Bu Blogda Ara

aşk pırlanta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk pırlanta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2013 Cuma

Aşkınız kaç karat? Sabanur Kıraç- Hürriyet

 
Fotoğraf

Aşkınız kaç karat?

 Sabanur Kıraç- Hürriyet

Uzanamadığı ciğere murdar diyenleri saymazsak her kadın bayılır pırlantaya.

 

 Peki ama kadının böyle hissetmesi için illa ki pırlantaya mı ihtiyacı var? Maalesef ki var! İşin özünde her kadın aşkının reklamını yapmak istiyor. Sadece başkalarına değil, kendine de “Bak sevgilim beni ne kadar seviyor” demek istiyor. Ve bunu da en iyi pırlanta ile yapabiliyor. Böyle olunca da insan sormadan geçemiyor, “Sizin aşkınız kaç karat ediyor?!”

Hürriyet- Marilyn Monroe’nun dediği gibi pırlanta bir kızın en iyi arkadaşı olduğu için mi? Yoksa Elizabeth Taylor’ın dediği gibi her erkekten daha sadık olduğundan mı? Yoksa komşu kızının dediği gibi “Herkeste var benim neyim eksik” mantığından mı? Emin değilim. Bence her kadının kendince farklı bir ilişkisi var pırlantayla… Ve bu ilişki elmas piyasasını elinde tutanların pompaladığı mesajlarla git gide güçleniyor.

Bilmeyenler için elmas pırlantanın işlenmeden önceki ham hali olarak tanımlanabilir. Pırlanta ise elmasın bir kesimi. Bilinen ilk elmasın izine 3.000 yıl öncesinde Hindistan’da rastlanıyor. Kimi kaynağa göre Yunanlılar elması Tanrı’nın gözyaşları olarak nitelendiriyor kimine göreyse Aşk Tanrısı Eros’un okunun ucunda bulunduğuna inanıyor. 





Bilmeyenler için elmas pırlantanın işlenmeden önceki ham hali olarak tanımlanabilir. Pırlanta ise elmasın bir kesimi. Bilinen ilk elmasın izine 3.000 yıl öncesinde Hindistan’da rastlanıyor. Kimi kaynağa göre Yunanlılar elması Tanrı’nın gözyaşları olarak nitelendiriyor kimine göreyse Aşk Tanrısı Eros’un okunun ucunda bulunduğuna inanıyor.




Yüz yıllar boyunca her kültürde ayrı bir değere sahip oluyor elmas. Hatta kimileri elmasın çeşitli doğaüstü güçlere sahip olduğuna bile inanıyor. Bu inançların başında da sol kolunda pırlanta taşıyan birinin düşmanları karşısında zafer kazanacağına olan inanç geliyor. (Tıpkı bugün sol yüzük parmağına pırlantayı geçirebilen kadının evde kalmış kız kurularına karşı büyük bir zafer kazanacağını hissetmesi gibi...)


Sol yüzük parmağı demişken… Eski Mısırlılar sol elin yüzük parmağında doğrudan kalbe giden bir damar olduğuna bu yüzden de evlilik yüzüğünün buraya takılması gerektiğine inanırlarmış. Alyansı sol yüzük parmağına takılması geleneği bu inanca dayanırken elmasın aşkın simgesi olması ise 15. yüzyıllara dayanıyor. Bazı kaynaklara göre bilinen ilk pırlanta nişan yüzüğü Avusturya Arşidükü Maximilian,  Burgonya düşesi Mary’e hediye ediyor. Ve evlilik tekliflerinde pırlanta yüzüğün hikayesi o günden bugüne artarak ve yayılarak geliyor.



Bugün hangi ekonomik statüde olursa olsun her kadının gönlünde pırlanta yatıyor. (Aylık ortalama geliri 2.500TL civarında olan çiftlerin %90’ınında aylık geliri 2.500TL’nin altında olanlarınsa %20’sinde en az bir tane pırlanta takı bulunuyor.)


Elmas piyasasının ne kadar kanlı ne kadar acımasız ve kirli bir dünya olduğunu bilenler bile ona hayır diyemiyor. Ve kadın bir kez pırlanta sahibi oldu mu arkası geliyor. Daha önce hiç kuyumcu vitrini kesmeyenler bile bir anda kendini pırlanta kolyelere bakarken yakalıyor. Çünkü pırlanta bağımlılık yaratıyor. Bir kere onun büyüsüne kapılan kadın ondan sonra diğer mücevherlerle tatmin olamıyor. Ve kim ne derse desin her kadın gizliden gizliye pırlanta sahibi olacağı günleri sayıyor…


Pırlantayı, az bulunması, değerli olması ve göz alıcı parlaklığının dışında bir kadın için değerli kılan pek çok sebep var aslında. En başta aşkın, asaletin, zenginliğin simgesi olması mesela.

Düşünsenize kimi kaynaklara göre en genç elmas bile en az 100 milyon kimine göreyse 1 milyar yaşında. Yani karbonun elmasa dönüşmesi, bulunması ve parmaklarımıza kadar gelmesi için geçen süre hayal edebileceğimizden bile daha fazla. Sırf bu özelliğiyle bile aşkın simgesi olmayı hak ediyor aslında elmas. Düşünsenize sevgiliniz bugün dünyadaki birçok şeyden daha önce var olmuş ve nadir bulunan bir şeyi alıyor ve aşkınızın simgesi olarak parmağınıza takıyor...


Ayrıca her ne kadar bir pazarlama mottosu olsa da “Diamonds are forever” yani “Pırlanta sonsuza kadardır” sözü de kadına ümit veriyor. Bu bağlamda her zaman hayalini kurduğu sonsuz aşkı simgeliyor pırlanta. Ve kadın tıpkı pırlanta gibi sadece bugün değil gelecekte de değerli olacağını bilmek istiyor.

Siz deyin kültürel miras ben diyeyim muhteşem pazarlama teknikleri, öyle ya da böyle kadınlar günümüzde pırlantaya hak ettiğinden çok daha büyük bir anlam yüklüyor. Sevildiğinin, istenildiğinin ve değer verildiğinin bir işareti olarak görmek istiyor pırlantayı

 Peki ama kadının böyle hissetmesi için illa ki pırlantaya mı ihtiyacı var? Maalesef ki var! İşin özünde her kadın aşkının reklamını yapmak istiyor. Sadece başkalarına değil, kendine de “Bak sevgilim beni ne kadar seviyor” demek istiyor. Ve bunu da en iyi pırlanta ile yapabiliyor. Böyle olunca da insan sormadan geçemiyor, “Sizin aşkınız kaç karat ediyor?!”

Erkekgiller

Erkekleri pırlantaya bakış açıları bakımından 9’a ayırmak gerekirse:

1. Sevgilisine taksitle pırlanta yüzük alıp ayrıldıktan sonra hala o yüzüğün taksitini ödemek zorunda kalanlar. Sevgilisine pırlanta yüzük “Saçmalık” deyip anneler gününde annesine pırlanta yüzük alanlar…

2. Sevgilisine “Kanlı Elmas” filmini izletip tek taştan soğutmaya çalışanlar…

3. İlişki durumu sorulduğunda “Tek taşa dönüyorum” diyenler…

4. “Bildiğim tek taş sensin aşkım, taş gibi karısın” tipi cümlelerle konuyu değiştirmeye çalışanlar…

5. Sevgilisinin nefesi kesilsin de çenesi de kesilsin diye pırlanta hediye edenler…

6. İçinden evlenme anlamı çıkmasın diye yüzüklerin yanından geçmeyip kolye/küpe ile oyalayanlar…

7. Sevgilisine pırlanta almayı bırak, bir demet çiçek alacak incelikten bile yoksun olanlar…

8. Karısına pırlanta alışverişi yaparken kendi küçük parmağına da pırlantalı yüzük alanlar

9. Reklamlardan örnek verip “Bunlar hep tuzak” diyerek pırlanta almamasını cimrilik değil de tercihmiş gibi göstermeye çalışan ve kendisinden başka kimseyi kandıramayan erkekler…

PASAJ ARŞİVİ
Sabanur Kıraç
Hürriyet

8 Haziran 2013 Cumartesi

Pirlanta ve Aşk ...

PIRLANTA VE AŞK

Aşk, bir mevsime benzer aslında en sıcak günlerdeki gibi yada soğuk , bazen nemli yada kurak . Kimi zaman sıcak, kimi zaman soğuk olur. Kimi zaman da inişli çıkışlıdır aşk  sabit  değil her zaman .

        Birbirini seven çiftlerin birbirine sürpriz yapması, birbirini anladığını ve değer verdiğini göstermesi hareket katacaktır ilişkiye her zaman   , aşk adına ve namına . İlişkinin enerjisini yitirdiği, canlılığını kaybettiğini düşündüğümüz vakit, hareket katmak adına bir şeyler yapmak gerektiğini hatırlamak önemlidir her zaman için aşk adına ve namına  .  Hediyeler almak, sürpriz yapmak işin keyifli yollarından bir kaçıdır muhakkak  . Mutlu eden armağanlar almak, keyif verecektir karşınızdakine her daim aşk için . Pırlanta, burada kadınlara alınabilecek en ince hediyedir her zaman için .

                Aşk, bir mevsime benzer aslında en sıcak günlerdeki gibi yada soğuk , bazen nemli yada kurak . Kimi zaman sıcak, kimi zaman soğuk olur. Kimi zaman da inişli çıkışlıdır aşk  sabit  değil her zaman . Yaz gibi sıcak ve tutkuludur bazen ateşli . Pek çok anlam ve duygu yükleyebiliriz bildiğimiz aşk üzerine aslında , aşk sonsuzdur  aslında sonsuz mana yatar altında . Sonsuza dek yaşanılacak mutlu bir hayat hissi verir hep. Hayal bile edilemeyecek bir mutluluğu verir, süzülür gider hiç farketmeden. Derindir ve engin bir deniz gibi coşkuludur    aşk .
          Pırlanta tektaş yüzük, bilezik, kolye gibi parçalarla aşkınızın kalbini fethetmeniz çok  kolay olacaktır her daim . Özellikle taşlarla süslü olursa o zaman, kadınlar daha da hayran oluyorlar. Nedeni ise kadınlar böyle detaylara, bu ince davranışlara dayanamazlar, çünkü bu onları hep mutlu eder  her daim .
    Ne kadar özel ve güzel olduğunu kadına hissettirmek  ,  mutluluk ve guru vericidir onun için kesinlikle. Bu tarz zarif ve onlar için anlamlı hediyelerle aşkınızın canlılığını koruyabilirsiniz.
Armağanlar alınır sevgiliye keyifle. Aşkın renkli bir yüzüdür, heyecan katan. Beklenmedik sürprizler yapıp onu mutlu etmek, her iki kişi için de heyecan verir şüphesiz  aşk adına . aşk  Pırlanta, kadınların en çok sevdiği tutkunu oldukları taştır. Pırlanta tektaş yüzük,  bilezik, kolye, küpe.  Değerli  taşlar da üzerine eklenirse  bu muazzam  takıların keyfine ve güzelliğine söz kalmaz   aşk adına . Ya da pırlatanın ışıltısıyla gelen güzelliğini, yakıcı cazibesini gözlük, saat gibi pek çok aksesuar da kadına verilebilecek en güzel hediyelerden olacaktır. Çünkü aksesuar, mücevher kadınlar tarafından çok sevilir ve beğenilir her zaman  aşk için . Erkeğin sevgilisine veya eşine böyle bir jest yapması, aynı zamanda onu ayrıcalıklı kılacaktır aynı zamanda.
      Hayatta herkes, gülümsemeli etrafına bakarken  aşkın ruhu ile hep gülerek yaşamalı . Pozitif bakmak, ılımlı olmak ve her zaman gülümseyen biri olmak çok çok önemlidir bu hayatta . Herkesin bir takım problemleri, koşturmacalar derken pek çok şeyle uğraşılmaktadır   illaki , sorunlar bitmezki zaten . Böyle akıp giderken zaman, yaşadığımız vakti iyi değerlendirmeli, elimizden uçup gitmemesi için gerektiği gibi yaşamalıyız   her zaman  .
Kadınların dünya üzerinde en çok özendikleri ve yatırım yaptıkları olay kozmetik ve takı ve aksesuarlardır. Kadınlar için tektaş yüzük, küpe, bileklik gibi aksesuarlar çok önemlidir   tabiî ki . Bu arada amaç zevkler, tarz gösteriş olarak, temelde  görünüm, özgüvendir  aslında , aşk için . aşk her şeye bedel aslında  .pırlantalar, onlar için çok önemlidir. Ev hanımlarında mesela gittikleri günlerde, koşu gezmelerinde taktıkları takılar , bilezikler , yüzükler hep gözleri üzerine çeken parçalardandır ve  önemlidir her daim  .
     Gelir düzeyi yüksek sıralarda olan kişiler pırlanta ve elmas gibi takıları tercih ederler her zaman , kaliteli, şık, gösterişli ve iddialı olmalı takıları her zaman . Pırlanta sadece mücevherde değil, başka alanlarda da kullanılmaktadır gerçekten . Çanta, ayakkabıdan tutunda ev dekorasyonuna kadar pek çok yerde kullanılır. Bu  mobilyadan , elektronik eşyaya , çerçeveye kadar olabilmektedir. Bu kadınlara rahatlıktan tutun ada özgüvene  kadar, her türlü kadının ruhunu okşuyor.
         Pırlanta, özellikle kadınlar için çok önem taşır   . Özel günlerinde, mutlu anlarında, eşlerinden anlamlı bir hediye, özel bir sürpriz beklerken, ilk arzu ettikleri şey her zaman pırlantadır aşk için . Ne kadar değer verdiklerini, sevgilerini, aşklarını onunla ifade etmelerini isterler  aşk adına ve onun ruhuyla , bir aşık gibi . Onlar için aşkın, bağlılığın bir simgesidir pırlanta her an . Yüzyıllardır süregelen bu inanış belli ki böyle de devam edecek.
     Pırlanta kadının ilgi odağında olmuştur. Işıltısı ve göz kamaştıran güzelliği ile her zaman mücevherlerin vazgeçilmezi olmuştur. Kolyeler, küpeler ve onun kullanıldığı her aksesuar daha da büyüyor ve etkili bir ifade kazanıyor.
aşk pırlanta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aşk pırlanta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2013 Cuma

Aşkınız kaç karat? Sabanur Kıraç- Hürriyet

 
Fotoğraf

Aşkınız kaç karat?

 Sabanur Kıraç- Hürriyet

Uzanamadığı ciğere murdar diyenleri saymazsak her kadın bayılır pırlantaya.

 

 Peki ama kadının böyle hissetmesi için illa ki pırlantaya mı ihtiyacı var? Maalesef ki var! İşin özünde her kadın aşkının reklamını yapmak istiyor. Sadece başkalarına değil, kendine de “Bak sevgilim beni ne kadar seviyor” demek istiyor. Ve bunu da en iyi pırlanta ile yapabiliyor. Böyle olunca da insan sormadan geçemiyor, “Sizin aşkınız kaç karat ediyor?!”

Hürriyet- Marilyn Monroe’nun dediği gibi pırlanta bir kızın en iyi arkadaşı olduğu için mi? Yoksa Elizabeth Taylor’ın dediği gibi her erkekten daha sadık olduğundan mı? Yoksa komşu kızının dediği gibi “Herkeste var benim neyim eksik” mantığından mı? Emin değilim. Bence her kadının kendince farklı bir ilişkisi var pırlantayla… Ve bu ilişki elmas piyasasını elinde tutanların pompaladığı mesajlarla git gide güçleniyor.

Bilmeyenler için elmas pırlantanın işlenmeden önceki ham hali olarak tanımlanabilir. Pırlanta ise elmasın bir kesimi. Bilinen ilk elmasın izine 3.000 yıl öncesinde Hindistan’da rastlanıyor. Kimi kaynağa göre Yunanlılar elması Tanrı’nın gözyaşları olarak nitelendiriyor kimine göreyse Aşk Tanrısı Eros’un okunun ucunda bulunduğuna inanıyor. 





Bilmeyenler için elmas pırlantanın işlenmeden önceki ham hali olarak tanımlanabilir. Pırlanta ise elmasın bir kesimi. Bilinen ilk elmasın izine 3.000 yıl öncesinde Hindistan’da rastlanıyor. Kimi kaynağa göre Yunanlılar elması Tanrı’nın gözyaşları olarak nitelendiriyor kimine göreyse Aşk Tanrısı Eros’un okunun ucunda bulunduğuna inanıyor.




Yüz yıllar boyunca her kültürde ayrı bir değere sahip oluyor elmas. Hatta kimileri elmasın çeşitli doğaüstü güçlere sahip olduğuna bile inanıyor. Bu inançların başında da sol kolunda pırlanta taşıyan birinin düşmanları karşısında zafer kazanacağına olan inanç geliyor. (Tıpkı bugün sol yüzük parmağına pırlantayı geçirebilen kadının evde kalmış kız kurularına karşı büyük bir zafer kazanacağını hissetmesi gibi...)


Sol yüzük parmağı demişken… Eski Mısırlılar sol elin yüzük parmağında doğrudan kalbe giden bir damar olduğuna bu yüzden de evlilik yüzüğünün buraya takılması gerektiğine inanırlarmış. Alyansı sol yüzük parmağına takılması geleneği bu inanca dayanırken elmasın aşkın simgesi olması ise 15. yüzyıllara dayanıyor. Bazı kaynaklara göre bilinen ilk pırlanta nişan yüzüğü Avusturya Arşidükü Maximilian,  Burgonya düşesi Mary’e hediye ediyor. Ve evlilik tekliflerinde pırlanta yüzüğün hikayesi o günden bugüne artarak ve yayılarak geliyor.



Bugün hangi ekonomik statüde olursa olsun her kadının gönlünde pırlanta yatıyor. (Aylık ortalama geliri 2.500TL civarında olan çiftlerin %90’ınında aylık geliri 2.500TL’nin altında olanlarınsa %20’sinde en az bir tane pırlanta takı bulunuyor.)


Elmas piyasasının ne kadar kanlı ne kadar acımasız ve kirli bir dünya olduğunu bilenler bile ona hayır diyemiyor. Ve kadın bir kez pırlanta sahibi oldu mu arkası geliyor. Daha önce hiç kuyumcu vitrini kesmeyenler bile bir anda kendini pırlanta kolyelere bakarken yakalıyor. Çünkü pırlanta bağımlılık yaratıyor. Bir kere onun büyüsüne kapılan kadın ondan sonra diğer mücevherlerle tatmin olamıyor. Ve kim ne derse desin her kadın gizliden gizliye pırlanta sahibi olacağı günleri sayıyor…


Pırlantayı, az bulunması, değerli olması ve göz alıcı parlaklığının dışında bir kadın için değerli kılan pek çok sebep var aslında. En başta aşkın, asaletin, zenginliğin simgesi olması mesela.

Düşünsenize kimi kaynaklara göre en genç elmas bile en az 100 milyon kimine göreyse 1 milyar yaşında. Yani karbonun elmasa dönüşmesi, bulunması ve parmaklarımıza kadar gelmesi için geçen süre hayal edebileceğimizden bile daha fazla. Sırf bu özelliğiyle bile aşkın simgesi olmayı hak ediyor aslında elmas. Düşünsenize sevgiliniz bugün dünyadaki birçok şeyden daha önce var olmuş ve nadir bulunan bir şeyi alıyor ve aşkınızın simgesi olarak parmağınıza takıyor...


Ayrıca her ne kadar bir pazarlama mottosu olsa da “Diamonds are forever” yani “Pırlanta sonsuza kadardır” sözü de kadına ümit veriyor. Bu bağlamda her zaman hayalini kurduğu sonsuz aşkı simgeliyor pırlanta. Ve kadın tıpkı pırlanta gibi sadece bugün değil gelecekte de değerli olacağını bilmek istiyor.

Siz deyin kültürel miras ben diyeyim muhteşem pazarlama teknikleri, öyle ya da böyle kadınlar günümüzde pırlantaya hak ettiğinden çok daha büyük bir anlam yüklüyor. Sevildiğinin, istenildiğinin ve değer verildiğinin bir işareti olarak görmek istiyor pırlantayı

 Peki ama kadının böyle hissetmesi için illa ki pırlantaya mı ihtiyacı var? Maalesef ki var! İşin özünde her kadın aşkının reklamını yapmak istiyor. Sadece başkalarına değil, kendine de “Bak sevgilim beni ne kadar seviyor” demek istiyor. Ve bunu da en iyi pırlanta ile yapabiliyor. Böyle olunca da insan sormadan geçemiyor, “Sizin aşkınız kaç karat ediyor?!”

Erkekgiller

Erkekleri pırlantaya bakış açıları bakımından 9’a ayırmak gerekirse:

1. Sevgilisine taksitle pırlanta yüzük alıp ayrıldıktan sonra hala o yüzüğün taksitini ödemek zorunda kalanlar. Sevgilisine pırlanta yüzük “Saçmalık” deyip anneler gününde annesine pırlanta yüzük alanlar…

2. Sevgilisine “Kanlı Elmas” filmini izletip tek taştan soğutmaya çalışanlar…

3. İlişki durumu sorulduğunda “Tek taşa dönüyorum” diyenler…

4. “Bildiğim tek taş sensin aşkım, taş gibi karısın” tipi cümlelerle konuyu değiştirmeye çalışanlar…

5. Sevgilisinin nefesi kesilsin de çenesi de kesilsin diye pırlanta hediye edenler…

6. İçinden evlenme anlamı çıkmasın diye yüzüklerin yanından geçmeyip kolye/küpe ile oyalayanlar…

7. Sevgilisine pırlanta almayı bırak, bir demet çiçek alacak incelikten bile yoksun olanlar…

8. Karısına pırlanta alışverişi yaparken kendi küçük parmağına da pırlantalı yüzük alanlar

9. Reklamlardan örnek verip “Bunlar hep tuzak” diyerek pırlanta almamasını cimrilik değil de tercihmiş gibi göstermeye çalışan ve kendisinden başka kimseyi kandıramayan erkekler…

PASAJ ARŞİVİ
Sabanur Kıraç
Hürriyet

8 Haziran 2013 Cumartesi

Pirlanta ve Aşk ...

PIRLANTA VE AŞK

Aşk, bir mevsime benzer aslında en sıcak günlerdeki gibi yada soğuk , bazen nemli yada kurak . Kimi zaman sıcak, kimi zaman soğuk olur. Kimi zaman da inişli çıkışlıdır aşk  sabit  değil her zaman .

        Birbirini seven çiftlerin birbirine sürpriz yapması, birbirini anladığını ve değer verdiğini göstermesi hareket katacaktır ilişkiye her zaman   , aşk adına ve namına . İlişkinin enerjisini yitirdiği, canlılığını kaybettiğini düşündüğümüz vakit, hareket katmak adına bir şeyler yapmak gerektiğini hatırlamak önemlidir her zaman için aşk adına ve namına  .  Hediyeler almak, sürpriz yapmak işin keyifli yollarından bir kaçıdır muhakkak  . Mutlu eden armağanlar almak, keyif verecektir karşınızdakine her daim aşk için . Pırlanta, burada kadınlara alınabilecek en ince hediyedir her zaman için .

                Aşk, bir mevsime benzer aslında en sıcak günlerdeki gibi yada soğuk , bazen nemli yada kurak . Kimi zaman sıcak, kimi zaman soğuk olur. Kimi zaman da inişli çıkışlıdır aşk  sabit  değil her zaman . Yaz gibi sıcak ve tutkuludur bazen ateşli . Pek çok anlam ve duygu yükleyebiliriz bildiğimiz aşk üzerine aslında , aşk sonsuzdur  aslında sonsuz mana yatar altında . Sonsuza dek yaşanılacak mutlu bir hayat hissi verir hep. Hayal bile edilemeyecek bir mutluluğu verir, süzülür gider hiç farketmeden. Derindir ve engin bir deniz gibi coşkuludur    aşk .
          Pırlanta tektaş yüzük, bilezik, kolye gibi parçalarla aşkınızın kalbini fethetmeniz çok  kolay olacaktır her daim . Özellikle taşlarla süslü olursa o zaman, kadınlar daha da hayran oluyorlar. Nedeni ise kadınlar böyle detaylara, bu ince davranışlara dayanamazlar, çünkü bu onları hep mutlu eder  her daim .
    Ne kadar özel ve güzel olduğunu kadına hissettirmek  ,  mutluluk ve guru vericidir onun için kesinlikle. Bu tarz zarif ve onlar için anlamlı hediyelerle aşkınızın canlılığını koruyabilirsiniz.
Armağanlar alınır sevgiliye keyifle. Aşkın renkli bir yüzüdür, heyecan katan. Beklenmedik sürprizler yapıp onu mutlu etmek, her iki kişi için de heyecan verir şüphesiz  aşk adına . aşk  Pırlanta, kadınların en çok sevdiği tutkunu oldukları taştır. Pırlanta tektaş yüzük,  bilezik, kolye, küpe.  Değerli  taşlar da üzerine eklenirse  bu muazzam  takıların keyfine ve güzelliğine söz kalmaz   aşk adına . Ya da pırlatanın ışıltısıyla gelen güzelliğini, yakıcı cazibesini gözlük, saat gibi pek çok aksesuar da kadına verilebilecek en güzel hediyelerden olacaktır. Çünkü aksesuar, mücevher kadınlar tarafından çok sevilir ve beğenilir her zaman  aşk için . Erkeğin sevgilisine veya eşine böyle bir jest yapması, aynı zamanda onu ayrıcalıklı kılacaktır aynı zamanda.
      Hayatta herkes, gülümsemeli etrafına bakarken  aşkın ruhu ile hep gülerek yaşamalı . Pozitif bakmak, ılımlı olmak ve her zaman gülümseyen biri olmak çok çok önemlidir bu hayatta . Herkesin bir takım problemleri, koşturmacalar derken pek çok şeyle uğraşılmaktadır   illaki , sorunlar bitmezki zaten . Böyle akıp giderken zaman, yaşadığımız vakti iyi değerlendirmeli, elimizden uçup gitmemesi için gerektiği gibi yaşamalıyız   her zaman  .
Kadınların dünya üzerinde en çok özendikleri ve yatırım yaptıkları olay kozmetik ve takı ve aksesuarlardır. Kadınlar için tektaş yüzük, küpe, bileklik gibi aksesuarlar çok önemlidir   tabiî ki . Bu arada amaç zevkler, tarz gösteriş olarak, temelde  görünüm, özgüvendir  aslında , aşk için . aşk her şeye bedel aslında  .pırlantalar, onlar için çok önemlidir. Ev hanımlarında mesela gittikleri günlerde, koşu gezmelerinde taktıkları takılar , bilezikler , yüzükler hep gözleri üzerine çeken parçalardandır ve  önemlidir her daim  .
     Gelir düzeyi yüksek sıralarda olan kişiler pırlanta ve elmas gibi takıları tercih ederler her zaman , kaliteli, şık, gösterişli ve iddialı olmalı takıları her zaman . Pırlanta sadece mücevherde değil, başka alanlarda da kullanılmaktadır gerçekten . Çanta, ayakkabıdan tutunda ev dekorasyonuna kadar pek çok yerde kullanılır. Bu  mobilyadan , elektronik eşyaya , çerçeveye kadar olabilmektedir. Bu kadınlara rahatlıktan tutun ada özgüvene  kadar, her türlü kadının ruhunu okşuyor.
         Pırlanta, özellikle kadınlar için çok önem taşır   . Özel günlerinde, mutlu anlarında, eşlerinden anlamlı bir hediye, özel bir sürpriz beklerken, ilk arzu ettikleri şey her zaman pırlantadır aşk için . Ne kadar değer verdiklerini, sevgilerini, aşklarını onunla ifade etmelerini isterler  aşk adına ve onun ruhuyla , bir aşık gibi . Onlar için aşkın, bağlılığın bir simgesidir pırlanta her an . Yüzyıllardır süregelen bu inanış belli ki böyle de devam edecek.
     Pırlanta kadının ilgi odağında olmuştur. Işıltısı ve göz kamaştıran güzelliği ile her zaman mücevherlerin vazgeçilmezi olmuştur. Kolyeler, küpeler ve onun kullanıldığı her aksesuar daha da büyüyor ve etkili bir ifade kazanıyor.

News

Latest News
Pırlanta Sarrafı Mücevherat Grubu. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Top Ad 728x90

Video

Visitors

Bu Blogda Ara

Vertical2

Pırlanta Hakkında Herşey

script type="text/javascript"> //form tags to omit in NS6+: var omitformtags=["input", "textarea", "select"] omitformtags=omitformtags.join("|") function disableselect(e){ if (omitformtags.indexOf(e.target.tagName.toLowerCase())==-1) return false } function reEnable(){ return true } if (typeof document.onselectstart!="undefined") document.onselectstart=new Function ("return false") else{ document.onmousedown=disableselect document.onmouseup=reEnable }

Slider

Recent Post

Games

Popüler Yayınlar

Tweetler