Bu Blogda Ara

altın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
altın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2014 Salı

Pirlanta’da ihracat patlamasi baska bahara kaldi!


T24- 10 Ocak’ta sizlerle paylaşmış olduğumuz yazımızda, TBMM’nin gündeminde kıymetli taşların vergilendirilmesine ilişkin önemli hükümler de içeren bir Tasarı olduğundan bahsetmiş ve Tasarı’nın kuyumculuk sektörünün mevcut ve potansiyel dinamikleri bakımından önemine işaret etmiştik. Plan Bütçe Komisyonu tarafından kabul edilip Genel Kurul’a indirilen Tasarı’nın son halinde bu hükümlere yer verilmediği görülüyor. Tasarı’dan çıkarılan bu düzenleme neydi kısaca tekrar değinelim.
 
T24 Blog Yazarı Emrah Akın

Sektördeki vergi sıkıntısı…

Kuyumcuk sektörünün gelişiminin önünde bulunan en önemli engel Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) uygulaması olarak karşımıza çıkıyor. Mevcut ÖTV uygulamasına göre elmaslar, tabii inci veya kültür incileri ve diğer kıymetli taşlar %20 ÖTV’ye tabi tutuluyor ve Bakanlar Kurulu’nun belirlenen bu oranları sıfıra kadar indirmeye ve % 25'e kadar da artırmaya yetkisi var. Hemen belirelim, Türkiye’de “ham haldeki taşa” uygulanan bu ÖTV’nin Dünya’da örneğini bulmak da oldukça zor.
Katma Değer Vergisi Kanunu (KDV) uygulamasına göre ise kıymetli taşlardan elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci, kübik virkonia teslimleri vergiden istisna edilmiş durumda. Yani bu taşların “oldukları gibi teslim ve ithalinde” KDV uygulanmıyorken %20’lik bir ÖTV söz konusu.
Mevcut vergi yapısı;
  • Elmas ve kıymetli taşlardan imal edilen mücevher üretimini olumsuz etkiliyor ve dolayısıyla bu alandaki ihracat da gelişemiyor.
  • Kıymetli taşların kaçak olarak yurda sokulmasına ve kaçak olarak yurttan çıkarılmasına neden oluyor.    

TBMM’deki Tasarı’da ne değişti?

TBMM gündeminde olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile bu alanda önemli adımlar atılacak gibi görünüyordu; ancak son Tasarı metninde bu yoldan sapıldığı anlaşılıyor. Şöyle ki;
  • Tasarı’nın önceki halinde k­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­ıymetli taşlara ilişkin KDV istisnası daraltılıyor ve istisna için yeni bir çerçeve konuluyordu. Yani külçe altın, külçe gümüş teslimleri ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda tanımlanan kıymetli taşlar (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci) ve kıymetli madenlerin Sermaye Piyasası Kanununa göre Türkiye’de kurulu borsalarda işlem görmek üzere ithali, borsaya teslimi ve borsada el değiştirmesi vergiden istisna ediliyordu. Mevcut KDV uygulamasında kıymetli taşların teslimi sınırlama olmaksızın istisnadan yararlanabiliyorken; Tasarı bu haliyle yasalaşsaydı kıymetli taşlar, borsalarda işlem görmek üzere ithal edilirlerse, borsalara teslim edilirlerse ve yine borsada işlem görürlerse KDV istisnasından yararlanabileceklerdi. Özetle, Tasarı’dan bu hüküm çıkarıldı ve kıymetli taşların doğrudan KDV istisnası şemsiyesi altından kalması uygulaması devam ettirilmiş oldu.
  • Asıl önemli etki ÖTV tarafında görülüyor. Tasarı’nın önceki halinde, Bakanlar Kurulu’na kıymetli taşların da yer aldığı (IV) sayılı listedeki mallardan Borsa İstanbul A.Ş. Elmas ve Kıymetli Taş Piyasasında işlem görecek olanların ÖTV’sini (0 ila %25 arasında olmak üzere) farklı oranlarda belirleme yetkisi veriliyordu. Diğer bir anlatımla, mevcut sistemde istisna olmaksızın %20 ÖTV’ye tabi tutulan kıymetli taşlar –Tasarı’nın eski hali yasalaşsaydı- Borsa İstanbul A.Ş’de işlem görüp görmeme durumuna göre farklı ve büyük ihtimalle de düşük oranlı hatta “0”  ÖTV’ye tabi tutulabilecekti; ki bu durum kuyumculuk sektörü bakımından oldukça önemli bir adım olacaktı.   

İhracat patlaması başka bahara…

6500-7000 civarında kuyumcu atölyesi, 20 civarında büyük mücevher üretim merkezi, 100 civarında toptan mücevher satış mağazası ve 40 bin civarında kuyumcu mağazası ile önemli bir ihracat potansiyeli olan Kuyumculuk sektörü; “elmas, pırlanta ve taşlı takı” gibi katma değeri yüksek ürünler başta olmak üzere, 2023’te 12 milyar dolar ihracat hedefini tutturmak için başka düzenlemeleri beklemek zorunda kalacak gibi görünüyor.

Twitter: @AKIN_EMRAH
E-mail: eakin@KPMG.com

27 Haziran 2013 Perşembe

Ama bu luksten, ihtisamdan vazgecmek kolay degil...



Elmas, pırlanta,zümrüt, altın, gümüş
 ,beyaz altın revaçta ...

Foto:StarGazete
Hale Ceylan Barlas /hale.ceylan@stargazete.com

Yükte hafif pahada ağır

21 Mart’ta göz kamaştıran bir organizasyon başlıyor: 36. İstanbul Uluslararası Mücevherat, Saat ve Malzemeleri Fuarı! Pırlanta ve beyaz altın kullanılarak tasarlanan en şık modellere, zümrüt ve elmasın ise önlenemez yükselişine tanıklık edeceğiz. Fuardan önce ünlü markalar ile en son mücevher trendlerini konuştuk.
21 Mart’ta, 36. İstanbul Uluslararası Mücevherat, Saat ve Malzemeleri Fuarı başlıyor. Son Oscar ödül törenlerinin kırmızı halı geçidinde de tanık olduğumuz yeni sezon mücevher trendlerini, bu gösterişli fuar öncesi ünlü markalara sorduk. 
CNR Expo Center’da elmas, pırlanta, zümrüt, altın, gümüş geçidi var çünkü 21-24 Mart günlerinde 36. İstanbul Uluslararası Mücevherat, Saat ve Malzemeleri Fuarı başlıyor! Fuara binin üzerinde firma katılacak, yeni sezon trendleri görücüye çıkacak. Hayvan figürünün, damla kesim pırlanta küpelerin, doğal taşlarla bezeli kolye ve yüzükler ile özellikle zümrüdün yükselişine tanık olacağız. Sadelik en belirgin detay... Ama bu lüksten, ihtişamdan vazgeçmek değil... 
Bunun en iyi örneklerini son Oscar ödül törenlerinde de gördük. Yıldızların takıları ‘genelde’ sade ama ‘milyon dolarlık’ tı! Eşi Ben Affleck-’in Argo ile üç Oscar’ı kucakladığı gecede Jennifer Garner, 2 buçuk milyon dolarlık Neil Lane mücevher setiyle göz kamaştıranlar arasındaydı. 
En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü alan Jennifer Lawrence’ın seçimi Chopard’ken En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü’nü alan Anne Hathaway, Tiffany & Co kolyesiyle dikkat çekti. Elmas kolyenin fiyatının 485 bin dolar olduğunu ekleyelim. 
Oscarlı oyuncu Reese Witherspoon’un o gece tercihi ise hem kıyafette hem mücevherde Louis Vuitton’du. Altın Küre’de En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü alan Jessica Chastain, Harry Winston bilezik ve küpesiyle şıklar arasına adını yazdırdı. Christian Dior tuvaletiyle bu markayı birleştiren diğer ünlü ise Charlize Theron’du.  Jennifer Aniston’ın kırmızı Valentino tuvaletine de 
Fred Leighton tasarımları çok yakışmıştı. 
Aviator’la yıldızı parlayan Zoe Saldana’nın hayvan figürlü yüzüklerini ve ışıltılı mücevherlerini de es geçmemek gerek... 
ALTIN DEYİNCE...  
Türkiye’de trendleri belirleyen ünlü mücevher markalarından biri, Storks... Genel Müdürü Can Alkım 2013’te klasik modellerinin dışında altı açık olarak tasarlanmış elmas ile farklı kesim pırlanta tasarımların da tercih edileceğini söylüyor. Alkım, renkli doğal taşların da yükselişte olduğu görüşünde: “Akuamarin, topaz ve ametis gibi renkli doğal taşlarla bezenmiş kolye ve yüzükler göreceğiz. Yuvarlak kesim taşların yanı sıra damla, markiz, prenses ve baget kesim taşlar öne çıkıyor. Osmanlı akımında kullanılan elmas, safir, yakut ve zümrüt taşlar, bu dönem değişik bir mıhlama sistemi ile daha farklı sunulacak. Altında ‘beyaz’ çok seviliyor. Ayrıca rose ve rose-beyaz kombinasyonu da sıkça karşımıza çıkacak. Mücevher büyüklüklerine gelince... Tasarımı öne çıkan parmak ve boyun yapısına uygun incelikte kolye, küpe ve yüzükler çok popüler.”
İnce işçilik ve tasarımlardaki detayların her zamankinden daha fazla önem kazandığını söyleyen Tekin Seyrekoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Tekin Seyrekoğlu ise elmas ve pırlantanın bu sezon da popülerliğinden hiçbir şey kaybetmediğini anlatıyor: “Osmanlı etkisinin hissedildiği, modernleşen klasik koleksiyonlarda gösterişli tasarımlar dikkat çekiyor. Pırlanta ve elmas karışımından yapılan modellerde renkli taşlar görüyoruz. Trendy modellerin yanı sıra otantik takılar da yeniden yorumlandı.”
ORGANİK TASARIMLAR 
2013 yazında farklı stildeki takıların bir arada görüleceğini söyleyen Atasay Mücevherat Tasarım Koordinatörü Özgül Sokullu, en çok şeker renkli kabaşon taşlar, mine ve soyut desenlerin kullanılacağını vurguluyor: “Yeni sezon ile birlikte mücevher dünyasında görkemin içine organiklik de giriyor. Detaylı altın işçilikleri bilezik, kolye ve küpelerde göreceğiz. Okside görünümler, kum ve doku etkileri, parlak yüzeylerle birlikte sıklıkla kullanılacak. Doğal formlar, geometri ve amorf geometri, kafes görünümleri, üç boyutlu ancak boşluklu tasarımlar, büyük ama hafif takılar... Ayrıca şehir hayatının vintage yüzü, Viktorya dönemi ile mistisizmin etkisi altında olacak.”
Lizay Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Serbes, özellikle rose rengin sezona damgasını vuracağını belirtiyor: “Canlılığı temsil eden hayvan figürlerinden oluşan tasarımlar da çok popüler. Özellikle kuş ve kelebek gibi hayvan figürleri, pırlanta, mavi ve renkli safirle süslendi. Gündelik hayatta her yaşta kullanılabilir. Tasarımlarda safir de öne çıkıyor çünkü safir pozitif enerji kaynağıdır ve doğada mutluluk, samimiyet ve sadakati temsil ettiği söylenir.”
ZÜMRÜT OLMADAN ASLA!

Boybeyi Mücevher de Türkiye’de mücevher deyince ilk akla gelen markalardan biri..
Tasarımcılarına göre büyük ve renkli taşlı modellerin, rengarenk ve büyük küpelerin tercih edileceği bir yıl olacak: “Ayrıca bu yıl üst üste, bir arada kullanılan safirli zincirler, altın rengi bileklikler ve zümrüt kullanılan mücevherler var. Kelepçe bilezikler bu yazın en önemli parçaları olacak. Oversize (çok büyük) incilerin kullanıldığı mücevherler de çok moda. Tarz olarak modern ve büyük mücevherler ön planda diyebiliriz. Yaprak elmasların pırlantalarda kullanıldığı parçalar... Zümrüt de bu yazın önemli taşlarından. Osmanlı akımı da yine devam edecek fakat sadeleşecek, minimal çizgilere sahip olacak.” 
STAR GAZETE

20 Haziran 2013 Perşembe

Enayi Altini Nedir? Nami diger Pirit Tasi






Diğer İsimleri : Pirit Taşı, Enayi Altını 
Sertliği : 6 - 6,50
Özgül Ağırlığı : 4,95 - 5,10
Kimyasal Formülü : FeS
Uyumlu Olduğu Unsur : Ateş
Uyumlu Olduğu Şakra : Kök, alt karın, güneş.
Rengi : Altın, gümüş karışımı
Sembolü Olduğu Hususlar : Bereket
Çıkarıldığı Başlıca Ülkeler : İtalya
Pirit Taşı Resimleri:
Pirit Taşı 9 10 176

Yapısal ÖzellikleriKristalleri genelde küp biçimindedir ve düzgün kesilmiş gibi görünürler. Üzerinde altın rengi benekler oluşmuş çok güzel ve değişik görünümlü bir taştır. Sülfür minerallerinin içinde en bol ve yaygın olanıdır.

İletken olma özelliğinden dolayı kan, safra ve ifrazlar gibi vücut sıvılarının dolaşımını etkileyerek yönlendirir. Böylece bir çok organ ve dokular üzerinde etkisini gösterir.Pirit Taşı FaydalarıPirit Taşı bereketi simgeler. En yaygın kullanım şekli; genellikle evlerde giriş kapısının sol tarafında bir kase su içerisinde tutulur. Bu şekilde kullanılınca evin bereketin arttığına ve para getireceğine inanılır. Pirit taşının bilinen diğer faydaları;
  • Hazımsızlık çekenler için tavsiye edilecek bir taştır.
  • Kan dolaşımını dengeler.
  • Beyin fonksiyonunu arttırıcı güce sahiptir.
  • Kişinin dünyaya daha pozitif bakmasını sağlar.
  • İdare gücünü yükseltir.
  • Çevrenizde ki kişilerle uyumlu çalışmanıza yardımcı olur.
  • Kişiye yaşam enerjisi verir. Kendinizi tükenmiş hissettiğiniz anlarda güçlü enerjisiyle size destek olacak ve canlılığınızı yeniden kazanmanızı sağlayacaktır.
Alıntı

6 Haziran 2013 Perşembe

Altina karsi pirlanta

ahaber- Altın fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle pırlantalı takılara yönelen tüketiciler, gümüş gibi pırlantaya da bir yatırım aracı olarak bakmaya başladı. Çıplak taş ve sertifikalı olarak alınıp satılabilen pırlanta, fiyatındaki artışa ve alım satım farkına karşın takının yanı sıra yatırım amaçlı da tüketicilerden büyük ilgi görüyor. 


Altına karşı pırlanta

En güvenli yatırım aracı olarak yüzyıllardır yastık altına konulan altına karşın, takı amaçlı alınan pırlanta da yatırım aracına dönüştü.
Merkezi New York'ta bulunan Uluslararası Mücevher Taşçıları Derneği Türkiye Başkanı Fazıl Özen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, altında oldukça kısa bir dönemde 2 misline varan artış olmasının dünyada piyasaları ve altın satışlarını ciddi ölçüde etkilediğini ifade ederek, altının bu yüksek fiyatı karşısında eskiye göre daha yakın fiyatlarda olan pırlantaların satışlarının da önemli miktarda arttığını söyledi.

Özen, fiyatı yüzde 50 civarında yükselmesine karşın pırlanta satışlarında geçtiğimiz aylara ve yıllara oranla ciddi artış olduğunu belirterek, düğün, evlilik yıl dönümleri ve Sevgililer Günü'nde pırlanta almanın geçmişe göre artık çok daha yaygın olduğunu, bunda reklam, tanıtım ve kampanyaların etkisinin bulunduğunu kaydetti.

Özellikle son bir yılda pırlanta satın alan kişilerin dünya pırlanta fiyatlarının yükselmesi sonucu ciddi kar etmesinin artık pırlantanın sadece takı olarak değil, aynı zamanda bir yatırım aracı olarak da görülmesine yol açtığına işaret eden Özen, altın veya diğer değerli metallerin aksine fiyatlarında hiçbir zaman düşüş olmamasının, hep artış yaşanmasının pırlantayı daha cazip hale getirdiğini söyledi.

Pırlantada her zaman için sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada en çok satılan çeşidin tek taşlar, 3 ve 5 sıra taşlı yüzüklerin de popüler ürünler olduğunu belirten Özen, daha ağır takılar, setler ve gerdanlıkların ise fiyatlarının daha yüksek olması ve her gün takılamamasından dolayı daha az oranda tercih edildiğini söyledi. 

Pırlanta satışlarında İstanbul'un ilk sırada yer aldığını, bu ili Ankara, İzmir, Bursa ve turizmin gelişmiş olduğu sahil kentlerinin izlediğini bildiren Özen, pırlantada 25-35 yaş arası kişilerin ekonomik ürünleri, 35 yaş üzerinin ise orta ve yüksek fiyatlı ürünleri tercih ettiğini, erkeklerde pırlantalı mücevher kullanımının çok düşük olduğunu, erkeklerin pırlantayı yüzük, kol düğmesi ve kravat iğnesinde kullandığını anlattı.

-''PIRLANTALI ÜRÜNLER ALTIN KARŞILIĞI HESAP YAPILDIĞINDA UCUZ VE ALINABİLİR KALMIŞTIR''-

İstanbul Değerli Maden ve Mücevherat İhracatçıları Birliği (İDMMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Güner de altın fiyatlarının son 5-6 yıl içinde ''fahiş'' bir artış göstererek 6-7 kat arttığını, vatandaşın bu artış karşısında pırlantalı ya da elmas taşlı ürünlere yöneldiğini ifade ederken, pırlantalı ürün imalatında altının fiyata yüzde 10 etki eden bir faktörken yüzde 25 etkilemeye başladığını, pırlantalı ürünlerin altın karşılığı hesap yapıldığında ucuz ve alınabilir kaldığını söyledi.

Güner, ''Örneğin bir beşibirlik ya da 2 adet burgu bileziğin fiyatına gayet güzel üçlü pırlanta takım alınabilmektedir. Geçmiş yıllarda bu oran kat be kat daha pahalıydı. Bir pırlanta kolye için 5-10 burgulu bilezik bozdurmak zorunda kalınıyordu'' şeklinde konuştu.

Pırlanta ya da değerli taşlardan mamul mücevher satılabilirliğinin o ülkenin gelişmişliğinin göstergelerinden biri olduğunu ifade eden Güner, ''Ülke ne kadar gelişmiş, dünyaya entegre olmuşsa onların zevk ve seçimleriyle o kadar entegre olmuş olur. Bundan 20-30 yıl önce bir bayan koluna taktığı 10-15 altın bileziği takı olarak algılıyor ve ondan zevk alıyordu. Ama günümüzde bayanlar zarif, ancak pırlanta, değerli taş ya da elmas tercih ediyorlar. Yani son yıllarda Türkiye'nin gelişmesine paralel pırlantalı ürünlere talep de artıyor'' dedi.

-EN ÇOK TEK TAŞLAR TERCİH EDİLİYOR-

Pırlanta taşlı ürünlerin satın alınmasındaki en önemli faktörün zarafet ve değerin bir arada bulunması olduğunu vurgulayan Güner, ihtiyaç halinde pırlanta ürünlerinin de belirli bir kayıpla geri satılabildiğini ya da değiştirilebildiği, pırlantalı ürünlerde en çok tek taşların, bunların yanında taşın ön plana çıkıp kendini gösterdiği ürünlerin de tercih edildiğini anlattı.

Ayhan Güner, Türkiye'ye giren pırlantayı ölçemediklerini ifade ederek, Türkiye'nin Avrupa, Rusya, Dubai ve ABD'ye pırlantalı ürün ihracatı yaptığını, en önemli pazarlarının Rusya ve Almanya olduğunu söyledi. Güner, ''Bizim tek engelimiz, rekabet gücümüzün artması için ham maddeye verginin kaldırılmasıdır. Eğer bu gerçekleşirse Türkiye yakın çevresinde üretim ve dağıtım üssü olur'' dedi.
AA

14 Mayıs 2013 Salı

Kuyumculuk'ta bunlari biliyormusunuz? ( IKO.ORG.TR)

Kuyumculuk'ta bunları biliyormusunuz?

Kuyumculuk kelimesininÇağatay lehçesinde “tunç dökümü” anlamına geldiğini ve kuyum sözcüğünün, altın gümüş gibi metalleri ateşte eritip çekiçle şekillendirerek yapılan süs işlerine denildiğini, kuyumculuğun ise, kıymetli metal ve taşlarla süs eşyalarını imal etme sanatına verilen ad olduğunu biliyor musunız?.
  • Altının kimyasal sembolü olan Au’nun, Latincede “parlayan şafak” anlamında bir kelime olan. “Aurum” dan geldiğini biliyor musunuz?.
  • Altının saflığı dünyada genelde üç ayrı sistemle ifade edilir ve ağırlığında ons esas alınır.

  • 1ons’un yaklaşık 31,1 gr olduğunu biliyor musunuz?
  • Altının erimesi için gereken sıcaklığın 1063 C olduğunu biliyor musunuz?
YÜZDELİK SİSTEMAVRUPA SİSTEMİKARAT SİSTEMİ
%1001000 SAFLIK24 AYAR
%916,6917 SAFLIK22 AYAR
%75750 SAFLIK18 AYAR
%58,3583 SAFLIK14 AYAR
%41,6416 SAFLIK10AYAR







  • Gümüşün en çok, ABD’de (Arizona, Utah, Colorado), Kanada, Rusya, Peru ve Güney Afrika’da, ülkemizde de Kütahya, Gümüşköy, Aktepe’de üretildiğini biliyor musunuz?
  • Elmasın dünya üzerinde bilinen en sert mineral olduğunu, Yunanca bir terim olan ve “hükmedilemez” anlamına gelen “adamas” kelimesinden geldiğini biliyor musunuz?
  • Her elmasın eşsiz olduğunu ve hiçbir elmasın diğerinin aynısı olmadığını biliyor musunuz?
  • Tek bir elmasın bulunabilmesi için bir evi dolduracak kadar toprağın elenmesi gerektiğini biliyor musunuz?
  • Pırlanta’nın, elmasın 57 fasetli kesime verilen ad olduğunu biliyor musunuz?.
  • Mücevher haline getirilen pırlantaların %5’inden azının 1 karattan daha büyük olduğunu biliyor musunuz?
  • En genç elmasın 900 milyon yaşında, en yaşlısı ise, 3,2 milyar yaşında olduğunu, elmasların her birinin benzersiz olduğunu biliyor musunuz?
  • İlk kez 16’ ncı yüzyılın sonunda Venedikli Vincenzo Peruzzi’nin 57/58 fasetli pırlanta yontumu yaptığını biliyor musunuz?
  • Elmasın ölçü birimi olan karatın anlamının keçiboynuzu ağacının tohumlarından geldiğini, ve bunların değerli taşların ağırlığını ölçmede kullanılan standart bir ölçü birimi olduğunu biliyor musunuz?.
  • İlk zümrütlerin İÖ 650’ lerde Yukarı Mısır’da elde edilip işlendiği biliyor musunuz?.
  • Resmi olarak basılan ilk altın para, Anadolu’da Lidya Kralı Croisus (Karun) tarafından darp edildiğini biliyor musunuz?
  • Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman gibi çok önemli Osmanlı Padişahlarının şehzadelikleri sırasında kuyumculukla uğraştıkları biliyor musunuz?
  • Dünyanın ilk kapalı alışveriş merkezinin 1467 yılında kurulan Kapalıçarşı olduğunu biliyor musunuz?

  • Sol elin dördüncü parmağına pırlanta yüzük takma geleneğinin eski Mısırlılardan geldiğini biliyor musunuz?
  • Yaklaşık 10 gr ağırlığındaki bir altın kütlesinin 11m²’lik bir alanı kapsayacak genişliğe ulaşıncaya kadar dövülebileceğini biliyor musunuz?

    Kaynak :İstanbul Kuyumcular Odası

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Markalaşmak



Markalaşmak 
Konferans katılımcıları tarafından en fazla tekrar alan markalaşma; 5 grup tarafından ortaya konulmuştur. Global rekabet koşulları altında tüketicinin tercih
noktasında var olabilmek için bir kimlik yaratma çabası olan markalaşma, altın, takı ve mücevherat sektörüne de önemli katkılar sağlayacaktır. Markalaşma,
küresel rekabette tanınmanın beraberinde, sektörde uzmanlaşma ve segmentasyonun daha belirgin biçime dönüştürülmesine, aynı zamanda firmaların dahakurumsal bir kimlik kazanmaları noktasında önemli faydalar sağlamaktadır.
Markalaşma sürecinde, kurumsal olmayan bir yapıdan kurumsallaşmaya geçiş
yolunda; sektörde ürün standardizasyonunun ve kalite kontrol proseslerinin gelişimi de beraberinde gelmektedir.
Markalaşmanın gelişimi sürecinde, gerek yurt içi gerekse yurt dışı pazarlarda
temsilcilikler verme fırsatını yakalayan sektör firmaları, ihracatta daha fazla söz
sahibi haline gelmişlerdir. Söz sahibi olmanın meydana getirdiği bu güçlü yön
şüphesiz sektördeki bu marka firmaların dünya pazarlarında da önemli bir konuma gelmesine neden olmaktadır. Ancak söz konusu bu markaların sayısı ve
küresel çaptaki etkileri, konferans katılımcıları tarafından sektör adına yeterli
görülmemiş, sektörün başarması gerekenler arasında yurt dışındaki marka bilinirliğinin yakalanması noktası üzerinde özellikle durulmuştur.
Bu noktada sektörün mevcut yapısı gereği yaşanılan zorluklar bulunmaktadır.
Özellikle sektör işletmelerinde profesyonel yönetim yapısının kurulamamış
olmasından kaynaklı güvene dayalı çalışan istihdam etme anlayışı yüksek bulunmaktadır. Söz konusu yapı sonucunda ise firma sahipleri işletmelerindeki bu
noktaların kontrolüne odaklanmakta dolayısıyla diğer işletme yönetimi faaliyetlerine yeterli zamanı ayıramamaktadır. Bu, işletmelerin yurt dışı marka olma
yolunda ilerlemesini engellemektedir. Bu kapsamda sektör firmalarının öncelikle
içsel süreçlerini iyileştirerek kontrol edilebilir yönetim yapısını kurmaları gerekmektedir. Sonrasında ise firmalarda nitelikli profesyonel yönetici istihdamı sağ-
lanarak, gerekli marka yatırımlarının söz konusu profesyonellerce yapılmasına
yönelik yapının hazırlanması gerekmektedir.

TEB KOBİ AKADEMİ
altın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
altın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2014 Salı

Pirlanta’da ihracat patlamasi baska bahara kaldi!


T24- 10 Ocak’ta sizlerle paylaşmış olduğumuz yazımızda, TBMM’nin gündeminde kıymetli taşların vergilendirilmesine ilişkin önemli hükümler de içeren bir Tasarı olduğundan bahsetmiş ve Tasarı’nın kuyumculuk sektörünün mevcut ve potansiyel dinamikleri bakımından önemine işaret etmiştik. Plan Bütçe Komisyonu tarafından kabul edilip Genel Kurul’a indirilen Tasarı’nın son halinde bu hükümlere yer verilmediği görülüyor. Tasarı’dan çıkarılan bu düzenleme neydi kısaca tekrar değinelim.
 
T24 Blog Yazarı Emrah Akın

Sektördeki vergi sıkıntısı…

Kuyumcuk sektörünün gelişiminin önünde bulunan en önemli engel Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) uygulaması olarak karşımıza çıkıyor. Mevcut ÖTV uygulamasına göre elmaslar, tabii inci veya kültür incileri ve diğer kıymetli taşlar %20 ÖTV’ye tabi tutuluyor ve Bakanlar Kurulu’nun belirlenen bu oranları sıfıra kadar indirmeye ve % 25'e kadar da artırmaya yetkisi var. Hemen belirelim, Türkiye’de “ham haldeki taşa” uygulanan bu ÖTV’nin Dünya’da örneğini bulmak da oldukça zor.
Katma Değer Vergisi Kanunu (KDV) uygulamasına göre ise kıymetli taşlardan elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci, kübik virkonia teslimleri vergiden istisna edilmiş durumda. Yani bu taşların “oldukları gibi teslim ve ithalinde” KDV uygulanmıyorken %20’lik bir ÖTV söz konusu.
Mevcut vergi yapısı;
  • Elmas ve kıymetli taşlardan imal edilen mücevher üretimini olumsuz etkiliyor ve dolayısıyla bu alandaki ihracat da gelişemiyor.
  • Kıymetli taşların kaçak olarak yurda sokulmasına ve kaçak olarak yurttan çıkarılmasına neden oluyor.    

TBMM’deki Tasarı’da ne değişti?

TBMM gündeminde olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile bu alanda önemli adımlar atılacak gibi görünüyordu; ancak son Tasarı metninde bu yoldan sapıldığı anlaşılıyor. Şöyle ki;
  • Tasarı’nın önceki halinde k­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­­ıymetli taşlara ilişkin KDV istisnası daraltılıyor ve istisna için yeni bir çerçeve konuluyordu. Yani külçe altın, külçe gümüş teslimleri ile Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda tanımlanan kıymetli taşlar (elmas, pırlanta, yakut, zümrüt, topaz, safir, zebercet, inci) ve kıymetli madenlerin Sermaye Piyasası Kanununa göre Türkiye’de kurulu borsalarda işlem görmek üzere ithali, borsaya teslimi ve borsada el değiştirmesi vergiden istisna ediliyordu. Mevcut KDV uygulamasında kıymetli taşların teslimi sınırlama olmaksızın istisnadan yararlanabiliyorken; Tasarı bu haliyle yasalaşsaydı kıymetli taşlar, borsalarda işlem görmek üzere ithal edilirlerse, borsalara teslim edilirlerse ve yine borsada işlem görürlerse KDV istisnasından yararlanabileceklerdi. Özetle, Tasarı’dan bu hüküm çıkarıldı ve kıymetli taşların doğrudan KDV istisnası şemsiyesi altından kalması uygulaması devam ettirilmiş oldu.
  • Asıl önemli etki ÖTV tarafında görülüyor. Tasarı’nın önceki halinde, Bakanlar Kurulu’na kıymetli taşların da yer aldığı (IV) sayılı listedeki mallardan Borsa İstanbul A.Ş. Elmas ve Kıymetli Taş Piyasasında işlem görecek olanların ÖTV’sini (0 ila %25 arasında olmak üzere) farklı oranlarda belirleme yetkisi veriliyordu. Diğer bir anlatımla, mevcut sistemde istisna olmaksızın %20 ÖTV’ye tabi tutulan kıymetli taşlar –Tasarı’nın eski hali yasalaşsaydı- Borsa İstanbul A.Ş’de işlem görüp görmeme durumuna göre farklı ve büyük ihtimalle de düşük oranlı hatta “0”  ÖTV’ye tabi tutulabilecekti; ki bu durum kuyumculuk sektörü bakımından oldukça önemli bir adım olacaktı.   

İhracat patlaması başka bahara…

6500-7000 civarında kuyumcu atölyesi, 20 civarında büyük mücevher üretim merkezi, 100 civarında toptan mücevher satış mağazası ve 40 bin civarında kuyumcu mağazası ile önemli bir ihracat potansiyeli olan Kuyumculuk sektörü; “elmas, pırlanta ve taşlı takı” gibi katma değeri yüksek ürünler başta olmak üzere, 2023’te 12 milyar dolar ihracat hedefini tutturmak için başka düzenlemeleri beklemek zorunda kalacak gibi görünüyor.

Twitter: @AKIN_EMRAH
E-mail: eakin@KPMG.com

27 Haziran 2013 Perşembe

Ama bu luksten, ihtisamdan vazgecmek kolay degil...



Elmas, pırlanta,zümrüt, altın, gümüş
 ,beyaz altın revaçta ...

Foto:StarGazete
Hale Ceylan Barlas /hale.ceylan@stargazete.com

Yükte hafif pahada ağır

21 Mart’ta göz kamaştıran bir organizasyon başlıyor: 36. İstanbul Uluslararası Mücevherat, Saat ve Malzemeleri Fuarı! Pırlanta ve beyaz altın kullanılarak tasarlanan en şık modellere, zümrüt ve elmasın ise önlenemez yükselişine tanıklık edeceğiz. Fuardan önce ünlü markalar ile en son mücevher trendlerini konuştuk.
21 Mart’ta, 36. İstanbul Uluslararası Mücevherat, Saat ve Malzemeleri Fuarı başlıyor. Son Oscar ödül törenlerinin kırmızı halı geçidinde de tanık olduğumuz yeni sezon mücevher trendlerini, bu gösterişli fuar öncesi ünlü markalara sorduk. 
CNR Expo Center’da elmas, pırlanta, zümrüt, altın, gümüş geçidi var çünkü 21-24 Mart günlerinde 36. İstanbul Uluslararası Mücevherat, Saat ve Malzemeleri Fuarı başlıyor! Fuara binin üzerinde firma katılacak, yeni sezon trendleri görücüye çıkacak. Hayvan figürünün, damla kesim pırlanta küpelerin, doğal taşlarla bezeli kolye ve yüzükler ile özellikle zümrüdün yükselişine tanık olacağız. Sadelik en belirgin detay... Ama bu lüksten, ihtişamdan vazgeçmek değil... 
Bunun en iyi örneklerini son Oscar ödül törenlerinde de gördük. Yıldızların takıları ‘genelde’ sade ama ‘milyon dolarlık’ tı! Eşi Ben Affleck-’in Argo ile üç Oscar’ı kucakladığı gecede Jennifer Garner, 2 buçuk milyon dolarlık Neil Lane mücevher setiyle göz kamaştıranlar arasındaydı. 
En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü alan Jennifer Lawrence’ın seçimi Chopard’ken En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü’nü alan Anne Hathaway, Tiffany & Co kolyesiyle dikkat çekti. Elmas kolyenin fiyatının 485 bin dolar olduğunu ekleyelim. 
Oscarlı oyuncu Reese Witherspoon’un o gece tercihi ise hem kıyafette hem mücevherde Louis Vuitton’du. Altın Küre’de En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü alan Jessica Chastain, Harry Winston bilezik ve küpesiyle şıklar arasına adını yazdırdı. Christian Dior tuvaletiyle bu markayı birleştiren diğer ünlü ise Charlize Theron’du.  Jennifer Aniston’ın kırmızı Valentino tuvaletine de 
Fred Leighton tasarımları çok yakışmıştı. 
Aviator’la yıldızı parlayan Zoe Saldana’nın hayvan figürlü yüzüklerini ve ışıltılı mücevherlerini de es geçmemek gerek... 
ALTIN DEYİNCE...  
Türkiye’de trendleri belirleyen ünlü mücevher markalarından biri, Storks... Genel Müdürü Can Alkım 2013’te klasik modellerinin dışında altı açık olarak tasarlanmış elmas ile farklı kesim pırlanta tasarımların da tercih edileceğini söylüyor. Alkım, renkli doğal taşların da yükselişte olduğu görüşünde: “Akuamarin, topaz ve ametis gibi renkli doğal taşlarla bezenmiş kolye ve yüzükler göreceğiz. Yuvarlak kesim taşların yanı sıra damla, markiz, prenses ve baget kesim taşlar öne çıkıyor. Osmanlı akımında kullanılan elmas, safir, yakut ve zümrüt taşlar, bu dönem değişik bir mıhlama sistemi ile daha farklı sunulacak. Altında ‘beyaz’ çok seviliyor. Ayrıca rose ve rose-beyaz kombinasyonu da sıkça karşımıza çıkacak. Mücevher büyüklüklerine gelince... Tasarımı öne çıkan parmak ve boyun yapısına uygun incelikte kolye, küpe ve yüzükler çok popüler.”
İnce işçilik ve tasarımlardaki detayların her zamankinden daha fazla önem kazandığını söyleyen Tekin Seyrekoğlu Yönetim Kurulu Başkanı Tekin Seyrekoğlu ise elmas ve pırlantanın bu sezon da popülerliğinden hiçbir şey kaybetmediğini anlatıyor: “Osmanlı etkisinin hissedildiği, modernleşen klasik koleksiyonlarda gösterişli tasarımlar dikkat çekiyor. Pırlanta ve elmas karışımından yapılan modellerde renkli taşlar görüyoruz. Trendy modellerin yanı sıra otantik takılar da yeniden yorumlandı.”
ORGANİK TASARIMLAR 
2013 yazında farklı stildeki takıların bir arada görüleceğini söyleyen Atasay Mücevherat Tasarım Koordinatörü Özgül Sokullu, en çok şeker renkli kabaşon taşlar, mine ve soyut desenlerin kullanılacağını vurguluyor: “Yeni sezon ile birlikte mücevher dünyasında görkemin içine organiklik de giriyor. Detaylı altın işçilikleri bilezik, kolye ve küpelerde göreceğiz. Okside görünümler, kum ve doku etkileri, parlak yüzeylerle birlikte sıklıkla kullanılacak. Doğal formlar, geometri ve amorf geometri, kafes görünümleri, üç boyutlu ancak boşluklu tasarımlar, büyük ama hafif takılar... Ayrıca şehir hayatının vintage yüzü, Viktorya dönemi ile mistisizmin etkisi altında olacak.”
Lizay Pırlanta Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Serbes, özellikle rose rengin sezona damgasını vuracağını belirtiyor: “Canlılığı temsil eden hayvan figürlerinden oluşan tasarımlar da çok popüler. Özellikle kuş ve kelebek gibi hayvan figürleri, pırlanta, mavi ve renkli safirle süslendi. Gündelik hayatta her yaşta kullanılabilir. Tasarımlarda safir de öne çıkıyor çünkü safir pozitif enerji kaynağıdır ve doğada mutluluk, samimiyet ve sadakati temsil ettiği söylenir.”
ZÜMRÜT OLMADAN ASLA!

Boybeyi Mücevher de Türkiye’de mücevher deyince ilk akla gelen markalardan biri..
Tasarımcılarına göre büyük ve renkli taşlı modellerin, rengarenk ve büyük küpelerin tercih edileceği bir yıl olacak: “Ayrıca bu yıl üst üste, bir arada kullanılan safirli zincirler, altın rengi bileklikler ve zümrüt kullanılan mücevherler var. Kelepçe bilezikler bu yazın en önemli parçaları olacak. Oversize (çok büyük) incilerin kullanıldığı mücevherler de çok moda. Tarz olarak modern ve büyük mücevherler ön planda diyebiliriz. Yaprak elmasların pırlantalarda kullanıldığı parçalar... Zümrüt de bu yazın önemli taşlarından. Osmanlı akımı da yine devam edecek fakat sadeleşecek, minimal çizgilere sahip olacak.” 
STAR GAZETE

20 Haziran 2013 Perşembe

Enayi Altini Nedir? Nami diger Pirit Tasi






Diğer İsimleri : Pirit Taşı, Enayi Altını 
Sertliği : 6 - 6,50
Özgül Ağırlığı : 4,95 - 5,10
Kimyasal Formülü : FeS
Uyumlu Olduğu Unsur : Ateş
Uyumlu Olduğu Şakra : Kök, alt karın, güneş.
Rengi : Altın, gümüş karışımı
Sembolü Olduğu Hususlar : Bereket
Çıkarıldığı Başlıca Ülkeler : İtalya
Pirit Taşı Resimleri:
Pirit Taşı 9 10 176

Yapısal ÖzellikleriKristalleri genelde küp biçimindedir ve düzgün kesilmiş gibi görünürler. Üzerinde altın rengi benekler oluşmuş çok güzel ve değişik görünümlü bir taştır. Sülfür minerallerinin içinde en bol ve yaygın olanıdır.

İletken olma özelliğinden dolayı kan, safra ve ifrazlar gibi vücut sıvılarının dolaşımını etkileyerek yönlendirir. Böylece bir çok organ ve dokular üzerinde etkisini gösterir.Pirit Taşı FaydalarıPirit Taşı bereketi simgeler. En yaygın kullanım şekli; genellikle evlerde giriş kapısının sol tarafında bir kase su içerisinde tutulur. Bu şekilde kullanılınca evin bereketin arttığına ve para getireceğine inanılır. Pirit taşının bilinen diğer faydaları;
  • Hazımsızlık çekenler için tavsiye edilecek bir taştır.
  • Kan dolaşımını dengeler.
  • Beyin fonksiyonunu arttırıcı güce sahiptir.
  • Kişinin dünyaya daha pozitif bakmasını sağlar.
  • İdare gücünü yükseltir.
  • Çevrenizde ki kişilerle uyumlu çalışmanıza yardımcı olur.
  • Kişiye yaşam enerjisi verir. Kendinizi tükenmiş hissettiğiniz anlarda güçlü enerjisiyle size destek olacak ve canlılığınızı yeniden kazanmanızı sağlayacaktır.
Alıntı

6 Haziran 2013 Perşembe

Altina karsi pirlanta

ahaber- Altın fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle pırlantalı takılara yönelen tüketiciler, gümüş gibi pırlantaya da bir yatırım aracı olarak bakmaya başladı. Çıplak taş ve sertifikalı olarak alınıp satılabilen pırlanta, fiyatındaki artışa ve alım satım farkına karşın takının yanı sıra yatırım amaçlı da tüketicilerden büyük ilgi görüyor. 


Altına karşı pırlanta

En güvenli yatırım aracı olarak yüzyıllardır yastık altına konulan altına karşın, takı amaçlı alınan pırlanta da yatırım aracına dönüştü.
Merkezi New York'ta bulunan Uluslararası Mücevher Taşçıları Derneği Türkiye Başkanı Fazıl Özen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, altında oldukça kısa bir dönemde 2 misline varan artış olmasının dünyada piyasaları ve altın satışlarını ciddi ölçüde etkilediğini ifade ederek, altının bu yüksek fiyatı karşısında eskiye göre daha yakın fiyatlarda olan pırlantaların satışlarının da önemli miktarda arttığını söyledi.

Özen, fiyatı yüzde 50 civarında yükselmesine karşın pırlanta satışlarında geçtiğimiz aylara ve yıllara oranla ciddi artış olduğunu belirterek, düğün, evlilik yıl dönümleri ve Sevgililer Günü'nde pırlanta almanın geçmişe göre artık çok daha yaygın olduğunu, bunda reklam, tanıtım ve kampanyaların etkisinin bulunduğunu kaydetti.

Özellikle son bir yılda pırlanta satın alan kişilerin dünya pırlanta fiyatlarının yükselmesi sonucu ciddi kar etmesinin artık pırlantanın sadece takı olarak değil, aynı zamanda bir yatırım aracı olarak da görülmesine yol açtığına işaret eden Özen, altın veya diğer değerli metallerin aksine fiyatlarında hiçbir zaman düşüş olmamasının, hep artış yaşanmasının pırlantayı daha cazip hale getirdiğini söyledi.

Pırlantada her zaman için sadece Türkiye'de değil, tüm dünyada en çok satılan çeşidin tek taşlar, 3 ve 5 sıra taşlı yüzüklerin de popüler ürünler olduğunu belirten Özen, daha ağır takılar, setler ve gerdanlıkların ise fiyatlarının daha yüksek olması ve her gün takılamamasından dolayı daha az oranda tercih edildiğini söyledi. 

Pırlanta satışlarında İstanbul'un ilk sırada yer aldığını, bu ili Ankara, İzmir, Bursa ve turizmin gelişmiş olduğu sahil kentlerinin izlediğini bildiren Özen, pırlantada 25-35 yaş arası kişilerin ekonomik ürünleri, 35 yaş üzerinin ise orta ve yüksek fiyatlı ürünleri tercih ettiğini, erkeklerde pırlantalı mücevher kullanımının çok düşük olduğunu, erkeklerin pırlantayı yüzük, kol düğmesi ve kravat iğnesinde kullandığını anlattı.

-''PIRLANTALI ÜRÜNLER ALTIN KARŞILIĞI HESAP YAPILDIĞINDA UCUZ VE ALINABİLİR KALMIŞTIR''-

İstanbul Değerli Maden ve Mücevherat İhracatçıları Birliği (İDMMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Güner de altın fiyatlarının son 5-6 yıl içinde ''fahiş'' bir artış göstererek 6-7 kat arttığını, vatandaşın bu artış karşısında pırlantalı ya da elmas taşlı ürünlere yöneldiğini ifade ederken, pırlantalı ürün imalatında altının fiyata yüzde 10 etki eden bir faktörken yüzde 25 etkilemeye başladığını, pırlantalı ürünlerin altın karşılığı hesap yapıldığında ucuz ve alınabilir kaldığını söyledi.

Güner, ''Örneğin bir beşibirlik ya da 2 adet burgu bileziğin fiyatına gayet güzel üçlü pırlanta takım alınabilmektedir. Geçmiş yıllarda bu oran kat be kat daha pahalıydı. Bir pırlanta kolye için 5-10 burgulu bilezik bozdurmak zorunda kalınıyordu'' şeklinde konuştu.

Pırlanta ya da değerli taşlardan mamul mücevher satılabilirliğinin o ülkenin gelişmişliğinin göstergelerinden biri olduğunu ifade eden Güner, ''Ülke ne kadar gelişmiş, dünyaya entegre olmuşsa onların zevk ve seçimleriyle o kadar entegre olmuş olur. Bundan 20-30 yıl önce bir bayan koluna taktığı 10-15 altın bileziği takı olarak algılıyor ve ondan zevk alıyordu. Ama günümüzde bayanlar zarif, ancak pırlanta, değerli taş ya da elmas tercih ediyorlar. Yani son yıllarda Türkiye'nin gelişmesine paralel pırlantalı ürünlere talep de artıyor'' dedi.

-EN ÇOK TEK TAŞLAR TERCİH EDİLİYOR-

Pırlanta taşlı ürünlerin satın alınmasındaki en önemli faktörün zarafet ve değerin bir arada bulunması olduğunu vurgulayan Güner, ihtiyaç halinde pırlanta ürünlerinin de belirli bir kayıpla geri satılabildiğini ya da değiştirilebildiği, pırlantalı ürünlerde en çok tek taşların, bunların yanında taşın ön plana çıkıp kendini gösterdiği ürünlerin de tercih edildiğini anlattı.

Ayhan Güner, Türkiye'ye giren pırlantayı ölçemediklerini ifade ederek, Türkiye'nin Avrupa, Rusya, Dubai ve ABD'ye pırlantalı ürün ihracatı yaptığını, en önemli pazarlarının Rusya ve Almanya olduğunu söyledi. Güner, ''Bizim tek engelimiz, rekabet gücümüzün artması için ham maddeye verginin kaldırılmasıdır. Eğer bu gerçekleşirse Türkiye yakın çevresinde üretim ve dağıtım üssü olur'' dedi.
AA

14 Mayıs 2013 Salı

Kuyumculuk'ta bunlari biliyormusunuz? ( IKO.ORG.TR)

Kuyumculuk'ta bunları biliyormusunuz?

Kuyumculuk kelimesininÇağatay lehçesinde “tunç dökümü” anlamına geldiğini ve kuyum sözcüğünün, altın gümüş gibi metalleri ateşte eritip çekiçle şekillendirerek yapılan süs işlerine denildiğini, kuyumculuğun ise, kıymetli metal ve taşlarla süs eşyalarını imal etme sanatına verilen ad olduğunu biliyor musunız?.
  • Altının kimyasal sembolü olan Au’nun, Latincede “parlayan şafak” anlamında bir kelime olan. “Aurum” dan geldiğini biliyor musunuz?.
  • Altının saflığı dünyada genelde üç ayrı sistemle ifade edilir ve ağırlığında ons esas alınır.

  • 1ons’un yaklaşık 31,1 gr olduğunu biliyor musunuz?
  • Altının erimesi için gereken sıcaklığın 1063 C olduğunu biliyor musunuz?
YÜZDELİK SİSTEMAVRUPA SİSTEMİKARAT SİSTEMİ
%1001000 SAFLIK24 AYAR
%916,6917 SAFLIK22 AYAR
%75750 SAFLIK18 AYAR
%58,3583 SAFLIK14 AYAR
%41,6416 SAFLIK10AYAR







  • Gümüşün en çok, ABD’de (Arizona, Utah, Colorado), Kanada, Rusya, Peru ve Güney Afrika’da, ülkemizde de Kütahya, Gümüşköy, Aktepe’de üretildiğini biliyor musunuz?
  • Elmasın dünya üzerinde bilinen en sert mineral olduğunu, Yunanca bir terim olan ve “hükmedilemez” anlamına gelen “adamas” kelimesinden geldiğini biliyor musunuz?
  • Her elmasın eşsiz olduğunu ve hiçbir elmasın diğerinin aynısı olmadığını biliyor musunuz?
  • Tek bir elmasın bulunabilmesi için bir evi dolduracak kadar toprağın elenmesi gerektiğini biliyor musunuz?
  • Pırlanta’nın, elmasın 57 fasetli kesime verilen ad olduğunu biliyor musunuz?.
  • Mücevher haline getirilen pırlantaların %5’inden azının 1 karattan daha büyük olduğunu biliyor musunuz?
  • En genç elmasın 900 milyon yaşında, en yaşlısı ise, 3,2 milyar yaşında olduğunu, elmasların her birinin benzersiz olduğunu biliyor musunuz?
  • İlk kez 16’ ncı yüzyılın sonunda Venedikli Vincenzo Peruzzi’nin 57/58 fasetli pırlanta yontumu yaptığını biliyor musunuz?
  • Elmasın ölçü birimi olan karatın anlamının keçiboynuzu ağacının tohumlarından geldiğini, ve bunların değerli taşların ağırlığını ölçmede kullanılan standart bir ölçü birimi olduğunu biliyor musunuz?.
  • İlk zümrütlerin İÖ 650’ lerde Yukarı Mısır’da elde edilip işlendiği biliyor musunuz?.
  • Resmi olarak basılan ilk altın para, Anadolu’da Lidya Kralı Croisus (Karun) tarafından darp edildiğini biliyor musunuz?
  • Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman gibi çok önemli Osmanlı Padişahlarının şehzadelikleri sırasında kuyumculukla uğraştıkları biliyor musunuz?
  • Dünyanın ilk kapalı alışveriş merkezinin 1467 yılında kurulan Kapalıçarşı olduğunu biliyor musunuz?

  • Sol elin dördüncü parmağına pırlanta yüzük takma geleneğinin eski Mısırlılardan geldiğini biliyor musunuz?
  • Yaklaşık 10 gr ağırlığındaki bir altın kütlesinin 11m²’lik bir alanı kapsayacak genişliğe ulaşıncaya kadar dövülebileceğini biliyor musunuz?

    Kaynak :İstanbul Kuyumcular Odası

13 Mayıs 2013 Pazartesi

Markalaşmak



Markalaşmak 
Konferans katılımcıları tarafından en fazla tekrar alan markalaşma; 5 grup tarafından ortaya konulmuştur. Global rekabet koşulları altında tüketicinin tercih
noktasında var olabilmek için bir kimlik yaratma çabası olan markalaşma, altın, takı ve mücevherat sektörüne de önemli katkılar sağlayacaktır. Markalaşma,
küresel rekabette tanınmanın beraberinde, sektörde uzmanlaşma ve segmentasyonun daha belirgin biçime dönüştürülmesine, aynı zamanda firmaların dahakurumsal bir kimlik kazanmaları noktasında önemli faydalar sağlamaktadır.
Markalaşma sürecinde, kurumsal olmayan bir yapıdan kurumsallaşmaya geçiş
yolunda; sektörde ürün standardizasyonunun ve kalite kontrol proseslerinin gelişimi de beraberinde gelmektedir.
Markalaşmanın gelişimi sürecinde, gerek yurt içi gerekse yurt dışı pazarlarda
temsilcilikler verme fırsatını yakalayan sektör firmaları, ihracatta daha fazla söz
sahibi haline gelmişlerdir. Söz sahibi olmanın meydana getirdiği bu güçlü yön
şüphesiz sektördeki bu marka firmaların dünya pazarlarında da önemli bir konuma gelmesine neden olmaktadır. Ancak söz konusu bu markaların sayısı ve
küresel çaptaki etkileri, konferans katılımcıları tarafından sektör adına yeterli
görülmemiş, sektörün başarması gerekenler arasında yurt dışındaki marka bilinirliğinin yakalanması noktası üzerinde özellikle durulmuştur.
Bu noktada sektörün mevcut yapısı gereği yaşanılan zorluklar bulunmaktadır.
Özellikle sektör işletmelerinde profesyonel yönetim yapısının kurulamamış
olmasından kaynaklı güvene dayalı çalışan istihdam etme anlayışı yüksek bulunmaktadır. Söz konusu yapı sonucunda ise firma sahipleri işletmelerindeki bu
noktaların kontrolüne odaklanmakta dolayısıyla diğer işletme yönetimi faaliyetlerine yeterli zamanı ayıramamaktadır. Bu, işletmelerin yurt dışı marka olma
yolunda ilerlemesini engellemektedir. Bu kapsamda sektör firmalarının öncelikle
içsel süreçlerini iyileştirerek kontrol edilebilir yönetim yapısını kurmaları gerekmektedir. Sonrasında ise firmalarda nitelikli profesyonel yönetici istihdamı sağ-
lanarak, gerekli marka yatırımlarının söz konusu profesyonellerce yapılmasına
yönelik yapının hazırlanması gerekmektedir.

TEB KOBİ AKADEMİ

Follow by Email

News

Latest News
Pırlanta Sarrafı Mücevherat Grubu. Blogger tarafından desteklenmektedir.

Top Ad 728x90

Video

Visitors

Bu Blogda Ara

Vertical2

Pırlanta Hakkında Herşey

script type="text/javascript"> //form tags to omit in NS6+: var omitformtags=["input", "textarea", "select"] omitformtags=omitformtags.join("|") function disableselect(e){ if (omitformtags.indexOf(e.target.tagName.toLowerCase())==-1) return false } function reEnable(){ return true } if (typeof document.onselectstart!="undefined") document.onselectstart=new Function ("return false") else{ document.onmousedown=disableselect document.onmouseup=reEnable }

Slider

Recent Post

Games

Popüler Yayınlar

Tweetler