Bu Blogda Ara

2013 pırlanta moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2013 pırlanta moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2013 Perşembe

Simdi moda "tek parmakta 5 karatlik tas"...Referans

Şimdi moda "tek parmakta 5 karatlık taş"...

Altın'ın bir yatırım aracı olarak değer kaybetmemesine karşılık pırlanta moda..

"Bilekten dirseğe kadar burma bilezik" devri kapandı...



19.07 2008-Referans-Tüketicideki pırlanta tutkusuna bir de altın fiyatlarındaki düşüş eklenince üreticiler de dümeni kırdı. 2 sene önce pırlantaya girerek sektöre de yön çizen Atasay Kuyumculuk Genel Müdürü Haldun Ulutürk'ün de dediği gibi, "Sektörde altının önü tıkanmış herkes pırlantaya dönmüş durumda. Hatta altında bir daralma var.
Pek çok firma ya kapanıyor ya da başka iş alanlarına bakıyor." 50 yıllık Koçak Gold, yüksek altın fiyatlarını ve talebi göz önüne alarak bu yıl rotayı pırlantaya çevirdi. Sadece büyükler değil, sektördeki irili ufaklı tüm üreticiler bu yıl altından aldıkları darbeyi pırlantayla kapatmayı planlıyor.

15 yıl boyunca sadece altın sattıktan sonra bu yıl pırlantada karar kılan Baki Kuyumculuk'un sahibi Baki Durak'ın "Yeni bir kültür doğuyor" sözleri de sektörün yol haritasını gözler önüne seriyor.
1 milyar dolarlık pazar.. Hem iç pazarda hem de ihracatta kan kaybeden takı altının satışları yüzde 30'lara kadar geriledi. Pazarın geri kalanının hakimi ise yaklaşık 1 milyar dolar büyüklüğe ulaşan pırlanta oldu. TV dizilerinden şarkı sözlerine kadar taşan pırlantanın satışları ise son bir yılda yüzde 30 arttı. Türkiye'de yatırım aracına dönüşen pırlantanın ihracatını ayaklandıran ise Türkiye'nin zengin komşuları Rusya ve Dubai oldu.
Ancak bugün sektördeki hemen hemen tüm üreticileri pırlantaya çeviren rüzgar altın fiyatlarındaki yükselişten kaynaklanıyor. 2 yıl içinde 1 ons için 650 dolardan 965 dolara çıkan altın fiyatlarına karşılık kâr marjlarını düşüren kuyumcular şimdi zararlarını günün modası pırlantayla kapatmaya hazırlanıyor.
Bugün sektörde ilk rotayı çizen Atasay'ın satışları yüzde 70'i pırlanta oluşturuyor.
Pırlantada 3 yıl içinde gelmek istediklerin noktayı 1.5 yıl içinde yakaladıklarını vurgulayan Ulutürk de "Biz 3 yıl içinde pırlanta ve altın satışlarını eşitlemeyi hedefliyorduk. Ama daha 1.5 sene dolmadan, çoğu mağazamızda yüzde 70 oranında pırlanta satılır hale geldi. Altın olarak geçen yıla göre yüzde 10 daha fazla ilerlerken pırlantada bu oran yüzde 50'lerde" diyor.

Son birkaç yıldır altın piyasasında daralma olduğunu söyleyen Ulutürk, pırlantaya girdikleri ilk sene yaptıkları kampanyalarla sektöre yön verdiklerini kaydediyor.
"Pırlanta ile ilgili büyük kampanyalar yaptık ve açıkçası sektörün gittiği yönü değiştirdi ve sektör pırlantaya döndü. Piyasadaki diğer oyuncular da pırlantaya girdi. Anadolu'da ve büyük şehirlerde pırlanta ile ilgili vitrinler değişti. Tüketicinin tercihi değişti" diyen Ulutürk'e göre pırlantanın bu kadar öne geçmesinin altında altın fiyatlarındaki artış yatıyor. Bunun özellikle altın satışları ve ihracatına darbe vurduğunu belirten Ulutürk, "Altın satışlarında cirosal bazda artış var gibi ama reel anlamada geriledi" diyor.
Altın set tercihi düştü.. Takının doğasının markalaşma ve uluslararası standartların yakalanmasından dolayı değiştiğini kaydeden Ulutürk, artık eskiden olduğu gibi altın setleri satmadıklarını vurguladı: "Önceden her hafta 500 set satıyorduk, şimdi bu haftada bir iki ufak altın takıya dönüştü.

Pırlanta pahalıdır kanısı ise yıkıldı. Pırlantanın satış koşulları düzeldi. Pırlanta pahalıdır diye bir kanı vardı. Ama bizde 250 dolardan 200 bin dolara kadar ürünler var. Milyon dolarlık ürünleri de Belçika'dan getirtebiliyoruz. 200-250 dolarla 2 bin dolar arasında olan pırlantalar satışlarımızın yüzde 70'ini oluşturuluyor."
Türkiyede'ki pırlanta satışlarının dünya ortalamasının üzerinde olduğunu kaydeden Ulutürk, pırlantaya uluslararası standartların gelmesinin de hem yatırım aracı olmasında hem de satışlarda etkisinin olduğunu belirtiyor. Ulutürk, "Geçmişte pırlanta standartları yoktu. Satmak için geri götürüldüğü zaman çok para etmeyecek şekilde alınıyordu. Ama büyük markalar pırlantayı standartlar çerçevesinde sununca, alınıp satılabilir bir yatırım aracı da oldu. Mesela biz 1 karat üstündeki taşları değiştirmeye getirildiğinde karatını büyütmek için satın alınan değer üzerinden alıyoruz. Bu tür promosyonlarla birlikte pırlanta gündeme oturdu" diyor.
Ulutürk, pırlantanın parlamasında outlet mağazalarının da ekisinin olduğunu belirterek, bu mağazaların ciro ve kârlılık olarak da diğer mağazaların önüne geçtiğini belirtiyor. Outlet mağazalarında eski koleksiyonları ve ihraç fazlası ürünleri sattıklarını anlatan Ulutürk, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Biz çok hızlı koleksiyon çıkarıyoruz. 6 ay 1 yıl içinde koleksiyon yeniliyoruz.

İhraç fazlalarımız var. Biz bunları normal mağazalardan ziyade outlet mağazalarında satmaya karar verdik. Outlet mağazalarının yüzde 85-90'ı bu dediğimiz outlet ürünlerinden oluşuyor. Sezon ürünlerini de satıyoruz burada. Bu mağazalarda yüzde 25'e varan indirimler var."
50 yıllık altıncı pırlantacı oldu.. 50 yıllık altın işini yürüten Koçak Gold da pırlantaya yönelen firmalar arasında. Pırlanta işine bu yıl giren Koçak Gold'un ise satışlarının yüzde 25'ini pırlanta oluşturuyor. Koçak Gold Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Koçak, bu oranın önümüzdeki yıllarda daha da artacağını söylüyor. Türkiye'de geleneksel takımızın altın olmasına rağmen son yıllarda pırlanta tüketiminin giderek arttığını kaydeden Koçak, "Şu anda piyasalarda stabil olmayan bir durum söz konusu.
Bu da altın talebini olumsuz etkiliyor. Sektörde bir durgunluk söz konusu" diyor. Sektörün pırlanta pazarlamasında değişik taktikleri sonucu, hedef kitle tanımının genişlediğini ifade eden Koçak, bunun talebe de olumlu yansıdığını söyledi. Bu talebin gelecekte daha da artacağını anlatan Koçak, pırlantada güvenme unsurunun öne çıkmasından dolayı da firmaların markalaşmasını zorunlu olacağını anlatıyor.

Altındaki kâr marjlarının düştüğünü belirten Baki Kuyumculuk'un sahibi Baki Durak değerli taşların daha cazip bir pazar haline geldiğini söylüyor. Bu yıl eski tasarımlara pırlanta ekleyerek kar marjını yükseltmeyi planlayan Durak, "Türkiye'de genelde değerli taşlar el değiştirmez, anadan kıza gider. Kuyumcular da bu geleneği iyi değerlendirdi" diyor.

Tüketici tarafında altının bir yatırım aracı olarak değer kaybetmemesine karşılık pırlantanın moda olduğuna işaret eden Durak, yine de bugün yatırım olarak pırlanta alanların satarken pişman olacağından yana. Durak altın fiyatlarındaki yükselişin asıl kendini ihracatta gösterdiğine de dikkat çekiyor. İhracat rakamları hala yükselişi gösterse de Durak, miktarda yüzde 40'a vara bir düşüş olduğunu ifade ediyor. 

Ebru Tuncay - Nazlı Topçuoğlu/Referans 

Peki nedir bu pirlanta dedikleri...








Yüzyıllar boyunca vazgeçilmez bir tutku olmuş ve dünya döndükçe de böyle olmaya devam edecek bir sevgi kimileri için aşk; taşların ve madenin o ışıltılı dünyası... Peki nedir bu pırlanta dedikleri? Neden bu kadar değerli?

Kısaca;
Pırlanta, doğanın bir armağanı, kendine özgü ışıltısı ile göz kamaştıran en değerli ve en sert mücevherdir. Oluşumu yüzyılları bulan pırlanta, başka hiçbir madde tarafından çizilemez yapısı, kendine has ışıltısı ve nadir oluşu ile her zaman değerini korumuştur.  Her pırlanta tektir ve özeldir. Sanatkarların ellerinde yoğun ve titiz çalışmalarla meydana getirilen pırlantalı mücevherler bugün artık alternatif bir yatırım aracı olarak da görülmektedir. Ölümsüz aşkın ve sevginin simgesi, geçmişi geleceğe bağlayan tek armağan olan pırlantayı, tüm dünyada milyonlarca insan birbirlerine sevgilerini ifade etmek için tercih etmektedir.
 
Elmas ile pırlanta halk arasında farklı taşlar olarak bilinir ama aynı taşlardır. Madenden ham olarak çıkan elmas işinin ehli uzmanlar tarafından kesilerek pırlanta'nın 58 fasetli haline dönüşür. Elmas kesildikten sonra cila işlemi uygulanır. Bir pırlantanın değeri nadir bulunmasına bağlıdır. Çıplak gözle bakıldığında aynı görünse de, hiçbir pırlanta diğerinin aynı değildir. Pırlanta fiyatları 4C özelliğine göre değişiklik gösterir. Aynı karat ağırlığındaki iki pırlanta arasında fiyat farkının olma nedeni 4C özelliğine bağlıdır.
 
Pırlanta seçerken göz önünde bulundurulması gereken 4 ana özellik vardır.

Karat Ağırlığı (Carat Weight)
Berraklık (Clarity)
Renk (Colour)
Kesim (Cut) 
 
Karat Ağırlığı
Karat, pırlantanın ağırlık birimidir. 1 karat 0,20 gramdır. Karat miktarı arttıkça taşın birim fiyatı da yükselir. Bir karatlık tek bir pırlanta, aynı 3C özellikli iki adet yarım karat ağırlığındaki pırlantadan daha değerli olacaktır.  Pırlantalar için Karat cinisinden çok hassas teraziler vardır.

Berraklık
Her pırlanta tektir. Doğa, her pırlantanın onu takan kişi kadar eşsiz olmasını sağlamıştır. Pırlantanın içinde var olan ve “leke” olarak adlandırılan doğal özellikler “doğanın parmak izleri” olarak bilinir ve her bir taşın tekliğini yansıtır. Bir elmas yerin çok altında milyonlarca yılda büyük bir basınçla oluşur. Bugünkü haline geldiği zaman ise içinde minik bazen çıplak gözle görülebilen bezen sadece özel büyütüçle görülebilen lekeler vardır. Bunlar karbon kristalleridir. Türkiye'de berraklık standardı SI1 dir. Çokmu önemli derseniz bu bütçe ile alakalı bir konudur. Bir pırlanta rengi ne kadar iyi olursa, berraklığı da ne kadar temiz olursa o kadar değerli yani nadir bulunan taş kategorisine girer. Ama bir taşın rengi I yada H berraklığı SI1 ise gayet rahat içiniz ferah kullanabileceğiniz taş kategorisine girer.

Renk
Pırlanta, gökkuşağının her renginde görülür, bu renklerin bileşkesi olan beyaz, en çok tercih edilenidir. Bu renkteki pırlantalar beyazın tonuna göre alfabetik sırayla D-Z arasında dizilir. Aralarındaki renk farklılıkları o kadar belirsizdir ki, renk sınıflandırması bir uzman tarafından kontrollü bir ışık altında yapılmalı ve doğruluk için standart bir renk seti ile karşılaştırılmalıdır. Aynı berraklık ve karata sahip iki pırlanta, renklerine bağlı olarak farklı fiyatlara sahip olabilir.

Kesim
Pırlantanın özelliklerinden bir çoğunu doğa belirler, ancak taşın gerçek pırıltısını ve nihai güzelliğini ortaya çıkarmak deneyimli bir kesim ustasının becerisine bağlıdır. Boyutu ve şekli ne olursa olsun iyi kesimli bir pırlanta ışığı kendi içinden geçirerek yansıtır. Işık, ayna gibi yüzeylere çarpar ve taşın tepesinden dışarıya dağılarak ışıltısını ortaya çıkarır. Bir elmas çok derin yada çok yassı bir şekilde kesilirse, o zaman yanlardan veya dipten ışık kaybedebilir buda değer kaybetmesine sebep olur.
bütün bu özellikleri, 4C Tablosundan ayrıntılı olarak inceleyebilirsiniz.


4Csmall

Montur Jewelery

28 Mayıs 2013 Salı

'Tek tas 2013'ünde modasi' Pirlanta takida 2013 trendleri ne? HABERTURK

'Tek taş 2013'ünde modası'

Pırlanta takıda 2013 trendleri ne?



HABERTÜRK/
Aytaç Demir röportajı -Tek taş pırlantanın en büyük avantajı hiçbir zaman modasının geçmemesi. Her zaman olduğu gibi takoz tırnak- tel tırnak ve döner tırnaklı tek taş modeller, 2013'te de en çok talep edilen ürünler olacak. Bu güzel tek taşların yanında yine aynı montür yapısına sahip beş taş yüzükler de şıklığı tamamlayan unsurlar olacak.

Türkiye'de en çok hangi boy pırlanta taş satılıyor?
Türkiye'de satılan tektaşların boylarının yoğunluğunu 0.20-0.30 karat oluşturuyor.


Pırlanta taşların boylarıyla satın alım grupları arasında bir orantı var mı?
Aslında büyüklüklerine göre yüksek segment algısı var. Ancak bir orantı kurmak mümkün değil. Farklı fiyatlarla ancak aynı büyüklükteki ürünlere sahip olmak mümkün. Görüntüye önem verenler, temizliğine önem verenler olarak bakmak daha doğru olacaktır. Gelişmekte olan bir pırlanta pazarı ve bilinçli müşterilerin olduğunu söyleyebiliriz.

"Kadınlar pırlantayı aşkın taşı olduğu için sever"

Taşta en makul küçüklük ne? Daha küçüklerin pırlanta tozunun sıkıştırılmasıyla yapıldığı söylenir hep...
Tek taş bir yüzüğün parmakta şık görülebilmesi için minimum 0.15 karat (1 Karat, 200 mg) tavsiye ederiz. Bu boyun altındaki pırlantalar çok küçük olduklarından, yeterli ışıltıyı ve parlaklığı yansıtamaz.


Kadınlar neden pırlanta sever?


Birkaç sebebi var. En önemlisi pırlanta, "Aşkın taşı" olarak tanımlanıyor. Ölümsüz aşkın ve sevginin simgesi, geçmişi geleceğe bağlayan tek armağan olarak kabul görüyor. Bu nedenle de binlerce yıldır tüm kadınların rüyalarını süslüyor. Pırlanta, ortalama 3 milyar yılda oluştuğu için, dünyanın kendisinden sonra en eski objesi olarak biliniyor. Kıymetli taşlar içinde gözü en çok kamaştıran, en sert ve en eski olanı pırlanta. Bu yüzden güç, güzellik ve dayanıklılık sembolü. 


Her kadının bir tek taş hayali var mıdır?


Sadece bir tek taş takan çok kadın var ve hepsi de ışıl ışıl parlar. Sadece bir tek taş bile şıklığı tamamlamak için yeterli olabiliyor. Erkekler için de bir kadına verilebilecek en kalıcı hediye pırlanta. Bu, bazı durumlarda o ilişkinin geleceğini de belirliyor.
Neden?


Gerek doğada en zor bulunan taş olması, gerek ateşe olan dayanıklılığı ve sertliğiyle büyülü olduğuna inanılan elmastan işlenerek ortaya çıkan pırlanta, insanlığın var olduğu ilk zamanlardan bu yana aşkın simgesi olarak gösterildi. Bir kadına verilebilecek en değerli hediye olması da işte bu yüzden.


Pırlantanın aşkın simgesi olarak tanımlanmasının kökeni ne?


15. Yüzyıla dayanıyor. 15. Yüzyılda elmas, ateşe ve çeliğe direnci nedeniyle sadakatin simgesi olarak düğün törenlerinde yerini alıyor. Tarihi kayıtlara göre tek taş pırlantanın, evliliğin simgesi olarak bir kadına armağan edilmesiyse 1477 yılında oluyor. Avusturya Arşidükü I. Maximillian, Burgundy Düşesi Mary'ye ilk olarak tek taş pırlanta yüzük veriyor.


KAYNAK :Kutlu Esendemir ‘Pırlantayı karatı, rengi berraklığı ve kesimi belirler’ Aytaç Demir, Atasay Mücevherat'ın Mağazalar Koordinatörü ve pırlanta uzmanı röportajından alıntıdır.



2013 pırlanta moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2013 pırlanta moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Haziran 2013 Perşembe

Simdi moda "tek parmakta 5 karatlik tas"...Referans

Şimdi moda "tek parmakta 5 karatlık taş"...

Altın'ın bir yatırım aracı olarak değer kaybetmemesine karşılık pırlanta moda..

"Bilekten dirseğe kadar burma bilezik" devri kapandı...



19.07 2008-Referans-Tüketicideki pırlanta tutkusuna bir de altın fiyatlarındaki düşüş eklenince üreticiler de dümeni kırdı. 2 sene önce pırlantaya girerek sektöre de yön çizen Atasay Kuyumculuk Genel Müdürü Haldun Ulutürk'ün de dediği gibi, "Sektörde altının önü tıkanmış herkes pırlantaya dönmüş durumda. Hatta altında bir daralma var.
Pek çok firma ya kapanıyor ya da başka iş alanlarına bakıyor." 50 yıllık Koçak Gold, yüksek altın fiyatlarını ve talebi göz önüne alarak bu yıl rotayı pırlantaya çevirdi. Sadece büyükler değil, sektördeki irili ufaklı tüm üreticiler bu yıl altından aldıkları darbeyi pırlantayla kapatmayı planlıyor.

15 yıl boyunca sadece altın sattıktan sonra bu yıl pırlantada karar kılan Baki Kuyumculuk'un sahibi Baki Durak'ın "Yeni bir kültür doğuyor" sözleri de sektörün yol haritasını gözler önüne seriyor.
1 milyar dolarlık pazar.. Hem iç pazarda hem de ihracatta kan kaybeden takı altının satışları yüzde 30'lara kadar geriledi. Pazarın geri kalanının hakimi ise yaklaşık 1 milyar dolar büyüklüğe ulaşan pırlanta oldu. TV dizilerinden şarkı sözlerine kadar taşan pırlantanın satışları ise son bir yılda yüzde 30 arttı. Türkiye'de yatırım aracına dönüşen pırlantanın ihracatını ayaklandıran ise Türkiye'nin zengin komşuları Rusya ve Dubai oldu.
Ancak bugün sektördeki hemen hemen tüm üreticileri pırlantaya çeviren rüzgar altın fiyatlarındaki yükselişten kaynaklanıyor. 2 yıl içinde 1 ons için 650 dolardan 965 dolara çıkan altın fiyatlarına karşılık kâr marjlarını düşüren kuyumcular şimdi zararlarını günün modası pırlantayla kapatmaya hazırlanıyor.
Bugün sektörde ilk rotayı çizen Atasay'ın satışları yüzde 70'i pırlanta oluşturuyor.
Pırlantada 3 yıl içinde gelmek istediklerin noktayı 1.5 yıl içinde yakaladıklarını vurgulayan Ulutürk de "Biz 3 yıl içinde pırlanta ve altın satışlarını eşitlemeyi hedefliyorduk. Ama daha 1.5 sene dolmadan, çoğu mağazamızda yüzde 70 oranında pırlanta satılır hale geldi. Altın olarak geçen yıla göre yüzde 10 daha fazla ilerlerken pırlantada bu oran yüzde 50'lerde" diyor.

Son birkaç yıldır altın piyasasında daralma olduğunu söyleyen Ulutürk, pırlantaya girdikleri ilk sene yaptıkları kampanyalarla sektöre yön verdiklerini kaydediyor.
"Pırlanta ile ilgili büyük kampanyalar yaptık ve açıkçası sektörün gittiği yönü değiştirdi ve sektör pırlantaya döndü. Piyasadaki diğer oyuncular da pırlantaya girdi. Anadolu'da ve büyük şehirlerde pırlanta ile ilgili vitrinler değişti. Tüketicinin tercihi değişti" diyen Ulutürk'e göre pırlantanın bu kadar öne geçmesinin altında altın fiyatlarındaki artış yatıyor. Bunun özellikle altın satışları ve ihracatına darbe vurduğunu belirten Ulutürk, "Altın satışlarında cirosal bazda artış var gibi ama reel anlamada geriledi" diyor.
Altın set tercihi düştü.. Takının doğasının markalaşma ve uluslararası standartların yakalanmasından dolayı değiştiğini kaydeden Ulutürk, artık eskiden olduğu gibi altın setleri satmadıklarını vurguladı: "Önceden her hafta 500 set satıyorduk, şimdi bu haftada bir iki ufak altın takıya dönüştü.

Pırlanta pahalıdır kanısı ise yıkıldı. Pırlantanın satış koşulları düzeldi. Pırlanta pahalıdır diye bir kanı vardı. Ama bizde 250 dolardan 200 bin dolara kadar ürünler var. Milyon dolarlık ürünleri de Belçika'dan getirtebiliyoruz. 200-250 dolarla 2 bin dolar arasında olan pırlantalar satışlarımızın yüzde 70'ini oluşturuluyor."
Türkiyede'ki pırlanta satışlarının dünya ortalamasının üzerinde olduğunu kaydeden Ulutürk, pırlantaya uluslararası standartların gelmesinin de hem yatırım aracı olmasında hem de satışlarda etkisinin olduğunu belirtiyor. Ulutürk, "Geçmişte pırlanta standartları yoktu. Satmak için geri götürüldüğü zaman çok para etmeyecek şekilde alınıyordu. Ama büyük markalar pırlantayı standartlar çerçevesinde sununca, alınıp satılabilir bir yatırım aracı da oldu. Mesela biz 1 karat üstündeki taşları değiştirmeye getirildiğinde karatını büyütmek için satın alınan değer üzerinden alıyoruz. Bu tür promosyonlarla birlikte pırlanta gündeme oturdu" diyor.
Ulutürk, pırlantanın parlamasında outlet mağazalarının da ekisinin olduğunu belirterek, bu mağazaların ciro ve kârlılık olarak da diğer mağazaların önüne geçtiğini belirtiyor. Outlet mağazalarında eski koleksiyonları ve ihraç fazlası ürünleri sattıklarını anlatan Ulutürk, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Biz çok hızlı koleksiyon çıkarıyoruz. 6 ay 1 yıl içinde koleksiyon yeniliyoruz.

İhraç fazlalarımız var. Biz bunları normal mağazalardan ziyade outlet mağazalarında satmaya karar verdik. Outlet mağazalarının yüzde 85-90'ı bu dediğimiz outlet ürünlerinden oluşuyor. Sezon ürünlerini de satıyoruz burada. Bu mağazalarda yüzde 25'e varan indirimler var."
50 yıllık altıncı pırlantacı oldu.. 50 yıllık altın işini yürüten Koçak Gold da pırlantaya yönelen firmalar arasında. Pırlanta işine bu yıl giren Koçak Gold'un ise satışlarının yüzde 25'ini pırlanta oluşturuyor. Koçak Gold Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Koçak, bu oranın önümüzdeki yıllarda daha da artacağını söylüyor. Türkiye'de geleneksel takımızın altın olmasına rağmen son yıllarda pırlanta tüketiminin giderek arttığını kaydeden Koçak, "Şu anda piyasalarda stabil olmayan bir durum söz konusu.
Bu da altın talebini olumsuz etkiliyor. Sektörde bir durgunluk söz konusu" diyor. Sektörün pırlanta pazarlamasında değişik taktikleri sonucu, hedef kitle tanımının genişlediğini ifade eden Koçak, bunun talebe de olumlu yansıdığını söyledi. Bu talebin gelecekte daha da artacağını anlatan Koçak, pırlantada güvenme unsurunun öne çıkmasından dolayı da firmaların markalaşmasını zorunlu olacağını anlatıyor.

Altındaki kâr marjlarının düştüğünü belirten Baki Kuyumculuk'un sahibi Baki Durak değerli taşların daha cazip bir pazar haline geldiğini söylüyor. Bu yıl eski tasarımlara pırlanta ekleyerek kar marjını yükseltmeyi planlayan Durak, "Türkiye'de genelde değerli taşlar el değiştirmez, anadan kıza gider. Kuyumcular da bu geleneği iyi değerlendirdi" diyor.

Tüketici tarafında altının bir yatırım aracı olarak değer kaybetmemesine karşılık pırlantanın moda olduğuna işaret eden Durak, yine de bugün yatırım olarak pırlanta alanların satarken pişman olacağından yana. Durak altın fiyatlarındaki yükselişin asıl kendini ihracatta gösterdiğine de dikkat çekiyor. İhracat rakamları hala yükselişi gösterse de Durak, miktarda yüzde 40'a vara bir düşüş olduğunu ifade ediyor. 

Ebru Tuncay - Nazlı Topçuoğlu/Referans 

Peki nedir bu pirlanta dedikleri...








Yüzyıllar boyunca vazgeçilmez bir tutku olmuş ve dünya döndükçe de böyle olmaya devam edecek bir sevgi kimileri için aşk; taşların ve madenin o ışıltılı dünyası... Peki nedir bu pırlanta dedikleri? Neden bu kadar değerli?

Kısaca;
Pırlanta, doğanın bir armağanı, kendine özgü ışıltısı ile göz kamaştıran en değerli ve en sert mücevherdir. Oluşumu yüzyılları bulan pırlanta, başka hiçbir madde tarafından çizilemez yapısı, kendine has ışıltısı ve nadir oluşu ile her zaman değerini korumuştur.  Her pırlanta tektir ve özeldir. Sanatkarların ellerinde yoğun ve titiz çalışmalarla meydana getirilen pırlantalı mücevherler bugün artık alternatif bir yatırım aracı olarak da görülmektedir. Ölümsüz aşkın ve sevginin simgesi, geçmişi geleceğe bağlayan tek armağan olan pırlantayı, tüm dünyada milyonlarca insan birbirlerine sevgilerini ifade etmek için tercih etmektedir.
 
Elmas ile pırlanta halk arasında farklı taşlar olarak bilinir ama aynı taşlardır. Madenden ham olarak çıkan elmas işinin ehli uzmanlar tarafından kesilerek pırlanta'nın 58 fasetli haline dönüşür. Elmas kesildikten sonra cila işlemi uygulanır. Bir pırlantanın değeri nadir bulunmasına bağlıdır. Çıplak gözle bakıldığında aynı görünse de, hiçbir pırlanta diğerinin aynı değildir. Pırlanta fiyatları 4C özelliğine göre değişiklik gösterir. Aynı karat ağırlığındaki iki pırlanta arasında fiyat farkının olma nedeni 4C özelliğine bağlıdır.
 
Pırlanta seçerken göz önünde bulundurulması gereken 4 ana özellik vardır.

Karat Ağırlığı (Carat Weight)
Berraklık (Clarity)
Renk (Colour)
Kesim (Cut) 
 
Karat Ağırlığı
Karat, pırlantanın ağırlık birimidir. 1 karat 0,20 gramdır. Karat miktarı arttıkça taşın birim fiyatı da yükselir. Bir karatlık tek bir pırlanta, aynı 3C özellikli iki adet yarım karat ağırlığındaki pırlantadan daha değerli olacaktır.  Pırlantalar için Karat cinisinden çok hassas teraziler vardır.

Berraklık
Her pırlanta tektir. Doğa, her pırlantanın onu takan kişi kadar eşsiz olmasını sağlamıştır. Pırlantanın içinde var olan ve “leke” olarak adlandırılan doğal özellikler “doğanın parmak izleri” olarak bilinir ve her bir taşın tekliğini yansıtır. Bir elmas yerin çok altında milyonlarca yılda büyük bir basınçla oluşur. Bugünkü haline geldiği zaman ise içinde minik bazen çıplak gözle görülebilen bezen sadece özel büyütüçle görülebilen lekeler vardır. Bunlar karbon kristalleridir. Türkiye'de berraklık standardı SI1 dir. Çokmu önemli derseniz bu bütçe ile alakalı bir konudur. Bir pırlanta rengi ne kadar iyi olursa, berraklığı da ne kadar temiz olursa o kadar değerli yani nadir bulunan taş kategorisine girer. Ama bir taşın rengi I yada H berraklığı SI1 ise gayet rahat içiniz ferah kullanabileceğiniz taş kategorisine girer.

Renk
Pırlanta, gökkuşağının her renginde görülür, bu renklerin bileşkesi olan beyaz, en çok tercih edilenidir. Bu renkteki pırlantalar beyazın tonuna göre alfabetik sırayla D-Z arasında dizilir. Aralarındaki renk farklılıkları o kadar belirsizdir ki, renk sınıflandırması bir uzman tarafından kontrollü bir ışık altında yapılmalı ve doğruluk için standart bir renk seti ile karşılaştırılmalıdır. Aynı berraklık ve karata sahip iki pırlanta, renklerine bağlı olarak farklı fiyatlara sahip olabilir.

Kesim
Pırlantanın özelliklerinden bir çoğunu doğa belirler, ancak taşın gerçek pırıltısını ve nihai güzelliğini ortaya çıkarmak deneyimli bir kesim ustasının becerisine bağlıdır. Boyutu ve şekli ne olursa olsun iyi kesimli bir pırlanta ışığı kendi içinden geçirerek yansıtır. Işık, ayna gibi yüzeylere çarpar ve taşın tepesinden dışarıya dağılarak ışıltısını ortaya çıkarır. Bir elmas çok derin yada çok yassı bir şekilde kesilirse, o zaman yanlardan veya dipten ışık kaybedebilir buda değer kaybetmesine sebep olur.
bütün bu özellikleri, 4C Tablosundan ayrıntılı olarak inceleyebilirsiniz.


4Csmall

Montur Jewelery

28 Mayıs 2013 Salı

'Tek tas 2013'ünde modasi' Pirlanta takida 2013 trendleri ne? HABERTURK

'Tek taş 2013'ünde modası'

Pırlanta takıda 2013 trendleri ne?



HABERTÜRK/
Aytaç Demir röportajı -Tek taş pırlantanın en büyük avantajı hiçbir zaman modasının geçmemesi. Her zaman olduğu gibi takoz tırnak- tel tırnak ve döner tırnaklı tek taş modeller, 2013'te de en çok talep edilen ürünler olacak. Bu güzel tek taşların yanında yine aynı montür yapısına sahip beş taş yüzükler de şıklığı tamamlayan unsurlar olacak.

Türkiye'de en çok hangi boy pırlanta taş satılıyor?
Türkiye'de satılan tektaşların boylarının yoğunluğunu 0.20-0.30 karat oluşturuyor.


Pırlanta taşların boylarıyla satın alım grupları arasında bir orantı var mı?
Aslında büyüklüklerine göre yüksek segment algısı var. Ancak bir orantı kurmak mümkün değil. Farklı fiyatlarla ancak aynı büyüklükteki ürünlere sahip olmak mümkün. Görüntüye önem verenler, temizliğine önem verenler olarak bakmak daha doğru olacaktır. Gelişmekte olan bir pırlanta pazarı ve bilinçli müşterilerin olduğunu söyleyebiliriz.

"Kadınlar pırlantayı aşkın taşı olduğu için sever"

Taşta en makul küçüklük ne? Daha küçüklerin pırlanta tozunun sıkıştırılmasıyla yapıldığı söylenir hep...
Tek taş bir yüzüğün parmakta şık görülebilmesi için minimum 0.15 karat (1 Karat, 200 mg) tavsiye ederiz. Bu boyun altındaki pırlantalar çok küçük olduklarından, yeterli ışıltıyı ve parlaklığı yansıtamaz.


Kadınlar neden pırlanta sever?


Birkaç sebebi var. En önemlisi pırlanta, "Aşkın taşı" olarak tanımlanıyor. Ölümsüz aşkın ve sevginin simgesi, geçmişi geleceğe bağlayan tek armağan olarak kabul görüyor. Bu nedenle de binlerce yıldır tüm kadınların rüyalarını süslüyor. Pırlanta, ortalama 3 milyar yılda oluştuğu için, dünyanın kendisinden sonra en eski objesi olarak biliniyor. Kıymetli taşlar içinde gözü en çok kamaştıran, en sert ve en eski olanı pırlanta. Bu yüzden güç, güzellik ve dayanıklılık sembolü. 


Her kadının bir tek taş hayali var mıdır?


Sadece bir tek taş takan çok kadın var ve hepsi de ışıl ışıl parlar. Sadece bir tek taş bile şıklığı tamamlamak için yeterli olabiliyor. Erkekler için de bir kadına verilebilecek en kalıcı hediye pırlanta. Bu, bazı durumlarda o ilişkinin geleceğini de belirliyor.
Neden?


Gerek doğada en zor bulunan taş olması, gerek ateşe olan dayanıklılığı ve sertliğiyle büyülü olduğuna inanılan elmastan işlenerek ortaya çıkan pırlanta, insanlığın var olduğu ilk zamanlardan bu yana aşkın simgesi olarak gösterildi. Bir kadına verilebilecek en değerli hediye olması da işte bu yüzden.


Pırlantanın aşkın simgesi olarak tanımlanmasının kökeni ne?


15. Yüzyıla dayanıyor. 15. Yüzyılda elmas, ateşe ve çeliğe direnci nedeniyle sadakatin simgesi olarak düğün törenlerinde yerini alıyor. Tarihi kayıtlara göre tek taş pırlantanın, evliliğin simgesi olarak bir kadına armağan edilmesiyse 1477 yılında oluyor. Avusturya Arşidükü I. Maximillian, Burgundy Düşesi Mary'ye ilk olarak tek taş pırlanta yüzük veriyor.


KAYNAK :Kutlu Esendemir ‘Pırlantayı karatı, rengi berraklığı ve kesimi belirler’ Aytaç Demir, Atasay Mücevherat'ın Mağazalar Koordinatörü ve pırlanta uzmanı röportajından alıntıdır.



News

Latest News
Pırlanta Sarrafı Mücevherat Grubu. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Top Ad 728x90

Video

Visitors

Bu Blogda Ara

Vertical2

Pırlanta Hakkında Herşey

script type="text/javascript"> //form tags to omit in NS6+: var omitformtags=["input", "textarea", "select"] omitformtags=omitformtags.join("|") function disableselect(e){ if (omitformtags.indexOf(e.target.tagName.toLowerCase())==-1) return false } function reEnable(){ return true } if (typeof document.onselectstart!="undefined") document.onselectstart=new Function ("return false") else{ document.onmousedown=disableselect document.onmouseup=reEnable }

Slider

Recent Post

Games

Popüler Yayınlar

Tweetler