Bu Blogda Ara

2015 pırlanta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2015 pırlanta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2014 Salı

2015’in luks mucevher trendleri-Sebnem Balkan

2015 MÜCEVHER TRENDLERi



23.12.2014
Bihter Ayyıldız tbkrxm@yahoo.fr
MİLLİYET YAZISI 

 2015’in lüks mücevher trendlerini Türkiye’nin ilk pırlantalı mücevher ve lüks marka danışmanı Şebnem  Balkan’dan dinledik...
De Beers’in Türkiye lansmanı kapsamında Türk halkına pırlantayı sevdirmek ve pırlanta pazarını büyütmek amacıyla, 14 yıl boyunca halka ve sektöre çok ciddi eğitimler veren ve iletişim çalışmaları sürdüren bir isim o... Şebnem Balkan, 2005 yılından bu yana pırlantalı mücevher sektörünün yüzde 200 büyüdüğünü söylüyor.

TASARIM ÖN PLANDA
“2005-2010 yılları arasında mücevherde tasarım olgusu ortaya çıktı ama şu anda 2015 ve gelen yıllarda artık tasarım öne geçecek. En güzel taşları en güzel tasarımlarla birleştirmek önem kazanacak.Bütün dünyada markaların göründüğü tasarımlardan bir kaçış söz konusu. Bunu sessiz lüks olarak da değerlendirebiliriz. Bunun yanı sıra kişinin bireysel tarzını ön plana çıkaran mücevher tasarımları tercih edilecek.”




ÇAĞDAŞ SANAT AKIMI
Mücevher bir zanaat olmasının yanı sıra, aynı zamanda bir sanat. Yeni nesil tasarımcılar, sanatçı mücevherciler olarak karşımıza çıkıyor.
Londra merkezli çalışan Shaun Leane’in mücevherlerinde geometrik tasarımları görüyoruz. Mücevher ve sanatın mükemmel birlikteliğinin bir başka örneği de Bulgari’nin Via Condotti’deki butiğini ziyaret eden Andy Warhol... “Burası en mükemmel çağdaş sanat galerisidir” sözü bu akımın temellerinin yıllar öncesine dayandığının bir kanıtı.
Soyut tasarımlar da öne çıkıyor. Soyut mücevher tasarımının Türkiye’deki öncülerinden olan Ayda Berksan’ı örnek verebiliriz.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK     KAVRAMI ÖN PLANDA
Mücevher de çağdaş sanat gibi güncel gelişmelerden etkilenmeye başladı.
Özellikle lüks markalarda bir misyon var. Bu misyon da sürdürülebilirliğe katkıda bulunmak. Artık lüks markalar şımarık bir tavır değil, duyarlı bir duruş sergiliyorlar.  Boucheron Perles d’eclat koleksiyonu ile dünyada görülen her türlü zulme karşı, duruluk ve iyiliğe, ruhu arındırmaya duyulan isteği yansıtıyor. Mücevherlerde de bu duruluğu görüyoruz.
Sosyal sorumluluk bilinci çok arttı. Şu an dünyada arıların neslinin tükenmesi lüks mücevher sektörünün çok duyarlı olduğu bir konu. Bu sebeple arıyı tasarımlarda çok fazla göreceğiz.
Napoleon’un mücevhercisi Chaumet bu konuda ciddi sosyal sorumluluk projeleri yürütüyor.

PIRLANTA ÇAĞI
2015 ve sonrasında pırlanta tahtını korumaya devam edecek ama fancy diye adlandırdığımız, fantezi taş grubundan mavi, pembe ve sarı pırlanta gibi çok nadir bulunan taşlara bir eğilim göreceğiz. Bu taşları bulmak çok kolay olamadığından, bu taşlara ulaşmanın en garanti yolu olan Sotheby’s, Christie’s gibi müzayede evlerinin özel mücevher müzayedelerine bir yönelim olacak. Müzayede harici bu tarz pırlantaların bulunabileceği markalar arasında Graff, Harry Winston var.
RENKLi TAŞLAR BÜYÜYECEK
Safir, yakut ve zümrüt...Tasarım dünyası bu taşlara önem veriyor. Çok iyi bir burma yakutu, Kolombiya zümrütü tasarımla birleştiğinde çok değerli parçalar ortaya çıkıyor. Morganite, künzit gibi yarı değerli renkli taşlar da yükselişte. Mor ve pembeye doğru bir eğilim var. Louis Vuitton, renkli ve yarı değerli taşları kullanan markaların başında geliyor. Chaumet, Van Cleef and Arpels ve Boucheron’un tasarımlarında görmeye alışkın olduğumuz ametistler, kalsedonlar ve turmalinleri de çok daha fazla göreceğiz.
DOĞAYA DÖNÜŞ
Doğa tüketildiği için insanlarda büyük bir doğaya dönüş özlemi var. Herkes şehir hayatından kaçıp, doğada yaşama hayalleri kuruyor.
Dolayısıyla motifler ilhamını hep doğadan alacak. Bu renkli taşların kullanımı da doğal trendin bir tamamlayıcısı olacak. Yeşil, pembe renkli taşlar doğadaki çiçeklere  gönderme yaptıkları için çok tercih edilecek.
LÜKS MARKALAR DNA’SINI MÜCEVHERE TAŞIYOR
Lüks markalar trendleri belirledikleri için bu trendler paralelinde mücevherler tasar-layarak, markanın DNA’sını mücevhere taşıyorlar. Louis Vuitton, Dior, Chanel’in başlattığı bu akımı diğer markalar da izleyecek.
Milliyet

8 Haziran 2013 Cumartesi

Pirlanta Nedir? Özellikleri ...Satın alacaginiz pirlantayi tanimak ve secmek icin

PIRLANTA NEDİR,ÖZELLİKLERİ NELERDİR?





Pırlanta’nın doğada bulunan hali ‘Elmas’ olarak adlandırılır.
 Elmas mücevher olarak şekillenirken kesimine göre Pırlanta adını almaktadır.
 Elmas bilinen en sert maddelerden biri ve değerli bir taştır.
Karbon elementini elmastır. Elmasın saf karbon olduğu
 ilk olarak Fransız kimyacı Lavoisier tarafından keşfedilmiştir.
 En belirgin özelliği sertliğidir.
 Mineralojide kullanılan mohs sertlik göstergesinde en yüksek rakamla (10) gösterilir.
 Bu, diğer bütün mineralleri çizebilmesi demektir.
 Sertliğinden dolayı endüstriyel aletlerde kullanılması büyük önem kazanmıştır.
 Elmas orijinal olarak yalnız kimberlit kayalarında bulunur.
 Elmasın bazı yer kabuğu hareketleriyle yukarıya çıktığı kabul edilmektedir.
 Kısmen de bazı bölgelerde nehir kumlarına karışmıştır.
 Elmasın en çok bulunduğu yerler olarak,

 Güney Afrika (Kimberley’de), Güney Amerika, Endonezya ve Hindistan sayılabilir.     

Pırlanta hangi özelliklerine göre değerlendirilir ? 

Satın alacağınız pırlantayı tanımanızda ve seçmenizde size yol gösterecek olan
 bu bilgilerin faydasını ürünleri incelerken net olarak göreceksiniz.
 Bir pırlantanın değeri, ne denli nadir olduğuna ve fiyatı da dört özelliğine bağlıdır.
 Çıplak gözle bakıldığında aynı görülse de, hiçbir pırlanta bir diğerinin aynı değildir.
 Aynı karat ağırlığındaki iki pırlantanın fiyatının neden farklı olduğu 4C özelliğine ve bunların bileşimine bağlıdır.
 4C bilgileri pırlantaların neye göre sınıflandırıldığı ve fiyatlandırıldığı
 konusunda sizelere kısa bir ön bilgi verecektir;



KESIM (CUT)

Kesim belki de 4C özelliklerinden en önemlisidir; çünkü pırlantanın göz alıcı ışıltısı kesiminin kalitesi sayesinde ortaya çıkar. Diğer özellikleri doğadan kaynaklanırken kesim özelliği, pırlanta üzerinde insan eliyle yaratılan tek özelliktir. Boyutu ve şekli ne olursa olsun, iyi kesimli bir pırlanta ışığı kendi içinden geçirerek yansıtır. Işık, ayna gibi fasetlere çarpar ve taşın tepesinden dışarıya dağılarak ateşli ışıltısını ortaya çıkarır. Bir elmas çok derin ya da çok yassı bir şekilde kesilirse, o zaman yanlardan veya dipten ışık kaybedilir. Bu yüzden pırlantanın parlaklığı ve değeri azalır. Pırlantalar genelde birbirini tam açıyla kesen 57 fasetten oluşmaktadır. Bir pırlantanın kesimi görsel boyutunu da etkileyebilir. Aynı karat ağırlığındaki iki pırlanta, kesimlerinin derinliği ya da şekline bağlı olarak değişik boyutlardaymış gibi gözükebilir, hatta hatalı kesiminden dolayı olduğundan daha mat görünebilir. Aşağıdaki şekilde ideal kesim ve ışığın kırılması ile ilgili basit çizimleri göreceksiniz;


Kesim sözcüğü ile aslında pırlantanın şeklide ifade edilir. Yuvarlak, kare, damla ya da kalp şekilleri en çok bilinenler arasındadır ama ilerleyen teknoloji sayesinde çok daha farklı şekiller ve kesimler de ortaya çıkmaktadır. Yuvarlak kesim pırlantalar, günümüzde en çok kullanılan ve en çok talep edilen pırlanta kesim şeklidir. Pırlanta kesim ustaları 100 yıldır yuvarlak bir pırlantada ateş ve parlaklığı en iyi şekilde yansıtmak için ışığın davranışlarını ve ileri matematiğin teorilerini kullanmaktadırlar. Buna en uygun olan kesim yuvarlak kesimdir.

Ünlü pırlanta eksperi Saul Spero 25 yılını pırlanta alan insanlarla yaptığı araştırmalar sonucu hangi karakterdeki bir kadının hangi şekilde ki pırlantayı tercih ettiğini şöyle açıklıyor;

Şekil Karakter;
Yuvarlak: Ailesine bağlı, güvenilir, sakin
Oval: Yaratıcı, düzenli, fırsatları değerlendiren
Kalp: Duygusal, feminen, hassas
Dört Köşe: Disiplinli, muhafazakar, dürüst
Markiz: Dışadönük, agresif, yaratıcı, iş kadını
Damla: Nazik, saygılı, uyumlu




KARAT (CARAT)

Karat pırlantanın ağırlığına göre tespit edilir. 1 karat yaklaşık 200 miligramdır. Mücevher sektöründe satışı ağırlıkta olan pırlanta 1 karattan azdır. Bu da puanla belirlenir. 1 karat 100 puan olarak belirlenir. Yarım karat 50 puandır ve 0.50 ct şeklinde yazılır. Aşağıda pırlantaların birebir büyüklükleri ve karat numaraları gösterilmiştir. Bir taşın ağırlığı ile büyüklüğünü karıştırmamanız gerekir. Pırlanta alırken en büyük pırlantanın en iyisi olacağı düşüncesinden kesinlikle kurtulmanız gerekir. Diğer taşların tespitinde kullanılan karat miktarları ile pırlantanın karat ölçüsü farklı olacaktır. Çünkü farklı minerallerin farklı yoğunlukları vardır. Bunun yanında aynı karat ağırlığındaki iki pırlantanın fiyatı berraklık, renk ve kesime göre aynı olmayacaktır.

Aşağıda pırlantaların büyüklükleri ve karat numaraları gösterilmiştir.




BERRAKLIK (CLARITY)

Bir pırlantanın berraklığı "doğanın parmak izleri" olarak adlandırılan lekelerine bakılarak belirlenir. Çoğu pırlantada karbon kristalinin oluşturduğu izler vardır. Bu karbon kristaller azaldıkça pırlantanın berraklığı artacak bu da fiyatının artmasına sebep olacaktır. Aşağıdaki tabloda sağdan sola doğru pırlantanın değeri artar.


En solda yer alan FL, pırlanta tamamen berrak demektir ve doğada çok ender bulunur. Pırlantının lekeleri ancak çok kuvvetli mercekler altında gözle görülebilir. Tabloda da gördüğünüz gibi FL'den P1-P2-P3’e doğru lekeler artmaktadır.

Pırlanta fiyatlarında 4C çok önemli bir rol oynar. Kesimin ve renklerin yanında yukarıda gördüğünüz tabloda berraklık da pırlantanın fiyatını çok etkiler. VVS1-VVS2 ve VS1-VS2 arasında gözle görülebilir bir fark yoktur. Bu fark sadece 10X mikroskobuyla görüleceğinden iki pırlanta arasında yüksek fiyat farkı ödemenize hiç gerek yok. Eğer pırlantanız Zümrüt ya da Baget kesim olacaksa beraklık seviyesinin SI1'den fazla olması her zaman iyidir. Çünkü baget kesimde lekeler diğer kesim şekillerinden daha belirgin olarak gözükür.



RENK (COLOR)

Renk özelliği bir pırlantanın sarılığına göre ölçülür. En kıymetli pırlanta renksiz olanıdır ve çok pahalıdır. Nadir bulunurlar. G.I.A. (The Gemological Institude of America)'nın tablosuna göre, alfabetik sıra ile D'den W'ya kadar olan harfler pırlantanın renk oranını gösterir.

Pırlantalar, aşırı ısı ve basınç altında oluşur ve diğer elementlerin zerreleri de bu oluşum sırasında pırlantaların atom yapısına dahil olabilir. Dolayısıyla da renk çeşitliliği doğar. Bu zerreler o kadar küçüktür ki, 'milyonda bir' ile ifade edilir. İdeal laboratuar koşulları olmadan tek bir sınıfın ayırt edilmesi, bir uzman tarafından bile, son derece zordur.

Renk, kontrollü uygun aydınlatma koşulları altında pırlanta yukarıdan aşağı gözlemlenerek belirlenir ve sınıflandırılmadan önce gözlemin doğruluğunu saptamak üzere bir ana setle karşılaştırılır.

Pırlantalar doğrudan renkleriyle kıyaslanırken, çoğu müşteri, taşlar en az iki ya da üç ayrı renk grubundan olmadıkça herhangi bir fark göremez.


Renk Sınıflandırması
D: Tamamen renksiz. En nadir renk sınıfıdır.
E: Renksiz. Sadece uzman cevher bilimciler, E sınıfı taşlardaki hafif rengi saptayabilir. Ancak bu renk belli belirsizdir.
F: Renksiz. 'F' renksiz sınıflar arasında en alt sınıftır.
G-H: Çok hafif renkli. Daha iyi renk sınıflarıyla kıyaslandığında çok hafif bir renk saptanabilir. Fakat çok daha değerlidir.
I-J: Hafif renkli beyaz. Renk bir parça saptanabilir.
K-M: Sarı renk görülür.

N-Z: Sarı, kahverengi ve gri renkler görülür. Genellikle "şampanya pırlantaları" diye adlandırılır.

6 Haziran 2013 Perşembe

Peki nedir bu pirlanta dedikleri...








Yüzyıllar boyunca vazgeçilmez bir tutku olmuş ve dünya döndükçe de böyle olmaya devam edecek bir sevgi kimileri için aşk; taşların ve madenin o ışıltılı dünyası... Peki nedir bu pırlanta dedikleri? Neden bu kadar değerli?

Kısaca;
Pırlanta, doğanın bir armağanı, kendine özgü ışıltısı ile göz kamaştıran en değerli ve en sert mücevherdir. Oluşumu yüzyılları bulan pırlanta, başka hiçbir madde tarafından çizilemez yapısı, kendine has ışıltısı ve nadir oluşu ile her zaman değerini korumuştur.  Her pırlanta tektir ve özeldir. Sanatkarların ellerinde yoğun ve titiz çalışmalarla meydana getirilen pırlantalı mücevherler bugün artık alternatif bir yatırım aracı olarak da görülmektedir. Ölümsüz aşkın ve sevginin simgesi, geçmişi geleceğe bağlayan tek armağan olan pırlantayı, tüm dünyada milyonlarca insan birbirlerine sevgilerini ifade etmek için tercih etmektedir.
 
Elmas ile pırlanta halk arasında farklı taşlar olarak bilinir ama aynı taşlardır. Madenden ham olarak çıkan elmas işinin ehli uzmanlar tarafından kesilerek pırlanta'nın 58 fasetli haline dönüşür. Elmas kesildikten sonra cila işlemi uygulanır. Bir pırlantanın değeri nadir bulunmasına bağlıdır. Çıplak gözle bakıldığında aynı görünse de, hiçbir pırlanta diğerinin aynı değildir. Pırlanta fiyatları 4C özelliğine göre değişiklik gösterir. Aynı karat ağırlığındaki iki pırlanta arasında fiyat farkının olma nedeni 4C özelliğine bağlıdır.
 
Pırlanta seçerken göz önünde bulundurulması gereken 4 ana özellik vardır.

Karat Ağırlığı (Carat Weight)
Berraklık (Clarity)
Renk (Colour)
Kesim (Cut) 
 
Karat Ağırlığı
Karat, pırlantanın ağırlık birimidir. 1 karat 0,20 gramdır. Karat miktarı arttıkça taşın birim fiyatı da yükselir. Bir karatlık tek bir pırlanta, aynı 3C özellikli iki adet yarım karat ağırlığındaki pırlantadan daha değerli olacaktır.  Pırlantalar için Karat cinisinden çok hassas teraziler vardır.

Berraklık
Her pırlanta tektir. Doğa, her pırlantanın onu takan kişi kadar eşsiz olmasını sağlamıştır. Pırlantanın içinde var olan ve “leke” olarak adlandırılan doğal özellikler “doğanın parmak izleri” olarak bilinir ve her bir taşın tekliğini yansıtır. Bir elmas yerin çok altında milyonlarca yılda büyük bir basınçla oluşur. Bugünkü haline geldiği zaman ise içinde minik bazen çıplak gözle görülebilen bezen sadece özel büyütüçle görülebilen lekeler vardır. Bunlar karbon kristalleridir. Türkiye'de berraklık standardı SI1 dir. Çokmu önemli derseniz bu bütçe ile alakalı bir konudur. Bir pırlanta rengi ne kadar iyi olursa, berraklığı da ne kadar temiz olursa o kadar değerli yani nadir bulunan taş kategorisine girer. Ama bir taşın rengi I yada H berraklığı SI1 ise gayet rahat içiniz ferah kullanabileceğiniz taş kategorisine girer.

Renk
Pırlanta, gökkuşağının her renginde görülür, bu renklerin bileşkesi olan beyaz, en çok tercih edilenidir. Bu renkteki pırlantalar beyazın tonuna göre alfabetik sırayla D-Z arasında dizilir. Aralarındaki renk farklılıkları o kadar belirsizdir ki, renk sınıflandırması bir uzman tarafından kontrollü bir ışık altında yapılmalı ve doğruluk için standart bir renk seti ile karşılaştırılmalıdır. Aynı berraklık ve karata sahip iki pırlanta, renklerine bağlı olarak farklı fiyatlara sahip olabilir.

Kesim
Pırlantanın özelliklerinden bir çoğunu doğa belirler, ancak taşın gerçek pırıltısını ve nihai güzelliğini ortaya çıkarmak deneyimli bir kesim ustasının becerisine bağlıdır. Boyutu ve şekli ne olursa olsun iyi kesimli bir pırlanta ışığı kendi içinden geçirerek yansıtır. Işık, ayna gibi yüzeylere çarpar ve taşın tepesinden dışarıya dağılarak ışıltısını ortaya çıkarır. Bir elmas çok derin yada çok yassı bir şekilde kesilirse, o zaman yanlardan veya dipten ışık kaybedebilir buda değer kaybetmesine sebep olur.
bütün bu özellikleri, 4C Tablosundan ayrıntılı olarak inceleyebilirsiniz.


4Csmall

Montur Jewelery

30 Mayıs 2013 Perşembe

Kaliteli bir pirlanta secerken ...


Kaliteli bir pırlanta seçerken göz önünde bulundurmanız gereken 4 ana özellik vardır. 4C olarak adlandırılan bu ölçüler Karat Ağırlığı (Carat weight), Berraklık (Clarity), Renk (Color), Kesim (Cut) şeklindedir.


Karat ağırlığı (Carat weight) :

Karat pırlantanın ağırlığına göre tespit edilir. 1 karat yaklaşık 200 miligramdır. Mücevher sektöründe satışı ağırlıkta olan pırlanta 1 karattan azdır. Bu da puanla belirlenir. 1 karat 100 puan olarak belirlenir. Yarım karat 50 puandır ve 0.50 ct şeklinde yazılır. Aşağıda pırlantaların birebir büyüklükleri ve karat numaraları gösterilmiştir.Bir taşın ağırlığı ile büyüklüğünü karıştırmamanız gerekir.Diğer taşların tespitinde kullanılan karat miktarları ile pırlantanın karat ölçüsü farklı olacaktır. Çünkü farklı minerallerin farklı yoğunlukları vardır. Bunun yanında aynı karat ağırlığındaki iki pırlantanın fiyatı berraklık, renk ve kesime göre aynı olmayacaktır.
Pırlanta alırken en büyük pırlantanın en iyisi olacağı düşüncesinden kesinlikle kurtulmanız gerekir. Bir pırlantanın değeri büyüklüğüne göre değil aşağıda ayrıntısıyla belirleyeceğimiz 4C özelliğine göre belirlenir. 4C özelliğini ne kadar iyi bilirseniz alacağınız pırlantayı o kadar iyi tanımış olursunuz.




Renk (Color)

Renk özelliği bir pırlantanın sarılığına göre ölçülür. En kıymetli pırlanta renksiz olanıdır ve çok pahalıdır. Nadir bulunurlar. G.I.A (The Gemological Institute of America,'nın tablosuna göre, Alfabetik sıra ile D'den W'ya kadar olan harfler pırlantanın renk oranını gösterir.
En nadir bulunan ve en beyaz olanlar D,E,F ve G'dir. Ama çoğunlukla pırlantalar H ve L arasındadır. M ve Z arasındaki pırlantalarda ise gözle görülür bir sarı tonu vardır.

Alacağınız pırlantanın rengini anlamak için colorimetre'den bir çıktısını isteyin. Diğer pırlantalarla karşılaştırın ve sertifikasının doğru olduğundan emin olun.


Berraklik (Clarity)

Bir pırlantanın berraklığı "doğanın parmak izleri" olarak adlandırılan lekelerine bakılarak belirlenir. Çoğu pırlantada karbon kristalinin oluşturduğu izler vardır. Bu karbon kristaller azaldıkça pırlantanın berraklığı artacak bu da fiyatının artmasına sebep olacaktır. Aşağıdaki tabloda sağdan sola doğru pırlantanın değeri artar.
En solda yer alan FL , pırlanta tamamen berrak demektir ve doğada çok ender bulunur. Pırlantının lekeleri ancak çok kuvvetli mercekler altında gözle görülebilir. Tabloda da gördüğünüz gibi FL'den P1-P2-P3e doğru lekeler artmaktadır.

Pırlanta fiyatlarında 4C çok önemli bir rol oynar. Kesimin ve renklerin yanında yukarıda gördüğünüz tabloda berraklık da pırlantanın fiyatını çok etkiler. VVS1-VVS2 ve VS1-VS2 arasında gözle görülebilir bir fark yoktur. Bu fark sadece 10X mikroskobuyla görüleceğinden iki pırlanta arasında yüksek fiyat farkı ödemenize hiç gerek yok. Eğer pırlantanız Zümrüt ya da Baget kesim olacaksa beraklık seviyesinin SI1'den fazla olması her zaman iyidir. Çünkü baget kesimde lekeler diğer kesim şekillerinden daha belirgin olarak gözükür.


Kesim (Cut)

Kesim 4C özellikleri arasında en önemli olanıdır. Pırlantanın parlaklığı ve ışıltısı kesimin kalitesine bağlıdır. Diğer 4C özellikleri doğaya bağlıdır ama kesim özelliği insanın elindedir. Kesimin özelliklerini daha yakından inceleyelim:



İki temel kesim şekli vardır.Baget ve Zümrüt Kesim.Baget kesim taşın eni ve boyu doğrultusunda paralel fasetlerden (ışığı yansıtan açılı yüzey) oluşur. Eğer taşın köşeleri yuvarlak fasetlerle kesilirse baget kesim zümrüt kesime dönüşür. Brilliant yuvarlak kesim üçgen fasetlerden oluşur . Modern ve popüler brilliant kesimi 58 üçgen fasetden (33'ü taşın üzt kısmında 25'i altında) oluşur. Eğer çok parlak ve ışıltılı bir pırlantaya sahip olmak istiyorsanız seçimiz brilliant yuvarlak kesim olsun. Eğer daha sade ve şık bir pırlanta istiyorsanız Baget kesimi tercih edin.Kesim 4C'nin en az anlaşılan ama en önemli olan özelliğidir. Yanlış ya da bozuk kesimli bir pırlanta kısa ömürlü ve değersizir.Eğer en çok parlayan ve gösterişli olan pırlantayı almak istiyorsanız, yuvarlak kesimi almalısınız. Simetrileri dolayısıyla diğer kesimler yuvarlak kesim kadar çok parlamayacaktır.

Pırlantanın Şekli:


Şekil, onu oluşturan kişinin zevkine bağlıdır. Bir çok kesim arasında popüler olarak kullanılanı yuvarlak kesimdir. Aşağıda diğer kesim şekillerini görebilirsiniz. Eğer pırlantayı yatırım yapmak için almayacaksanız en hoşunuza giden şekli almalısınız, aksi halde size brilliant yuvarlak kesimi tavsiye ederiz.

21 Mayıs 2013 Salı

Uretilebilir Yuzuk Cizimi ve Tasarim Asamasinda Dikkat Edilecek Hususlar


Üretilebilir Yüzük Çizimi ve Tasarım Aşamasında Dikkat 
Edilecek Hususlar

Yüzük tasarımı yapılırken Etüd Ve Takıda Detay Modülü ile Temel Sanat Eğitimi
Modülündeki bilgiler ışığı altında çizimler yapılır. Tasarımlar yapılırken çeşitli dergi, broşür
ve modellerden faydalanılır. Tasarımlar yapılırken üretim aşaması da düşünülerek tasarlanan
yüzüğün üretilebilir olmasına dikkat edilmelidir.


Aynı zamanda bir yüzük üretilirken ekonomik olmasına da özen gösterilmelidir.
Estetik yönden güzel görünümlü, kullanabilirlik gibi özellikleri olmalıdır.


Yüzük ölçüleri belirli ölçüler içerisinde üretilir. Bu ölçü normal parmak ölçüsü + 40
mm dir. Yüzük tasarımı yapılırken tasarlanan yüzüğün kenarları, taş yuvaları ve yüzük
üzerindeki diğer detaylar dikkatli tasarlanmalıdır.

 Üretilen yüzük, insan sağlığına zarar
vermeyecek malzemelerden yapılmalı, sivri ve keskin uçlar yuvarlatılmalı, yüzük üzerindeki
açık taş tırnakları kapatılmalıdır.

MEGEP

Taki Sektoru ile ilgili Oneriler (ITO Dis Ticaret Sb.- MUALLA BILGIN )




TAKI SEKTÖRÜ ILE ILGILI ÖNERILER 

Ülkemizde dar zamanlarinda satmak üzere, bir güvence olarak ziynet 
esyasi satin alan müsteri grubu, satis sirasinda deger kaybina ugrayacagi 
endisesi ile klasik taki çesitlerini tercih etmektedir. 

Bu nedenle taki
konusunda iç piyasada iki farkli müsteri tipi mevcuttur. Geleneksel
müsteri, altin takinin yatirim degerine daha fazla önem vermektedir.
Dügün, nisan vb. sosyal gerekleri yerine getirmek amaciyla taki satin
alirken, ihtiyaç nedeniyle bozdurabilecegi ihtimalini gözden uzak
tutmamakta ve en az deger kaybina ugrayacak çesitleri tercih
etmektedir. Takiyi süslenme amaciyla alan, bir itibar araci olarak gören,
tasarim zevkini ön planda tutan tüketiciler ise markali ürünlere
yönelmeye baslamistir. Bu da önemli bir potansiyel yaratmistir.
Tasarim ve markalasma üzerine yatirim yapilmasi, uluslararasi taki
piyasalarinda fiyatlarla rekabet etmek yerine, Türk taki sektörünün
gelecegi açisindan da yararli görülmektedir.
Türkiye geneline yayginlastirilmak üzere, üretici firmalar tarafindan
üretimde standardizasyon, müsteri odakli tasarim, Türkiye ve firma
markasi saglanmasi amaciyla firmalarin bu yöndeki eksiklerini
tamamlamalarina ihtiyaç bulunmaktadir.
Özgün tasarimdaki takilarin katma degerleri artmakta olup, bunlarin
maden degeri ile satis degeri arasindaki fark on hatta yirmi kat
olabilmektedir. Anilan nedenle hayal gücünün etkili oldugu tasarimda uluslararasi basarinin devamliligi için sürekli arastirma, egitim, yurt
disindaki yayinlarin ve yeniliklerin takip edilmesi, uluslararasi fuar ve
sergilere istirak ve müzelerin gezilmesi gibi faaliyetlerin ihmal edilmeden
yürütülmesi sektör çalisanlarina büyük katkilar saglayacaktir.
 Öte yandan yaklasik 250 bine yakin insanin çalistigi, emek- yogun bir
sektör olan kuyumculukta, istihdam üzerindeki vergi yükünün fazla
oldugu görüsünü tasiyan firmalar tarafindan üretimin maliyetlerin daha
düsük oldugu Bulgaristan, Arnavutluk, Çin, Türk Cumhuriyetleri ve
Malezya gibi ülkelere kaydirilmak istenmesi de bu sektöre maliyetleri
düsürücü desteklerin saglanmasinin gerekli oldugunu göstermektedir.
Günümüzün bir pazarlama araci olarak internet üzerinden satis
yolunun tercih edilmesi için markalasmanin getirdigi standartlasma ve
markaya olan güvenin tam saglanmasi önerilebilir. Markali takilarin satisi
konusunda önemli bir diger pazarlama stratejisi ise, gözde tatil
yörelerindeki turistik otellerde satis magazalari açmak suretiyle ünlü
markalarin dünyaca taninmasini ve tercih edilmesini saglamaktir.
 Ayrica Türkiye, cografi konumu ile Avrupa’dan Orta Dogu’ya kadar
dünyanin her tarafindaki mücevher tüketim merkezlerine ulasim kolayligi
bakimindan en yakin üretim merkezi konumundadir. Sektör, Dubai’den
Italya’ya ABD’den Bahamalar’a kadar dünyanin hemen çogu yerindeki
alicilarina en kisa sürede teslimat yapma basarisini gösterebilmektedir.
Türkiye’nin bu özelliginden yararlanilarak ve yogun tanitim kampanyalari
ile sektördeki ihracatini daha ileriye götürmek mümkündür.

ISTANBUL TICARET ODASI 
Dis Ticaret Subesi
Uygulama Servisi
TAKI
SEKTÖR PROFILI
 Hazirlayan
 MUALLA BILGIN- Aralık 2006



2015 pırlanta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2015 pırlanta etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Aralık 2014 Salı

2015’in luks mucevher trendleri-Sebnem Balkan

2015 MÜCEVHER TRENDLERi



23.12.2014
Bihter Ayyıldız tbkrxm@yahoo.fr
MİLLİYET YAZISI 

 2015’in lüks mücevher trendlerini Türkiye’nin ilk pırlantalı mücevher ve lüks marka danışmanı Şebnem  Balkan’dan dinledik...
De Beers’in Türkiye lansmanı kapsamında Türk halkına pırlantayı sevdirmek ve pırlanta pazarını büyütmek amacıyla, 14 yıl boyunca halka ve sektöre çok ciddi eğitimler veren ve iletişim çalışmaları sürdüren bir isim o... Şebnem Balkan, 2005 yılından bu yana pırlantalı mücevher sektörünün yüzde 200 büyüdüğünü söylüyor.

TASARIM ÖN PLANDA
“2005-2010 yılları arasında mücevherde tasarım olgusu ortaya çıktı ama şu anda 2015 ve gelen yıllarda artık tasarım öne geçecek. En güzel taşları en güzel tasarımlarla birleştirmek önem kazanacak.Bütün dünyada markaların göründüğü tasarımlardan bir kaçış söz konusu. Bunu sessiz lüks olarak da değerlendirebiliriz. Bunun yanı sıra kişinin bireysel tarzını ön plana çıkaran mücevher tasarımları tercih edilecek.”




ÇAĞDAŞ SANAT AKIMI
Mücevher bir zanaat olmasının yanı sıra, aynı zamanda bir sanat. Yeni nesil tasarımcılar, sanatçı mücevherciler olarak karşımıza çıkıyor.
Londra merkezli çalışan Shaun Leane’in mücevherlerinde geometrik tasarımları görüyoruz. Mücevher ve sanatın mükemmel birlikteliğinin bir başka örneği de Bulgari’nin Via Condotti’deki butiğini ziyaret eden Andy Warhol... “Burası en mükemmel çağdaş sanat galerisidir” sözü bu akımın temellerinin yıllar öncesine dayandığının bir kanıtı.
Soyut tasarımlar da öne çıkıyor. Soyut mücevher tasarımının Türkiye’deki öncülerinden olan Ayda Berksan’ı örnek verebiliriz.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK     KAVRAMI ÖN PLANDA
Mücevher de çağdaş sanat gibi güncel gelişmelerden etkilenmeye başladı.
Özellikle lüks markalarda bir misyon var. Bu misyon da sürdürülebilirliğe katkıda bulunmak. Artık lüks markalar şımarık bir tavır değil, duyarlı bir duruş sergiliyorlar.  Boucheron Perles d’eclat koleksiyonu ile dünyada görülen her türlü zulme karşı, duruluk ve iyiliğe, ruhu arındırmaya duyulan isteği yansıtıyor. Mücevherlerde de bu duruluğu görüyoruz.
Sosyal sorumluluk bilinci çok arttı. Şu an dünyada arıların neslinin tükenmesi lüks mücevher sektörünün çok duyarlı olduğu bir konu. Bu sebeple arıyı tasarımlarda çok fazla göreceğiz.
Napoleon’un mücevhercisi Chaumet bu konuda ciddi sosyal sorumluluk projeleri yürütüyor.

PIRLANTA ÇAĞI
2015 ve sonrasında pırlanta tahtını korumaya devam edecek ama fancy diye adlandırdığımız, fantezi taş grubundan mavi, pembe ve sarı pırlanta gibi çok nadir bulunan taşlara bir eğilim göreceğiz. Bu taşları bulmak çok kolay olamadığından, bu taşlara ulaşmanın en garanti yolu olan Sotheby’s, Christie’s gibi müzayede evlerinin özel mücevher müzayedelerine bir yönelim olacak. Müzayede harici bu tarz pırlantaların bulunabileceği markalar arasında Graff, Harry Winston var.
RENKLi TAŞLAR BÜYÜYECEK
Safir, yakut ve zümrüt...Tasarım dünyası bu taşlara önem veriyor. Çok iyi bir burma yakutu, Kolombiya zümrütü tasarımla birleştiğinde çok değerli parçalar ortaya çıkıyor. Morganite, künzit gibi yarı değerli renkli taşlar da yükselişte. Mor ve pembeye doğru bir eğilim var. Louis Vuitton, renkli ve yarı değerli taşları kullanan markaların başında geliyor. Chaumet, Van Cleef and Arpels ve Boucheron’un tasarımlarında görmeye alışkın olduğumuz ametistler, kalsedonlar ve turmalinleri de çok daha fazla göreceğiz.
DOĞAYA DÖNÜŞ
Doğa tüketildiği için insanlarda büyük bir doğaya dönüş özlemi var. Herkes şehir hayatından kaçıp, doğada yaşama hayalleri kuruyor.
Dolayısıyla motifler ilhamını hep doğadan alacak. Bu renkli taşların kullanımı da doğal trendin bir tamamlayıcısı olacak. Yeşil, pembe renkli taşlar doğadaki çiçeklere  gönderme yaptıkları için çok tercih edilecek.
LÜKS MARKALAR DNA’SINI MÜCEVHERE TAŞIYOR
Lüks markalar trendleri belirledikleri için bu trendler paralelinde mücevherler tasar-layarak, markanın DNA’sını mücevhere taşıyorlar. Louis Vuitton, Dior, Chanel’in başlattığı bu akımı diğer markalar da izleyecek.
Milliyet

8 Haziran 2013 Cumartesi

Pirlanta Nedir? Özellikleri ...Satın alacaginiz pirlantayi tanimak ve secmek icin

PIRLANTA NEDİR,ÖZELLİKLERİ NELERDİR?





Pırlanta’nın doğada bulunan hali ‘Elmas’ olarak adlandırılır.
 Elmas mücevher olarak şekillenirken kesimine göre Pırlanta adını almaktadır.
 Elmas bilinen en sert maddelerden biri ve değerli bir taştır.
Karbon elementini elmastır. Elmasın saf karbon olduğu
 ilk olarak Fransız kimyacı Lavoisier tarafından keşfedilmiştir.
 En belirgin özelliği sertliğidir.
 Mineralojide kullanılan mohs sertlik göstergesinde en yüksek rakamla (10) gösterilir.
 Bu, diğer bütün mineralleri çizebilmesi demektir.
 Sertliğinden dolayı endüstriyel aletlerde kullanılması büyük önem kazanmıştır.
 Elmas orijinal olarak yalnız kimberlit kayalarında bulunur.
 Elmasın bazı yer kabuğu hareketleriyle yukarıya çıktığı kabul edilmektedir.
 Kısmen de bazı bölgelerde nehir kumlarına karışmıştır.
 Elmasın en çok bulunduğu yerler olarak,

 Güney Afrika (Kimberley’de), Güney Amerika, Endonezya ve Hindistan sayılabilir.     

Pırlanta hangi özelliklerine göre değerlendirilir ? 

Satın alacağınız pırlantayı tanımanızda ve seçmenizde size yol gösterecek olan
 bu bilgilerin faydasını ürünleri incelerken net olarak göreceksiniz.
 Bir pırlantanın değeri, ne denli nadir olduğuna ve fiyatı da dört özelliğine bağlıdır.
 Çıplak gözle bakıldığında aynı görülse de, hiçbir pırlanta bir diğerinin aynı değildir.
 Aynı karat ağırlığındaki iki pırlantanın fiyatının neden farklı olduğu 4C özelliğine ve bunların bileşimine bağlıdır.
 4C bilgileri pırlantaların neye göre sınıflandırıldığı ve fiyatlandırıldığı
 konusunda sizelere kısa bir ön bilgi verecektir;



KESIM (CUT)

Kesim belki de 4C özelliklerinden en önemlisidir; çünkü pırlantanın göz alıcı ışıltısı kesiminin kalitesi sayesinde ortaya çıkar. Diğer özellikleri doğadan kaynaklanırken kesim özelliği, pırlanta üzerinde insan eliyle yaratılan tek özelliktir. Boyutu ve şekli ne olursa olsun, iyi kesimli bir pırlanta ışığı kendi içinden geçirerek yansıtır. Işık, ayna gibi fasetlere çarpar ve taşın tepesinden dışarıya dağılarak ateşli ışıltısını ortaya çıkarır. Bir elmas çok derin ya da çok yassı bir şekilde kesilirse, o zaman yanlardan veya dipten ışık kaybedilir. Bu yüzden pırlantanın parlaklığı ve değeri azalır. Pırlantalar genelde birbirini tam açıyla kesen 57 fasetten oluşmaktadır. Bir pırlantanın kesimi görsel boyutunu da etkileyebilir. Aynı karat ağırlığındaki iki pırlanta, kesimlerinin derinliği ya da şekline bağlı olarak değişik boyutlardaymış gibi gözükebilir, hatta hatalı kesiminden dolayı olduğundan daha mat görünebilir. Aşağıdaki şekilde ideal kesim ve ışığın kırılması ile ilgili basit çizimleri göreceksiniz;


Kesim sözcüğü ile aslında pırlantanın şeklide ifade edilir. Yuvarlak, kare, damla ya da kalp şekilleri en çok bilinenler arasındadır ama ilerleyen teknoloji sayesinde çok daha farklı şekiller ve kesimler de ortaya çıkmaktadır. Yuvarlak kesim pırlantalar, günümüzde en çok kullanılan ve en çok talep edilen pırlanta kesim şeklidir. Pırlanta kesim ustaları 100 yıldır yuvarlak bir pırlantada ateş ve parlaklığı en iyi şekilde yansıtmak için ışığın davranışlarını ve ileri matematiğin teorilerini kullanmaktadırlar. Buna en uygun olan kesim yuvarlak kesimdir.

Ünlü pırlanta eksperi Saul Spero 25 yılını pırlanta alan insanlarla yaptığı araştırmalar sonucu hangi karakterdeki bir kadının hangi şekilde ki pırlantayı tercih ettiğini şöyle açıklıyor;

Şekil Karakter;
Yuvarlak: Ailesine bağlı, güvenilir, sakin
Oval: Yaratıcı, düzenli, fırsatları değerlendiren
Kalp: Duygusal, feminen, hassas
Dört Köşe: Disiplinli, muhafazakar, dürüst
Markiz: Dışadönük, agresif, yaratıcı, iş kadını
Damla: Nazik, saygılı, uyumlu




KARAT (CARAT)

Karat pırlantanın ağırlığına göre tespit edilir. 1 karat yaklaşık 200 miligramdır. Mücevher sektöründe satışı ağırlıkta olan pırlanta 1 karattan azdır. Bu da puanla belirlenir. 1 karat 100 puan olarak belirlenir. Yarım karat 50 puandır ve 0.50 ct şeklinde yazılır. Aşağıda pırlantaların birebir büyüklükleri ve karat numaraları gösterilmiştir. Bir taşın ağırlığı ile büyüklüğünü karıştırmamanız gerekir. Pırlanta alırken en büyük pırlantanın en iyisi olacağı düşüncesinden kesinlikle kurtulmanız gerekir. Diğer taşların tespitinde kullanılan karat miktarları ile pırlantanın karat ölçüsü farklı olacaktır. Çünkü farklı minerallerin farklı yoğunlukları vardır. Bunun yanında aynı karat ağırlığındaki iki pırlantanın fiyatı berraklık, renk ve kesime göre aynı olmayacaktır.

Aşağıda pırlantaların büyüklükleri ve karat numaraları gösterilmiştir.




BERRAKLIK (CLARITY)

Bir pırlantanın berraklığı "doğanın parmak izleri" olarak adlandırılan lekelerine bakılarak belirlenir. Çoğu pırlantada karbon kristalinin oluşturduğu izler vardır. Bu karbon kristaller azaldıkça pırlantanın berraklığı artacak bu da fiyatının artmasına sebep olacaktır. Aşağıdaki tabloda sağdan sola doğru pırlantanın değeri artar.


En solda yer alan FL, pırlanta tamamen berrak demektir ve doğada çok ender bulunur. Pırlantının lekeleri ancak çok kuvvetli mercekler altında gözle görülebilir. Tabloda da gördüğünüz gibi FL'den P1-P2-P3’e doğru lekeler artmaktadır.

Pırlanta fiyatlarında 4C çok önemli bir rol oynar. Kesimin ve renklerin yanında yukarıda gördüğünüz tabloda berraklık da pırlantanın fiyatını çok etkiler. VVS1-VVS2 ve VS1-VS2 arasında gözle görülebilir bir fark yoktur. Bu fark sadece 10X mikroskobuyla görüleceğinden iki pırlanta arasında yüksek fiyat farkı ödemenize hiç gerek yok. Eğer pırlantanız Zümrüt ya da Baget kesim olacaksa beraklık seviyesinin SI1'den fazla olması her zaman iyidir. Çünkü baget kesimde lekeler diğer kesim şekillerinden daha belirgin olarak gözükür.



RENK (COLOR)

Renk özelliği bir pırlantanın sarılığına göre ölçülür. En kıymetli pırlanta renksiz olanıdır ve çok pahalıdır. Nadir bulunurlar. G.I.A. (The Gemological Institude of America)'nın tablosuna göre, alfabetik sıra ile D'den W'ya kadar olan harfler pırlantanın renk oranını gösterir.

Pırlantalar, aşırı ısı ve basınç altında oluşur ve diğer elementlerin zerreleri de bu oluşum sırasında pırlantaların atom yapısına dahil olabilir. Dolayısıyla da renk çeşitliliği doğar. Bu zerreler o kadar küçüktür ki, 'milyonda bir' ile ifade edilir. İdeal laboratuar koşulları olmadan tek bir sınıfın ayırt edilmesi, bir uzman tarafından bile, son derece zordur.

Renk, kontrollü uygun aydınlatma koşulları altında pırlanta yukarıdan aşağı gözlemlenerek belirlenir ve sınıflandırılmadan önce gözlemin doğruluğunu saptamak üzere bir ana setle karşılaştırılır.

Pırlantalar doğrudan renkleriyle kıyaslanırken, çoğu müşteri, taşlar en az iki ya da üç ayrı renk grubundan olmadıkça herhangi bir fark göremez.


Renk Sınıflandırması
D: Tamamen renksiz. En nadir renk sınıfıdır.
E: Renksiz. Sadece uzman cevher bilimciler, E sınıfı taşlardaki hafif rengi saptayabilir. Ancak bu renk belli belirsizdir.
F: Renksiz. 'F' renksiz sınıflar arasında en alt sınıftır.
G-H: Çok hafif renkli. Daha iyi renk sınıflarıyla kıyaslandığında çok hafif bir renk saptanabilir. Fakat çok daha değerlidir.
I-J: Hafif renkli beyaz. Renk bir parça saptanabilir.
K-M: Sarı renk görülür.

N-Z: Sarı, kahverengi ve gri renkler görülür. Genellikle "şampanya pırlantaları" diye adlandırılır.

6 Haziran 2013 Perşembe

Peki nedir bu pirlanta dedikleri...








Yüzyıllar boyunca vazgeçilmez bir tutku olmuş ve dünya döndükçe de böyle olmaya devam edecek bir sevgi kimileri için aşk; taşların ve madenin o ışıltılı dünyası... Peki nedir bu pırlanta dedikleri? Neden bu kadar değerli?

Kısaca;
Pırlanta, doğanın bir armağanı, kendine özgü ışıltısı ile göz kamaştıran en değerli ve en sert mücevherdir. Oluşumu yüzyılları bulan pırlanta, başka hiçbir madde tarafından çizilemez yapısı, kendine has ışıltısı ve nadir oluşu ile her zaman değerini korumuştur.  Her pırlanta tektir ve özeldir. Sanatkarların ellerinde yoğun ve titiz çalışmalarla meydana getirilen pırlantalı mücevherler bugün artık alternatif bir yatırım aracı olarak da görülmektedir. Ölümsüz aşkın ve sevginin simgesi, geçmişi geleceğe bağlayan tek armağan olan pırlantayı, tüm dünyada milyonlarca insan birbirlerine sevgilerini ifade etmek için tercih etmektedir.
 
Elmas ile pırlanta halk arasında farklı taşlar olarak bilinir ama aynı taşlardır. Madenden ham olarak çıkan elmas işinin ehli uzmanlar tarafından kesilerek pırlanta'nın 58 fasetli haline dönüşür. Elmas kesildikten sonra cila işlemi uygulanır. Bir pırlantanın değeri nadir bulunmasına bağlıdır. Çıplak gözle bakıldığında aynı görünse de, hiçbir pırlanta diğerinin aynı değildir. Pırlanta fiyatları 4C özelliğine göre değişiklik gösterir. Aynı karat ağırlığındaki iki pırlanta arasında fiyat farkının olma nedeni 4C özelliğine bağlıdır.
 
Pırlanta seçerken göz önünde bulundurulması gereken 4 ana özellik vardır.

Karat Ağırlığı (Carat Weight)
Berraklık (Clarity)
Renk (Colour)
Kesim (Cut) 
 
Karat Ağırlığı
Karat, pırlantanın ağırlık birimidir. 1 karat 0,20 gramdır. Karat miktarı arttıkça taşın birim fiyatı da yükselir. Bir karatlık tek bir pırlanta, aynı 3C özellikli iki adet yarım karat ağırlığındaki pırlantadan daha değerli olacaktır.  Pırlantalar için Karat cinisinden çok hassas teraziler vardır.

Berraklık
Her pırlanta tektir. Doğa, her pırlantanın onu takan kişi kadar eşsiz olmasını sağlamıştır. Pırlantanın içinde var olan ve “leke” olarak adlandırılan doğal özellikler “doğanın parmak izleri” olarak bilinir ve her bir taşın tekliğini yansıtır. Bir elmas yerin çok altında milyonlarca yılda büyük bir basınçla oluşur. Bugünkü haline geldiği zaman ise içinde minik bazen çıplak gözle görülebilen bezen sadece özel büyütüçle görülebilen lekeler vardır. Bunlar karbon kristalleridir. Türkiye'de berraklık standardı SI1 dir. Çokmu önemli derseniz bu bütçe ile alakalı bir konudur. Bir pırlanta rengi ne kadar iyi olursa, berraklığı da ne kadar temiz olursa o kadar değerli yani nadir bulunan taş kategorisine girer. Ama bir taşın rengi I yada H berraklığı SI1 ise gayet rahat içiniz ferah kullanabileceğiniz taş kategorisine girer.

Renk
Pırlanta, gökkuşağının her renginde görülür, bu renklerin bileşkesi olan beyaz, en çok tercih edilenidir. Bu renkteki pırlantalar beyazın tonuna göre alfabetik sırayla D-Z arasında dizilir. Aralarındaki renk farklılıkları o kadar belirsizdir ki, renk sınıflandırması bir uzman tarafından kontrollü bir ışık altında yapılmalı ve doğruluk için standart bir renk seti ile karşılaştırılmalıdır. Aynı berraklık ve karata sahip iki pırlanta, renklerine bağlı olarak farklı fiyatlara sahip olabilir.

Kesim
Pırlantanın özelliklerinden bir çoğunu doğa belirler, ancak taşın gerçek pırıltısını ve nihai güzelliğini ortaya çıkarmak deneyimli bir kesim ustasının becerisine bağlıdır. Boyutu ve şekli ne olursa olsun iyi kesimli bir pırlanta ışığı kendi içinden geçirerek yansıtır. Işık, ayna gibi yüzeylere çarpar ve taşın tepesinden dışarıya dağılarak ışıltısını ortaya çıkarır. Bir elmas çok derin yada çok yassı bir şekilde kesilirse, o zaman yanlardan veya dipten ışık kaybedebilir buda değer kaybetmesine sebep olur.
bütün bu özellikleri, 4C Tablosundan ayrıntılı olarak inceleyebilirsiniz.


4Csmall

Montur Jewelery

30 Mayıs 2013 Perşembe

Kaliteli bir pirlanta secerken ...


Kaliteli bir pırlanta seçerken göz önünde bulundurmanız gereken 4 ana özellik vardır. 4C olarak adlandırılan bu ölçüler Karat Ağırlığı (Carat weight), Berraklık (Clarity), Renk (Color), Kesim (Cut) şeklindedir.


Karat ağırlığı (Carat weight) :

Karat pırlantanın ağırlığına göre tespit edilir. 1 karat yaklaşık 200 miligramdır. Mücevher sektöründe satışı ağırlıkta olan pırlanta 1 karattan azdır. Bu da puanla belirlenir. 1 karat 100 puan olarak belirlenir. Yarım karat 50 puandır ve 0.50 ct şeklinde yazılır. Aşağıda pırlantaların birebir büyüklükleri ve karat numaraları gösterilmiştir.Bir taşın ağırlığı ile büyüklüğünü karıştırmamanız gerekir.Diğer taşların tespitinde kullanılan karat miktarları ile pırlantanın karat ölçüsü farklı olacaktır. Çünkü farklı minerallerin farklı yoğunlukları vardır. Bunun yanında aynı karat ağırlığındaki iki pırlantanın fiyatı berraklık, renk ve kesime göre aynı olmayacaktır.
Pırlanta alırken en büyük pırlantanın en iyisi olacağı düşüncesinden kesinlikle kurtulmanız gerekir. Bir pırlantanın değeri büyüklüğüne göre değil aşağıda ayrıntısıyla belirleyeceğimiz 4C özelliğine göre belirlenir. 4C özelliğini ne kadar iyi bilirseniz alacağınız pırlantayı o kadar iyi tanımış olursunuz.




Renk (Color)

Renk özelliği bir pırlantanın sarılığına göre ölçülür. En kıymetli pırlanta renksiz olanıdır ve çok pahalıdır. Nadir bulunurlar. G.I.A (The Gemological Institute of America,'nın tablosuna göre, Alfabetik sıra ile D'den W'ya kadar olan harfler pırlantanın renk oranını gösterir.
En nadir bulunan ve en beyaz olanlar D,E,F ve G'dir. Ama çoğunlukla pırlantalar H ve L arasındadır. M ve Z arasındaki pırlantalarda ise gözle görülür bir sarı tonu vardır.

Alacağınız pırlantanın rengini anlamak için colorimetre'den bir çıktısını isteyin. Diğer pırlantalarla karşılaştırın ve sertifikasının doğru olduğundan emin olun.


Berraklik (Clarity)

Bir pırlantanın berraklığı "doğanın parmak izleri" olarak adlandırılan lekelerine bakılarak belirlenir. Çoğu pırlantada karbon kristalinin oluşturduğu izler vardır. Bu karbon kristaller azaldıkça pırlantanın berraklığı artacak bu da fiyatının artmasına sebep olacaktır. Aşağıdaki tabloda sağdan sola doğru pırlantanın değeri artar.
En solda yer alan FL , pırlanta tamamen berrak demektir ve doğada çok ender bulunur. Pırlantının lekeleri ancak çok kuvvetli mercekler altında gözle görülebilir. Tabloda da gördüğünüz gibi FL'den P1-P2-P3e doğru lekeler artmaktadır.

Pırlanta fiyatlarında 4C çok önemli bir rol oynar. Kesimin ve renklerin yanında yukarıda gördüğünüz tabloda berraklık da pırlantanın fiyatını çok etkiler. VVS1-VVS2 ve VS1-VS2 arasında gözle görülebilir bir fark yoktur. Bu fark sadece 10X mikroskobuyla görüleceğinden iki pırlanta arasında yüksek fiyat farkı ödemenize hiç gerek yok. Eğer pırlantanız Zümrüt ya da Baget kesim olacaksa beraklık seviyesinin SI1'den fazla olması her zaman iyidir. Çünkü baget kesimde lekeler diğer kesim şekillerinden daha belirgin olarak gözükür.


Kesim (Cut)

Kesim 4C özellikleri arasında en önemli olanıdır. Pırlantanın parlaklığı ve ışıltısı kesimin kalitesine bağlıdır. Diğer 4C özellikleri doğaya bağlıdır ama kesim özelliği insanın elindedir. Kesimin özelliklerini daha yakından inceleyelim:



İki temel kesim şekli vardır.Baget ve Zümrüt Kesim.Baget kesim taşın eni ve boyu doğrultusunda paralel fasetlerden (ışığı yansıtan açılı yüzey) oluşur. Eğer taşın köşeleri yuvarlak fasetlerle kesilirse baget kesim zümrüt kesime dönüşür. Brilliant yuvarlak kesim üçgen fasetlerden oluşur . Modern ve popüler brilliant kesimi 58 üçgen fasetden (33'ü taşın üzt kısmında 25'i altında) oluşur. Eğer çok parlak ve ışıltılı bir pırlantaya sahip olmak istiyorsanız seçimiz brilliant yuvarlak kesim olsun. Eğer daha sade ve şık bir pırlanta istiyorsanız Baget kesimi tercih edin.Kesim 4C'nin en az anlaşılan ama en önemli olan özelliğidir. Yanlış ya da bozuk kesimli bir pırlanta kısa ömürlü ve değersizir.Eğer en çok parlayan ve gösterişli olan pırlantayı almak istiyorsanız, yuvarlak kesimi almalısınız. Simetrileri dolayısıyla diğer kesimler yuvarlak kesim kadar çok parlamayacaktır.

Pırlantanın Şekli:


Şekil, onu oluşturan kişinin zevkine bağlıdır. Bir çok kesim arasında popüler olarak kullanılanı yuvarlak kesimdir. Aşağıda diğer kesim şekillerini görebilirsiniz. Eğer pırlantayı yatırım yapmak için almayacaksanız en hoşunuza giden şekli almalısınız, aksi halde size brilliant yuvarlak kesimi tavsiye ederiz.

21 Mayıs 2013 Salı

Uretilebilir Yuzuk Cizimi ve Tasarim Asamasinda Dikkat Edilecek Hususlar


Üretilebilir Yüzük Çizimi ve Tasarım Aşamasında Dikkat 
Edilecek Hususlar

Yüzük tasarımı yapılırken Etüd Ve Takıda Detay Modülü ile Temel Sanat Eğitimi
Modülündeki bilgiler ışığı altında çizimler yapılır. Tasarımlar yapılırken çeşitli dergi, broşür
ve modellerden faydalanılır. Tasarımlar yapılırken üretim aşaması da düşünülerek tasarlanan
yüzüğün üretilebilir olmasına dikkat edilmelidir.


Aynı zamanda bir yüzük üretilirken ekonomik olmasına da özen gösterilmelidir.
Estetik yönden güzel görünümlü, kullanabilirlik gibi özellikleri olmalıdır.


Yüzük ölçüleri belirli ölçüler içerisinde üretilir. Bu ölçü normal parmak ölçüsü + 40
mm dir. Yüzük tasarımı yapılırken tasarlanan yüzüğün kenarları, taş yuvaları ve yüzük
üzerindeki diğer detaylar dikkatli tasarlanmalıdır.

 Üretilen yüzük, insan sağlığına zarar
vermeyecek malzemelerden yapılmalı, sivri ve keskin uçlar yuvarlatılmalı, yüzük üzerindeki
açık taş tırnakları kapatılmalıdır.

MEGEP

Taki Sektoru ile ilgili Oneriler (ITO Dis Ticaret Sb.- MUALLA BILGIN )




TAKI SEKTÖRÜ ILE ILGILI ÖNERILER 

Ülkemizde dar zamanlarinda satmak üzere, bir güvence olarak ziynet 
esyasi satin alan müsteri grubu, satis sirasinda deger kaybina ugrayacagi 
endisesi ile klasik taki çesitlerini tercih etmektedir. 

Bu nedenle taki
konusunda iç piyasada iki farkli müsteri tipi mevcuttur. Geleneksel
müsteri, altin takinin yatirim degerine daha fazla önem vermektedir.
Dügün, nisan vb. sosyal gerekleri yerine getirmek amaciyla taki satin
alirken, ihtiyaç nedeniyle bozdurabilecegi ihtimalini gözden uzak
tutmamakta ve en az deger kaybina ugrayacak çesitleri tercih
etmektedir. Takiyi süslenme amaciyla alan, bir itibar araci olarak gören,
tasarim zevkini ön planda tutan tüketiciler ise markali ürünlere
yönelmeye baslamistir. Bu da önemli bir potansiyel yaratmistir.
Tasarim ve markalasma üzerine yatirim yapilmasi, uluslararasi taki
piyasalarinda fiyatlarla rekabet etmek yerine, Türk taki sektörünün
gelecegi açisindan da yararli görülmektedir.
Türkiye geneline yayginlastirilmak üzere, üretici firmalar tarafindan
üretimde standardizasyon, müsteri odakli tasarim, Türkiye ve firma
markasi saglanmasi amaciyla firmalarin bu yöndeki eksiklerini
tamamlamalarina ihtiyaç bulunmaktadir.
Özgün tasarimdaki takilarin katma degerleri artmakta olup, bunlarin
maden degeri ile satis degeri arasindaki fark on hatta yirmi kat
olabilmektedir. Anilan nedenle hayal gücünün etkili oldugu tasarimda uluslararasi basarinin devamliligi için sürekli arastirma, egitim, yurt
disindaki yayinlarin ve yeniliklerin takip edilmesi, uluslararasi fuar ve
sergilere istirak ve müzelerin gezilmesi gibi faaliyetlerin ihmal edilmeden
yürütülmesi sektör çalisanlarina büyük katkilar saglayacaktir.
 Öte yandan yaklasik 250 bine yakin insanin çalistigi, emek- yogun bir
sektör olan kuyumculukta, istihdam üzerindeki vergi yükünün fazla
oldugu görüsünü tasiyan firmalar tarafindan üretimin maliyetlerin daha
düsük oldugu Bulgaristan, Arnavutluk, Çin, Türk Cumhuriyetleri ve
Malezya gibi ülkelere kaydirilmak istenmesi de bu sektöre maliyetleri
düsürücü desteklerin saglanmasinin gerekli oldugunu göstermektedir.
Günümüzün bir pazarlama araci olarak internet üzerinden satis
yolunun tercih edilmesi için markalasmanin getirdigi standartlasma ve
markaya olan güvenin tam saglanmasi önerilebilir. Markali takilarin satisi
konusunda önemli bir diger pazarlama stratejisi ise, gözde tatil
yörelerindeki turistik otellerde satis magazalari açmak suretiyle ünlü
markalarin dünyaca taninmasini ve tercih edilmesini saglamaktir.
 Ayrica Türkiye, cografi konumu ile Avrupa’dan Orta Dogu’ya kadar
dünyanin her tarafindaki mücevher tüketim merkezlerine ulasim kolayligi
bakimindan en yakin üretim merkezi konumundadir. Sektör, Dubai’den
Italya’ya ABD’den Bahamalar’a kadar dünyanin hemen çogu yerindeki
alicilarina en kisa sürede teslimat yapma basarisini gösterebilmektedir.
Türkiye’nin bu özelliginden yararlanilarak ve yogun tanitim kampanyalari
ile sektördeki ihracatini daha ileriye götürmek mümkündür.

ISTANBUL TICARET ODASI 
Dis Ticaret Subesi
Uygulama Servisi
TAKI
SEKTÖR PROFILI
 Hazirlayan
 MUALLA BILGIN- Aralık 2006



Follow by Email

News

Latest News
Pırlanta Sarrafı Mücevherat Grubu. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Top Ad 728x90

Video

Visitors

Bu Blogda Ara

Vertical2

Pırlanta Hakkında Herşey

script type="text/javascript"> //form tags to omit in NS6+: var omitformtags=["input", "textarea", "select"] omitformtags=omitformtags.join("|") function disableselect(e){ if (omitformtags.indexOf(e.target.tagName.toLowerCase())==-1) return false } function reEnable(){ return true } if (typeof document.onselectstart!="undefined") document.onselectstart=new Function ("return false") else{ document.onmousedown=disableselect document.onmouseup=reEnable }

Slider

Recent Post

Games

Popüler Yayınlar

Tweetler