crystal Society
(SCS)’nin ünlü kristal heykellerine meraklı koleksiyoncularının dünyadaki üye sayısı
300.000’e yaklaşmıştır. Wattens’teki multimedya kristal müzesi Swarovski Kristallwelten,
Swarovski’nin yenilik ve ilham dolu evreni şerefine 1995 senesinde açılmıştır.

10 Haziran 2013 Pazartesi

Dunya'nin en degerli mucevher koleksiyonu

DÜNYANIN EN DEĞERLİ MÜCEVHER KOLEKSİYONU

ModaveSosyate-Elizabeth Taylor 'ın mücevher koleksiyonu en az kendisi kadar ünlüdür. Menekşe gözlü aramızdan ayrıldı ama mücevherleri konuşulmaya devam ediyor. Hala bir kişinin sahip olduğu en değerli mücevher koleksiyonu olarak anılmakta. Ve bu değerli koleksiyon geçtiğimiz günlerde Christie's 'de açıkartırmaya sunuldu. Böylelikle benim gibi mücevher aşıkları da bütün koleksiyonu görebilmiş oldu.Tüm koleksiyonun toplam değeri yaklaşık 100 milyon pound.

Koleksiyonda neler yok ki ?



33 karatlık tek taş elmas yüzük (değeri 3.3 milyon dolar), Cartier marka dünyanın en nadide incilerinden La Peregrina ile bezeli gerdanlık (3 milyon dolar), Van Cleef & Arpels marka yakut yüzük, Bulgari marka zümrüt yüzük, Cartier marka yakut gerdanlık,Bulgari marka 800 bin dolar değerindeki safir kolye ve yine Bulgari marka 200 bin dolar değerindeki safir yüzük,



Cartier 'in kalp formlu Taj Mahal elmas kolyesi, Prince of Wales broş ve çok renkli safir top küpeler,



Richard Burton 'un hediyesi Bulgari marka yakut gerdanlık.




Ve Elizabeth Taylor 'ı bu nadide mücevherlerini giyerken görüyoruz. Hepsini ne kadar da güzel ve ihtişamlı bir şekilde taşımış. O gerçek bir stardı. Dönemini en gözalıcı ve gösterişli şekilde yaşadı ve yansıttı. Ne yazık ki artık bu tarz starlar yok. Yerine sponsorlu mücevherler var. Satın almak yerine artık özel geceler için mücevherler kiralanıyor ve reklamı yapılıyor o kadar. Nadide mücevherlerin yerini kimin hangi marka giydiği aldı. Artık kıyafetler bile satın alınmıyor. Bunda bile marka müşterisini giydiriyor ve giydirdiğini hediye ediyor.
modavesosyete Blog

8 Haziran 2013 Cumartesi

İnternetten Pirlanta Satin Almak Ne Kadar Dogrudur?


Günümüzde internetten alışveriş yapma işi oldukça yoğunlaştı. Aklınıza ne gelirse internetten sipariş edebiliyorsunuz. Günümüz Türkiye’sinde neredeyse her evde internet var. Buradan yola çıkarak internetin yoğun bir şekilde kullanıldığını söyleyebiliriz. İnternet yoğun bir şekilde alışverişlere de kullanılıyor. O kadar çok işlev görüyor ki aklınıza ne gelirse. Alışverişi de kusursuz bir biçimde yapıyor. Ancak pırlanta alışverişleri için de aynı şeyi söyleyemeyiz.

İnternetten pırlanta  alışverişleri yapılması doğru değildir. Çünkü pırlanta çok değerli bir eşyadır. Toplumumuzda herkesin alamayacağı bir eşyadır. Lüks bir takıdır. Bu nedenle bu tür pahalı takıların internet üzerinden alınması doğru değildir. Pırlanta zaten lükse giriyor. Herkesin alamayacağı bir takı olduğu için insanların gözü hep onun üzerinde oluyor. Bu nedenle bu tür değerli bir taşı başkalarına emanet etmek doğru değildir. İnternetten kredi kartı ya da banka hesabınızdan havale ederek ödeme yapıyorsunuz. Yani parasını vermiş oluyorsunuz. Parasını verdikten sonra gelmesini bekliyorsunuz. Ancak milyarlarca lirayı internet üzerinden sadece resimlerini gördüğünüz bir nesneye vermek biraz da saçma olur.
Pırlantalar çok çeşitli oldukları için herkes sevdiği pırlantayı almak ister. Bazı pırlantaların renkleri, kesim şekiller farklıdır. Bazı kesim şekiller birinin hoşuna gitmezken diğeri tarafından sevilebiliyor. Bu nedenle pırlanta alırken resimlerden değil pırlantayı yerinde görelim. Bu nedenle internetten almayı pek uygun bulmuyoruz.
Pırlanta sahteciliği yapıldığı için internetten yapılan pırlanta alışverişlerine pek güvenemiyoruz. Bu nedenle size kendinizin gidip görmesi gerektiğini söylüyoruz. Pırlantaların sahte olduğu çok zor anlaşılıyor. Bu işin uzmanları ancak pırlantanın sahte olup olmadığını anlar. Ayrıca yine uzmanları pırlantada herhangi bir hasar olup olmadığını özel yöntemlerle anlayabiliyorlar. Bu nedenle diyebiliyoruz ki pırlanta alışverişlerinizi uzmanlarla beraber yapın. Maddi açıdan yara almak istemiyorsanız buna uymalısınız.
Pırlanta alışverişlerinde güvenmediğiniz kişilere gitmeyin. Her zaman gündemde olan ve daima bu işi yapmış kişileri tercih edin. Bir miktar daha pahalı olmasına aldırmayın. Sizin için en güvenlisi odur.

BÜŞRA

19 Mayıs 2013 Pazar

Zirkon


Zirkon
Zirkonyum metali ilk olarak 1789 yılında Martin Heinrich Klaproth
keşfedilmiştir.




1824 yılında ise Jons Jakob Berzelius tarafından keşfedilmiştir. 1824
yılında ise Jons Jakob Berzelius tarafından izole edilmiştir. Bilinen mineralleri zirkon
(ZrSiO) ve baddeleyit (ZrO2)tir. Baddeleyit'in (1892'de Sri Lanka'da keşfedilen
Josephe Baddeley'in isminden) eşanlamlıları zirkonyum oksit, zirkonyum dioksit ve
zirkonyadır. Dolayısı ile kelime yapısı itibarı ile benzeşen, ancak farklı kimyasal
kompozisyonlar olan zirkon ve zirkonya birbirlerine karıştırılmamalıdır. Zirkonyumun
başlıca elde edildiği kaynak zirkon maddeleri olup, bunlar Avustralya, Brezilya,
Hindistan, Rusya ve ABD'dir.



Mücevher olarak kullanılan taşların en ünlüsü olan zirkon, tamamen renksiz
olabildiği gib, kahverengi, yeşil, kırmızı ve sarı da olur. Zirkon aynı zamanda
Zirkonyum elementinin de başlıca kaynağıdır. Mücevher olarak kullanılacak olan
Zirkonların en değer göreni renksiz olanlarıdır. Elmasa benzetilmesine rağmen sertlik
derecesi elmastan 2,5 Mohs daha azdır

17 Mayıs 2013 Cuma

Elizabeth Taylor'in Mucevher Koleksiyonu


Elizabeth Taylor'ın Mücevher Koleksiyonu

Christie New York, Aralık ayında yüzyılın en önemli mücevher satış ihalesini gerçekleşti. Tatil sezonu sırasında düzenlenen ihalede, boş koltuk bulmak oldukça zor oldu. Gece kıyafetleri giyen bazı katılımcılar, yüz yılın en göz alıcı film yıldızına saygı göstermek istedi ve aynı zamanda onun efsanevi mücevherlere sahip olma mücadelesini sabırsızlıkla bekledi. Elizabeth Taylor'ın mücevher koleksiyonu toplam 137.235.675 Dolara satıldı ve yeni bir dünya müzayede rekoruna imza attı. Bugüne kadar 1987 den beri birinciliği koruyan, 50 milyon Dolar değerinde Sotheby Cenevre’de satılan Windsor Düşesi koleksiyonu, ikinci sıraya yerleşti...

None
Elizabeth Taylor koleksiyonu aynı zamanda diğer yedi müzayede rekoru kırdı.  Birinci rekor LA PEREGRİNA  incisinin satışı ile başladı ve  11.842.500 Dolar fiyatı ile dünyanın en yüksek değerde satılan inci unvanı aldı. 50,56 karatlık doğal inci, Richard Burton tarafından 1969 yılında  37.000 Dolardan satın alındı. Panama körfezinde 1500 yıllarda keşfedilen LA PEREGRİNA  incisi imrenilecek bir soyağacına sahip. Sekiz İspanyol kralı, Fransa prensi Luis Napoleon, Joseph Bonapart, Dük ve Düşes Abercorn ünlü sahiplerden  sadece bazıları. Taylor dünyanın en mükemmel incisine gerdanlık oluşturmak için Cartier tasarımcılarıyla bizzat kendisi çalıştı.

None
İkinci sırada yer almak için çok önemli iki parça yarıştı. Birinci parça 1627-1628 tarihlere ait Taj Mahal elması. Kalp şeklindeki elmasın altın zinciri Cartier  tarafından tasarlandı. Elmasın üzerinde Babür imparatoru Şah Cihangirin eşinin adı Nur Cihan kazılı. Daha sonra Şah Cihangir elması oğlu Şah Cihanaya düğün hediyesi olarak verdi, Şah Cihanın güzeller güzeli eşi dört yıl sonra öldü ve onun şerefine  Taj Mahal inşa edildi. Richard Burton bu tarihi mücevher parçasını Elizabeth Taylor’a kırkıncı doğum günü hediyesi olarak verdi. Taj Mahal elması 8.815.500 Dolara satıldı.

None
52,72 karat Bulgari tasarımı Burma safirli kolye 5.906.500 Dolara satıldı.
33.19 karat D-VS1  Elizabeth Taylor pırlanta yüzüğü, Taj Mahal elması gibi 8.815.500 Dolara satıldı. Bu dikdörtgen kesimli pırlanta, Krupp elması olarak biliniyor. Cömert Burton bu yüzüğü 1968 yılında  açık artırmada 300.000 Dolara satın aldı. Bu yüzük Elizabeth Taylor’un en sevdiği yüzüklerden biriydi, onu otuz yıl boyunca her gün taktı.
Elizabeth Taylor’un muhteşem zümrüt koleksiyonu olağanüstü ilgi gördü. Bulgari tasarımlı broş, gerdanlık ve bilezik seti dünyada eşi değeri olmayan Kolombiya Muzo zümrütlerden oluşuyor. 23.46 karat Bulgari tasarımı zümrüt kolye broş 6.578.500 $ satıldı.
Bulgari zümrüt gerdanlık 6.130.500 Dolara satıldı.
VanCleef & Arpel’s tasarımı 8.24 karat Burma yakut yüzük 4.226.500 Dolara satıldı.
Üçüncü eşi Mike Todd tarafından hediye edilen ve 1957 Oscar töreninde takılan elmaslı taç 4.226.500 Dolara satıldı.
Bulgari zümrüt bilezik 4.002.500 $ fiyatı ile dokuzuncu sırada yer aldı.
Ve ilk “ON”  listesini tamamlayan 3.778.500 $ fiyatı ile Cartier tasarımı yakut kolye oldu. Seans sırasında birçok teklif telefon ve internet üzerinden alındı,birinci gününde 115.932.000 $ satış değerinde 80 lot satışa sunuldu. Kalan 190 lot satışı ikinci gün devam etti. İkinci gününde salonda ünlü müşteri portföyü ile bilinen tasarımcı Lorrain Schwartz bulunuyordu. Elizabeth Taylor koleksiyonunda Lorrain Schwartz’a ait bazı eserleri vardı ve Schwartz onları yeniden almak için büyük çaba gösterdi. Kendi tasarımı yeşim taşlı ve pırlantalı bilezik seti geri almak için, dakikalar boyunca telefonda teklifini sunan bilinmeyen kişi ile savaştı, ama sonunda  kaybetti. Telefondaki gizemli alıcı ünlü televizyon yıldızı Kim Kardashian olduğunu ortaya çıktı. Açık artırmadan elde edilen tüm gelir ELIZABETH  TAYLOR  TRUST şirketine geçti ve bir kısmı Elizabeth Taylor’un kurduğu AIDS  VAKFI’na bağışlanacak.
KAYNAK: womenist.net

4 Mayıs 2013 Cumartesi

ANNELER GÜNÜ- “Uğurum Sensin” kolyesi pirlanta

                                                                                               ww.tiffany.com.au
ANNELER GÜNÜ
( Mayıs ayının ikinci Pazar günü )
Mayıs ayının ikinci pazar günü Anneler Günü'dür. Anneler Günü evrensel bir gündür. Dünyada milyonlarca ana bugün çocukları tarafından sevgi ve saygı ile anılır.
Anneler Günü ülkemizde 1955 yılından bu yana kutlanıyor. Türk Kadınlar Birliği ülkemizde her yıl çocukları için büyük fedakarlığa katla­nan annelerden birini yılın annesi seçer. Yılın annesinin kişiliğinde tüm annelere iyi dilekler sunulur.
Amerika'nın Filedelfiya eyaletinde 9 Mayıs 1966 günü Jarvis isimli bir kızın annesi öldü. Annesini çok seven Jarvis'in üzüntüsü aylarca sürdü. Hayatla kimsesi kalmayan Jarvis ölüm olayına bir türlü alışamadı. Yaşama küstü. Canlılığını, yaşama sevincini yitirdi. Yemedi, içmedi bir ara ölmeyi bile düşündü. Jarvis'in bu durumunu yakından izleyen komşusu Jarvis'le arkadaş oldu. Bir gün yaşlı komşu söyleşi sırasında Jarvis'e «İnsanlar doğar, yaşar, ölür. Bu bir doğa kanunudur.» dedi. Bu iki cümle, Jarvis'i çok etkile­di. Ölümün de doğmak, yaşamak gibi bir doğa olayı olduğunu düşündü. Ancak bu doğruyu bulmak Jarvis'in annesine olan sevgisini azaltmadı. Aradan geçen süre içinde ölüm sözcüğünün soğukluğu gitti. Yerine anne sevgisinin sıcaklığı geldi. Artık Jarvis annesini gözyaşları ile değil severek. anmaya başladı. Acıları azaldı. İçinde arı, duru bir sevgi oluştu.
Aradan bir yıl geçti. Bu süre içinde Jarvis, hemen her gün annesinin mezarına çiçekler götürdü. Jarvis'in annesinin ölüm yıldönümünde bütün arkadaşları eve geldi. O gün Jarvis arkadaşlarına :
— Geçen bir yıl içinde çektiğim acılar bana şunu öğretti «Dünyada anne sevgisinin yerini dolduracak hiçbir sevgi yoktur. Yılın bir gününü annelere ayıralım. O günü annelerimizle ilgili anılarla dolduralım. Böylece annelerimize olan sevgi borcumuzu ödeyelim.» dedi.
Arkadaşları Jarvis'in önerisini çok beğendiler. Birlikte hemen kentin Belediye Başkanına gittiler. Başkan onları dinledi. Öneriyi içtenlikle benimsedi. Daha sonra bu öneri gazetelere, yazarlara anlatıldı. Jarvis ve arkadaşlarının çalışmaları kısa sürede sonuç verdi. Amerika Birleşik Devletleri Kongresi mayıs ayının ikinci pazar gününün Anneler Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.

Anneler günü ilk kez 1908 yılında kutlandı. Daha sonra bütün uygar ülkelerde kutlanmaya başlandı.
Her yıl mayıs ayının ikinci pazar günü gazetelerde annelerle ilgili yazılar, anılar, şiirler yayınlanır. Radyo ve televizyonda ana sevgisini konu eden konuşmalar yapılır. Türk Kadınlar Birliği'nin şubesi olan illerde yılın anneleri seçilir. Okullarımızda ayrıca Anneler Günü nedeniyle toplantılar düzenlenir. Bu toplantılarda okunan şiirler, söylenen türküler, şarkılar, annelere armağan edilir. Filimler gösterilir. Sergiler düzenlenir.
Anneler Gününde annemize bir demet kır çiçeği armağan ederek, bir güzel sözcükle yanağından öperek onu çok mutlu ederiz.



Storks’un anneler gününe özel tasarladığı pırlantalı “Uğurum Sensin” kolyesi, bu anlamlı güne değer katmak isteyenler için zarif bir alternatif olacak. Siz Storks Mağazalarından hediyenizi seçin, annenizi mutlu edecek ikinci mücevher Storks’tan hediye!
Anneler günü yaklaştı…  Büyük ya da küçük tüm çocukları hediye telaşı sardı. Storks Mücevherat anneler günü sebebiyle Mayıs ayında pırlantalı mücevher alan herkese anneler günü için hazırlanan “Uğurum Sensin” kolyesi hediye edecek! Sevgiyle birbirine bağlılığı ifade eden çiçekler, pırlanta taneleri ile tomurcuklanıyor. Sevginiz, Storks uğuru ile annenizin boynundan çıkarmayacağı bir mücevhere dönüşüyor. 

“Uğurum Sensin” sloganı ile anne sevgisinin mücevherle buluştuğu bu çok özel tasarım, yalnızca Mayıs ayına özel tüm Storks Mağazalarında…

Storks’un anneler gününe özel tasarladığı pırlantalı “Uğurum Sensin” kolyesi, bu anlamlı güne değer katmak isteyenler için zarif bir alternatif olacak. Siz Storks Mağazalarından hediyenizi seçin, annenizi mutlu edecek ikinci mücevher Storks’tan hediye!

3 Mayıs 2013 Cuma

3 dolarlık camı yakut, zümrüt diye satıyorlar. pirlanta



3 dolarlık camı yakut, zümrüt diye satıyorlar

Mücevherde pırlantadan sonra renkli değerli taşlar da moda olmaya başladı. Sektörün deneyimli ismi, Zela’nın sahibi Norayr İşler uyarıyor: “Maliyeti 3 dolar bile olmayan camları zümrüt, yakut, safir diye binlerce dolara satıyorlar. Renkli taşlı mücevher alırken uluslararası sertifikası sorulmalı”


SONGÜL HATISARU / SON BİR EKİP
Zela Mücevher, mücevher sektöründe hızla yükselen bir marka... Sahibi Kapalıçarşı’da işe çıraklıktan başlayan birçok Ermeni erkek çocuğu gibi ustalıktan geliyor. Norayr İşler, markalaşmaya tersten başlamış. Dubai başta olmak üzere özellikle zengin Ortadoğu ülkelerinde markasıyla tanındıktan sonra Amerika pazarına uzanmış. Zümrüt, safir, yakut gibi renkli taşlar ondan soruluyor. Versace’nin, Abu Dabi şeyhinin, şeyhaların, Monakolu zenginlerin evinde istek üzerine mücevher servisi yapıyor.
Zamanında arazi toplar gibi değerli taşlar toplamış. Artık madenlerin tükenip taş fiyatlarının çok yükseldiği bu günlerde Nişantaşı ve Kanyon mağazalarıyla boy gösteriyor.
Zela’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Kuyumcular Odası Başkan Vekili olan Norayr İşler’le sohbetimize marka için ‘Siren Ertan ISTANBUL for Zela’ koleksiyonunu hazırlayan ve 8 aydır markanın tasarım danışmanlığını da üstlenen modacı Siren Ertan Çarmıklı da katıldı.
Hürrem out, Çariçe in
Böylece sektörel rakamlar ve sorunlarla başlayan sohbetimiz bu yılın trendlerine, vizyondaki filmlerin estirdiği akımlara yönlendi. Sohbetten anladığım mücevherde Hürrem Sultan’la esen Osmanlı trendi hafifliyor. Geçenlerde vizyona giren ve mücevherlerini Chanel’in hazırladığı Anna Karenina filminin ardından bir çariçe modası esiyor; taçlar, değerli taşlar...
Şimdi beklenen ise Mayıs’da vizyona girecek Muhteşem Gatsby filmi ile esmesi beklenen art deco akımı... 1920’lerin o ışıltılı trendi geri dönüyor. Mücevher dünyasında altının geri çekildiği, 1920’lerin art-deco akımının öne çıktığı yeni dönemi Norayr İşler ve Siren Ertan ile konuştum...
Kuyumculuk dediğimizde ne kadarlık bir sektörden bahsediyoruz?

Türkiye’de kuyumculuk geleneksel bir sanat olmasının yanı sıra çok önemli bir sanayi dalı veihracat kalemi. 2012’de yaklaşık 2 milyar dolarlık ihracat yapıldı.
 Ama değerli taş ithalinde devlet yüzde 20 ÖTV alıyor. Hiçbir ülkede  olmayan bu vergi sektörün mücevher branşında uluslararası rekabette geriye düşmesine neden oluyor.
 Yolculuğunuz nasıl başladı?

Birçok erkek Ermeni çocuğu gibi mesleğe çırak olarak başladım. Dubai’ye ilk mücevher ihracatını yapan firmalardanız. Basel ve Doha gibi dünyanın en prestijli mücevher fuarlarına uzun yıllardır katılıyoruz. Dubai ve Newyork-Manhattan’da satış ofislerimiz var. Türkiye mücevherciliğinin dünyada tanınmasında büyük katkımız oldu.

25 yıl taş topladı
 Mücevherlerinizde farklılığı nerede yakalıyorsunuz?

Kendine değer veren kadınlar için zamansız mücevherler tasarlıyoruz. Tümüyle kendi ürettiklerini satan tek firmayız. Üstün kalitedeki hammadde ve işçiliğimizle fark yaratıyoruz.  Mücevherlerimizi mikro mıhlama tekniğiyle yapıyoruz.  
 Kilolarca tanzanitiniz varmış, doğru mu?

Dünya’da Burma’dan çıkan büyük boy yakutlar tükenmek üzere. Kaliteli zümrüt, safir ve tanzanitler de zor bulunuyor. Türkiye’deki mücevherciler renkli taşa önem vermezken, arazi toplar gibi 25 yıldan bu yana değerli taş topladım.  
 Renkli taşlı mücevherler mi almalıyız bu sezon?

Halen alınabilir fiyatlardayken evet. Ama alırken dikkat edin.
 Neye? Niye?

Türkiye’de renkli taşı tanıyan kuyumcu sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Ben bunlardan biriyim. Renkli taşta çok büyük oyunlar da vardır. Türkiye’deki renkli taşın yüzde 80’i sentetiktir. Adam karatını 3 dolardan aldığı camı, sentetik taşı allıyor, pulluyor, natürel diye satıyor. Ürünü oradan daha ucuza alan müşteri ise size gelip ‘Ben bu fiyata aldım, siz pahalısınız’ diyor. Biz daha az kârla gerçek mücevher satarken, işini sadece maddiyat için yapanlar ise uyduruk bir üründen çok daha yüksek kâr sağlıyor.
 Tüketici olarak neye dikkat etmeliyiz?

Mücevherlerinizi HRD, GIA, GRS, Gubelin gibi uluslararası geçerliliği olan en iyi taş sertifikaları ile almaya özen göstermelisiniz.
 Aldığım taşın natürel olmadığını öğrendiğimde ne yapmalıyım?

Kuyumcular Odası’na başvurup ekspertiz yaptırmanızı öneririm.
Türk kadını alırken satmayı düşünüyor
 Türk kadını ile Avrupalı kadının mücevher alışkanlıkları desem...

Avrupalı mücevher kadını bir şeyi beğenir ve alır. Türk kadını ise kendine takı alırken ‘geri getirirsem kaç para eder’ diye düşünür. Mücevher alıyorsunuz, kendinize katacağınız değer birinci, kaça satacağınız ikinci planda olmalıdır.
 Sezonun popüler taşları ve takıları arasında neler var?

Renkli mücevher daha da önem kazanıyor. Pırlanta, yakut ve zümrütün fiyatının gittikçe artması sonucu tanzanit, peridot, spinel, garnet gibi taşlar gittikçe popülerleşiyor. Beyaz taşlardan opalinin krallığının yanında ay taşı ve agat da yükseliyor. Küpe ve bilezik ise mücevherlerin lokomotifi bu dönem.
Plastik fuarı gibi güvenlik!
 2011’deki İstanbul Mücevher Fuarı’nda bir gerdanlığınız çalınmıştı.

O günden sonra Türkiye’de fuara katılmıyorum. Bir mücevher fuarını plastik fuarıymış gibi düzenleyemezsiniz. Çok ciddi bir güvenlik zafiyeti vardı. Bugünkü fiyatlarla 2 milyon dolara yakın bir kolyeydi. Sigortası da yoktu.
 Mücevher hırsızlığı ne boyutta?

Bugün Kapalıçarşı’da ikinci el ürün alan firmalar var. İkinci el ürün tabii ki alınır ama menşei belli olmayan ürünlerin alınmasını doğru bulmuyorum.
 Türkiye dünya çapında mücevherler çıkarabilir mi?

Olağanüstü mücevherler yaratabilmek için işçilik açısından çok iyiyiz. Ancak ülkemizin tasarım, pazarlama ve tanıtım konusunda eksiği olur. Biz Zela olarak inandığımız tasarımcılarla risk alıyor ve ortak tasarımlara imza atıyoruz. Siren Ertan Çarmıklı bunların başında yer alıyor. Çok zevklidir, dünyayı takip eder. Bizim görmediğimiz noktaları görerek bizi her zaman şaşırtır.
Mücevhere çariçelerin ihtişamı geliyor
Siren Hanım, işbirliği nasıl başladı?

Bir tasarımcı olarak mesleğim olan tekstilin dışındaki alanlarda da tasarımlar yapar, bunun keyfini ve başarısını yaşarım. Zela’dan teklif geldiğinde firmayı ve ürünlerini inceledim. Doğru bir birliktelik olacağına inandım. Yaklaşık sekiz aydır Zela’ya tasarım danışmanlığı yapıyor, kadınların mücevher tercihleri ve beklentileri konusunda bilgilendiriyorum. Haftanın bir gününü Zela’nın Nuruosmaniye’deki merkezinde geçiriyorum. Çalışmamızı ‘Siren Ertan ISTANBUL for ZELA’ özel mücevher koleksiyonuyla da taçlandırdık.
 2013 mücevher trendlerini bize anlatır mısınız?

Taş kalitesi, işçiliği ve tasarımı ile yüksek mücevher dönemindeyiz. Tasarımlarda doğa mücevher dünyasını ele geçirmiş durumda. Yeni popüler olan taşlar tasarımcıların gösterişli mücevherler yaratmasına izin verirken fiyatların da ulaşılabilir olmasını sağlıyor. 19. yüzyılın gözdesi çok kullanımlı mücevherler öne çıkıyor. Bir kolyenin ucu, broş olarak kullanılabiliyor ya da iki bilezik birleştirilerek  bir gerdanlığa dönüşebiliyor.
Küpelerde de bir eskiye dönüş görülüyor. Fiyonklar, kurdeleler, püsküller yeniden gözde. Viktorya dönemine ait kolyeler geleceğin trendi denilebilir. Film ve dizi endüstrisi mücevher dünyasını etkilemeye devam ediyor. Hürrem Sultan yüzüklerinin ardından, Anna Karenina filminde yer alan çariçe tarzı ihtişamlı mücevherlere talep çok. Art-deco mücevherler ise zamansız tasarımlar. Özellikle önümüzdeki ay vizyona girecek Muhteşem Gatsby filminin etkisiyle 1920’lerin mücevherleri geri gelecek, uzun kolyeler, püsküller, saç bantları ve bilezikler daha da popüler olacak.
Norayr İşler, bana ve Siren Ertan Çarmıklı’ya, zümrüt kolye üzerinde, değerli renkli taşları sahtesinden ayırt etmenin inceliklerini gösterdi. 
Gelinler taçlanacak

Düğün mevsimi başlamışken gelin takısı konusunda neler önerirsiniz?

Gösterişli ve bol nakışlı gelinliklerde aşırı mücevher kullanımını önermiyorum. Hem taç, hem kolye, hem küpe, hem bilezik, hem yüzük takmak, karmaşık ve iddialı olmaktan öte zorlama bir görüntü veriyor. Artık tam takım mücevher kullanmanın modası da yok zaten. Taç ise çok ama çok moda. Eğer taç takılmak istenmiyorsa, saça pırlanta ya da elmas bir broş yerleştirilebilir. Çok da güzel görüntü verir.

28 Nisan 2013 Pazar

Prada 2012 mücevher koleksiyonununda çiçek..


Prada 2012 mücevher koleksiyonununda çiçek sembolleri ve geometrik çizgilerin yarattığı ilgi çekici şekiller mücevherlerin stillerini belirlemiş.
Prada 2012 mücevher koleksiyonununda çiçek sembolleri ve geometrik çizgilerin yarattığı ilgi çekici şekiller mücevherlerin stillerini belirlemiş.
Vogue Türkiye

Mücevherde de 60’lara dönüş


Mücevherde de 60’lara dönüyoruz..

60’ları kucakladığımız sezonda mücevher trendleri ışığımızı değiştirmeye hazırlanıyor. İtalyan Vogue Gioiello dönemin en çok tercih edilen modellerini ve taşlarını dönemin ikonları ile beraber gün ışığına çıkarıyor.

Noneİnci
Audrey Hepburn’un Tiffany’de Kahvaltı filminde canlandırdığı karakter Holly Golightly, Tiffany vitrinleri önündeki efsanevi sahnede sırtını süsleyen incilerle görünür. Jackie Kennedy., inciyi gece gündüz kullanan isimlerden biri olarak anılır. İncilerini gece kıyafetlerinin yaka biçimlerine göre seçmesi ile ünlüdür. Grace Kelly plajda bile incileriyle görüntülenmiştir. İnci klasiktir kimi zaman muhafazakarlığı temsil ettiği düşünülür ama zamansızdır, şıktır.

NoneCharms
Özgürlük ve barış temaları ile özdeşleştirilen 60’lı yılların must-have uğurlu bilezikleri, anlattıkları yaşam öyküleri ile içimizdeki duygusal yolculukları nesiller boyu devam ettiriyor. Mücevheri benzerlerinden ayıran özel kılan detaylar(uğur-charm)kişiye anlam ifade eden sembolleri bir araya topluyor, koruyor, şans getiriyor. Marlene Dietrich’in, charm bilezikleri olmadan yolculuk etmediği biliniyor. Jackie Kennedy ve Sophia Loren uğurlarını değerli taşlarla birlikte kullananlardan tıpkı Coco Chanel gibi. Coco Chanel Rus Dükü Dimitri Pavlovich’in kendisine hediye ettiği mermi, antik altın para, mühür gibi uğurları kendi yarattığı kostüm mücevherleri ile karıştırmayı tercih ederdi.

NoneÇiçek gücü
Mücevherde Art Nouveau yapraklarla başladı, ardından çiçekler geldi. Tasarım dünyasında bir çeşit meydan okuma olarak görülen üç boyutlu çiçekler Oliver Weber’den bouton de rose(gonca gül) ve Victoire de Castellane imzalı Dior koleksiyonu ile geri döndü. 60’ların çiçek gücü ilhamını bahçelerden alan parçalarla devam ediyor.

WOMENIST.NET


Mücevher Dergisi Vogue Gioiello

4 Nisan 2013 Perşembe

İnternetten Pırlanta almanın avantajları kolaylıkları


1. Fiyatlar çok daha düşüktür . Internetten pırlanta ve mücevher satan kuruluşların sabit giderleri, dükkanlardan satış yapan kuruluşların yanında çok düşük olduğundan ve ağır envanter taşımadıklarından dolayı çok daha düşüktür. Bu da doğrudan sizlere uygun fiyatlar olarak yansır.

2. Seçecek çok daha fazla ürün bulursunuz . Internet satıcıları genellikle belli ürünleri satıp o ürünlerle ilgili geniş bir yelpaze tutarlar. Dükkanlar ise çok daha fazla çeşit tutmak zorunda kaldıklarında ağır finansman yükü altına gireceklerinden mümkün olan optimum stok seviyesi ile dönmeye çalışırlar. Sonuç olarak daha az envanter masrafı ve daha düşük fiyatları internet satıcılarından bulursunuz.

3. Rahatlık . Neredeyse pijamalarınızla pırlanta mücevher alışverişi yapabilirsiniz. Satıcı baskısı olmadan rahatlıkla inceleme ve karşılaştırma yapar konu hakkında çok detaylı bilgi sahibi olursunuz. Dükkanlara gitmek, yolda, trafikte zaman harcamak gibi olumsuzluklardan kurtulursunuz.

4. Satıcı baskısında uzak Internette her türlü zaman ve satıcı baskısından uzak alışverişinizi tamamlarsınız.

21 Mart 2013 Perşembe

Doğanın hediyesi: Angola'da 131.5 karatlık elmas bulundu!


Doğanın armağanları: Angola'da 131.5 karatlık elmas bulundu!

Doğanın armağanları: Angola'da 131.5 karatlık elmas bulundu!
İşte aynı gün çıkartılan diğer elmaslar...

Feyza Ketenci-Milliyet Blog
Merhaba,
Zaman zaman dünyanın çeşitli yerlerindeki madenlerden şimdi paylaşacağım tarzda haberler gelir, ben de hep heyecanlanırım:) Bu sefer de sizinle paylaşayım istedim:)
20.08.2012 günü İnsanoğlu doğanın kendisine armağanlarından birini daha keşfetti...
'Angola'da 131.5 karatlık mücevher kalite bir elmas bulundu.
Elmas, Angola'nın Lulo bölgesinde, Avusturalya'lı Lonrho Mining Limited adlı maden şirketinin ruhsat sahasında bulundu.
Şirket 2008 yılından beri aynı bölgede çalışıyor ancak bulunan elmas, şimdiye kadar bulunanlar arasında en büyük olan...
131.5 karatlık elmas Cacuilo nehrinin aktığı vadideki çakıllar arasında bulunmuş.
Yapılan açıklamada taşın rengine ve berrraklığına ilişkin bir bilgi yok...Ancak beyaz ve mücevher kalite olduğu aşikar...Bu taştan nasıl mücevher taşları kesilecek çok merak ediyorum:))Yuvarlak olmaz sanırım (burdan görünen o) ama yine de taşı incelemeden birşey tahmin etmek zor...
Bu elmas belki dünya sıralaması için çok büyük değil ancak bilimsel olarak çok şey ifade ediyor o bölge için...
Hep güzel heyecanlar yaşamak dileğiyle...

Follow by Email

News

Latest News
Pırlanta Sarrafı Mücevherat Grubu. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Top Ad 728x90

Video

Visitors

Bu Blogda Ara

Vertical2

Pırlanta Hakkında Herşey

script type="text/javascript"> //form tags to omit in NS6+: var omitformtags=["input", "textarea", "select"] omitformtags=omitformtags.join("|") function disableselect(e){ if (omitformtags.indexOf(e.target.tagName.toLowerCase())==-1) return false } function reEnable(){ return true } if (typeof document.onselectstart!="undefined") document.onselectstart=new Function ("return false") else{ document.onmousedown=disableselect document.onmouseup=reEnable }

Slider

Recent Post

Games

Popüler Yayınlar

Tweetler